SON DAKİKA

logo

(Özel) Hatay’da çocuklar uzun zaman sonra böyle eğlendi

Kahramanmaraş’ta yaşanan depremler sonrasında en büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarafından hayata geçirilen ‘Anadolu Oyun Evi’ ile çocuklar depremin etkisinden biraz da olsun kurtularak, eğlendi.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Kahramanmaraş’ta yaşanan depremler sonrasında büyük yıkımın yaşandığı Hatay’ın Belen ilçesinde çocuklar için hayata geçirdiği ‘Anadolu Oyun Evi’ ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinlikte gönüllerince eğlenen çocuklar depremin etkisini birkaç saatliğine de olsa unuttu. Etkinlikte oyunlar oynayan çocuklar, ellerindeki Türk bayraklarıyla dakikalarca eğlendiler. Çalan müziklere eşlik eden çocuklar programda ayrıca, şiirler okuyup, koro halinde şarkılar da söyledi. Çocuklar daha sonra sahnelenen tiyatro ile moral buldu.

“Gülmenin ve oyunun iyileştirici bir etkisi var”
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Enis Yıldız, yapılan proje ile bir araya geldiklerini belirterek, “Anadolu Üniversitesi olarak uzun zamandır Belen’deyiz. İlk önce bir aşevi açıldı. Çeşitli yerlere yemekler dağıtılıyor. Ondan sonraki aşamada ise bir oyun evi projesi gerçekleştirildi. Belen’deki çocukları biz burada eğlendirmeye, yüzlerini güldürmeye çalışıyoruz. Çünkü gülmenin ve oyunun iyileştirici bir etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Bugün ise 23 Nisan etkinliği yapmaya karar verdik. Bu etkinlikte çocuklarımız hep birlikte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak ve paylaşmak için bir araya geldiler” dedi.

“Onların gülüşünden mutlu olduk”
Anadolu Üniversitesinden 1992 yılında mezun olduğunu ve yapılan projeyi duyunca Belen’e geldiğini belirten Yasin Oğuz ise şunları söyledi:
“Elimizden geldiği arkadaşlarımızla plan yaparak, tamamen eğlendirmeye yönelik faaliyetlerde bulunduk. Boya yaptık, şarkı söyledik. 23 Nisan hazırlığı yaptık. Bir konser planladık. Çocuklarımızla eğlendik. Bizler onların gülüşünden mutlu olduk. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gönüllü olarak geldik.”

“Eğlenceli vakitler geçirdik”
Melisa Saydam isimli minik öğrenci ise yapılan etkinliklerde çok eğlendiklerini belirterek, düşüncelerini şöyle dile getirdi:
“Burada eğlenceli vakitler geçirdik. Sandalye kapmaca oynadık, boyama ve farklı etkinlikler yaptık. Çok eğlenceliydi. Bizim için değişiklik oldu.”

“Kafamızın dağılması gerekiyordu, çok eğlendik”
Depremden dolayı kafalarını dağıtmaları için iyi bir fırsat yakaladıklarını belirten öğrenci Ezgi Gündüz ise, “Top oynadık. Güzel vakitler geçirdik. Bizim mahallede çok yıkılan yer oldu. Kafamızın dağılması gerekiyordu. Geldim buraya, çok eğlendik. Hocalarımız çok iyi. Bir sürü etkinlik yaptık. Bizi hiç kırmadılar” diye konuştu.
İki büyük depremle sarsılan 11 ildeki vatandaşlar için başlatılan yardım seferberliği devam ederken, Belen Kaymakamlığı ve Belen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda Anadolu Üniversitesi tarafından hayata geçirilen “Anadolu Oyun Evi” depremzede çocuklar için düzenlediği öğretici etkinliklerle faaliyetlerini sürdürüyor. Anadolu Üniversitesi desteği ile gönüllüler Ramazan Bayramı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda etkinliklerini Hatay’daki tüm çocuklara ulaştırmak için yollarda olacak.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.23 16:18:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hipertansiyona karşı 7 yaşam tarzı önerisi

