SON DAKİKA
header-ad

TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 2 - Bursaspor: 2

TFF 2. Lig Beyaz Grup’un 34. haftasında Isparta 32 Spor, sahasında Bursaspor’la 2-2 berabere kaldı.

Stat: Isparta Atatürk
Hakemler: Ali Rıza Altunbakır xx, Şafak Nalbantoğlu xx, Muhammet Mahmut Delimazı xx
Isparta 32 Spor: Furkan Bekleviç x, Halil Duman xx, Osman Torun xx, Musa Nizam xx, Bahadır Yıldırım x (Ömer Kandemir dk. 62 x), Cem Özdemir xx (Koray Yağcı dk. 84 ?), Cemal Kızılateş x (Oğuzhan Öztürk dk. 71 x), Hüseyin Afkan x, Erdem Seçgin x (Erkan Süer dk. 62 x), Abdullah Topkara xx (Ömer Çiçek dk. 84 ?), Bahattin Berke Demircan xxx
Bursaspor: Canberk Yurdakul xx, Ertuğrul Kurtuluş xx, Baran Karagöz xx, Ozan Koç xx, Hasan Ayaroğlu xx, Bilal Güney xx, Beral Altındiş x (Melih Sağlam dk. 68 x), Çağatay Yılmaz x, Emre Tepegöz x (Cenk Şahin dk. 46 xx), Hamza Arıkan x (Eren Tunalı dk. 46 x), Barış Dalkıran xx (Enes Gökhan dk. 70 x)
Goller: Bahattin Berke Demircan (dk. 18), Koray Yağcı (dk. 90) (Isparta 32 Spor), Hasan Ayaroğlu (dk. 48), Barış Dalkıran (dk. 58) (Bursaspor)
Sarı kartlar: Erkan Süer (Isparta 32 Spor), Enver Cenk Şahin (Bursaspor)

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.23 18:08:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Esen: Mali disiplinden ödün vermiyoruz

Göreve geldiği günden bu yana mali disiplinden ödün vermediklerini belirten Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “En kapsamlı projeden en küçük malzemeye kadar harcayacağımız her kuruşun hesabını yapıyoruz” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Dostlar Gurubu’nun konuğu olan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Belediye bütçesini ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını ifade eden Esen, harcadıkları her kuruşun mali hesabını yaptıklarını ifade etti. Gelir-gider dengesini sağlamanın en iyi yolunun mali disiplinden geçtiğini vurgulayan Başkan Esen, belediyedeki her kalemin, her giderin mali hesabını yaptıklarını ve konuyahakim olduğunu belirtti. Sabit gelirleri hesaplayarak ilerleyen yıllarda nasıl bir yol izleyeceklerini şimdiden belirlediklerini söyleyen Esen, “İller Bankası’ndan gelen paranın giderlerin hangi kalemini ne oranda kapatabileceğini biliyorum. Bunu bilmem gerekiyor. Eğer bunu bilmezsek uyuyamayız. Bunu bilmezsek plan, proje veya hizmet yapamayız. Hesabı yapılmayan bir projenin yapımına başlamamak lazım. Öncelikli dikkat ettiğimiz şey bu. Örneğin, bin öğrenciye, 500 lise hazırlık 500 de üniversite hazırlık öğrencisine bedava kurs verecek etüt merkezi ve hemen arkasında yeni bir kreş planımız var. Kendi arsamızda, kendi paramızla yapacağımız ve kira vermeyeceğimiz yerler olacak. Bunları yaptığımız zaman verdiğimiz kiranın büyük bir yük olmasından kurtulmuş olacağız. İşte mali disiplin böyle olur” şeklinde konuştu.

