SON DAKİKA
header-ad

Vali Yazıcı: “Antalya’nın Yörük çocukları bilim alanında şehrine ve ülkesine katkı sunmaya devam ediyor”

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, TEKNOFEST 2023 çerçevesinde düzenlenen TÜBİTAK yarışmalarında dereceye giren öğrencilerin ödül törenine katıldı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğünde düzenlenen etkinliğe Vali Ersin Yazıcı, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, okul müdürleri, müdür yardımcıları, proje koordinatörü öğretmenler ve yarışmada dereceye giren öğrenciler ile velileri katıldı. Vali Ersin Yazıcı, ödül töreni başlamadan önce Serik Orhangazi Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ve Serik Özel Akdeniz Yükseliş Koleji Fen Lisesi öğrencileri tarafından tasarlanan, TEKNOFEST’te üçüncülük alan elektrikli araç hakkında öğrenci ve öğretmenlerden bilgi alıp, test sürüşü yaptı. TEKNOFEST 2023 Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde Antalya’dan 22 takım finale kalarak derece elde etti. Antalya, TEKNOFEST çerçevesinde 2 birincilik, 3 ikincilik ve 2 üçüncülük ile 6 farklı alanda ödül aldı.

“Türk gençlerimize fırsat verildiğinde neleri başarabileceğini görüyoruz”
Antalya’nın adını bilimle Türkiye ve dünyaya duyuran gençlere teşekkür eden Vali Yazıcı, “Bu gurur tablosunu birlikte paylaştığımız için çok mutluyum. Sizleri tebrik ediyorum. Bütün Antalya’nın sizi alkışladığını ve sizi tebrik ettiğini buradan duyurmak istiyorum. Bu gururu bize yaşattığınız için sonsuz teşekkürler. Öncelikle TEKNOFEST’i düzenleyen, bizim bu işleri yapabileceğimizi hayal eden, çocuklarımızı ve gençlerimizin uzay ve havacılık alanlarına yönlendirenlere teşekkürlerimi sunmak isterim. Bu kıymetli organizasyonlarla Türk gençlerimize fırsat verildiğinde neleri başarabileceğini bütün dünyaya gösterebiliyoruz. Antalya’nın Yörük çocukları bilim alanında şehrine ve ülkesine katkı sunmaya devam ediyor. Değerli öğretmenlerim sizlerin öğrencilerimizi yönlendirmesi, organize etmesi ve cesaretlendirmesiyle bu başarıyı yakalandı. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“Önce inanmanız lazım”
Başarının elde edilmesi için öncelikle inanılması gerektiğini vurgulayan Vali Yazıcı, “Hayatta inanmadığınız hiçbir şeyi başaramazsınız. Dolayısıyla önce inanmanız lazım. Sizler inandınız, damarlarınızdaki asil kana güvenerek bu yolculuk devam ediyor. Daha da güzel şeyler olacak sizin kardeşleriniz sizden daha da iyilerini üretecek inşallah. Biz uzayda, havacılıkta savunma sanayide ve aklınıza gelen her alanda büyük Türk milletinin damgasını vuracağız. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Gençlerimize de güveniyorum. Emeği geçen başta öğretmenlerimiz olmak üzere idarecilerimize tabi ki gençlerimizin anne ve babalarına son olarak da siz gençlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu gururu bize yaşattığınız için Allah sizden razı olsun. Bu gurur tabloları Antalya’mızda artarak devam etsin. Sizler örnek olun çok sayıda öğretmen ve öğrencimiz harekete geçsin Antalya’mız bu alanda da en çok bilinen tanınan şehir olsun inşallah” dedi.
Yarışmalarda toplamda 19 öğrenci, 7 danışman öğretmen ile 2 tane birincilik, 3 tane ikincilik, 2 tane üçüncülük derecesi elde etti. TEKNOFEST 2023 TÜBİTAK Yarışmaları’nda Antalya Yusuf Ziya Öner Fen Lisesi öğrencileri 2022 TÜBİTAK İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması Atık Yönetimi kategorisinde, Antalya Özel İstek Antalya Lara Fen Lisesi öğrencileri Kutup Araştırmaları Projeleri Yarışmaları Fiziki Bilimler kategorisinde birincilik elde ettiler. Nesibe Aydın Antalya Koleji öğrencileri İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışmasında Afet Yönetimi kategorisinde, Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri 2022 ve 2023 yıllarında iki yıl üst üste Kutup Araştırma Projeleri yarışmasında Fiziki Bilimler kategorisinde ikincilik elde ettiler. Hüseyin Girenes Fen Lisesi öğrencisi İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması Sosyal İnovasyon kategorisinde, Serik Orhangazi Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi ve Serik Özel Akdeniz Yükseliş Koleji Fen Lisesi öğrencilerinden oluşan elektrikli araba takımı ise 2023 TÜBİTAK Liseler Arası Elektrikli Araç kategorisinde üçüncülük elde etti.
Vali Yazıcı, TEKNOFEST 2023 TÜBİTAK Yarışmaları çerçevesinde derece alan öğrencilerin hediyeleri ve danışman öğretmenlerine teşekkür belgelerini takdim etti.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.11 15:10:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’ Antalya seyircisi ile buluştu