    Kan basıncı yüksekliği anlamına gelen hipertansiyon; kalp yetmezliği, kalp krizi, atriyal fibrilasyon gibi bazı ritim bozuklukları, kronik böbrek hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklar için önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor. 
Kişide yüksek kan basıncı gelişimine zemin hazırlayabilecek birçok risk faktörünün bulunduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen, “İlerleyen yaş ve ailede hipertansiyon hastası bulunması hipertansiyon gelişimi için riskli kabul edilen faktörler arasında yer alıyor. Bu durumlar dışında aşırı kilolu, fiziksel aktivite yapmayan ya da tütün kullanan kişiler de hipertansiyon gelişimi açısından riskli kabul edilen grup içerisinde değerlendirilir” açıklamasında bulundu.
Kişide kan basıncının yükselmesine neden olabilecek durumların birincil ve ikincil nedenler olmak üzere 2 grupta incelendiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen “Birincil hipertansiyon kişideki yüksek kan basıncının oluşmasına neden olabilecek durumun tespit edilememesi halinde kullanılan bir terimdir. Birincil hipertansiyon klinik olarak zaman içerisinde yavaş yavaş gelişme eğilimindedir. İkincil hipertansiyon ise kişideki yüksek kan basıncının belirli bir sağlık durumunun bir sonucu olarak ortaya çıkması anlamına geliyor. Birincil hipertansiyondan farklı olarak, bir neden sonucunda sekonder olarak gelişen yüksek kan basıncı ani olarak yükselir” açıklamasında bulundu.
Çeşitli rahatsızlıklar ve bazı ilaç veya maddelerin kullanımı sonrasında ikincil hipertansiyonun ortaya çıkabildiğini vurgulayan Dr. Ersin Özen, “Obstrüktif uyku apnesi, böbrek rahatsızlıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, tiroit rahatsızlıkları, bebeğin anne karnında olduğu dönemde meydana gelen damar gelişimi ile ilgili anormallikler, doğum kontrol ilaçları, soğuk algınlığının tedavisinde kullanılan ilaçlar ve bazı ağrı kesicilerin kullanımı hipertansiyona sebep olabilir” diye konuştu.
Hipertansiyon belirtileri
Hipertansiyonun genellikle gelişme aşamasındayken sinsi ilerleyen ve kişilerde herhangi bir belirtiye neden olmadan varlığını sürdürebilen bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Dr. Ersin Özen, “Yüksek kan basıncına dair belirtilerin belirgin hale gelmesi bazı kişilerde hipertansiyon gelişiminden yıllar sonra ortaya çıkar. Kişide ciddi bir hipertansiyon varlığına işaret edebilecek birçok belirti ve bulgu var. Bunlar baş ağrısı, nefes darlığı, burun kanaması, kızarma, sersemlik, göğüs ağrısı, görme ile ilgili problemler, idrarda kan varlığı” dedi.
Hipertansiyonun uzun dönem tedavisinde yaşam tarzı değişikliği şart
Rutin fizik muayene esnasında hekim tarafından gerçekleştirilen kan basıncı ölçümlerinin normalden daha yüksek olarak tespit edilmesi ve bu durumun ilerleyen günlerde yapılan ölçümlerde de tespit edilmesi halinde kişide hipertansiyon varlığının ortaya konabildiğini söyleyen Dr. Ersin Özen sonrasında gerekli tedavilerin uygulanmaya başladığını dile getirdi. 
Dr. Ersin Özen, hipertansiyonun uzun dönem yönetimi ve tedavisinde en önemli aşamalardan 7 yaşam tarzı değişikliğini şöyle paylaştı:
• Sağlıklı ve dengeli beslenme
• Düzenli fiziksel aktivite
• Vücut ağırlığının sağlıklı kabul edilen sınırlara çekilmesi
• Aktif ya da pasif olarak tütün dumanına maruz kalınmasının sonlandırılması
• Başarılı stres yönetimi
• Beslenmeyle birlikte alınan tuz miktarının kısıtlanması
• Kafein içeriğine sahip ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 16:13:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Ağrı ve şişlik kötü huylu kemik tümörünün habercisi olabilir

