SON DAKİKA
header-ad

Yılda 1,5 ay yetişiyor ve tazesinin kilosu 300 liradan, kurutulmuşu 2 bin 500 liradan alıcı buluyor

Antalya’nın Akseki ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen ve bölgede yaşayanların "göbek" adını verdiği "kuzugöbeği mantarı" toplanmaya başlandı. Diğer türlerine göre nadir bulunan, bölgedekiler için son yıllarda iyi bir gelir kaynağı haline gelen kuzugöbeği mantarının tazesinin kilogramı 300 liradan, kurutulmuşunun kilosu ise 2 bin 500 liradan alıcı buluyor.
Akseki’de kuzugöbeği mantarı toplama işi Nisan ayı ortasında başlıyor ve Mayıs ayı sonlarına kadar sürüyor. Kuzugöbeği mantarı sezonunun başlamasıyla vatandaşlar mantarın toplanabileceği muhtemel alanlara akın ediyor.
Bahar döneminde yoğun yağış alan Akseki’de ortaya çıkan kuzugöbeği mantarları vatandaşın gelir kapısı olmaya devam ediyor. Doğadan toplanan kuzugöbeği mantarlarının tazesi kilosu 300 liraya, kurutulmuşu ise 2 bin 500 liraya kadar alıcı buluyor. Şifa kaynağı bitkiler arasında gösterilen, bağırsak ve mide hastalıklarında tedavi edici özellikte olduğu belirtilen kuzugöbeği mantarı nisan ve mayıs aylarında yağmurun ardından sedir, çam, köknar, meşe ağaçlarının dibinde yetişiyor.
Akseki’de kuzugöbeği mantarı toplayan Hüseyin Çatlı ise kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını söyledi. Mantarın Nisan ve Mayıs aylarında toplandığını belirten Çatlı, “Toros Dağları’nda Nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarı çıkmaya başladı. Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, nemli, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabah erken saatlerde Toros Dağları’nın yüksek kesimlerine çıkar, akşama kadar ağaçların dibini geziyoruz. Günlük ortalama bir iki kilogram mantar topluyoruz” dedi.
Kuzugöbeği mantarını satmak amacıyla değil, yemek amacıyla topladığını da ifade eden Çatlı, “Biz kuzugöbeği mantarını yemek için topluyoruz. Kuzugöbeği ilk çıktığında 700 liraya satılıyordu. Şu anda ise kilogramı 300 liradan satıyor. Havalar yağmurlu giderse Mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların ve otların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır” diye konuştu.
Aksekili Hasan Sağlam, kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını söyledi. Mantarın nisan ve mayıs aylarında toplandığını belirten Sağlam, "Biz arkadaşlar ile beraber sabahın erken saatlerinde Toros Dağları’nda kuzugöbeği mantarı toplamaya çıkıyoruz. Dağları karış karış geziyoruz. Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, nemli olan, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz" dedi.

"Kuzugöbeği toplamak bir hastalık"
Kuzugöbeği toplamanın bir hastalık olduğunu söyleyen Sağlam, “Kuzugöbeği zamanı gelince bizde ayrı bir heyecan olur. Bu bir hastalıktır. Bunun yemesinden ziyade bulmasının zevkini yaşamak çok güzel bir duygu. Bunun parasında pulunda değiliz. Kuzugöbeği ilk çıktığında kilosu 700 liraya satılıyordu. Şimdi ise 300 liraya düştü. Biz satmak için toplamıyoruz. Toplama hevesimiz vardır. Ayrıca lezzetli ve doğal antibiyotik olduğu için çocuklarımızla yemek için topluyoruz. Akseki’nin kuzugöbekleri oldukça lezzetlidir. Kuzugöbeği nisan ayında başlar ve havalar yağışlı giderse Mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Kuzugöbeğini toplaması oldukça zahmetli. Günlük ortalama bazen bir kilo, bazen de 2-3 kilo bulabiliyoruz” diye konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 10:36:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






KÖYLÜNÜN SUYUNA SAYAÇ BAĞLANDI YAŞAM MALİYETİ ARTTI

    Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğinde Kırsal Mahalleler Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde online düzenlenenen toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya, Antalya Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk konuşmacı olarak katıldı.

     Ali Ekber Yıldırım, mahalleye dönüştürülen köy ve beldelere belirli şartları sağlamak ve başvuru yapmak koşuluyla tekrar kırsal mahalle olma hakkı getirildiğini ancak düzenlemeyi kamuoyunun yeterince bilmediğini, konuya açıklık getirmek için böyle bir toplantının düzenlediğini kaydetti. Antalya’nın birçok konuda olduğu gibi bu konuda da öncülük ettiğini söyleyen Yıldırım, toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etti.

