Akciğer Kanserinin En Sinsi 9 Belirtisi
Vücuttaki sağlıklı hücreler bölünebilme yeteneğine sahiptir. Yaşamın ilk yıllarında daha hızlı bölünebilen hücrelerin bölünme hızı yaşla birlikte azalır. Hücre bölünmesi sırasında hasarlı bir şekilde bölünen hücreler ise kendiliğinden yok edilir ve bölünmeye devam etmesine izin verilmez.
Çeşitli sebepler sonucunda hücreler gereğinden fazla bölünebilir veya hasarlı hücrelerin bölünmesi vücut tarafından engellenemeyebilir. Bu durumlarda oluşan hücreye kanserli hücre denir.
Akciğer Kanseri Nedir?
Akciğer kanseri, akciğerlerde meydana gelen kontrolsüz hücre bölünmesi sonucunda gözlenir. Akciğer kanserinin kesin nedeni bilinmemekle birlikte sigara tüketimi gibi bazı riski artıran faktörleri bilinmektedir. Kanser genellikle bronşlardaki hava yollarında veya alveollerde (hava keseciklerinde) başlar. Başka yerlerde başlayıp akciğerin doku ve organlarına metastaz yapan kanser hücreleri akciğer kanseri olarak adlandırılmaz.
Akciğer Kanserinin Türleri
Kanser hücresinin mikroskobik görüntülenmesine göre sınıflandırma yapılır. Akciğer kanserinin sık görülen iki türü vardır.
Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK): En yaygın görülen akciğer kanseri türüdür. Kanser vakalarının yaklaşık olarak %80’ini oluşturur. Adenokarsinom ve skuamöz hücreli olarak iki türü bulunur. Skuamöz hücreli kanser sigara tüketimine bağlı olarak gelişen akciğer kanseridir.
Küçük hücreli akciğer kanseri: KHDAK’a göre daha hızlı gelişir ve tedavisi daha zordur. Sigara kullanımı ile ilişkilidir. Çok hızlı metastaz (yayılım) yapar bu nedenle tanı konulduğunda çoktan vücuda yayılmış olabilir.
Akciğer kanseri tedavisi hangi kanser türüne sahip olduğunuza göre değişebilir. Akciğer kanserinin tanı ve tedavisi ile ilgili daha detaylı bilgi için yazımızı okuya
Akciğer Kanseri İlk Evre Belirtileri
Kanser tümörün boyutuna, derinliğine, metastaz yapıp yapmadığına göre evrelendirilir. Her kanser türünün evrelendirilmesi farklıdır. Kısaca akciğer kanser evrelendirilmesi şu şekildedir:
Evre 0: Kanser hücreleri bronşun üst kısımlarındadır.
Evre 1: Kanser akciğerde bulunur, dışarıya yayılmamıştır.
Evre 2: Evre 1’e göre daha büyüktür ve aynı lobda birden fazla tümör hücresi bulunabilir.
Evre 3: Kanser lenf bezi veya yapılarına yayılmıştır. Loblarda birden fazla tümör bulunabilir.
Evre 4: Kanser akciğerin çevresine yayılmaya başlamıştır.
Akciğer kanserinin 0, 1 ve 2. evreleri erken evre 3 ve 4. evreleri geç evre olarak kabul edilir. Kanserin hangi evrede olduğuna bağlı olarak farklı belirti ve semptomlar görülebilir. Erken evrede tahribat henüz büyük boyutta değildir. Bu nedenle öksürük, nefes darlığı gibi hafif semptomlar görülmekle birlikte bazı durumlarda hiç belirti görülmeyebilir. Geç evrede ise daha fark edilir semptomlar görülür.
Akciğer Kanserinin En Sinsi 9 Belirtisi
Akciğer kanserinin erken evresinde tümörler henüz çok büyük değildir ve farklı vücut dokularına metastaz yapmaz. Bu durumda hastalık erken evrelerde belirgin semptomlara neden olmayabilir. Günümüzde kanser tedavisi her evreye uygun bir şekilde planlanabilir. Ancak henüz metastaz yapmamış kanser tedavisinde başarı şansı daha yüksektir. Bu nedenle akciğer kanserinin ilk evre belirtileri hakkında bilgi sahibi olmakta ve risk taşıyan kişilerin düzenli olarak kontrollerini yaptırmasında fayda vardır. İşte akciğer kanserinin en sinsi 9 belirtisi.