(İHA) - Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’ Antalya seyircisi ile buluştu.  
  Eskişehir ekibi, 14. yılında Türkiye’nin farklı illerinde oyunlarını sergilemeye devam ediyor ve yoğun ilgi görüyor. Antalya Muratpaşa Belediyesi ve Antalya Barosu  organizasyonu ile gerçekleşen ve yakın zamanda kaybettiğimiz, tiyatroya hayatını adamış bir insan Av. Soner Ustaoğlu ismini taşıdığı tiyatro günlerine, Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’,  ‘Kargalar’ oyunu ile davet edildi. ‘Kargalar’ oyunu ile Antalya seyircisi ile buluşan Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’ topluluğu seyirciden tam not aldı. Oyunun yönetmenliğini başarılı oyuncu Kutan Gökkaya üstleniyor. Oyunda: Hüseyin Akçar, Büşra Karadan, Merve Öztuna, Tuna Can Ünver, Mert Efe Dursun ve Alperen Karakuş rol alıyor. 14 Yıldır aralıksız faaliyet sürdüren Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’, her yerde olduklarını ve olacaklarını ısrarla vurguluyor. Tiyatronun yaşanabilir bir dünya için gerekli olduğunu ve adaletin ancak sanatla sağlanabileceğini savunan Eskişehir ‘Sui Generis Tiyatro’, gönüllülük esasına dayanan çalışmalarıyla sezon içerisinde dikkat çekmeye devam ediyor. 
  Böylesine önemli bir projede davet edildikleri için gururlu olduklarını belirten Hüseyin Akçar, ‘’Tiyatroya gönül vermiş ve baroculuk faaliyetleri içerisinde dikkatleri üzerine toplayan Av. Soner Ustaoğlu’nu saygıyla anıyoruz’’ dedi. 
  Antalya Muratpaşa Belediyesi Belediye Başkan Yardımcısı ve Antalya Barosu Saymanı, oyun sonrasında Av. Hüseyin Akçar’a grup adına plaket takdim etti. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.20 16:41:19
Son Düzenlenme Tarihi :