Kemik dokularındaki hücrelerde kontrolsüz büyüme ve çoğalması ile ortaya çıkan kemik tümörleri yaşamın her döneminde görülebiliyor. İyi ve kötü huylu olarak sınıflandırılan kemik tümörleri konusunda vakit kaybedilmeden uzman yardımı alınması ve gerekliyse kişiye özel tedavi planlaması yapılması gerekiyor. 
Çocukluk çağı veya 20’li-30’lu yaşlarda tespit edilebilen iyi huylu kemik tümörleri bazen hiç tedavi gerektirmezken bazen de kemiğe zarar verecek durumda olması nedeniyle ameliyat gerektirebiliyor. Kemiğin kendi dokusu veya vücudun herhangi bir yerindeki kanserin kemiğe yayılmasıyla gelişen kötü huylu kemik tümörlerinde de erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor. 
Ağrı ve şişlik ya da başka bir rahatsızlık nedeniyle çekilen röntgen filmleriyle tespit edilebilen kötü huylu kemik tümörlerinin tedavi planı; tümörün türü, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre yapılıyor. Kötü huylu kemik tümörler cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi edilebiliyor. 
Memorial Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Devrim Özer, kemik tümörlerinin tanı ve tedavileri hakkında bilgi verdi.
Kemik tümörlerinin çoğunluğu kanserlerin yayılmasıyla oluşuyor
Kemik tümörleri, kemik dokusunun kendisinden olduğu gibi vücudun başka organlarındaki kanserlerin kemiğe yayılmasından da kaynaklanabilmektedir. Primer kemik tümörleri(kemikte gelişen tümörler) diğer tümörlere göre nadir görülmektedir. Tüm tümörlerin %1’i kemik dokusunun kendisinden kaynaklanmaktadır. Ancak kemik tümörlerinin büyük çoğunluğu başka organlarda oluşan kanserlerin kemiğe yayılması(metastaz yapma) ile ortaya çıkmakta.
Kemik tümörleri ağrı ve şişlik şikayeti ile kendisini belli edebilir
Kemik tümörleri genellikle tümörün bulunduğu kol bacak kemiklerindeki (ekstremite) ağrı veya şişlik şikayeti ile ortaya çıkar. Bazı durumlarda ise hastanın hiçbir şikayeti yokken başka bir sebeple çekilen röntgen filmlerinde ya da basit bir travma sonucu oluşan kırıkların tedavi sürecinde tesadüfen tespit edilmekte.
İyi huylu kemik tümörleri tedavi gerektirmeyebilir
Kemik tümörleri iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) olarak ikiye ayrılmaktadır. İyi huylu kemik tümörleri çoğunlukla çocukluk çağında veya 20’li ya da 30’lu yaşlarda tespit edilmektedir. İyi huylu kemik tümörlerinin sık görülenleri şunlardır;
- Fibröz kemik lezyonu 
- Basit kemik kisti
- Anevrizmal kemik kisti
- Osteokondrom
- Fibröz dizplazi
- Dev hücreli kemik tümörü
İyi huylu kemik tümörlerinin bazılarında tedavi gerekmez, hasta sadece takip altında tutulur. Ancak teşhis edilen iyi huylu kemik tümörünün ilerleyici ve kemiğe zarar verici olması durumlarında ameliyat gerekebilir. Agresif seyredenlerde ameliyata rağmen tekrarlama oranı ortalama %20 civarındadır. Bu nedenle hasta birkaç kez ameliyat edilebilir. Osteoid osteomalarda radyofrekans, ablasyon tedavisi, kriyo ablasyon tedavisi daha çok tercih edilmekte.
Kötü huylu kemik tümörleri çocuklarda da yetişkinlerde de görülebilir
Kemikten kaynaklanan kötü huylu tümörlerin görülme oranları milyonda 1-2’dir. Metastatik kemik tümörleri(başka organdaki kanserlerin kemiğe yayılması sonucu oluşan tümörler) primer kemik tümörlerinden çok daha fazla görülmektedir. Primer kemik tümörlerinin hangi sebeple oluştuğu tam olarak bilinememektedir. Bazı genetik hastalıklara eşlik edebilmektedirler. Bu nedenle bu olgularda kemik tümörleri olabileceği akılda tutulmalıdır. 
En sık görülen kötü huylu primer kemik tümörleri şunlardır;
- Osteosarkom kemik tümörleri
- Ewing sarkomu
- Kondrosarkom kemik tümörleri
- Kişiye özel tedavi başarı oranını artırıyor
Osteosarkom ve Ewing sarkomu daha çok çocuklarda ve genç erişkin insanlarda görülürken, kondrosarkom daha çok orta ve ileri yaşlardaki insanlarda görülür. Ağrı ya da şişlik şikayeti ile gelen hastalara röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi ve kemik sintigrafisi yapılarak teşhis konulmakta. Kötü huylu kemik tümörlerinin tedavisinde hastaya aldığı tanıya göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmakta.
Hastalara büyük çoğunlukla cerrahi işlem yapılması gerekebilir. Ayrıca hastanın tanısına göre tedavi planına kemoterapi ve radyoterapi eklenebilmekte. Kemik tümörlerinde tedavi sonrası nelere dikkat edileceği ve ne zaman normal hayata dönüleceği yapılacak tedavilere göre farklılık göstermektedir. Hastaların tedavi sonrası kontrolleri aksatmaması da çok önemlidir.
* Memorial basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.25 14:36:09
Son Düzenlenme Tarihi :