Türkiye'nin güney kıyısında yer alan Antalya'nın denizi, berrak suları, güzel kumsalları ve canlı deniz yaşamı ile tanınan popüler bir turizm merkezidir. Bununla birlikte, son yıllarda deniz, hem yerel halk hem de turistler arasında endişe yaratan kirpi balığı olarak da bilinen balon balığı istilası yaşıyor.
HAMİLELİKTE 12 ÖNEMLİ BESLENME KURALI!
Doğru beslenmek, bedenen ve ruhen sağlıklı olabilmemiz için hayatımızın her döneminde önem taşıyor. Bazı dönemler var ki çok daha fazla özen istiyor. Bu dönemlerden biri ise hiç kuşkusuz kadınlarda ‘hamilelik süreci’ oluyor. Zira hamilelikte hatalı beslenme alışkanlıkları anne ve bebekte önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Örneğin düşük, erken doğum, doğumsal anomaliler, gebelik hipertansiyonu veya diyabeti gibi! Ayrıca hamilelik dönemindeki beslenme alışkanlıklarının çocukluk ve erişkinlik çağı hastalıklarına yatkınlık ya da korunma sağlayabileceği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuş. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sezgi Güllü Erciyestepe, hamilelik dönemi ile doğumun sorunsuz geçmesi için yeterli, dengeli ve kaliteli beslenme alışkanlığı edinilmesinin son derece önemli olduğunu belirterek, “İşlenmemiş, organik ve besin değerleri yüksek besinlerin aşırıya kaçılmadan tüketilmesinin yanı sıra aşırı kilo alımından kaçınılması hamilelikte en çok dikkat edilmesi gereken beslenme alışkanlıklarını oluşturuyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sezgi Güllü Erciyestepe, sağlıklı bir hamilelik için beslenmenizde dikkat etmeniz gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Doymuş yağ, tuz ve şekerden kaçının!
Hamilelik döneminde yüksek besin kalitesine sahip gıdalar tüketmeye ve ‘boş kalori’ olarak adlandırılan doymuş yağ, tuz ile şekerli gıdalardan kaçınmaya dikkat edin. Zira yüksek kalori değerine sahip olan ama besin değeri içermeyen bu tür gıdaların fazla tüketimi hamilelikte gereksiz kilo alımının yanı sıra gebelik hipertansiyonu ve gebelik diyabeti gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Özellikle işlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durmanız; doymuş yağ, şeker ile tuz tüketiminizi sınırlandırmanıza yardımcı oluyor.
Çay ve kahveyi sınırlandırın
Çay ve kahve çoğumuz için adeta vazgeçilmez bir alışkanlık. Ancak bu ikilinin hamilelik döneminde tüketilmesi içerdikleri ‘kafein’ nedeniyle bebekte gelişim geriliği ve anne adayında demir emilimini düşürmek gibi son derece ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca kalp ve dolaşım sistemini de etkiliyor ve bebeğin kalp atışı ile solunumunu arttırıyor. Dolayısıyla kafein tüketimini günlük 200-300 mg ile sınırlandırmaya özen gösterin. Bir fincan Türk kahvesi yaklaşık 60 mg, filtre kahve yaklaşık 140-150 mg kafein içeriyor. Bir bardak çayda da ortalama 50 mg kafein bulunuyor. Ayrıca annenin aldığı alkol bebeğe plasenta yoluyla geçerek düşük, ölü doğum, bebekte gelişme geriliği, çeşitli baş-yüz kusurları ve zeka geriliğine yol açabiliyor.