ÖKSÜRÜK
Öksürmek vücuttaki tahriş edici maddelerin boğaz veya solunum yolu ile dışarı atılmasıdır. Birçok hastalık ile ilişkilendirilebilir. Ancak soğuk algınlığı veya solunum yolu hastalıkları nedeniyle görülen öksürük genellikle 1 hafta içerisinde geçer. İnatçı, yoğun ve iyileşmeyen bir öksürük akciğer kanserinin belirtisi olabilir. Özellikle sigara içen bireylerin kronik öksürüklerindeki değişikliklere dikkat etmesi gerekir. Öksürük sonucunda kan veya kanlı balgam, kanlı mukus ile karşılaşırsanız en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir.
DİSPNE (NEFES DARLIĞI)
Nefes darlığı nefes alırken göğüste sıkışma veya derin bir nefes alamama olarak tanımlanır. Dispne kişinin yaşam kalitesini düşürebilir. Ne zaman nefes darlığı yaşadığınızı not edebilirsiniz. Nefes darlığı kanser hücrelerinin hava yolunu tıkaması sonucunda veya akciğer çevresinde sıvı birikmesi ile görülebilir. Sıvı birikmesi durumu plevral efüzyon olarak adlandırılan en yaygın görülen akciğer kanseri semptomlarından biridir. Tıkanmış veya daralmış solunum yollarına sahip olduğunuzda nefes aldığınız zaman ciğerlerinizden bir hırıltı veya ıslık sesi çıkabilir. Bu çıkan ses de benzer şekilde akciğer kanserinin de belirtisi olabilir. Nefes darlığının neden kaynaklandığından emin olmak için doktorunuzla görüşebilirsiniz.
SES KISIKLIĞI VEYA SES DEĞİŞİKLİĞİ
Akciğer kanseri farklı bölgelerde oluşarak bulunduğu bölgeleri etkiler. Örneğin ses tellerinin olduğu bölgede bulunan tümör ses tellerinde değişikliğe veya ses kısıklığına neden olabilir. Larenjit olarak bilinen ses kısıklığı erken dönem akciğer kanser belirtisi olabilir. 2 hafta veya daha uzun süren bir ses kısıklığınız varsa tıbbi yardım almanızda fayda vardır.
KRONİK YORGUNLUK
Yorgunluk genellikle çok ciddiye alınmayan bir semptomdur ancak kanser dahil çoğu hastalığın erken habercisi olabilir. Herhangi bir kanser durumunda vücudunuz kanserli hücrelere karşı savaşır. Bu durumda tükenmiş, enerjiniz bitmiş gibi hissetmenize neden olabilir. Kendinizi sürekli olarak enerjisiz ve uyuşuk hissederken bulabilirsiniz. Kanserin evresi ilerledikçe yorgunluk daha belirgin hale gelir. Hayat kalitesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olan bu durum ile ilgili doktorunuza danışarak tavsiye alabilirsiniz.
ATEŞ
Ateş, vücutta bir enfeksiyon olduğu anlamına gelir. Bu enfeksiyon soğuk algınlığına neden olan bir virüsten kaynaklandığı gibi kanser hücresinden de kaynaklanıyor olabilir. Normal vücut ısısı 37- 38 derece aralığındadır. Çok yükselen ateş sağlığınız için tehlikelidir bu nedenle en kısa sürede doktorunuza görünmeniz gerekir.
ÖDEM
Ödem dokularda sıvı birikimi olarak bilinir. Kılcal damarlar hasar gördüğünde ya da basınca maruz kaldığında sıvı sızdırabilir. Lenf düğümleri fazla sıvıyı temizlemek için uğraşır. Ancak lenf düğümlerine yayılan kanser hücreleri lenflerin düzgün çalışmasını engelleyebilir. Bunun sonucunda bacaklarınız, kollarınız hatta yüzünüzde bile ödem kaynaklı şişkinlikler meydana gelebilir.
