SON DAKİKA

TURİZMİN BAŞKENTİ ANTALYAMIZ, HAYIRSEVERLERİMİZİN DESTEĞİYLE SAĞLIĞINDA BAŞKENTİ

Vali Ersin Yazıcı, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin ve hayırsever Meryem Kocademir ile Aksu Belediyesine ait binanın, “Şaban-Meryem Kocademir Aile Sağlığı Merkezi” olarak kullanılması için devir protokolünü imzaladı. Antalya’nın sağlık alanında yoluna emin adımlarla devam ettiğini dile getiren Vali Yazıcı; “Güçlü bir sağlık altyapımız var. Bu güçlü sağlık altyapımızı hayırseverlerimizin desteğiyle daha da geliştirerek turizmin başkenti Antalya’mızı, sağlık alanında da başkent yapacağız.” dedi.
Antalyalı hayırseverlerin sağlık alanında destekleri hız kesmeden devam ediyor. Vali Ersin Yazıcı, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin ve hayırsever Meryem Kocademir ile Aksu Belediyesine ait binanın, 4 hekimli “Şaban-Meryem Kocademir Aile Sağlığı Merkezi” olarak kullanılması için devir protokolünü imzaladı. Vali Yazıcı başkanlığında Antalya Valiliğinde düzenlenen protokol törenine İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Başıbüyük, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin ve hayırsever Meryem Kocademir katıldı.
Protokol kapsamında hayırsever Meryem Kocademir’in Aksu Belediye’si için yaptırmış olduğu bina, 4 hekimli “Şaban-Meryem Kocademir Aile Sağlığı Merkezi” olarak kullanılması için İl Sağlık Müdürlüğü’ne devredildi.
Antalya’mız Hayırseverde Öncü Ve Lider Şehir
İmzaların atılmasının ardından Antalyalı hayırseverlerin şehre büyük katkılar sunduğunu belirterek sözlerine başlayan Vali Yazıcı; “Yine çok hayırlı bir iş için bir aradayız. Antalyalı hayırseverlerimizin şehrimize desteği devam ediyor. Hayırseverlerimiz eğitimden sağlığa birçok noktada şehrimize değer katmaya devam ediyor. Bu çok mutluluk verici. Gerçekten Antalya’mız hayırseverde öncü ve lider şehir.” şeklinde konuştu.
Ne Zaman İhtiyacımız Olsa Hayırseverlerimiz Desteğe Hazır
Antalyalı hayırseverlerin ne zaman ihtiyaçları olsa desteğe hazır olduklarının altını çizen Vali Yazıcı; “Şunu can-ı gönülden söylüyorum ki bu işin parayla bir ilgisi yok. Kalpte bir güzellik olmayınca çoğu kişiye nasip olamıyor. O yüzden hep diyorum, bu iş para işi değil gönül işidir. Ne zaman ihtiyacımız olsa hayırseverlerimiz hem bina yapımında hem de maddi destek anlamında yardıma hazır. Antalyalı hayırseverlerimiz hayır noktasında adeta yarışıyor. Ben tüm hayırseverlerimize tekrardan teşekkür ediyorum. Allah hayırlarını kabul etsin.” ifadelerini kullandı.
Antalya Hayırsever Noktasında Müthiş Bir Şehir