Proteine sofranızda yer açın
Bebeğin beslenmesinden sorumlu olan fetal - plasental ünite özellikle hamileliğin son 6 ayında yaklaşık bir kilo protein kullanıyor. Dr. Sezgi Güllü Erciyestepe, bu nedenle hamilelikte alınan toplam kalorinin yüzde 10-35’inin proteinden karşılanması gerektiğine işaret ederek, “Hamilelikte artan protein ihtiyacı için günde 71 gram protein öneriliyor. Protein; kemik, kas ve beyin gelişiminde önemlidir. Yağsız et, yumurta, deniz ile soya ürünleri, fasulye, fındık, bezelye ve mercimek, proteinden zengin besinlerdir” diyor. Dr. Sezgi Güllü Erciyestepe, protein tozlarının ya da yüksek protein takviyelerinin ise hamilelik döneminde önerilmediğine dikkat çekerek, “Zira bu tür ürünler gastrointestinal rahatsızlıklara ya da alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor“ uyarısında bulunuyor. Bunların yanı sıra yağsız ya da az yağlı süt dahil olmak üzere, yoğurt ve peynir, hamile bir kadının diyetinde mutlaka yer almalı. Süt /süt çeşitleri bebek ve annenin kalsiyum ile protein ihtiyacını karşılıyor.
Tam tahıllı beslenin
Tam tahıllar genellikle B vitamini, folik asit, lif ve magnezyum açısından zengin oluyor. Hamilelik döneminde tam tahıllı beslenmek, sindirim ve sinir sisteminin sağlıklı olabilmesinde önem taşıyor. Kahverengi pirinç, tam buğdaylı makarna, tahıllar ve yulaf ezmesi gibi besinler tüketilmesi önerilen besinler arasında yer alıyor.
Bolca lifli gıda tüketin
Lifli gıda tüketimi hamilelikte sık yaşanan sorunlardan olan kabızlığı önlemek gibi oldukça faydalı bir işlev üstleniyor. Yeterli su alımıyla birlikte günde 28-36 gram lifli besinlerin tüketilmesi öneriliyor. Sebze ve meyveler başta olmak üzere; kepekli ekmek, kepekli makarna, kuru incir, kuru kayısı ve bezelye lif açısından zengin gıdalar arasında yer alıyor.
Sebze ve meyveleriniz rengarenk olsun
Mevsiminde meyve tüketimi, içeriğindeki yüksek vitamin sayesinde, bebeğinizi olumlu yönde etkileyecektir. Ancak içeriğinde şeker olduğu için aşırı tüketiminden kaçının; aksi halde glikoz miktarı nedeniyle sizin ve bebeğinizin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Dr. Sezgi Güllü Erciyestepe, sebzelerin iyi bir lif kaynağı olduğunu belirterek, “Sebzeler aynı zamanda folat dahil olmak üzere birçok vitamin ve mineral içerir. Folat/folik asit bebekte nöral tüp defektini engellemekte en önemli noktalardan bir tanesidir. Günlük 0.4-0.8 mg folik asit desteği yeterlidir. Tüm bu yararlarından dolayı hamilelik döneminde günde 5 porsiyon sebze ile meyve tüketimi ihmal edilmemeli” diyor.
Karbonhidratsız olmaz!
Karbonhidrat önemli bir enerji kaynağıdır. Yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinler ile yağları yakmaya başlıyor. Bilinçsiz bir şekilde karbonhidrat sınırlandırılması bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Dolayısıyla alınan toplam kalorinin yüzde 45-65'i karbonhidratlardan sağlanması gerekiyor. Karbonhidrat ihtiyacının özellikle lifli gıdalardan alınması önem taşıyor. Karbonhidrat kaynakları olarak özellikle meyve, sebze ile tam tahıllı besinler öneriliyor.
Bitkisel yağları tercih edin
Hamilelikte günlük ihtiyaç duyulan kalorinin yüzde 20-35’inin yağlardan alınması gerekiyor. Zira yağlar hamilelikte enerji sağlıyor. Ancak teratojenik etkileri nedeniyle doymuş yağ tüketimini mümkün olduğunca kısıtlayın. Zeytinyağı ve fındık yağı gibi bitkisel yağlar öncelikli olarak tüketilmesi önerilen yağları oluşturuyor.
Haftada 2-3 kez balık şart!
