SON DAKİKA

Elmalı’nın otopark sorunu yaza çözülür mü ?

Elmalı’da otopark sıkıntısı her geçen gün artarken, Kent Meydanı altına yapılacak olan otopark inşaatının bu soruna ne derece çözüm sunacağı merak ediliyor. “Elmalı’nın otopark sorunu yaza çözülür mü ?” diye ilgili makamlara soran vatandaşlar, cadde kenarlarının paralı otopark olarak kullanılmasının sorunun çözümü açısından ciddi bir etki yaratacağını da kaydettiler.

Yapılan otopark inşaatının o bölgede sorunun çözümlenmesi açısından etkili olacağını ancak aşağılara inildikçe ya da yukarılara çıkıldıkça otopark sorununun yine yaşanacağını belirten vatandaşlar, “Ne yazık ki ikamet ettikleri evle işyerleri arası yürüme mesafesi  içinde olmasına rağmen özel araçlarıyla gidip-gelenler bir hayli fazla. Sabah evinden arabasına binip işyerine gelenler, cadde üzerinde bir yere aracını park ediyor ve işyerini kapatıp eve  gidinceye kadarda aracı orada kalıyor. Halbuki, cadde kenarları ücretli otopark olsa ve 1 saaten sonrası ücrete tabi olsa Elmalı’da özellikle ana arterde otopark sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olur. Bunun benzer örnekleri Antalya’da var. Ve buralar istihdam kapısı da oluyor” dediler. * Toros Gazetesi’nden alınmıştır

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.21 16:29:18
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kepez’de kolon denetimi başladı

Kepez Belediyesi vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla zemin katında geniş hacimli iş yeri bulunan yapıları mercek altına aldı. Başkan Hakan Tütüncü, bina altındaki kolonların kesilip kesilmediği yönündeki vatandaşlardan gelen her ihbarın değerlendirildiğini ve ekipler tarafından kontrollerin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü söyledi.

Kepez Belediyesi ekipleri, ilçede zemin katında geniş hacimli iş yeri bulunan yapılarda kolon kesme işlemi yapılıp yapılmadığına dair kontroller gerçekleştirdi. Kepez Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne bağlı ilgili teknik personelin katılımı ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri işbirliğiyle binaların kolonları kontrol edildi. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, özellikle depremden sonra vatandaşlardan gelen talepler istikametinde binalarda herhangi bir kolon kesikliği olup olmadığı yönündeki denetimlerin hızlı bir şekilde sürdürüldüğünü söyledi. 

1999’DAN SONRA DEPREM MEVZUATI 

Özellikle altında geniş iş yerlerinin olduğu binaların başta olmak üzere belediye olarak rutin kontrollerinde hızlı bir biçimde sürdürüldüğünü belirten Başkan Tütüncü, “1999’dan sonra yapılan yapıların deprem yönetmeliklerine, deprem mevzuatına göre inşa edilmiş olmasından dolayı, 1999 öncesi binalara göre mukayese edilemeyecek kadar sağlam olduğu bir gerçek. Ancak binanın taşıyıcı kolonlarını çeşitli sebepler nedeniyle oradaki kullanıcılar tarafından kesilirse o zaman bu binanın statiğini etkiliyor.” dedi.  

KOLON KESİLMESİ TEHLİKE ARZ EDER

Yapıların kolonlarının kesilmesinin depreme dayanıklılığı etkilediğini bildiren Başkan Tütüncü, “Deprem olsa da olmasa da bir tehlike arz ediyor. Böyle bir problemin olup olmadığına dair belediyemiz ekipleri büyük bir çalışmayla depremden sonra özelikle bina altlarında büyük iş yerlerinin yani geniş hacimli iş yerlerinin olduğu mekanlarda denetlemelerini sürdürüyor. Herhangi bir problemin görülmesi durumunda da yasanın ilgili mevzuatın emrettiği her ne varsa bunların hepsi getirildi, getiriliyor ve getirilecek. Depremden sonra toplum olarak bunlara hassasiyetimiz daha da fazlalaştı. Vatandaşlarımız Oturdukları binada kolon kesiği olup olmadığını merak ediyor. Hem vatandaşlarımızın şikayetlerini değerlendiriyor, hem de reysen yapmış olduğumuz kontroller var. Bu kontrollerin bir toplumsal bilincin oluşması anlamında da çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.  



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.12 16:22:39
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzm. Dr. Erol: "Menüye siz karar verin, ne kadar yiyeceğine çocuk karar versin"

(İHA) - Bebeklerin ek gıdaya alıştıktan sonra ne kadar yemek istediklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğinden Uzm. Dr. Murat Çağlar Erol, "Bebekler ek gıdaya alıştıktan sonra günlük alım miktarını genellikle kendileri ayarlar. Bu durum çocuğun yaşamı boyunca geçerli olacak kurallardan biridir. Menüye siz karar verin, ne kadar yiyeceğine çocuk karar versin" dedi.
Ek gıdaya geçiş döneminde bebeklerin ihtiyaçlarına uygun ek gıdaların seçilmesinin ve hazırlanmasının büyük önem taşıdığını dile getiren Uzm. Dr. Murat Çağlar Erol, bebeklerin gelişme ve sindirim sistemlerine uygun beslenme ipuçları hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Erol, anne sütünün önemine ve ek gıdaya geçiş dönemine değindi.

