SON DAKİKA

Durgun, Batı Antalya’da çalışmalarına devam ediyor

Milliyetçi Hareket Partisi Antalya 2’nci sıra Milletvekili Adayı Hilmi Durgun bayramın ardından çalışmalarına Batı Antalya'dan devam ediyor.

Seçim çalışmaları kapsamında programlarına devam eden, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya 2’nci sıra Milletvekili Adayı Hilmi Durgun 24 Nisan Pazartesi günü sabahın erken saatlerinde Kumluca Halinde üreticileri ve çiftçileri ziyaret ederek piyasa ile ilgili bilgiler aldı.  Hal esnafını da ziyaret ederek hayırlı işler dileyen Durgun’a MHP Kumluca İlçe Başkanı Yücel Kaplan, yönetim kurulu üyeleri ve Milliyetçi Hareket Partisi Antalya 9’uncu sıra Milletvekili Adayı Serkan Öztürk’te eşlik ettiler. 

Kumluca Halinde bütün çiftçi ve üreticileri tek tek dolaşan Durgun, 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlerde kendilerine destek isteyerek, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de belirttiği gibi 48 olan milletvekili sayılarını 148’e hatta 248’e çıkarma gayesinde olduklarını belirtti. 

Durgun; Bayram öncesinde başlamış olduğumuz ziyaretlerimiz bayram sonrasında da hız kesmeden devam ediyor. Bugün Akdeniz Bölgesinin ve tüm Türkiye’nin örtü altı sebze yetiştiriciliğinde lokomotifi olan Kumluca Halindeydik. Üreticilerimizle, çiftçilerimizle ve hal esnafımızla sohbet ettik.  Piyasa ile ilgili bilgi aldık. Esasen biz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda her zaman sahadaydık ama 14 Mayıs’a kadar durmadan, yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.” Şeklinde konuştu. 


-HİLMİ DURGUN BSN.MRK.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.24 10:35:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AntSanat deprem sayısıyla yayımlandı

Antalya Muratpaşa Belediyesi'nin kültür ve sanat dergisi AntSanat'ın 6’ncı sayısı yayımlandı. 2023’ün ilk sayısı, Türkiye’yi sarsan deprem felaketine ayrıldı.

    Muratpaşa Belediyesi’nin kültür ve sanat yayını AntSanat’ın2023 Bahar sayısı okuyucusuyla buluştu. 88 sayfalık derginin 6’ncı sayısını depreme ayrıldı. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, Anadolu’da antik dönemde yaşanan, kent tarihçisi Hüseyin Çimrin Antalya’da yaşanan depremleri AntSanat için yazdı.

    Prof. Dr. Çevik’in yazısı ‘Arkeoloji ve tarihte deprem gerçeği: Mesele sarsılmak değil yıkılmamak’ başlığını taşıyor. Prof. Dr. Çevik yazısında Likya ve Pamfilya’da depremin neden olduğu yıkımları anlatırken 68 yılında Myra ve Patara’yı vuran tsunaminin, Arykanda stadyumu ve tiyatrosunun yıkıldığı depremin, bugünün batık şehirleri Kekova ve Simena’nın hikayelerine yer verdi. 

    Çevik’in yazısından dikkat çeken bir ayrıntı ise hayırsever Opramoas’tı. Çevik’in aktardığın göre, Rhodiapolisli başka bir ifadeyle KumlucalıOpramoas, Likya ve Karya Roma eyaletlerinin çoğunu, Rodos, İstanköy, Sömbeki, Koyunluca adalarını etkileyen ve büyük su baskınına neden olan 141 depreminde yıkılan pek çok yapının bağışlarıyla onarılmasına sağladı. Likya’da yardım etmediği kent kalmayan bölgenin en varlı ailesinin bu en ünlü üyesi, en büyük yardımı 100 bin dinarla Myra’ya 80 bin dinarla Tlos’a yaptı.

