Elmalı’da otopark sıkıntısı her geçen gün artarken, Kent Meydanı altına yapılacak olan otopark inşaatının bu soruna ne derece çözüm sunacağı merak ediliyor. “Elmalı’nın otopark sorunu yaza çözülür mü ?” diye ilgili makamlara soran vatandaşlar, cadde kenarlarının paralı otopark olarak kullanılmasının sorunun çözümü açısından ciddi bir etki yaratacağını da kaydettiler.
Yapılan otopark inşaatının o bölgede sorunun çözümlenmesi açısından etkili olacağını ancak aşağılara inildikçe ya da yukarılara çıkıldıkça otopark sorununun yine yaşanacağını belirten vatandaşlar, “Ne yazık ki ikamet ettikleri evle işyerleri arası yürüme mesafesi içinde olmasına rağmen özel araçlarıyla gidip-gelenler bir hayli fazla. Sabah evinden arabasına binip işyerine gelenler, cadde üzerinde bir yere aracını park ediyor ve işyerini kapatıp eve gidinceye kadarda aracı orada kalıyor. Halbuki, cadde kenarları ücretli otopark olsa ve 1 saaten sonrası ücrete tabi olsa Elmalı’da özellikle ana arterde otopark sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olur. Bunun benzer örnekleri Antalya’da var. Ve buralar istihdam kapısı da oluyor” dediler. * Toros Gazetesi’nden alınmıştır
IP telefon makinesi satın alınacaktır
Antalya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca Antalya İl Emniyet Müdürlüğünce Kullanılmak Üzere IP Telefon Makinesi Alımı İşi mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.
Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 20.05.2021 günü saat 10:00'da Antalya Valiliği Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığı Bayındır Mahallesi Gazi Bulvarı 2 07030 MURATPAŞA/ANTALYA adresinde yapılacaktır. * Detaylar için TIKLAYIN
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.04.26 14:04:38
Son Düzenlenme Tarihi :
Mark Dickey: "Keşfi tamamlamak istiyorum"
Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’nda mide kanaması geçirerek mahsur kalan ve doktorların onay vermesiyle 9 gün sonra tahliye edilen ABD’li bilim adamı Mark Dickey’in tedavisi Mersin Şehir Hastanesi’nde devam ediyor. Dickey, başarılı bir şekilde mağaradan kurtarıldığını vurgulayarak, "Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadım. Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum" dedi.
3 Eylül tarihinde Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’na inen ve yaklaşık bin 276 metre derinlikte mide kanaması geçirdikten sonra yapılan tedaviyle doktorların kararı üzerine 12 Eylül’de tahliye edilen Mark Dickey’in tedavisi, helikopterle getirildiği Mersin Şehir Hastanesi’nde sürüyor. Dickey, tedavi gördüğü hastanede doktorların gözetiminde yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Mersin Şehir Hastanesi Başhekimi Bahar Aydınlı, Türkiye’de değişik bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Hem kurtarılma operasyonu hem de sağlıkla yanımızda oturan Mark Dickey nedeniyle farklı bir olay yaşıyoruz. 12 Eylül sabaha karşı Mersin’in Anamur ilçesinde yer alan Morca Mağarası’ndan zorlukla yapılan bir kurtarma operasyonu sonucu helikopterle hastanemize getirilen Mark Dickey, acil serviste yapılan ilk kontrollerinin ardından yoğun bakıma yatışı yapıldı. Tetkik ve tedavileri tamamlandıktan 2 gün sonra da servise alındı. Tedavisi devam ediyor. Çok şükür sağlıklı, yanımızda oturuyor. Biz Mersin Şehir Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı olarak sağlık tedavisini sonuna kadar yaptıktan sonra taburcu olmasını sağlayacağız. O zamana kadar kendisi bizim misafirimiz. Çünkü seyahat edeceği mesafenin uzun olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlığının tam iyi olduğundan emin olduktan sonra taburcu olmasına izin vereceğiz" diye konuştu.