“TASARRUFA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

Konyaaltı Belediyesi’nin tüm birimlerinde maksimum verim elde etmek için, attıkları her adımı önceden planladıklarını ifade eden Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, tasarruf politikasını temel anlayış haline getirdiklerini belirtti. Büyük küçük fark etmeksizin tüm çalışmalarında tasarrufu öne aldıklarını söyleyen Esen, HayatPark’ta yaptıkları tasarrufu örnek göstererek ihaleden son taşı koyana kadar büyük tasarruf sağladıklarını belirtti. Atık getirme kumbaralarından çöp konteynerlerine kadar tüm malzemeleri kendi atölyelerinde ürettiklerini ifade eden Esen, “Göreve geldiğim ilk zamanlarda, 2 bin tane çöp konteynerinin alınması gerektiği söylendi. Bunun için de ihaleye çıkılması gerektiği belirtildi. Almak yerine neden kendimiz üretmiyoruz, dedim. Kaynak, kesme, bükme vb. makineleri almamız lazım dendi. Alalım dedim ve bu makinaları aldık. İyi ki almışız, şimdi bunu almaya güç yetmez. Sadece çöp konteyneri değil atık getirme istasyonu ve bu alanda kullandığımız her malzemeyi kendimiz üretiyor ve çok büyük tasarruf sağlıyoruz” diye konuştu.

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR ATIKLARDAN BÜYÜK GELİR

Dönüştürülebilir atıklar ile önemli bir gelir elde ettiklerini söyleyen Esen, tüm dönüştürülebilir atık alanlarından yılda 12 milyon lira kazandıklarını ifade etti. Popülist söylemler ile işlerinin olmadığını söyleyen Başkan Esen, “Mali disiplin yapalım derken bazı popülist yaklaşımlar vardır, ‘işe bisikletle gittim’ şeklinde. Biz bunu daha gerçek ve gerçekçi yaklaşımlar ile uyguluyoruz. Kız yurdu, etüt merkezi, yüzme havuzu, kapalı spor salonu ve kreş. Bunları yapmayı planlıyoruz ve çoğunun projelerinin hazırlıklarına başladık. Bunun yanında en önemli konulardan biri, belki bununla ilgili siz kent paydaşlarımızdan da destek isteyeceğiz, günde 2 bin tane üniversite öğrencisine, eğer yapabilirsek bedavaya, yapamasak da minimum ücretle öğle ve akşam yemekleri vereceğiz” dedi. Temel hizmetleri de aksatmadan sürdürdüklerini söyleyen Esen, her kış bozulan yayla ve kırsal bölgelerdeki yolları yenilemenin önüne geçmek için, suyun yolları bozduğu noktalara büzler yerleştirerek bu sorunun önüne geçtiklerini ifade etti. Halkın parasını, ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını kaydeden Esen, “Aksi takdirde burada bulunmamızın bir anlamı yok” dedi.

“HAK ETTİĞİMİZ HİBE DESTEĞİNİ ALAMIYORUZ”

Dönüştürülebilir atıkları şirketler üzerinden toplamak yerine kendileri topladıklarını ifade eden Başkan Esen, ilçenin belirli noktalarına ‘kendin getir’ kumbaraları koydurduklarını dile getirdi. Devletten, sıfır atık ile ilgili tüm şartları yerine getirmelerine rağmen siyasi nedenlerden dolayı hak ettikleri hibe desteğini alamadıklarını vurgulayan Esen, buna rağmen atık ve geri dönüşüm ile ilgili kendi imkanları ile hizmet verdiklerini söyledi. Esen, konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı; “Her 10 bin nüfusa bir atık getirme istasyonu koyduk. Bu konuda devlet, ‘eğer sıfır atık ile ilgili bir hedef koyup çalışmalara başlarsan, bununla ilgili projelerini bana getir, sana ne lazım, saç kesme makinası mı lazım, toplama kamyonu mu lazım, ne lazımsa ben sana hibe vereceğim’ der. Siyasete girmeyelim diyoruz ama ister istemez girmek zorunda kalıyoruz. Bu alanda yaptığımız proje ve çalışmalar ortada olmasına rağmen henüz bir lira bile hibe kullanamadık. Diğer birçok belediyenin kullandığı hibelerin yüzde 1’ini bile kullanamadık. Daha dün yine bir projemiz ret edildi. Gerekçe de şu; “Siz zaten belli bir aşamaya gelmişsiniz, artık bundan sonra para lazım değil” dendi. Bu adaletli bir durum değil.”

“OKÇULUK TESİSİ YERİNE YURT YAPIN!”