Türkiye’nin yedi renkli gölünde su seviyesi kritik seviyede

Günün değişik zamanlarında farklı renkler alan, etrafı elma ve şeftali bahçeleriyle çevrili, berrak plajlarıyla ünlü, Türkiye’nin dördüncü büyük doğa harikası Eğirdir Gölü’ndeki su seviyesi kritik seviyelere yaklaşıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji bölümü öğretim üyesi aynı zamanda Su Enstitüsü müdürlüğünü yürüten Doç. Dr. Şehnaz Şener, 1969 yılı Haziran ayından itibaren bugüne kadar göl hacminin yarı yarıya azaldığını belirterek “Göl yüzey alanının ise 55 kilometre kare daha küçüldüğünü söyleyebiliriz” dedi.
Türkiye’nin yedi renkli gölü olarak bilinen aynı zamanda Türkiye’nin ikinci tatlı su gölü olan ve Isparta’nın içme suyu ihtiyacının karşılandığı Eğirdir Gölü’nde su kayıpları kritik seviyelere yaklaşıyor. Gölde su seviyesinin azalmasıyla birlikte halk plajlarında kumluk alanlar genişlerken iskeleler de karada kaldı. Suların çekilmesi ilginç görüntüler de oluşturdu. 2016 yılında Bedre Plajı’na kurulan su kaydırağı kumların arasında kaldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji bölümü öğretim üyesi aynı zamanda Su Enstitüsü müdürlüğünü yürüten Doç. Dr. Şehnaz Şener, Eğirdir Gölü’nü kaybetmemek için yapılması gereken tek şeyin su kullanımlarının azaltılması gerektiği konusuna dikkat çekti.

“Göl hacmi yarı yarıya azaldı, göl yüzey alanı ise 55 kilometre kare küçüldü”
Eğirdir Gölü’nün Türkiye’nin ikinci doğal tatlısı gölü olduğuna ve Isparta’nın içme suyu ihtiyacını karşılaması sebebiyle en önemli su kaynaklarından biri olduğuna değinen Doç. Dr. Şehnaz Şener, “Gölün son yıllardaki durumunu hepimiz üzülerek izliyoruz. Göl içme suyu kaynağı olması sebebiyle özel hükümlerle koruma altına alınmış durumda ve gölün su seviyesi minimum işletme kodu özel hükümlerle 914,72 metre olarak belirlenmiş. Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğünün yaptığı göl seviye ölçümlerine göre 1 Eylül tarihinde alınanı en son göl seviyesi 914,70 metre olarak ölçülmüş. Bu değer bu göl seviyesiyle yine DSİ Bölge Müdürlüğümüzün 2020 yılında yaptırmış olduğu batimetri verileriyle göl alanını hesapladığımızda 436 kilometre karelik bir göl yüzey alanı şu anda mevcut durumda ve göl hacmimizi 2 milyar metreküp civarında. Gölün maksimum işletme kodunda bu değerlere baktığımızda ise göl hacmimizin yaklaşık 4,1 milyar metreküp olduğunu biliyoruz. Bu demek oluyor ki geçmişten günümüzde şu anda gölün hacminin yarı yarıya azalmış olduğunu söyleyebiliriz. Gölün maksimum su kodunun ölçüldüğü 1969 yılı Haziran ayından itibaren bugüne baktığımızda göl hacmini yarı yarıya azaldığını, göl yüzey alanının ise 55 kilometre kare daha küçüldüğünü söyleyebiliriz” dedi.

“Bedre Plajı’nda kıyıdan itibaren gerçekleşen çekilme 90 metre”
Eğirdir Gölü çevresinde gerçekleşen su çekilme noktalarını belirten Şener, “Bunlardan bir tanesi gölün doğusundaki Gelendost-Yenice bölgesi bir diğeri gölün batısında Pupa Çayının göle döküldüğü bölge. Yine gölün kuzeyinde Taşevi bölgesinde ciddi çekilme alanları söz konusu ve şu an burada bulunduğumuz Bedre Plajı’nda da çok ciddi bir göl çekilmesi gözlenmekte. Yaptığımız bu sayısal analizler sonucunda 2010 yılından günümüze kadar Bedre Plajı’ndaki kıyıdan itibaren gerçekleşen çekilme miktarı 90 metre civarında.2010 yılından günümüze kadar Yeşil Ada civarında 70 metrelik, Kovada Kanalı çıkışında 70 metrelik yine gölün kuzeyindeki Taşevi bölgesinde en fazla çekilme 160 metre olarak belirlendi” dedi.