ESKİ KÖYE YENİ STATÜ

    ATB Başkanı Ali Çandır, kır kent eşgüdümünü artırmak, kırsalda altyapı ve donanım hizmetlerini geliştirmek, kırsala mali kaynak aktarmak, kırsalın refahını artırmak ve tersine göç yaratmak gibi hedeflerle çıkarılan 6360 Sayılı Yasa ile İl Özel İdaresi ve köylerin tüzel kişiliklerinin ortadan kaldırıldığını, köyleri ilgilendiren konularda muhtarlıkların dava açma ve davaya katılma haklarının ortadan kaldırıldığını, köylerin başta tarım arazileri ve meraları olmak üzere gayrimenkullerinin belediyelere devredildiğini hatırlattı. Yasanın çıktığı dönemde Borsa olarak 640 km sahile sahip olan Antalya gibi illerde, ilçelere hizmet götürmenin zorluğu, hizmetlerin aksayacağı, kaynakların telef olacağı, hatta köylerde yaşayan insanların tavuk bile besleyemeyeceğini belirttiklerini anımsatan Çandır, “Ama söylemlerimiz karşılık bulmadı” dedi. Çandır, “Bugün eski köye yeni pozisyon, statü kazandırma gibi bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi kırsal mahalle statüsü getiriliyor. Bu olabilir mi, nasıl oluru konunun uzmanlarından dinlemek istiyoruz" diye konuştu.

 KÖYLÜNÜN SUYUNA SAYAÇ BAĞLANDI

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, köyleri mahalleye dönüştüren 6360 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası çıkmadan önce Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı iken bir toplantı düzenleyerek yasanın sakıncalarını dile getirdiklerini anlattı. Antalya’nın turizmde olduğu kadar tarımda da lider bir kent olduğunu, köylerin mahallelere dönüştürülmesinin tarıma ve kırsal yaşama zarar verdiğini kaydeden Başkan Böcek, “Yasadan sonra köylünün suyuna sayaç bağladı, su bedelli hale geldi. Yasa kırsalda yaşamanın maliyetini artırdı” dedi. Böcek, şimdi yasadan geri adım atılarak mahalleye dönüştürülen köy ve beldelere başvuru yapmak koşuluyla kırsal mahalle olma hakkı tanıdığını belirtirken, muhtarlıkların kırsal mahalle olmak için başvuruda bulunmasını istedi. Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerelden kalkınma hedefiyle kırsalda yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi.

 BİR GECEDE KÖYDEN MAHALLEYE

    Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, 6360 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası’na bin yıllardır sürdürülen köy kültürünün ortadan kaldırılması, mülkiyet haklarının ortadan kaldırılması gibi gibi nedenlerle daha başından itibaren karşı çıktığını anlatırken, yasayı çıkaranların büyük bölümünün de yasadan haberi olmadığını söyledi. Gülçubuk, 2012’de bir gecede 16 bin 220 köy ve 1053 kasabanın bir gecede mahalleye dönüştürüldüğüne dikkat çekti.

 

KIRSAL NÜFUS AZALDI

    Yasanın uygulandığı 30 büyükşehire yönelik anket çalışması yaptıklarını bildiren Gülçubuk, “Hiçbirinden yasanın olumlu geri dönüşünü almadık” dedi. 2011’de kırsal nüfus toplam nüfusun yüzde 23.2’si iken, 2020’de yüzde 7’ye düştüğüne dikkat çeken Gülçubuk, “Gelinen noktada kır nüfusu azaldı, kentleşme arttı, kırda oturan kentli arttı, kentte yeni kır sınıfı ortaya çıktı. Kırsalda yaşamanın maliyeti arttı. Kırsalda yaşam maliyeti artınca yeni göç dalgasıyla karşı karşıya kaldık” diye konuştu. Gülçubuk, büyükşehirlerin bütçesiyle bütün köylere hizmet götürmesinin zorluğunu da vurguladı.

 

KÖYE DÖNÜŞ İÇİN IŞIK

    Yeni düzenleme ile mahallelere kırsal mahalle olmanın yolunun açıldığını belirten Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, “Kırsal mahalle olan yerleşim alanları, vergi, su bedeli ve bazı harçlardan muaf olacak veya indirim uygulanacak. Emlak vergisinden muaf olacak, bu yerlerde ticari sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa, arazi için emlak vergisi yüzde 50 indirimli uygulanacak. Bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlar alınmayacak, alınması gereken diğer vergi, harç ve harcamalara katılma payları yüzde 50 indirimli uygulanacak. Bu düzenlemeden kırsaldaki bütün mahalleler yararlanmalı. Bunun için muhtarlıkların başvurusu gerekli” diye konuştu. Gülçubuk, kırsal mahalleye dönüşen yerlere büyükşehir belediyesinin hizmet götürmeye devam edeceğini vurguladı. Mahallelerin kırsal mahalle statüsü almak için önce ilçe belediyelerine başvurması gerektiğini, ilçe meclisinden alınacak kararın ardından konunun büyükşehir belediye meclisine geleceğini söyleyen Gülçubuk, “Meclis 90 gün içinde başvuruya yanıt vermeli. Şimdiye kadar yapılan başvuruların yüzde 85-90’ı olumlu sonuçlandı. Belediyeler kırsal mahalleye dönüşümü kolaylaştırmalı” dedi.

