Öğretmen Çelik’in bir öğrenci tarafından öldürülmesine Elmalı’dan da tepki geldi
İstanbul Çekmeköy’de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülmesine tepki olarak Elmalı’da, Türk Eğitim Sen, Eğitim İş, Eksen, Hürriyetçi Eğitim Sen ortak bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına CHP İlçe Başkanı Yakup Coşkun’da katılarak öğretmenlere destek verdi.
Ortak basın açıklamasını Türk Eğitim Sen İlçe Başkanı Hüseyin Tekeli okudu.
Açıklamada; “İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yaşanan saldırı sonucu “Fatma Nur Çelik” öğretmenimizin vefatını tüm Türkiye gibi biz de derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Öncelikle merhum şehit öğretmenimize Yaratan’dan rahmet, kederli ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Bu olay münferit değildir. Bu olay; ihmal zincirinin, güvenlik zafiyetinin ve yıllardır ertelenen önlemlerin ağır sonucudur. Eğitim çalışanlarının güvenliği konusunda yapılan uyarılar dikkate alınmamış, gerekli yapısal düzenlemeler hayata geçirilmemiştir. Sonuç ise, hepimizi derinden yaralayan bir kayıp olmuştur.
Acımızın bütün ülkenin acısı olduğunu bilmek ve halkımızın gösterdiği teselli ve gösterdiği samimi yakınlık ve dayanışma, bu acı günümüzde en büyük dayanma gücümüzdür. Yarınlarının imarı için bütün kalbimizle ve özveriyle emek verdiğimiz sevgili öğrencilerimizin varlıkları bir diğer tesellimizdir. Onların geleceği ve ülkemizin yarınları için çıktığımız bu yoldan bir adım geri adım atmayacağımızın bilinmesini isteriz. Bununla beraber son yıllarda artan sayıda suça sürüklenen çocuklarımızın varlığı da bizleri bir o kadar üzmekte ve düşündürmektedir.
Televizyonlarda ve sosyal medyada özendirilen suçlu insan profili, mafya bağlantıları, sözde kahraman imajı verilmiş “makbul” kabadayı tiplemeleriyle bazı evlatlarımızın genç zihinlerinde özendirilecek insan tipi olarak yer edebilmektedir.
Okullarımızda, sosyo - ekonomik ve sosyo - psikolojik çevresi bozuk olduğu için yaptığı eylemin niteliğini bile tartmaktan yoksun çocuklarımızın varlığı ve sayıları giderek endişe verici boyutlara tırmanmıştır. Yalnız okullarda değil, akranları arasında yahut sivilde de benzer suçlara karışmayı bir tür övünme vesilesi sayan bu çocuklarımız, suçun cezasız kalabiliyor olması nedeniyle hiç bir kar zarar hesabı yapmaya gerek görmeden şiddete sarılmaktadır.
Bu noktada ceza - yaş oranının yeniden düzenlenerek derhal meclisten geçirilmesi gerekmektedir. Bu husus, bütün siyasi partilere ve Adalet Bakanlığı’na acil çağrımızdır.
Suçluya göre değil, suça göre ceza verilsin. Yoksa üzerinde kesici alet olup olmadığını bilemediğimiz, bilinci suç ve intikam özetiyle bulandırılmış, zihni şiddetle sarsılmış tedavi gereği bulunan ve okula kerhen gelmekte olan öğrenci üniforması giymiş gençlerin hedefi olmaya devam edeceğiz.
Ailelerin sosyo - ekonomik ve sosyo - psikolojik durumlarının çocuğa etkileri gibi unsurların Aile Bakanlı ve Milli Eğitim Bakanlığı paydaşlığında sıkı bir takip altına alınması gerekliliği açıktır. Bunun için sosyolog ve psikolog kadrolarının arttırılması ve işlerlik kazandırılmasıyla beraber, özellikle büyük şehirlerdeki okulların, gettolaşmaya maruz kalmış semt liselerinde güvenlikçi açığı derhal giderilmelidir.