Üniversite öğrencilerinin yemek ve barınma gibi ihtiyaçlarının görmezden gelinmesine büyük tepki gösteren Başkan Esen, amaca hizmet etmeyen projelerin hayata geçirilmesinin anlamı olmadığının altını çizdi. Antalya merkezinde yaklaşık 60 bin üniversite öğrencisinin olduğunu ve bu sayının ancak 10 binin yurtlarda kalabildiğini vurgulayan Esen, geriye kalan 50 bin öğrencinin nerelerde kaldığı hakkında kimsenin bir fikrinin olmadığını belirtti. Hal böyleyken Finike’ye okçuluk tesisi için neden milyonlarca liranın ayrıldığını soran Esen sözlerine şöyle devam etti; “Yurt alanını özel okul alanına çevirmenin anlamı yok. Buna karşı çıktım ve hala karşı çıkıyorum. 10 bin kapasiteli yurt hacmimiz varken 60 bin öğrencimiz oradayken ve 50 bininin nerede kaldığından fikrimiz bile yokken, üniversitenin arka kapısının orada yurt yapmak yerine Finike’ye okçuluk tesisi için 300 milyon ayırmanın anlamı yok. Kültür Mahallesi’nin o halini gördükçe hala içim yanıyor ve sızlıyor. Akşam oraya yanaşan o lüks arabaları gördükçe o arabalara binen zavallı çocukları gördükçe içim yanıyor. Gençlerin orada o sıkıntıyı yaşamalarına izin vermemeliyiz. Çocuklara ücretsiz yemek hizmetini devreye soktuğumuz zaman birçok şeyin önüne geçmiş olacağız. Sizlerden bir şey istemeyeceğiz. Diyeceğiz ki ‘bize para vermeyin’, salça, nohut, makarna, pirinç, kurbanda kestiğiniz eti verin bize. Biz onlarla o gençlere bedava yemek vereceğiz. 2 bin öğrencilik kapasitemiz olacak. Çevremize olan bitenden bihaber ve duyarsız kalamayız. O nedenle bu öğrenciler konusunda bence tüm Antalya’nın artık ayağa kalkması lazım. Çocuk ve genç istismarının, fakir istismarının zirve yaptığı bir yerdir Kültür Mahallesi. Birilerinin bunu duyması ve bu duruma engel olması lazım. Yarın bizim çocuğumuz da başka bir yerde aynı duruma düşebilir. Ben bu sorumluluğu içimde hissediyorum. Gençlerimizi orada yanlışa veya ileride pişman olacakları şeylere sürüklenmesinin önüne geçmeliyiz.Finike’de tesisi kuracağıma, iftar çadırı gibi çadır kuracağım. ‘Gelin çocuklar, burada yemek yiyin’ diyeceğim. Hep birlikte çocuklarımızı bu korkunç durumun içinden çıkarmalı ve korumalıyız. Hiçbir gencimizi orada yem etmememiz lazım. Bugünkü küçük şeyler için ileride pişman olacakları veya ruh sağlıklarını bozacak şeyler yapmalarının önüne geçmeliyiz. Çocuklarımızı tertemiz, kendi ayaklarının üzerinde durana kadar korumak bizim görevimiz. Bu durum için tek başına hiçbir belediye veya kurumu değil hepimiz kendimizi eleştirmeliyiz. Her belediye veya kurum kendi bölgesinde yemek vb. yardımları yaparsa bu durum ile başa çıkabiliriz. Yoksa bu tek başına üstesinden gelinecek bir 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.16 12:45:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Kent Konseyi’nden yüzme havuzlarıyla ilgili kritik uyarı

Yüzme havuzlarının temizliği ve denetimiyle ilgili rapor hazırlayan Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, birçok hastalığın bulaşma riski bulunduğunu ve gerekli denetimin yapılmadığına işaret ederek, yasal düzenleme ve yeni uygulamalar için önerilerde bulund

Yaz mevsiminin başlamasıyla Antalya’da site ve otellerin yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorunu yeniden gündeme geldi. Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, Haziran ayı toplantısında konunun uzmanlarıyla yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorununu görüştü. Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Ozan Uzkutmoderatörlüğündekitoplantının ardından “Havuzların temizliği ve denetimi” konulu bir rapor hazırlandı.