BEKLENMEYEN AĞIRLIK KAYBI
Kilo vermek çoğu zaman sağlığı iyileştirici etkilere sahiptir. Ancak ağırlık kaybının sağlıklı ve bilinçli bir şekilde olması önemlidir. Çoğu zaman bir diyetisyen eşliğinde ağırlık kaybı sağlanır. Ancak bazen diyabet, kanser gibi hastalıkların belirtisi olarak beklenmeyen bir ağırlık kaybı görülebilir. Akciğer kanseri dahil birçok kanser türünde hastalar 6 ay gibi bir sürede herhangi bir çaba göstermeden vücut ağırlığının %10’unu kaybedebilir. Bu durum kanser hücrelerinin normalden fazla enerji kullanımından kaynaklanır. Ancak beklenmeyen kilo kaybı her zaman bir hastalığınız olduğu anlamına gelmez. Her ihtimale karşı durumu ciddiye alıp en yakın sağlık kuruluşundan kontrollerinizi yaptırmanızda fayda vardır.
VÜCUT AĞRISI
Akciğer kanseri vücudun belirli bölgelerinde gün boyu veya belirli zamanlarda ağrılara neden olabilir. Kanser sonucunda lenflerde meydana gelen genişlemeler veya akciğer dışına yaptığı metastazlar göğüste bir ağrı veya rahatsızlık hissedilmesine neden olabilir. Göğsün yanı sıra kemiklere yayılmış kanser sırt veya omuzlarda da ağrı meydana getirebilir. Bazı durumlarda baş ağrıları kanserin beyne metastaz yapması ile ilişkilendirilebilir. Ancak tüm bunların kesin bir şekilde söylenebilmesi için doktor muayenesinden geçmeniz gerekir.
İŞTAH KAYBI
Dönemsel olarak canımızın bir şey istemediği veya daha az yemek istediğimiz zamanlar olabilir. Şiddetli iştahsızlığın altında yatan nedenler psikolojik veya kullanılan ilaçlara bağlı olabileceği gibi akciğer kanserinin erken belirtisi de olabilir.
Akciğer kanseri çeşitli nedenlerden dolayı akciğerde bulunan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünmesi ile ortaya çıkar. Birleşerek tümörü oluşturan kanser hücreleri büyüklüğü veya yayıldıklarına alana bağlı olarak farklı kanser evrelerini meydana getirir. Daha iyi bir tedavinin uygulanması için çoğu kanserin erken evrede tespit edilmesi istenir. Ancak günümüzde gelişen teknoloji ile kansere her evrede müdahale edilmekte ve etkili tedaviler uygulanmaktadır.
Yukarıdaki belirtilere sahip olmanız akciğer kanseri olduğunuz anlamına gelmeyebilir. Ancak sağlığınızı riske atmamak adına yukarıda bahsedilen semptomlara sahipseniz size en yakın sağlık kuruluşundan bir randevu almanızda fayda vardır.
* Medicalpark Basın
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.14 18:35:13
Son Düzenlenme Tarihi :
Ev sahibinden imzalı kira kontratı beklerlerken, haciz şoku yaşadılar
Antalya’da bir ev sahibi, 3 yıllık kiracısı çiftle önce yüzde 25 oranının üzerinde zamda anlaştı, ardından ise kontrata imza atmak yerine haciz işlemi başlattı. Hacze konu olan 35 bin TL tutarındaki kira senetlerinin bedellerini ev sahibinin hesabına düzenli gönderdiklerini ve senetleri geri alamadıklarını belirten çift, “Son 15 gündür aile ve iş hayatımızda huzur kalmadı. Biz kiramızı günü gününe verdik, 1 TL dahi borcumuz yok. Amaçları bizi çıkararak yabancı vatandaşlara daha üstten kiraya vermek” dedi.
Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’nde yaşayan İsmail Cem ve Dilek Kasabalı çifti, 2020 yılında şu an oturmuş oldukları evi K.B.’den aylık bin 700 TL’den kiraladı. K.B. ve Kasabalı çifti arasında 11 tane kira, 2 tane de 850’şer TL’den depozito senedi düzenlendi. Kasabalı çifti, 1 yıl boyunca kira bedellerini ev sahibinin banka hesabına gönderse de senetleri geri alamadıklarını belirtti. Taraflar, 2022 yılında da kira konusunda karşılıklı olarak yeniden anlaştı. Ev sahibinin avukatı geçtiğimiz Temmuz ayında Kasabalı çiftini arayarak kiraya zam yapılmasını talep etti. Kasabalı çifti 3 bin TL olarak ödedikleri kiranın 2 Temmuz 2024 tarihine kadar kira artışı oranı üst sınırının uygulanacağı yüzde 25 oranını uygulayarak 3 bin 75O TL olmasını istedi.