“İçme suyu için 13 milyon metreküp, tarımsal sulama için alınan su miktarı yaklaşık 160 milyon metreküp”
Göldeki su kaybının sadece iklim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Şener, “Tabii ki yağışların azalmasıyla ve sıcaklığın artması sonucunda gerçekleşen buharlaşma miktarlarının artmasında su kaybının etkisi olduğu bir gerçek ancak bunun da ötesinde sürdürülebilir bir göl yönetiminde olması gereken koruma kullanma dengesinin sağlanamamış olması ne yazık ki gölü mevcut duruma getiren en önemli faktördür. Yani koruma kullanma dengesi derken aslında gölden kullanım amacıyla alınan su miktarlarından bahsediyoruz. Rakamsal olarak ifade edecek olursak Eğirdir Gölü’nün içme suyu için 13 milyon metreküp su alınırken tarımsal sulama için alınan su miktarı yaklaşık 160 milyon metreküp. Bu durumda havza içerisinde aynı zamanda sulamada kullanılmak üzere çok fazla sayıda sondaj kuyuları var ve sürekli bir yeraltı suyu çekimi söz konusu. Yani gölden su kullanımında tarımsal sulama aslında en büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. Biz bilim insanları olarak bunu yıllardır söylüyoruz. Tarımsal sulamanın daha kontrollü ve özellikle damlama sulamaya geçilmesi gerektiği noktasında ancak hala Havza’nın birçok noktasında vahşi sulamaların yapıldığına ne yazık ki şahit oluyoruz. Atabey Ovası yine tarımsal sulama için gölü kullanan en önemli alanlardan biri. Yaklaşık 14 bin hektarlık bir alanın sulaması yine Eğirdir Gölü’nden karşılanıyor ve bunun için yılda 65 milyon metreküplük bir su çekimi söz konusu. Atabey Ovası’na suyu götürmek için sistem açık kanallarla gerçekleşiyor ve taşıma noktasında da bu süreçte 65 milyon metreküp suyun 40 milyon metre küpünün buharlaştığını söyleyebiliriz. Bunu önlemek adına Atabey sulamasını modern hale getirmek yani kapalı sistemle taşınmasına yönelik 2020 yılında ihalesi yapılmış ve çalışmaları başlatılmıştı ancak hala günümüzde bu çalışmalar tamamlanmış değil ne yazık ki. Tarımsal sulama için çekilen bu afaki su miktarını minimuma indirilebilmesi için bir an önce havzadaki tüm sulama sistemlerinin rehabilite edilmesi ve modernizasyonunun gerçekleştirilmesi zorunludur” şeklinde konuştu.

“Yapılması gereken tek şey su kullanımlarının azaltılmasıdır”
Gelecek yıllarda Eğirdir Gölü’nün yağıştan beslenemeyeceğini açıklayan Şener, “2020-2100 yılları arasında yağışın yaklaşık yüzde 15 oranında azalacağı, sıcaklığın ise en kötü senaryoya göre 3 ile 6 santigrat derece arasında bir artış göstereceği öngörülmekte. Bu durumda şunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki önümüzdeki yıllarda da gölün yağıştan beslenimi artmayacağı gibi buharlaşma kayıpları da her geçen gün daha da artacak. Bu nedenle Eğirdir Gölü’nü kaybetmemek için yapılması gereken tek şey su kullanımlarının azaltılmasıdır. Bu da havzadaki su kullanımlarının, su politikalarının iyileştirilmesi ve buna yönelik gerekli noktalarda şuurlandırma ve farkındalık faaliyetlerinin arttır mümkün olacaktır aksi durumda gelecekte Eğirdir Gölü’nün kuruması ve gölü kaybetmemiz kaçınılmazdır” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.22 15:32:18
Son Düzenlenme Tarihi :