‘BİRÇOK HASTALIK BULAŞABİLİYOR’

Yüzme havuzlarından bulaşabilecek hastalıklara dikkat çekilen raporda, “Havuzdan geçebilecek lejyonella, el ayak hastalığı, sarılık, viral ve bakteriyel hastalıklar, bazı mantar hastalıkları gibi birçok hastalığı düşününce havuz denetimlerinde durumun ciddiliği çok daha önem kazanmaktadır. Havuzlar hizmet ettiği alana göre otel ve site/konut havuzları olarak ikiye ayrılmaktadır. Otel havuzları; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile ‘Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkında Yönetmelik’ kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Ticari amaçlı olarak kullanılmayan havuzlar bu Yönetmeliğin kapsamı dışında bırakıldığı için site/konut havuzları denetimi Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda değildir. Belediyelerin ise havuzların denetlenmesi hususunda hiçbir yetki ve sorumlulukları bulunmamaktadır” denildi.

DENETİM İÇİN İMKANLAR KISITLI’

Denetim eksikliğine vurgu yapılan raporda, şu görüşlere yer verildi: “Site ve konut havuzları ise hiçbir kurum tarafından denetlenmemektedir. Site havuzları ile ilgili bütün sorumluluk site yönetimine verilmiştir. Havuzda oluşabilecek bir hastalıktan direkt site yönetimi sorumlu tutulup cezalandırılabilmektedir. Bu nedenle site yönetimleri havuzların temizliği için belirli aralıklarda numune aldırıp havuz analizi yaptırmak zorundadır. Türkiye’deki turizm yatak sayısının yarıya yakını Antalya’da bulunmaktadır.Türkiye genelindeki otel ve tatil köyündeki havuzların yarısı Antalya’dadır. Sağlık açısından otel havuzlarının denetimi büyük önem taşımaktadır. Antalya’daki havuz denetimler, Sağlık Müdürlüğünün imkânları dâhilinde yapılmaktadır. Sağlık Müdürlüğü; ölçüm ve denetim elemanı ihtiyacı, laboratuvar şartları, bina kapasitesinin yetmemesi gibi birçok ölçümün aynı laboratuvarda yapılması nedeniyle istenen sıklıkta denetim yapamamakta. Alınan numunenin kısa zamanda laboratuvara yetiştirilmesinde işletmelerin sorumlu olması, işletmeler açısından sıkıntılara neden olmakta, yeni koordinasyon ile alınan numunelerin laboratuvara ulaştırılması sağlanmalıdır.”

‘BU İMKANLARLA ÇÖZÜM ÇOK ZOR’

Bu imkanlarla denetim ve sorunların çözümünün çok zor göründüğünün kaydedildiği raporda, “Sağlığımız için etkin bir denetim yapılması önem arz etmektedir. Antalya için Sağlık Müdürlüğü tarafından akredite edilen ve denetlenen laboratuvarlarda bu ölçümün yapılmasına bir protokol çerçevesinde izin verilmesi değerlendirilmeli. Mevzuat gereği havuzların temizliği klor ile yapılmakta ve denetimlerde klor seviyesine bakılmakta. Başka ülkelerde havuz temizliği, klorun yanında ultraviyole ışınları ve ozonlama ile de sağlanmakta. Klorun, sıcak havalarda solunum yoluyla vücudumuza girip bizi hasta etme riski var” denildi.

‘HASTALIKLAR YAYILMADAN ÇÖZÜLMELİ’

Raporda şu öneriler yer aldı: “Havuzların temizliğinde klor kullanımı yanında, ultraviyole ışınları ve ozonlama tekniklerinin kullanımı için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Site havuzlarının kontrolü ve denetimi için yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Antalya’da bulunan bütün havuzların etkin denetimi için yeni bir uygulama geliştirilmelidir.İklim değişikliği nedeniyle kuraklık tehlikesine karşı, havuz yapımında belediyeler tarafından kriterler getirmelidir.Pandemiden çıktığımız ve yeni hastalıkların olası artışının olabileceği göz önüne alındığında bu sorunun hastalıklar yayılmadan çözülmesi gerekmektedir.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.23 10:58:27
Son Düzenlenme Tarihi :