İddiaya göre karşı taraf ise kiranın 6 bin TL olmasını talep etti. Bunun üzerine Kasabalı çifti tekliflerini 4 bin 500 TL’ye kadar çıkararak bu rakam üzerinden yeni kira kontratını imzaladı. İddiaya göre ev sahibi işi olduğunu belirterek imza yerine gelmedi. Avukatı ise K.B.’nin imza atmasının ardından kontratı kendilerine göndereceğini söyledi. Yeni kontratın imzalanarak evlerine gelmesini bekleyen Kasabalı çifti, 2020 yılında imzaladıkları senetlerden dolayı eve ve otomobillerine gelen haciz ve hesaplarına konulan bloke ile hayatlarının şokunu yaşadı. Yaşanılanların ardından ev sahibini ulaşmaya çalışan ve ulaşamayan çift, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
"Biz kiramızı banka aracılığıyla ay ay ödedik"
Yaşananları anlatan İsmail Cem Kasabalı, “2020 yılında Temmuz ayında biz kira kontratını düzenledik. 11 tane kira karşılığı iki tane de 850 TL’den depozito karşılığı olmak üzere senet verdik. Senetleri verirken hukuki yönden bir yaptırım olacağını bilmediğimiz için kiraya karşılık verildiğini belirtmedik. Biz kiramızı banka aracılığıyla ay ay ödedik. Hepsinin dekontları da var. Ev sahibi 2022’de ev kirasına zam yapılmasını istedi. Biz zam konusunda anlaşamadık, bizi mahkemeye verdi. Devam eden süreçte anlaştık. Bu zamana kadar oturduk. Temmuz ayında devletin yapılmasını açıkladığı yüzde 25 kira zammını vererek oturmaya devam etmek istedim. Hesabına 3 bin 750 TL para gönderdim. Ev sahibinin babası arayarak neden bu şekilde yatırıldığını sordu. Ben de yasada yüzde 25 zam artışını belirttim” diye konuştu.
"Mahkemelerin adli tatile girmesini fırsat bilerek 3 ay kazandılar"
Ev sahibinin kendisinden 6 bin TL kira istediğini belirten Kasabalı, “Biz de 4 bin 500 TL’ye kadar çıktık. Anlaşmıştık, bize avukatının gerekli imzalar için arayacağını söyledi. Eşimle birlikte avukatının ofisine gittik. Yeni kontratı imzaladık, ev sahibi gelmedi. Bize imzalayarak geri vereceklerini söyledi. 8 Temmuz’da imzaladık, sonra hiçbir şekilde geri dönmediler. Oyalandığımızı düşünerek yaptığımız araştırmada 11 Temmuz’da icraya verildiğimizi gördük. 2020 yılında vermiş olduğumuz senetlerden dolayı icra takibi başlatmışlar. Hepsinin ödendiğine dair banka dekontları var. Savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. Şu an adli tatil sürecinde olduğumuz için süreç yavaş işliyor. Hesaplarımız bloke konuldu, otomobilimize icra geldi. Çocuklarıma bir şey olsa acil destek veremeyeceğim. Mağdur olduk, bunu ispat edemiyoruz. Biz kiraların hepsini hesabına gönderdik, bunun da belgesi var. Mahkemelerin adli tatile girmesini fırsat bilerek 3 ay kazandılar. Ekim’e kadar bir şey yapılamayacak” sözlerine yer verdi.