 

BAŞKANLARA ÖNERİ

    Gülçubuk, belediye başkanının tarıma verdiği önemin bu dönemdeki önemine dikkat çekti. Belediyelerde kırsal meclis ya da kırsal kalkınma konseyi oluşturulabileceğini, köylere ait taşınmazların dokunmaması ve halk yararına kullanılmasını, çiftçiye üretim maliyetini düşürecek katkılarda bulunabileceklerini söyleyen Gülçubuk, kırsalda üretilen ürünlerin katma değerini artırıcı girişimlerde bulunulması, kırsala altyapı hizmetlerinin düzenli götürülmesi, kentteki sosyal olanakların kırsala taşınması gibi hizmetler yapılabileceğini söyledi.

 

KÖY MALLARININ TEKRAR KAZANIMI İÇİN DAVA FORMÜLÜ

    Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya, Antalya’nın üretimin ve tarımın merkezi olduğunu belirtirken, yasadan en çok kendi bölgelerinin etkilendiğini söyledi. “Tarımı göz ardı edemeyiz. Biz köylüye destek olmalıyız ki üretsinler” diyen Kocakaya, yasanın çıkmasıyla belediyelere devredilen köyün ortak mal ve mülkleri tekrar alabilmeleri için hukuki sürece bakıp, bu konudaki davalara öncülük edebileceklerini söyledi.

 

KÖYLÜLERİN MALINI VERİRKEN SIKINTI YAŞIYORUZ

    Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, köylerin mahalleye çevrilmesinin başından beri yanlış bir karar olduğunu söyledi. Genç, belediyeye geçen köy mallarını kooperatiflere vermek istediklerini ancak Satıştay ile karşı karşıya kaldıklarını bildirdi. İlçede 12 mahallenin kırsal mahalle olmak için başvurduğunu, belediye meclisinden taleplerin onaylandığını bildiren Genç, “Tarım ve hayvancılığı ilçemizde nasıl geliştiririz bununla ilgili ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Üreticiyi koruma yönünde kararlar alıyoruz” dedi.

 

2 KOYUNLA GEÇİNEN KÖYLÜ FATURALARLA BAŞ EDEMEZ

    Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp, köyden mahalleye dönüştürülen köylerde üretimin aksadığını belirtirken, “Komşusunun şikayet ettiği bir besiciye çevre kirliliği nedeniyle ceza kesiliyor. Böyle bir ortamda kırsaldakiler besicilik yapıp, sütümüzü yoğurdumuzu üretebilir mi?” diye sordu. Yasa ile kırsalda yaşayanların bir çok vergi ve harçla karşı karşıya kaldığını anlatan Alp, “Toroslarda 2 koyunla geçinen köylü faturalarla nasıl baş edecek. Köyler kırsal mahalle olarak da olsa korunmalı. Tarımı kesinlikle kucaklamalıyız, köylümüzü yok saymamalıyız. Köylü bugün, yarın, yarından sonra da lazım. Yasa tekrar ele alınmalı. Buradan sesleniyorum, muhtarlarımız kırsal mahalle olmak için mutlaka başvuruda bulunsun” diye konuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.11 21:55:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Sunay Akın Ramazan Etkinliklerinin konuğu oldu

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı’nda düzenlediği Geleneksel Ramazan Etkinlikleri kapsamında Sunay Akın “Mahya Işıkları” adlı programı ile Antalyalılarla buluştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayının kültürel zenginliklerini Karaalioğlu Parkı içinde düzenlenen Geleneksel Ramazan Etkinlikleriyle Antalyalılarla buluşturuyor. Her akşam farklı bir etkinliği vatandaşlarla buluşturan Ramazan Etkinliklerinin konuğu hem yazar hem de şair kimliğiyle tanınan çağdaş meddah Sunay Akın'ı ağırladı. Akın, “Mahya Işıkları” gösterisi kapsamında gerçekleştirdiği Ramazan sohbetiyle izleyenlere keyifli saatler yaşattı. 
HERŞEYE RAĞMEN OKUMAMIZ LAZIM 
Ramazan öykülerinin yanı sıra tarihe mal olmuş olayları da kendine has üslubuyla seyirciyle paylaşan Sunay Akın Ramazan ayında da okumanın ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Akın şunları söyledi: “Okuyarak bilginin ışığını yücelterek bilgisizliğin gölgelerinden kurtulabiliyor muyuz yoksa birileri bizi daha çok gölgenin karanlığına mı itmek istiyor? Bizim kültürümüzde Ramazan ayı bilim ve sanatı iki kanat yapmaktır. 1869’lu yıllarda İstanbul’da her Ramazan ayında bir bilim insanı, insanları toplayarak bilimin ışığında aydınlatan bir sohbet düzenlemiş. Bizim Ramazan sohbetleri geleneğimiz budur.”

Program sonunda Sunay Akın’a Büyükşehir Belediyesi Kültür Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Yavuz ve Kent Tarihi Tanıtım Dairesi Başkanı İsmail Oskay çiçek takdim etti.
 
-HABER MERKEZİ


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.08 12:48:25
Son Düzenlenme Tarihi :