Çalıştığı iller arasında hayırseveri en bol şehrin Antalya olduğunu ifade eden Vali Yazıcı; “Antalya hayırsever noktasında müthiş bir şehir. Neredeyse hemen her hafta bir protokol imzalıyoruz. Çalıştığım vilayetler arasında hayırseveri en bol şehir. Hem sağlık alanında hem eğitim alanında hayırseverlerimizle imzalamış olduğumuz ve devam eden bir sürü projemiz var. Hayırseverlerimizin şehrimize yapmış olduğunuz bu katkı bizler için çok değerli. Sağ olun var olun.” dedi.
Güçlü Bir Sağlık Altyapımız Var
Antalya’nın güçlü bir sağlık altyapısı olduğunu ancak hayırseverlerin desteğiyle daha da güçlendiğini söyleyen Vali Yazıcı şunları kaydetti: “Turizmin başkenti Antalya’mız sağlık alanında da emin adımlarla yoluna devam ediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki, Antalya’mızda güçlü bir sağlık altyapımız var. Bu güçlü sağlık altyapımızı hayırseverlerimizin desteğiyle daha da geliştirerek turizmin başkenti Antalya’mızı, sağlık alanında da başkent yapacağız.” -VALİLİK BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 14:49:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tüp aracını kullanan alkollü sürücü ortalığı savaş alanına çevirdi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde daha önce 2 kez alkolden ehliyetine el konulan alkollü sürücü, kullandığı tüp kamyonuyla park halindeki araçlara çarptı. Kazanın ardından olay yerinden ayrılan sürücü, kaza yerine gelen ve aracı kendisinin kullandığını söyleyen babasına olay yerindeki vatandaşların ‘..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde daha önce 2 kez alkolden ehliyetine el konulan alkollü sürücü, kullandığı tüp kamyonuyla park halindeki araçlara çarptı. Kazanın ardından olay yerinden ayrılan sürücü, kaza yerine gelen ve aracı kendisinin kullandığını söyleyen babasına olay yerindeki vatandaşların ‘Aracı kullanan bu değildi’ şeklinde tepki göstermesi üzerine, Vejdi O., babası tarafından olay yerine tekrar çağrıldı. 1,20 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücüye, 3. araç sahibiyle birlikte 35 bin 169 TL ceza uygulandı. Öte yandan park halindeki zarar gören araçların sürücülerinden birisi, olay yerinde görüntü alan basın mensubuna kendi izinleri olmadan çekim yapmaması konusunda tepki gösterdi.
Kaza; Milli Egemenlik Mahallesi Güneylioğlu Caddesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Vejdi O.’nun kullandığı 07 LC 429 plakalı üzerinde tüp bulunan tüp dağıtım aracı, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sırasıyla cadde üzerinde park halinde bulunan 07 L 1926 sebze kamyonu, 07BHH 819 plakalı otomobil, 07 J 905 ve 07 JL 757 plakalı fırına ait ekmek dağıtım kamyonetlerine çarptı. Kazanın ardından olay yerinden ayrılan tüp aracı sürücüsü Vejdi O., olay yerine gelen ve aracı kendisinin kullandığını söyleyen babasına olay yerindeki vatandaşların ‘Aracı kullanan bu değildi’ şeklinde tepki göstermesi üzerine, Vejdi O., babası tarafından olay yerine tekrar çağrıldı.