Omega 3 bebeklerin beyin ve sinir sistemi gelişimi açısından oldukça önemli. Omega 3 içeren gıdaların tüketimi hamilelik sürecinde anne karnında bebeğin kilo alımını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Bu nedenle haftada 2-3 kez bir porsiyon balık tüketmeye özen gösterin. Ancak yüksek seviyede cıva içeren uskumru gibi balıklar hamilelik döneminde kesinlikle tüketilmemeli.
Sofranızda demir kaynakları olsun
Demirin diyetle birlikte alınabilen 2 formu mevcut: Hem ve hem olmayan demir. Biyoyaralanımı en yüksek olan demir formu hem demir olup; et, beyaz et veya balık etinde bolca yer alıyor. Bitkisel kaynaklı demir ise düşük fayda sağlamasının yanı sıra vegan ya da vejeteryan hamilelerde anemi olmasa dahi demir takviyesi gereksinimini doğuruyor.
Kolin içeren besinleri unutmayın
Kolin, bebeğin sinir sisteminin gelişimi ve bilişsel fonksiyonları için oldukça önem taşıyor. Bu nedenle beslenme programınızda düzenli olarak ‘kolin’ içeren besinlere yer verin. Yumurta, kırmızı et, beyaz et, deniz ürünleri ve tahıllar kolin içeren besinlerden. Brüksel lahanası, brokoli ve ıspanak gibi sebzelerde de kolin yer alıyor. Ancak bu sebzeler yeterli miktarda kolin içermediği için vegan ve vejeteryan hamileler kolin desteğine ihtiyaç duyuyorlar.
Su için hem de bolca
Hamilelikte bir diğer önemli kural ise yeterli su tüketmek. Günlük 2-3 litre su tüketmeyi alışkanlık edinin. Zira su, hamilelikte artan kan dolaşım kapasitesini karşılamada, dolayısıyla besinlerin bebeğe etkili şekilde ulaşmasını sağlamada önem taşıyor. Aynı zamanda yeterli su alımı, bebeğin içinde büyüdüğü amniyotik kesenin ideal oranda suya sahip olmasını sağlarken, atıklar ve toksinlerin vücuttan atılmasında da önemli rol oynuyor. Nem, hava sıcaklığı, fiziksel aktivite ve egzersiz yoğunluğu gibi durumlarda ise su tüketimini artırmanızda fayda var. -HABER MERKEZİ
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.14 11:45:16
Son Düzenlenme Tarihi :
Bu cadde de Kepez'e değer kattı
Kepez Belediyesi, Kültür Mahallesi’nde, şık bir tasarımla yenilediği üniversite öğrencilerine yönelik işletmelerin bulunduğu Kafeler Caddesi’ni törenle hizmete açtı.
Kültür Mahallesi’nde üniversite öğrencilerine yönelik işletmelerin hizmet verdiği 3805 Sokak, cadde tasarım çalışmasıyla yenilendi. Kepez Belediyesi, şık bir tasarımla yenilediği caddeyi törenle hizmete açtı. Açılışa AESOB Başkanı Adlıhan Dere, AK Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar, MHP Kepez İlçe Başkanı Mehmet Seyyar, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Kültür Kafeler Caddesi’nin açılışında konuşan AESOB Başkanı Abdullah Dere, içinde bulundukları caddenin çocukluk yıllarında gazoz sattıkları dönemde, çalılık, asfaltı olmayan, tozlu, taşlı bir yol olduğunu hatırlattı. Dere, “Meclis üyeliği dönemimde Ahatlı, Kültür ve Yenidoğan Mahallesinde Vakıflarla olan bir mülkiyet sorunu vardı. Bu mülkiyet sorunu buradan başlayarak Santral Mahallesine kadar gidiyordu. Burada inşaat yapmak mümkün değildi. Vakıflarla sorun çözülmemişti. O dönemde burada belediye hisseleri 49 liraya satılıyordu. Daha sonra 2009 yılında Hakan Tütüncü başkanımız göreve geldiğinde buradaki belediye hisseleri 250 TL. oldu. Bugün geldiğimiz noktada şuanda içinde bulunduğumuz caddenin üzerindeki daireler 700 bin lira, metre karesi de 7 ile 10 bin lira arasında. Nereden nereye geldik. Başkanımız mülkiyet sorunlarını, burada yapmış olduğu çalışmalarla bakın bugün geldiğimiz noktaya… Kepez bugüne kadar hep arka bahçeydi. Başkanımız göreve geldiğinden bu yana Kepez bırakın arka bahçe olmayı, denizin önüne geçti. Elinize emeğinize sağlık, çok güzel olmuş. Sözde değil özde esnaf dostu Kepez Belediye Başkanımızı ekibiyle beraber kutluyorum.” dedi.