    Dergide ayrıca kent tarihçisi Hüseyin Çimrin’in Antalya bölgesinde kaydı tutulan depremlere ilişkin yazısı yer aldı. Çimrin’in yazısında 1911’de Antalya’da yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremde Yivli Minare’nin şerefesinin yıkıldığı belirtilirken 23 Mart 1966’da Antalya iskelesinde denizin 2 metre çekildiği anlatıldı. Çimrin, küçük teknelerin dahi rıhtıma yanaşamadığını bu durumun büyük şaşkınlığa neden olduğuna yazısınd yer verdi. 

    AntSanat’ın bu sayısında ayrıca, 11 Şubat’ta hayata veda eden Antalyalı siyasetçi Deniz Baykal’ın çocukluk arkadaşı Dr. Kadir Yakut, tanıdığı Baykal’ı anlattı. Ortaokul yıllarında başlayan Antalya Lisesi’nde devam eden yılların arkadaşlığını anlatan Dr. Yakut, Baykal’ın akıllarda kalan yüzme merakının lise yıllarında başladığını söyledi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.09 10:57:09
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalça kireçlenmesinin başlıca 3 belirtisi

Kalça kireçlenmesinde, toplumdaki yaygın inancın aksine, kalça eklemine içeriden bakıldığında çaydanlığın dibinde görüldüğü gibi bir kireçlenme tablosu görünmediğine dikkat çeken Op. Dr. Murat Baloğlu, belirtilerini şu şekilde sıraladı: "Kalça eklem hareketleri ile birlikte ağrının olması, kasığa..

Kalça kireçlenmesinde, toplumdaki yaygın inancın aksine, kalça eklemine içeriden bakıldığında çaydanlığın dibinde görüldüğü gibi bir kireçlenme tablosu görünmediğine dikkat çeken Op. Dr. Murat Baloğlu, belirtilerini şu şekilde sıraladı: "Kalça eklem hareketleri ile birlikte ağrının olması, kasığa vuran ağrı, sağdan sola dönerken, oturup kalkarken özellikle kalçada hissedilen ve bacağa yayılan ağrı."
Kalça kireçlenmesinde, toplumdaki yaygın inancın aksine, kalça eklemine içeriden bakıldığında çaydanlığın dibinde görüldüğü gibi bir kireçlenme tablosu görülmüyor. Kireçlenmelerde her iki yüzeyin arasında bulunan kıkırdak aşınarak, iki kemiğin birbirine sürtmesine neden oluyor. Kalça ekleminde de iki kemiğin birbirine uzun süreli sürtüşü sonucunda koksartroz yani halk dilinde kalça kireçlenmesi meydana geliyor. Kalça kireçlenmesine erken müdahale edildiğinde cerrahiye gerek kalmadan tedavi planlanabiliyor. İleri evrede cerrahi kaçınılmaz oluyor ama günümüzde kullanılan seramik protezler ile başarılı sonuçlar elde diliyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Baloğlu, kalça kireçlenmesi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

"Travma olan gençlerde de görülebilir"
Kalça kireçlenmesi kalçada özellikle femur başı diye adlandırılan topuz kısımda, kıkırdakta aşınma veya yıpranmanın neden olduğu bir durum olarak tarif eden Op. Dr. Murat Baloğlu, “Kalça eklemi, yapısı nedeniyle beslenmesi diğer eklemlerin beslenmesinden daha azdır. Bu bölgeye kan akışı diğer eklemlerdeki gibi olmamaktadır. Dolayısıyla ilk sorunlar kalça ekleminde görülebilir. Kalça kireçlenmesi genellikle dizde kireçlenme görülen veya belinde bir rahatsızlık olan hastalarda görülür. Kalça kireçlenmesiyle eğer genç yaşlarda bir travma söz konusu değilse, 55-60 yaşından sonra karşılaşılır” sözlerine yer verdi.