1,20 promil alkollü çıktı
Olay yerine gelen Vejdi O.’nun Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan alkol kontrolünde 1,20 promil alkollü olduğu belirlendi.

3. kez alkollü araç kullanmaktan 5 yıl ehliyetine el konuldu
Vejdi O.’nun sorgulamasında daha önce 2 kez alkollü olarak araç kullanırken yakalandığı, ehliyetine 2 yıl el konulduğu belirlendi. Vejdi O.’ya 3. kez alkollü araç kullanmaktan 8 bin 190 TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 8 bin 190 TL, SRC belgesi olmaksızın ticari kamyonet kullanmaktan bin 420 TL olmak üzere toplam 17 bin 810 TL, araç sahibine ehliyetsiz birisine araç kullandırmaktan 8 bin 190 TL, SRC belgesi olmayan birisine araç kullandırmaktan 7 bin 200 TL, aracın muayenesinin olmamasından bin 979 TL olmak üzere toplam 17 bin 369 TL para cezası uygulandı. Vejdi O.’nun sürücü belgesine 5 yıllığına el konuldu.

Aracına çarpılan 1 kişi görüntü alınmasına tepki gösterdi
Tüp kamyonunun çarptığı otomobilin sahibi olduğunu belirten bir kişi ‘Benim iznim olmadan çekim yapamazsın’ diyerek görüntü alan İHA muhabirinin görevini yapmasını engellemeye çalışırken, bir süre sonra bu kişiye babası da katıldı. Araçlarının görüntüsünün alınmasını istemeyen şahıslara olay yerindeki vatandaşlar tepki gösterince sözlü tartışma yaşandı. Baba-oğlun tepkisine olay yerindeki vatandaşlar bir anlam veremedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.25 13:16:16
Son Düzenlenme Tarihi :





Haploidentik kök hücre nakli tedavide önemli bir seçenek oluşturuyor

Prof. Dr. Can Boğa, Haploidentik kök hücre naklinin kötü huylu hastalıkları olan kişilerde kullanılan tedavi yöntemlerinde önemli seçeneklerden birini oluşturduğunu söyledi.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Hematoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Can Boğa, doku grubu uyumsuz nakillerin son yılların en önemli keşif ve güncel gelişmelerinden birisi olduğuna dikkat çekerek, “Lösemi, lenfoma gibi kötü huylu hastalıkların tedavisinde ilacın gücünden yararlanarak iki hedefe ulaşmak isteriz. İlk hedefimiz hastalığı iyileştirmek, ikinci hedefimiz ise bu hastalıkların tekrarlama ihtimalini azaltmaktır. Bu sonuca ulaşmak amacıyla ilacın gücünün yanında hücrenin gücünden yaralanıyoruz. Hastaların doku grubu tam uyumlu gönüllü bir vericisi varsa, vericiden tümörle savaşan hücreleri topluyoruz. Bu hücreler hastalıklı hücrelerle mücadele ederek, tekrarlanmasına engel oluyor. Kötü huylu hastalıklarda kemoterapi gibi hedefe yönelik akıllı ilaçlar hastalığı tedavi edebiliyor ancak tekrar etme ihtimalini ortadan kaldırmıyor. Naklin en büyük avantajının kür şansı tanıyarak hastalığı tamamen ortadan kaldırması olduğunu söyleyebiliriz. Değişik hastalık grubuna göre hastaların ortalama yüzde 50’si tam olarak iyileşme şansı yakalıyor’’ dedi.
Tam uyumlu kardeş vericisi olmayan hastalar için akraba dışı donör taraması yapılarak, iyi uyumlu donör vericiler bulunduğunu kaydeden Boğa, “Ancak hastaların yaklaşık yüzde 60’ı bu şansı elde edebiliyor. Geri kalan hastalara ne akraba ne de akraba dışı donör bulunamıyor. Bu durumda hastalara umut olan aile içi doku grubu uyumsuz bir donörden nakil tercihini kullanıyoruz’’ diye konuştu.

Ön değerlendirme süreci tedavide başarı oranını arttırıyor
Nakil sürecinin detaylarından bahseden Prof. Dr. Can Boğa, şunları ifade etti:
“Nakli kabul eden gönüllü donörler olsa bile bağışçıların enfeksiyon hastalıkları açısından nakile bir engel oluşturmadığı ön değerlendirme yapılarak tespit edilmektedir. Aynı şekilde hastanın da uygun olması gerekir. Nakil öncesinde hastalık yükünün az olması tedavide başarı şansını arttırıyor. Bunun için uygun tedavilerle hastalık yükünü azaltıyoruz. İlk hedefimize ulaştıktan sonra hasta ve donör güvenliği bakımından engel bir durum olmaması durumunda, özetle donör ve hasta uygunluğu değerlendirildikten sonra nakil sürecine geçiyoruz. Hasta ve donör nakil için hastaneye yatırılıyor ve ilaç tedavisine başlanıyor. Nakil öncesi ilaç tedavisindeki hedefimiz hastalık yükünü biraz daha azaltmak ve verilen hücrelerin yerleşmesini sağlamak. İlaç uygulamasından bir gün sonra ilaçlar vücuttan atılıyor ve donörden alınan hücreler, özellikle yetişkin hastalarda çoğu zaman kan vermeye benzeyen bir işlemle hastaya naklediliyor.’’