Rüya gibi dönüşüm
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’de, Kepez’de yeni eserler üretmenin heyecanının ve açılışların bitmediğini söyledi. İnsana dokunan eserlerle yerel ekonomiyi kalkındıran projelerle geleceğe yürüyüşün sevincinin de bitmediğine değinen Başkan Tütüncü, “Bugün Kültür Kafeler Caddesini açıyoruz. Çok mutluyum. Çünkü Kültür Mahallesi benim mahallem. Ortaokul ve Lise yıllarım burada geçti. Bu mahallenin dününü de bugününü de biliyoruz. Bugünkü açılışla bu mahallenin geleceğine de işaret etmek istiyoruz. Kültür Mahallesi biz göreve geldiğimizde 2 sokağın imarı vardı. Vilayet arsalarıydı onlar. Onun dışındaki yerlerin imarı yoktu. Mülkiyet vakıflara aitti. Takasları gerçekleştirmek, vatandaşlarımıza tapularını kavuşturmak, kat artışlarını yapan imar uygulamalarını yapmak, sonrasında bu rüya gibi dönüşümü değişimi gerçekleştirmek bizim dönemlerimize, bizim belediye meclislerimize nasip oldu.”diye konuştu.
Caddeye makyaj
2009-2010 yıllarının bölgede mülkiyet sorunlarının çözülmeye başladığı tarihlerin başlangıcı olduğunu belirten Başkan Tütüncü, “Sonrasında imar planları geldi, kat artışları verildi. Kat artışlarıyla birlikte Kültür Mahallesi, Ahatlı ve Yenidoğan Mahallesi ile bambaşka bir ufka yürüdü. Burada bir üniversite ve bu üniversitenin 80 binden fazla öğrencisi vardı. Biz burayı hem kıymetlendirelim, hem de ekonomiye bir değer olarak kazandıralım istedik. Bugünkü bu gelişmişlik seviyesini bizim hayal ettiğimiz dönemler 2009’dan itibaren başlayan dönemlerdir. Bu cadde o dönemde de vardı. Cadde etrafında gecekondular vardı ve hayvancılık yapılırdı. İşte o günlerden bugünlere geliş, rüya gibi değişim oldu. Bu caddedeki onlarca dükkanda yüzlerce arkadaşımıza istihdam sağlanıyor. Yerel idarelerin, belediyelerin vatandaşın ekonomisine katkı sağlaması konusu hep konuşulur. Bu nasıl olur? Bir bölgeyi değerlendirmekle olur. 2019 yılına geldiğimizde bu cadde artık yükünü almıştı. Buraya bir makyaj yapıp, bölgeye prestij bir cadde yapmak gerekiyordu. Şehirlerde buna benzer prestij caddeler önemli bir cazibe merkezidir. “dedi.