"Ancak ileriki dönem hastalarda başvurulan tek yöntem cerrahidir"
Op. Dr. Murat Baloğlu, kalça kireçlenmesinin özellikle şu kişiler ve durumlarda görüldüğünü açıkladı: “Belde ve dizde sorunu olan kişilerde, ileri yaşta, doğuştan kalça çıkığı olanlarda, kalça ekleminde problem olan hastalarda, uzun süre steroid kullananlarda, erken dönemde destek tedaviler fayda sağlıyor. Kalça kireçlenmesinde dinlenirken ağrının olması ve yürürken ağrının artması önemli belirtilerdir. Kalça kireçlenmesinde genelde hastalar ilaç tedavisi ve fizik tedaviye başvururlar. Erken dönemde fark edilen kalça kireçlenmesinde kök hücre tedavisi, PRP, kolajen ve diğer destek tedavilerden fayda sağlanır. Ancak ileriki dönem hastalarda başvurulan tek yöntem cerrahidir. Cerrahide kalça protezi yapılır.”
Op. Dr. Murat Baloğlu, kalça kireçlenmesinin belirtilerini ise şu şekilde sıraladı: “Kalça eklem hareketleri ile birlikte ağrının olması, kasığa vuran ağrı, sağdan sola dönerken, oturup kalkarken özellikle kalçada hissedilen ve bacağa yayılan ağrı”

“Kalça protezi ameliyatından sonra özellikle hastanın yürümesi sağlanır”
Kalça protezi ameliyatının hareket özgürlüğü sağladığına dikkat çeken Op. Dr. Murat Baloğlu, “Kalça ekleminin yüzde 50’sinden daha azını tutan bir problem varsa o zaman kurtarıcı ameliyatlara başvurulur. Kurtarıcı tedaviler olarak yüzey artroplastisi ya da kıkırdak/kemik nakli uygulanır. Kalça protezi cerrahisi gerekliyse hastaya ergonomi sağlayan seramik protezler tercih edilir. Bunlar aşınması daha az olan protezlerdir. Kalça protezi ameliyatından sonra hasta hastanede 3 gün yatış yapmakta ve 3. günün sonunda yürüyerek gidebilmektedir. Kalça protezi ameliyatından sonra özellikle hastanın yürümesi sağlanır. 1 buçuk 2 ay sonrasında ise hasta günlük yaşantısına bir kısıtlama olmadan dönebilmektedir. Ameliyattan sonra da hastanın kilo kontrolü, fizik tedavi ve uygun spor ile gerekli kasların güçlendirilmesi çok önemlidir” dedi.

“Protez hiç yokmuş gibi”
Ameliyattan sonra hastaya bir yaşam tarzı belirlendiğini sözlerine ekleyen Op. Dr. Murat Baloğlu, “Tuvalet eğitimi dahil, hastanın oturuş kalkışının nasıl olmasının gerektiği öğretilir. 3 aya kadar doktorun önerdiği şekilde hareket etmesi istenir. Ancak 3 aydan sonra hastaya pek bir kısıtlama yapılmamaktadır. Özellikle kas düzeyi iyi olan ve genç hasta gruplarında kalça protezi yüz güldürücü bir ameliyattır. Protez hiç yokmuş gibi hastalar hayatlarına devam edebilmektedirler” ifadelerine yer verdi.

“Ameliyattan sonra tüm vücudu güçlendirici sporlara yönelin”
Kalça protezi ameliyatından sonra sadece kalça eklemini korumanın yeterli olmadığını belirten Op. Dr. Murat Baloğlu, uyarılarını şöyle sıraladı: “Aynı zamanda bel ve dizi de koruyacak egzersizlere yönelmek gerekir. Ayrıca vücuttaki kasları da güçlendirmek çok önemlidir. Kalça eklemini ilgilendiren bütün egzersizlerde bel güçlenmezse olmaz. Dolayısıyla yüzme, aletli pilates gibi tüm bedeni çalıştıran, belli bir bölgeye ağırlık yüklemeyen ve kas güçlenmesini sağlayan sporlar yapılmalıdır. 25 derece ile bisiklet sürmek (ayakların ucu ucuna pedala yetiştiği) de faydalı olmaktadır.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 14:54:24
Son Düzenlenme Tarihi :