“Son 15 gündür aile ve iş hayatımızda huzur kalmadı"
Yaşananlardan dolayı mağdur olduğunu ifade eden Dilek Kasabalı ise, “Son 15 gündür aile ve iş hayatımızda huzur kalmadı. Biz kiramızı günü gününe verdik, 1 TL dahi borcumuz yok. Bu mağduriyetten dolayı çok üzülüyorum. 16 senedir özel bir bankada çalışıyorum, bugüne kadar çalıştığımız kuruma karşı en ufak bir hatam olmazken bu olaydan dolayı itibarım zedelendi. Senetler şahsın elinde olduğu için hiçbir şeyi kanıtlayamıyoruz. Senetlerin üzerine 10 Haziran 2020 tarihi atılmış, biz ilgili tarihte burada değildik. 14 Temmuz’da biz buraya geldik. Ev sahibinin burada amacı şu olabilir; bu senetlerin kira karşılığı değil de bu iki şahsa ben elden borç para verdim, bana para ödemediler diyerek borç ilişkisi oluşturmak istedi. Eşim bu senetleri çok kez istedi, istemesine rağmen alamadı. Planlanmış bir hareket var” açıklamasını yaptı.
"Amaçları bizi çıkararak yabancı vatandaşlara daha üstten kiraya vermek"
Maaşına haciz ve hesaplarına bloke konulduğunu belirten Kasabalı, “Zaten zor geçiniyoruz. Hiçbir borcum olmadan bu şahsa karşı 35 bin TL borçlanmak bizi çok kötü bir durumda bıraktı. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bizim hiçbir şekilde borcumuz yok. Biz dekontlarımızı dosyamıza ekledik. Otomobillimiz hakkında her an yakalama kararı çıkabilir. Hesaplarımızda olan paramızı kullanamıyoruz. Biz 3 adet dava açtık, adli tatil dolaysıyla davaya konu olmadı” şeklinde konuştu.
Binada yan tarafının Rus vatandaşlara kiraya verildiğini açıklayan Kasabalı sözlerini şöyle tamamladı:
“Bölgede herkesin 16-17 bin TL kira verdiğini belirterek yeniden kiraya vermek istemediler. Türk vatandaşlar burada daha ucuza oturuyorlar. Amaçları bizi çıkararak yabancı vatandaşlara daha üstten kiraya vermek.”
Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi’nde yaşayan İsmail Cem ve Dilek Kasabalı çifti, 2020 yılında şu an oturmuş oldukları evi K.B.’den aylık bin 700 TL’den kiraladı. K.B. ve Kasabalı çifti arasında 11 tane kira, 2 tane de 850’şer TL’den depozito senedi düzenlendi. Kasabalı çifti, 1 yıl boyunca kira bedellerini ev sahibinin banka hesabına gönderse de senetleri geri alamadıklarını belirtti. Taraflar, 2022 yılında da kira konusunda karşılıklı olarak yeniden anlaştı. Ev sahibinin avukatı geçtiğimiz Temmuz ayında Kasabalı çiftini arayarak kiraya zam yapılmasını talep etti. Kasabalı çifti 3 bin TL olarak ödedikleri kiranın 2 Temmuz 2024 tarihine kadar kira artışı oranı üst sınırının uygulanacağı yüzde 25 oranını uygulayarak 3 bin 75O TL olmasını istedi.
İddiaya göre karşı taraf ise kiranın 6 bin TL olmasını talep etti. Bunun üzerine Kasabalı çifti tekliflerini 4 bin 500 TL’ye kadar çıkararak bu rakam üzerinden yeni kira kontratını imzaladı. İddiaya göre ev sahibi işi olduğunu belirterek imza yerine gelmedi. Avukatı ise K.B.’nin imza atmasının ardından kontratı kendilerine göndereceğini söyledi. Yeni kontratın imzalanarak evlerine gelmesini bekleyen Kasabalı çifti, 2020 yılında imzaladıkları senetlerden dolayı eve ve otomobillerine gelen haciz ve hesaplarına konulan bloke ile hayatlarının şokunu yaşadı. Yaşanılanların ardından ev sahibini ulaşmaya çalışan ve ulaşamayan çift, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
"Biz kiramızı banka aracılığıyla ay ay ödedik"
Yaşananları anlatan İsmail Cem Kasabalı, “2020 yılında Temmuz ayında biz kira kontratını düzenledik. 11 tane kira karşılığı iki tane de 850 TL’den depozito karşılığı olmak üzere senet verdik. Senetleri verirken hukuki yönden bir yaptırım olacağını bilmediğimiz için kiraya karşılık verildiğini belirtmedik. Biz kiramızı banka aracılığıyla ay ay ödedik. Hepsinin dekontları da var. Ev sahibi 2022’de ev kirasına zam yapılmasını istedi. Biz zam konusunda anlaşamadık, bizi mahkemeye verdi. Devam eden süreçte anlaştık. Bu zamana kadar oturduk. Temmuz ayında devletin yapılmasını açıkladığı yüzde 25 kira zammını vererek oturmaya devam etmek istedim. Hesabına 3 bin 750 TL para gönderdim. Ev sahibinin babası arayarak neden bu şekilde yatırıldığını sordu. Ben de yasada yüzde 25 zam artışını belirttim” diye konuştu.