“En önemli besin anne sütü”
Anne sütünün öneminin altını çizen Uzm. Dr. Erol, “Bebeklerin beslenmesinde yerine koyulamayacak en önemli besin anne sütüdür. Her bebek anne sütünden mümkün olduğunca faydalanmalı, anneler ve bakım verenler bu konuda desteklenmelidir. Bebeğin ilk 6 ayında sadece anne sütü hem sıvı hem kalori ihtiyacını karşılayabilecek kadar zengin içeriğe sahiptir. Bu dönemde demir ve D vitamini ile desteklenmenin dışında ek bir besin kaynağına genelde ihtiyaç duyulmamaktadır. Bazı özellikli durumlarda hekiminiz tarafından ek gıdalara başlamanız 4-6 ay arasındaki dönemde önerilebilir, fakat erken başlansa da temel kurallar hep aynıdır” ifadelerini kullandı.

“Ek gıda ile tanışmada aç olduğu dönem beklenmeli”
Bebeklerin ek gıda ile tanışma serüvenine değinen Uzm. Dr. Murat Erol, “6. aydan itibaren yavaş yavaş bebeğinizi ek gıdalar ile tanıştırmaya başlayabilirsiniz, bebeğe vereceğiniz tüm gıdalar temiz, taze ve katkısız olmalıdır. Kimyasal koruyucu içeren konserve ve katkı maddeli yiyecekler verilmemelidir. Bebek için her öğün mümkün olduğunca taze olarak hazırlanmalı, oda sıcaklığında uzun süre bekletilmeden tüketilmelidir. Bu dönemde ek gıdaları artırırken, anne sütünün devamlılığını sağlamaya özen gösterilmelidir. Bebeği ek gıda ile tanıştırmak için aç olduğu bir dönem beklenmeli, anne sütünün üzerine denenmemelidir. Miktar az başlanıp giderek artırılmalıdır. Öğünlere tuz ve şeker eklenmemelidir” diye konuştu.

“Sevmediği besinleri yemesi için zorlamayın”
Bebeklerin sevmedikleri besinler için zorlanamaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Erol, “Sevmediği bir besini yemesi için zorlamayın. Bebeklerin de tat duyusu olduğu, onların da bazı besinlerin tadını sevmeyebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. 6’ncı, 7’nci aylarda mevsim sebzeleri ve meyveleri başlangıç basamağı olmalıdır. Her defada tek bir yeni besine başlanması ve 3 gün artan miktarlarda denenmesi gerekir. Dördüncü gün daha önce denenenler verilirken yeni bir ek besine daha başlanır. Ek besinler çocuk açken, emzirme öncesi, günde bir ya da iki öğün sunulmaya başlanır ve sonra yavaş yavaş iki öğün tamamen doldurulur” şeklinde konuştu.

“Menüye siz karar verin, ne kadar yiyeceğine çocuk karar versin”
Ek gıdaya alıştıktan sonra günlük alım miktarını genellikle bebeklerin kendilerinin ayarladığını vurgulayan Uzm. Dr. Erol, şu bilgileri paylaştı:
“Bu durum çocuğun yaşamı boyunca geçerli olacak kurallardan biridir. Menüye siz karar verin, ne kadar yiyeceğine çocuk karar versin. Ek gıdalarla birlikte bebeğinize su verme zamanı da gelmiştir. Suyu gün içinde arada bir teklif edin. İstemiyorsa gereksinimi yoktur. Bebeğinize verdiğiniz içme suyunu mümkünse 10 dakika kaynatın ve soğuduktan sonra verin. Kaynatılmış suyu cam şişede saklayın. Su öğün sonrası bebeğe verilir, bu ağız içi hijyeni açısından da katkı sağlar.”

“8 ve 12. ay arası beslenme”
8. ve 12. ay aralarında artık bebeğini anne sütünü kesmeden pütürlü gıdalara başlama zamanı olduğuna dikkat çeken Dr. Erol, “Bebek 8 aylık olduktan sonra parmakları ile kıskaç yapabilir ve lokmayı ağzına götürebilir. Bu aylarda parmakla yemenin desteklenmesi önemlidir. Çorbalara nohut, bulgur, bezelye, kuru fasulye mercimek, kıyma eklenerek zenginleştirme yapılmalıdır. Yumurta sarısına, kıyma içeren sebze çorbasına, beyaz etli balıklara, köfteye, tuzu alınmış pastörize peynire ve beyaz tavuk etine iyice ufalamak koşuluyla başlayabilirsiniz” açıklamasında bulundu.

“Bebeğiniz sizinle birlikte yemek yemeli”
Bebeklerin artık öğünlerini aile üyeleri ile birlikte yemelerine gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Erol, “Bebeğinizin öğünlerini yavaş yavaş çeşitlendirin. Yedinci ayından sonra tel süzgeçten vazgeçin. Yemeklerini çatalla ezerek verin. Dokuz ay civarında küçük lokmalar halinde yumuşak besinleri vermeye başlayabilirsiniz. Dokuzuncu ayla birlikte çocuğunuzun sofrada sizinle oturmasını ve elleriyle yemesini destekleyin. Bu aylarda taklitle öğrenme çok fazladır ve siz yemek yerken öğreneceği çok şey vardır. Bu nedenle bebeğiniz de sizinle birlikte yemek yemeli, size yavaş yavaş sofra arkadaşı olmalıdır” dedi.

“Yeni gıdalarla karşılaşmak bebeğin sindirim sistemi için bir testtir”
Yeni gıdaların bebeklerin sindirim sistemi için bir test olduğundan bahseden Uzm. Dr. Erol, “Bir yaşa doğru sizin yediğiniz tüm besinleri birkaç istisna dışında yiyebilir. İnek sütünü ve sütle hazırlanmış muhallebileri doktorunuz tarafından önerilmediği sürece on sekizinci aya kadar vermemek daha uygundur. Yeni gıdalarla karşılaşmak bebeğin sindirim sistemi için bir testtir, beklenmedik durumlar ve özellikle alerji ile karşılaşmanız halinde çocuk hekiminizin görüşünü almanız çok önemlidir” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 14:37:34
Son Düzenlenme Tarihi :