Şehrin önemli cazibe merkezi
“İstedik ki esnafımız daha da mutlu olsun. Burası daha da bilinir hale gelsin. Burası bir makyajla birlikte, şehrin önemli bir cazibe noktası olsun ” diyerek sözlerine devam eden Tütüncü, “ 2009 yılında esnafımızla birlikte bir araya geldik. Caddede yapmak istediğimiz değişiklikleri kendilerine sunduk. Bu caddeyi kapalı bir cadde haline getirebileceğimizi, caddeyi mevcut imar planıyla hem gidiş hem geliş yapabileceğimizi, bu caddeyi tek yönlü trafiğe işletebileceğimizi, dükkanların kullanabileceği alanların biraz daha geniş olabileceğini belirterek, tercihi esnafımıza bıraktık. Ve bir anket çalışması yaptık. Kanaat caddenin iki tarafının açık olması oldu. Birlikte yönetişim adına bu önemli bir çalışmaydı. Pandemi döneminde, kapanma günleri oldu ve esnafımızı rahatsız etmeyecek şekilde cadde çalışmamız başladı. Bu çalışmalar sırasında da bütün kurumlarla koordineli olarak alt yapı çalışmaları tamamlandı. 20-30 yıllık alt yapı planlamasıyla, buradaki bütün tesisatları yeniledik. Esnafımızı mağdur etmemek için kapanma günlerinde çalışmalarımızı hızla bir şekilde bitirerek, kapanma günleri biter bitmezde caddeyi hemen trafiğe açtık.
2 yılda bitecek olan Gülveren, 1 yılda bitti
Eserlerin mutluluğunu yaşadıkça ortaya yeni heyecanlar yeni hedefler koyuyoruz. Biz bir caddeyi, bir mahalleyi, bir sokağı yaparken amacımız bölgeyi geliştirmektir. Bizde hemen yanı başımızdaki Gülveren Kentsel Dönüşümü, bunu iftiharla söylüyorum, 2 yılda tamamlamamız gereken bir kentsel dönüşümü muhteşem bir çalışmayla 1 yılda tamamladık. Hemşehrilerimize teslim ettik. Oranın yanında kat karşılığı verdiğimiz firmanın yaptığı bir çalışma var. İnşallah o projede tamamlanınca Gülveren’in mütemmimi olan o çalışmayı da bitirdiğimizde burası bir kat daha ticari hareketliliğe sahne olacak. “ ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin en büyük kütüphanesi Kepez’e
Başkan Tütüncü’nün bölgeyle ilgili yeni müjdelerinde olduğunu bildirerek, gençlerin hayatına dokunan birçok projeyi doğrudan hayata geçirmeyi amaç edinen bir belediye olduklarını söyledi. Kütüphaneler konusunda da çok hassas olduklarını dile getiren Tütüncü, “İlçemize 7. Kütüphaneyi geçtiğimiz hafta açtık. 2023 yılı sonuna kadar 16 kütüphane hedefimiz var. 2 tane amiral gemisi var. Birincisini Dokuma’da 100 bin kitapla açtık. Antalya’nın en zengin kütüphanesi oldu, fabrikanın trafo binası… İkinci amiral gemisi de Gülveren kentsel dönüşümü ile birlikte yapıyoruz. Türkiye’nin en büyük kütüphanesini 6 bin 500 metre kare alana sahip. Aynı anda 2 bin öğrencinin ders çalışacağı bir kütüphane… 2023 yılın ilk aylarında, Cumhuriyet’in 100. yılına armağan olsun diye Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olarak gençlerimize kapılarını açacak. “ dedi. Başkan Tütüncü, Gülveren’e yeni bir okul yapılacağını da müjdeledi.
Kültür’e şık cadde
Gençlerin kitap okumalarını, sanatla, sporla, bilimle uğraşmasını istediklerini belirten Tütüncü, “Gençlerimizin geleceğe ışık tutmalarını istiyoruz. “ dedi. Başkan Tütüncü’nün konuşmasının ardından kurdele kesimi ile Kültür Kafeler Caddesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Tütüncü, günün anısına katılımcılarla selfie çekindi. Açılışın ardından konser etkinliği ile üniversite öğrencileri ve mahalle sakinleri gönüllerince eğlenme imkanı buldu.

