SON DAKİKA

logo

Dindar ve Janesca Türkiye Kupası hakkında konuştu

Bolu'da, HDI Sigorta Kadınlar Türkiye Kupası’nda yarı finale yükselen takım kaptanlarının katıldıkları basın toplantısı düzenlendi.   
  Kadınlar Türkiye Kupası’nda yarı finale yükselen takım kaptanlarının katılımıyla Bolu'da basın toplantısı düzenlendi. Karaçayır Spor Salonu'nda düzenlenen toplantıya Yalıkavakspor'un kaptanı Kübra Yılmaz, Kastamonu Belediyesi kaptanı Serpil İskenderoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi kaptanı Burcu Dindar ve Antalya Konyaaltı Belediyesi kaptanı Monika Janesca Kıldan katıldı. 
  
  Kübra Yılmaz: "Bodrum halkına armağan etmek istiyoruz" 
 Armada Praxis Yalıkavakspor'un kaptanı Kübra Yılmaz, "Görele Belediyesi ile çeyrek finalde güzel bir maç oynadık, iyi başladık ve kazandık. Adım adım bakıyoruz. Amacımız burada iyi maçlar ve iyi hentbol oynayıp kupayı kazanmak. Hırslıyız, istekliyiz, bunun için çalıştık ve sezonu bir kupa ile taçlandırıp Bodrum halkına armağan etmek istiyoruz" dedi.  
   
  Serpil İskenderoğlu: "Heyecanlı güzel maç oynayacağımızı düşünüyorum" 
  Kastamonu Belediyesi kaptanı Serpil İskenderoğlu, "Konyaaltı Belediyesi'ni kutluyorum, ülkemize büyük bir gurur yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Kastamonu Belediyesi olarak dün oynadığımız Tekirdağ maçını rahat bir şekilde geçtik. Yarı finalde Konyaaltı Belediyesi ile seyir zevki yüksek, heyecanlı güzel maç oynayacağımızı düşünüyorum. Zor maçlar önümüzde, hedefimiz kupayı almak. Hazırlandık, hazırız, umarım sakatlıksız güzel maçlar izletiriz. Herkese başarılar diliyorum" diye konuştu.  
  Sekizli finali dedeğerlendiren İskenderoğlu, "Sekizli final olması güzel oldu, bütün kadın hentbolu camiası bir araya gelmiş olduk, özlemlerimizi giderdik, görüştük. Çok güzel maçlar oldu ve umarım daha da güzel maçlar izlettiririz. Medyada daha fazla yayınlanmasını, bizimle ilgilenmesini bekliyoruz. Başarılara imza atmamız gerektiğini de biliyoruz" şeklinde konuştu.   
   
   Burcu Dindar: "Bu sefer kupayı alıp İzmir'e götürmek istiyoruz" 
  İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden Burcu Dindar da Konyaaltı Belediyesi'ni Avrupa Kupası'nı Türkiye'ye getirdikleri için kutladığını belirterek, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Dün Yenimahalle Belediyesi ile oynadığımız çeyrek final maçı konsantrasyon eksikliğinden dolayı zorlu geçti. Ama kazanan taraf biz olduk ve mutluyuz. Yarı finalde Yalıkavak ile oynayacağız. Seyir zevki yüksek, güzel bir maç olacağına inanıyorum. İki senedir Kastamonu ile final oynayıp kupayı kaçırdık. Bu sefer kupayı alıp İzmir'e götürmek istiyoruz. Tüm arkadaşlarıma başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.  
 
  Monika Janesca Kıldan: "Biz de güçlüyüz" 
 Konyaaltı Belediyesi oyuncusu Monika Janesca Kıldan ise, "Üsküdar Belediyesi ile güzel bir maç oynadık. İlk hedefimize ulaştık ve kazandık. İkinci hedefimize ulaşmak için buradayız. Yarı finalde zorlu bir rakibimiz olduğunun farkındayız ama biz de güçlüyüz. Takım arkadaşlarıma ve teknik ekibimize güveniyorum. Biz de kupayı almak istiyoruz" dedi. 
  
  "Türkiye'ye Avrupa Kupası getirmekten gurur duyuyoruz" 
  Konyaaltı Belediyesi'nin Avrupa Kupası kazanması ile ilgili de Kıldan, "Çok mutluyuz. Türkiye'de tarih yazdık. Türkiye'ye Avrupa Kupası getirmekten gurur duyuyoruz. 3 yıllık bir takımın Antalya'ya kupa getirmesinin mutluluğunu yaşıyoruz" cümlelerine yer verdi.   -İHA

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.11 16:38:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Elmalı Belediyesi neyin güvencesini veriyor ?

Halen kullanılmakta olan otogar alanına komşu olan ve yıkılan düğün salonunun bulunduğu alana yapılacak olan otel ve rezidans dairelerle ilgili inşaatın halen başlamaması vatandaşların kafasında soru işaretlerine neden olurken, caddeye bakan kısımlara yapılacak projenin reklamlarının yeradığı bilboardlar konuldu.

Sözkonusu bilboardlarda, yapılacak inşaatların  Elmalı Belediyesi’nin güvencesi altında olduğu vurgulanırken, vatandaşlar buna sert tepki gösterdiler ve “Elmalı Belediyesi  neye dayanarak güvence veriyor ? Elmalı Belediyesi neyin güvencesini veriyor ? “ diyerek şunları söylediler:
“Güvence deyince şunu anlıyoruz. Rezidans daireleri ve düğün salonları ile kapalı otoparkı, dükkanları yapacak olan firma nakit sıkıntısına düşer ve inşaatları tamamlayıp daireleri veya dükkanları teslim edemezse, buralardan dükkan ya da daireleri alanların mağduriyetleri belediye tarafından karşılacak. Böyle bir şey sözkonusu bile olamaz. Bu konuda şimdiden sadece Başkan Halil Öztürk’ü değil, başkana yetki veren Elmalı Belediye Meclisi üyelerini de uyarıyoruz. “


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.23 11:51:21
Son Düzenlenme Tarihi :





ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetlerde kadınların rolü ve işlevlerini temel alan “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konusu ele alındı. ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Türkiye bir afet ülkesidir. Afetlerde kadınların dezavantajlı duruma düşmemesi için afetlerden ders çıkarmalıyız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.

"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.

"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 13:39:07
Son Düzenlenme Tarihi :