"Mahkemelerin adli tatile girmesini fırsat bilerek 3 ay kazandılar"
Ev sahibinin kendisinden 6 bin TL kira istediğini belirten Kasabalı, “Biz de 4 bin 500 TL’ye kadar çıktık. Anlaşmıştık, bize avukatının gerekli imzalar için arayacağını söyledi. Eşimle birlikte avukatının ofisine gittik. Yeni kontratı imzaladık, ev sahibi gelmedi. Bize imzalayarak geri vereceklerini söyledi. 8 Temmuz’da imzaladık, sonra hiçbir şekilde geri dönmediler. Oyalandığımızı düşünerek yaptığımız araştırmada 11 Temmuz’da icraya verildiğimizi gördük. 2020 yılında vermiş olduğumuz senetlerden dolayı icra takibi başlatmışlar. Hepsinin ödendiğine dair banka dekontları var. Savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. Şu an adli tatil sürecinde olduğumuz için süreç yavaş işliyor. Hesaplarımız bloke konuldu, otomobilimize icra geldi. Çocuklarıma bir şey olsa acil destek veremeyeceğim. Mağdur olduk, bunu ispat edemiyoruz. Biz kiraların hepsini hesabına gönderdik, bunun da belgesi var. Mahkemelerin adli tatile girmesini fırsat bilerek 3 ay kazandılar. Ekim’e kadar bir şey yapılamayacak” sözlerine yer verdi.
“Son 15 gündür aile ve iş hayatımızda huzur kalmadı"
Yaşananlardan dolayı mağdur olduğunu ifade eden Dilek Kasabalı ise, “Son 15 gündür aile ve iş hayatımızda huzur kalmadı. Biz kiramızı günü gününe verdik, 1 TL dahi borcumuz yok. Bu mağduriyetten dolayı çok üzülüyorum. 16 senedir özel bir bankada çalışıyorum, bugüne kadar çalıştığımız kuruma karşı en ufak bir hatam olmazken bu olaydan dolayı itibarım zedelendi. Senetler şahsın elinde olduğu için hiçbir şeyi kanıtlayamıyoruz. Senetlerin üzerine 10 Haziran 2020 tarihi atılmış, biz ilgili tarihte burada değildik. 14 Temmuz’da biz buraya geldik. Ev sahibinin burada amacı şu olabilir; bu senetlerin kira karşılığı değil de bu iki şahsa ben elden borç para verdim, bana para ödemediler diyerek borç ilişkisi oluşturmak istedi. Eşim bu senetleri çok kez istedi, istemesine rağmen alamadı. Planlanmış bir hareket var” açıklamasını yaptı.
"Amaçları bizi çıkararak yabancı vatandaşlara daha üstten kiraya vermek"
Maaşına haciz ve hesaplarına bloke konulduğunu belirten Kasabalı, “Zaten zor geçiniyoruz. Hiçbir borcum olmadan bu şahsa karşı 35 bin TL borçlanmak bizi çok kötü bir durumda bıraktı. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bizim hiçbir şekilde borcumuz yok. Biz dekontlarımızı dosyamıza ekledik. Otomobillimiz hakkında her an yakalama kararı çıkabilir. Hesaplarımızda olan paramızı kullanamıyoruz. Biz 3 adet dava açtık, adli tatil dolaysıyla davaya konu olmadı” şeklinde konuştu.
Binada yan tarafının Rus vatandaşlara kiraya verildiğini açıklayan Kasabalı sözlerini şöyle tamamladı:
“Bölgede herkesin 16-17 bin TL kira verdiğini belirterek yeniden kiraya vermek istemediler. Türk vatandaşlar burada daha ucuza oturuyorlar. Amaçları bizi çıkararak yabancı vatandaşlara daha üstten kiraya vermek.”