"Hayatta olduğum için şükran duyuyorum"
Konuşmasına Türkçe olarak "Merhaba Türkiye" diye başlayan ABD’li dağcı Mark Dickey ise Morca Mağarası’ndan başarılı bir şekilde kurtarıldığını vurgulayarak, "Hemen Mersin Şehir Hastanesi’ne getirildim. Düne kadar yoğun bakımda tedavi alıyordum. Bugün hayatta olduğum için büyük bir şükran duyuyorum. 11 gün boyunca yer altında sıkışıp kalmışken bir milletin beni izlediğini, ümit ettiğini ve dualarla desteklediğini öğrendim Türkiye. Aslında insanlar beni takip etmeye başlamadan çok önce Türk hükümetinin desteği başlamıştı. İlk günden itibaren hayatımı kurtaran, gerekli tıbbi malzemeyi bana ulaştırarak zorlu bir bin metrelik yolculuğu geri yapmak zorunda kalan, hızlı ve kararlı adımları için Türk hükümetine teşekkür etmek istiyorum. Bu hayatımın ilk kurtuluşu değildi, üç kurtulmadan biriydi. Sadece Türkiye değil, tüm dünya da beni takip ediyordu. Uluslararası mağara kurtarma ekipleri, birçok Türk hükümeti destekleriyle gerçekleştirilen operasyon son kurtuluşum oldu. Son kurtuluşumda Türk hükümeti ve yetkililerine dünyadan bütün kurtarma ekiplerinin gelmesine izin verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Kendilerini riske atan kurtarıcılar ve sağlık ekiplerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Ben uluslararası mağaracılar kurtarma ekibinin bir parçasıyım. Bu sadece benim için değil, tüm dünyaya da bir örnek. Yani dünya olarak bir araya geldiğimiz zaman neler yapabileceğimizin bir örneği. Mersin Şehir Hastanesi’nde doktorların, çalışanların inanılmaz bir bakımı altında iyileşmeye devam edeceğim. Hem mesleki uzmanlıkları hem de kişisel ilgileri için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Sadece benim için değil, buraya gelen her hastayla aynı şekilde ilgileniyorlar. Burası inanılmaz bir hastane" şeklinde konuştu.
"Oraya girmemizin en önemli sebebi bilim"
Mağaraya girme sebepleriyle ilgili soru üzerine Dickey, "Türkiye mağaracılar organizasyonu tarafından yürütülen bir keşif aslında. Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Çünkü mağaralar insanların girmediği, insanların ulaşmadığı yerlerdir. Dolayısıyla oradan alınan örnekler, orada yaşayan canlılar bilim için çok önemli bir keşif oluyor. Aldığımız örneklerin bilime faydası oluyor" ifadelerini kullandı.
"Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim"
Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadığının altını çizen Dickey, "Bulunduğun durumun gerçek anlamda farkına vardığın zaman ’Büyük ihtimalle öleceğim’ diyebiliyorsunuz ama yine de ümitsizliğe kapılmadım. Mağara keşiflerine de bundan sonra devam edeceğim. Çünkü aslında bu başına gelen tıbbi durum çok olan bir şey değil. Bu bir şanssızlık. İnsanların başına hayatın her alanında bir şey gelebilir. Baktığınız zaman mağaracılık birçok spor içinde daha güvenli diyebiliriz. Dolayısıyla devam edeceğim. Morca Mağarası’na da yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum. Mağaranın en alt tarafında bir gölet var. Orayı geçmek istiyorum. Geçen sene 100 metre tırmandım. Amacım o gölün karşısına geçmek" dedi.
Dickey, konuşmasını yine Türkçe olarak "Teşekkürler Türkiye" sözleriyle tamamladı.
Nişanlısı Jessica Van Ord ise Mark’ın hastalığında yanında olduğunu dile getirerek, "Hemen dışarı tırmandım. Beni ne bekleyeceğini bilmiyordum. Gerçekten Türk hükümetinin yardımı karşısında çok etkilendim. Onlar hemen bana yardım etti, ki ben de hemen inip Mark’a yardım ettim. İlk aşamada ben ona yaşayabilmesi için gerekil sıvıları verdim. Operasyon başladığında da herkese güveniyordum ve çok rahattım. Çünkü herkes inanılmaz eğitimliydi ve işini çok iyi yapıyordu. Birçok ülkeden mağara kurtarıcılarını buraya getiren Türk hükümetine de ayrıca teşekkür ediyorum. Burada hastanede de bize çok iyi bakıyorlar. Bu konuda da kendimizi çok şanslı hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
3 Eylül tarihinde Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’na inen ve yaklaşık bin 276 metre derinlikte mide kanaması geçirdikten sonra yapılan tedaviyle doktorların kararı üzerine 12 Eylül’de tahliye edilen Mark Dickey’in tedavisi, helikopterle getirildiği Mersin Şehir Hastanesi’nde sürüyor. Dickey, tedavi gördüğü hastanede doktorların gözetiminde yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Mersin Şehir Hastanesi Başhekimi Bahar Aydınlı, Türkiye’de değişik bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Hem kurtarılma operasyonu hem de sağlıkla yanımızda oturan Mark Dickey nedeniyle farklı bir olay yaşıyoruz. 12 Eylül sabaha karşı Mersin’in Anamur ilçesinde yer alan Morca Mağarası’ndan zorlukla yapılan bir kurtarma operasyonu sonucu helikopterle hastanemize getirilen Mark Dickey, acil serviste yapılan ilk kontrollerinin ardından yoğun bakıma yatışı yapıldı. Tetkik ve tedavileri tamamlandıktan 2 gün sonra da servise alındı. Tedavisi devam ediyor. Çok şükür sağlıklı, yanımızda oturuyor. Biz Mersin Şehir Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı olarak sağlık tedavisini sonuna kadar yaptıktan sonra taburcu olmasını sağlayacağız. O zamana kadar kendisi bizim misafirimiz. Çünkü seyahat edeceği mesafenin uzun olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlığının tam iyi olduğundan emin olduktan sonra taburcu olmasına izin vereceğiz" diye konuştu.