Nakil sonrası yan etkilerden korunmak için tedbirlere dikkat etmek gerekiyor
Prof. Dr. Can Boğa, nakilden sonra bazen vericinin savaşçı hücrelerinin yollarını şaşırdığını belirterek, “Hastanın kendi dokusunu yabancı olarak kabul edebiliyor ve hastaların yaşam kalitelerini etkileyebilen ciltte alerjiye benzeyen reaksiyonlara, enfeksiyona, karaciğerde veya sindirim sisteminde birtakım problemlere yol açabiliyor. Bunlardan korunmak için özellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaç rejimi uyguluyoruz. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullanmayı bırakana kadar da hastaların koruyucu ilaç kullanmak, sıkça kontrole gelmek, beslenmeye dikkat etmek gibi tedbirlere dikkat etmeleri gerekiyor’’ dedi.

"Merkezimizde kök hücre naklinde sağladığımız başarı, Avrupa başarı oranı ile yarışıyor"
2015 yılından sonra güncel gelişmelere paralel olarak Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde doku grubu tam uyumlu olmayan hastalara nakil yapmaya başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Can Boğa, “Avrupa Kan ve Kemik İliği Nakli Birliğinin her yıl gönderdiği karnelere göre kayıtlı 300’den fazla kemik iliği nakil merkezinin ortalama eğrilerine göre düzenli hasta takip etme derecesi yönünden merkezimiz ortalama eğrileri yüzde 90’ın üzerinde yer alıyor. Hastaların düzenli takibinde birkaç yıldır aynı performansın sürdüğünü görüyoruz. Merkezimizde kök hücre nakli ile ilgili FACT-JACIE uluslararası kalite yönetim sisteminin uygulanması, graft-versus-host hastalığı dediğimiz alerjiye benzeyen yan etkinin az olması ve takip için başka merkezlere yönlendirilmeden düzenli takip edilebiliyor olmaları, hastalara önemli bir avantaj sağlıyor’’ şeklinde konuştu.

"Orak hücre hastalarında uyumsuz vericiden nakil, tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir"
Prof. Dr. Boğa, özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü hemoglobin anormalliğinin sıkça görülmesi ve orak hücreli hastalarda naklin başarı oranının önem taşıdığını ifade ederek, “Avrupa kayıtlarında tam uyumlu kardeş vericiden bugüne kadar yaklaşık 500 civarında yetişkin hastaya nakil yapıldı. Bu olguların 80’i merkezimizde yapılan nakilleri kapsıyor. Başarı oranı ise yüzde 90’ların üzerinde. Güncel bilgilerimize göre, hastalığı sadece nakil ortadan kaldırıyor. Ancak bu hastaların önemli bir kısmının vericisi yok. Orak hücre hastalığı dünyanın en sık rastlanan genetik hastalıklarından birisi ve hastaların yaşam kalitelerinin bozulmasına yol açtığı gibi, doku hasarı yaptığı için de hastaların yaşamlarını tehdit ediyor. Amerikan kayıtlarına göre orak hücre hastalığı olan yaklaşık 50 yetişkin hastaya uyumsuz vericiden nakil yapılmış. Bizim merkezimizde de bu program başladı sonuçları yakından takip ediyoruz. Olumlu sonuçlar alındığı takdirde özellikle kötü huylu hastalıklarda yaptığımız gibi uyumsuz vericiden bu hastalara nakil yapılabilmesi hastalar için büyük bir umut olacaktır’’ dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.14 17:57:12
Son Düzenlenme Tarihi :