Okullara ve önlerine suç aletleri ve suçlu kimselerin yaklaştırılmamaları acil tedbir olarak derhal hayata geçirilmelidir.
Yoksa daha çok Fatma Nur öğretmenler, yok yere kurban verilecektir.
Unutmayalım ki Başöğretmen Atatürk’ün de dediği gibi : “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. (1925)”. * Ferudun ÖZGÜNSÜR
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.03.03 14:22:08
Son Düzenlenme Tarihi : 2026.03.03 14:31:09
Karşılıklı iki daireyi aynı anda kiraladı, birinde oturdu diğerinde laboratuvar kurup uyuşturucu yetiştirdi
Olay, ilçeye bağlı Örnek Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre; bir ihbarı değerlendirerek daireye giren ekipler, dairenin birisinde uyuşturucu yetiştirildiğini ve içeride bir odada laboratuvar kurulduğunu gördü. Kenevir köklerine imha edilmek üzere el konulurken, şahıs da gözaltına alındı. Yapılan incelemede şahsın iki daireyi aynı anda kiraladığı birinde oturdu diğerinde laboratuvar kurup uyuşturucu yetiştirdi. İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şahsın tutuklandığı öğrenildi.
"Kiracısının kim olduğunu, ne yaptığını bilmiyor, sadece gelecek kiraya bakıyor"
Mahallesinde birçok kişinin öğrencilerden kaynaklı ev satın alıp, dayalı döşeli olarak kiraya verdiğini belirten Muhtar Önder Can, “Kimsenin ticaretine ve yaptığı işe karışmak gibi bir lüksümüz yok. Ne var ki son zamanlarda mahalle sakinlerimizden gelen şikayetler üzerine mahallemizin önem arz eden iki sorununu paylaşmak istiyorum. Bu sorunlar, bizim geleceğimiz olan çocuklarımızın geleceğini karartacak olaylar. Bu olaylar karşısında sessiz kalamam. Mahallemizde bazı ev sahipleri evlerini emlakçı aracılığıyla kiraya veriyor. Kiracısının kim olduğunu, ne yaptığını bilmiyor. Sadece gelecek kiraya bakıyor. Bu da beraberinde bugün yaşadığımız sorunları getiriyor. Mahalle sakinlerimizin en fazla şikayeti mahallemizde fuhuş ve uyuşturucu trafiğinin yaşandığı konusunda. Kendi dairelerinin olduğu ya da komşu dairelere girip çıkan kişilerin bilinmemesi, değişik insanların gelmesi mahalle sakinlerini rahatsız ediyor” diye konuştu.
"Ne bina sahibinin ne de diğer kiracıların bundan haberi bile olmamış"
Mahallelerinde son 1 hafta içerisinde uyuşturucu laboratuvarı ortaya çıkarıldığını belirten Önder Can, “Bir vatandaşımız karşılıklı 2 dairesini aynı kişiye, emlakçı aracılığıyla kiraya vermiş. Tek başına yaşayan bir kişiye 2 daireyi birden ne yapacaksın demek yerine peşin aldığı 1 yıllık kiraya bakmış. Jandarmanın baskınında dairenin bir tanesinde evi kiralayan şahıs otururken, diğerinde ise 2 odada, banyo ve tuvaleti kenevir bahçesine dönüştürdüğü, bir odayı da uyuşturucu laboratuvarına dönüştürmüş. Ne bina sahibinin ne de diğer kiracıların bundan haberi bile olmamış. Ev sahibi şaşkın, komşular şaşkın. İşte ev sahipleri kiracılarını araştırmadan ‘Ben kiramı alayım da ne olursa olsun’ zihniyeti ile hareket ederse bu tür sorunlar yaşarız. Bugün kiracı ev sahibi kavgalarının, tartışmalarının en önemli nedeni de budur” şeklinde konuştu.
Muhtar Önder Can, ev sahiplerinden paraya değil, huzur ve güvene evlerini kiraya vermelerini istedi.