"Hayatta olduğum için şükran duyuyorum"
Konuşmasına Türkçe olarak "Merhaba Türkiye" diye başlayan ABD’li dağcı Mark Dickey ise Morca Mağarası’ndan başarılı bir şekilde kurtarıldığını vurgulayarak, "Hemen Mersin Şehir Hastanesi’ne getirildim. Düne kadar yoğun bakımda tedavi alıyordum. Bugün hayatta olduğum için büyük bir şükran duyuyorum. 11 gün boyunca yer altında sıkışıp kalmışken bir milletin beni izlediğini, ümit ettiğini ve dualarla desteklediğini öğrendim Türkiye. Aslında insanlar beni takip etmeye başlamadan çok önce Türk hükümetinin desteği başlamıştı. İlk günden itibaren hayatımı kurtaran, gerekli tıbbi malzemeyi bana ulaştırarak zorlu bir bin metrelik yolculuğu geri yapmak zorunda kalan, hızlı ve kararlı adımları için Türk hükümetine teşekkür etmek istiyorum. Bu hayatımın ilk kurtuluşu değildi, üç kurtulmadan biriydi. Sadece Türkiye değil, tüm dünya da beni takip ediyordu. Uluslararası mağara kurtarma ekipleri, birçok Türk hükümeti destekleriyle gerçekleştirilen operasyon son kurtuluşum oldu. Son kurtuluşumda Türk hükümeti ve yetkililerine dünyadan bütün kurtarma ekiplerinin gelmesine izin verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Kendilerini riske atan kurtarıcılar ve sağlık ekiplerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Ben uluslararası mağaracılar kurtarma ekibinin bir parçasıyım. Bu sadece benim için değil, tüm dünyaya da bir örnek. Yani dünya olarak bir araya geldiğimiz zaman neler yapabileceğimizin bir örneği. Mersin Şehir Hastanesi’nde doktorların, çalışanların inanılmaz bir bakımı altında iyileşmeye devam edeceğim. Hem mesleki uzmanlıkları hem de kişisel ilgileri için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Sadece benim için değil, buraya gelen her hastayla aynı şekilde ilgileniyorlar. Burası inanılmaz bir hastane" şeklinde konuştu.
"Oraya girmemizin en önemli sebebi bilim"
Mağaraya girme sebepleriyle ilgili soru üzerine Dickey, "Türkiye mağaracılar organizasyonu tarafından yürütülen bir keşif aslında. Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Çünkü mağaralar insanların girmediği, insanların ulaşmadığı yerlerdir. Dolayısıyla oradan alınan örnekler, orada yaşayan canlılar bilim için çok önemli bir keşif oluyor. Aldığımız örneklerin bilime faydası oluyor" ifadelerini kullandı.
"Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim"
Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadığının altını çizen Dickey, "Bulunduğun durumun gerçek anlamda farkına vardığın zaman ’Büyük ihtimalle öleceğim’ diyebiliyorsunuz ama yine de ümitsizliğe kapılmadım. Mağara keşiflerine de bundan sonra devam edeceğim. Çünkü aslında bu başına gelen tıbbi durum çok olan bir şey değil. Bu bir şanssızlık. İnsanların başına hayatın her alanında bir şey gelebilir. Baktığınız zaman mağaracılık birçok spor içinde daha güvenli diyebiliriz. Dolayısıyla devam edeceğim. Morca Mağarası’na da yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum. Mağaranın en alt tarafında bir gölet var. Orayı geçmek istiyorum. Geçen sene 100 metre tırmandım. Amacım o gölün karşısına geçmek" dedi.
Dickey, konuşmasını yine Türkçe olarak "Teşekkürler Türkiye" sözleriyle tamamladı.
Nişanlısı Jessica Van Ord ise Mark’ın hastalığında yanında olduğunu dile getirerek, "Hemen dışarı tırmandım. Beni ne bekleyeceğini bilmiyordum. Gerçekten Türk hükümetinin yardımı karşısında çok etkilendim. Onlar hemen bana yardım etti, ki ben de hemen inip Mark’a yardım ettim. İlk aşamada ben ona yaşayabilmesi için gerekil sıvıları verdim. Operasyon başladığında da herkese güveniyordum ve çok rahattım. Çünkü herkes inanılmaz eğitimliydi ve işini çok iyi yapıyordu. Birçok ülkeden mağara kurtarıcılarını buraya getiren Türk hükümetine de ayrıca teşekkür ediyorum. Burada hastanede de bize çok iyi bakıyorlar. Bu konuda da kendimizi çok şanslı hissediyoruz" ifadelerini kullandı.

