SON DAKİKA





Sivilce ve yağlanmaya karşı Anadolu propolisi ve arı zehri karışımı serum

İçeriğinde Anadolu coğrafyasından elde edilmiş Anadolu propolisini kullanan firma, yeni ürünü olan sivilce ve yağlanmaya karşı serum ile yeni bir inovasyona imza attı. Özütleme teknolojisi ile üretilen Anadolu propolisi ve arı zehri içeren yeni ürün, sivilce ve sivilce izlerinin iyileşmesine yardı..

İçeriğinde Anadolu coğrafyasından elde edilmiş Anadolu propolisini kullanan firma, yeni ürünü olan sivilce ve yağlanmaya karşı serum ile yeni bir inovasyona imza attı. Özütleme teknolojisi ile üretilen Anadolu propolisi ve arı zehri içeren yeni ürün, sivilce ve sivilce izlerinin iyileşmesine yardımcı olarak kullanılıyor.
Anadolu propolisi (A.P.E.) ve arı zehri, akneye karşı geliştirilmiş doğal patentli bir aktif olan miracne, hyaluronik asit çay ağacı yağı gibi değerli bitki özleri ile bir araya getiren BEE’O Propolis, dermo-kozmetik alanında inovatif ve doğal ürünleri geliştirdi. Ar-Ge merkezinde yürütülen çalışmalar ve projelerle ortaya çıkartılan ürün, BEE’O Apıbeauty Sivilce ve Yağlanmaya Karşı Yardımcı Serum oldu. Uluslararası 1’incilik ödülü de alan alan serumun özel formülü, klinik çalışmalarla da destekleniyor.

“15 günü kadar kısa bir sürede iyileşme süresini hızlandırıyor”
BEE’O Propolis kurucusu Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, “Literatürde, sivilce ve akneye karşı arı zehri ve propolisin etkinliği pek çok klinik çalışmaya konu olmuştur. Örneğin, 2018 yılında yapılan bilimsel bir çalışmada propolis ve çay ağacı yağı içeren bir karışımın yağlı ciltlerde görülen akne problemine karşı etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda; propolis ve çay ağacı yağı içeren kremin, derideki kızarıklık izlerini azaltmada etkili olduğu, uygulamanın ilk 15 günü kadar kısa bir sürede iyileşme süresini hızlandırdığı, akne şiddeti indeksini ve toplam lezyon sayısını azaltmada etkili olduğu da bildirilmiştir” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 12:01:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Elma üreticilerinin bahçelerinde eksikler belirlendi

Antalya bölgesinde elma yetiştirilen bahçe topraklarının bazı toprak özellikleri incelenmiş ve elde edilen verilerin elma yetiştiriciliğine olan etkisi değerlendirilmeye çalışıldı.
İncelenen bahçe topraklarının genellikle hafif alkali ve alkali tepkimeli olduğu belirlenmiştir. Elma için en uygun pH değeri 5.6-7.5 arasında değişmekte. 
Analiz sonuçları incelendiğinde; pH değerlerinin elma
yetiştiriciliği için uygun olmadığı görülmekte. Söz konusu toprakların kireç içeriklerinin de yüksek düzeyde olduğu saptanmış olup, bu sonuç belirlenen pH değerleri ile uyum içinde. 
Çünkü CaCO3  içeren topraklarda pH’nın arttığı ve 7.8-8.2 arasında değiştiği bildirilmiştir . Yüksek pH ve kirecin etkisiyle, topraktaki P, Fe, Cu, ve Zn’nun bitkiler tarafından alımı da engellenmekte.. Toprakların pH’sını elma yetiştiriciliğine uygun hale getirmek için fizyolojik asit karakterli gübrelerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.
Bahçe topraklarının önemli bir bölümünde tuz miktarı düşük bulunmuş olup, tuzluluk sorununa rastlanmadı. Elmanın drenaj sorunu olmayan tınlı ve kumlu tınlı topraklarda daha iyi yetiştiği bildirildi. Toprak örneklerinin genellikle orta ve hafif bünyeli olması nedeniyle, elma yetiştiriciliğine uygun olduğu söylenebilir.
Ancak % 13.5 oranında killi bünyeli toprağa sahip olduğu belirlenen bahçelerde, ağır bünyeli topraklarda rastlanan, yetersiz kök havalanmasından kaynaklanan bazı sorunlarla karşılaşılabilir.
İncelenen toprak örneklerinde organik madde seviyesinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Organik madde, bitki besin maddesi kaynağı olduğu gibi toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini düzenleyici çok önemli etkilere de sahiptir. Bu nedenle elma yetiştiriciliğinde, organik madde içeriği yetersiz olan topraklarda organik gübre kullanılmalıdır.
Söz konusu bahçe topraklarının genellikle orta ve yüksek düzeyde yarayışlı P içerdiği saptanmıştır. Elma yetiştirilen topraklar için Vasilakakis tarafından, Olsen metoduna göre 6.6-8.7 ppm yarayışlı P’un yeterli olduğu bildirilmiştir. Denemede elde edilen veriler incelendiğinde, genellikle bu kritik değerlerin üzerinde olduğu belirlenmiştir.
Elma yetiştirilen bahçe topraklarının K içeriği genellikle yüksek ve orta düzeydedir. Ancak bahçelerin % 11.4’ünün düşük düzeyde potasyum içerdiği belirlenmiştir. Potasyum, elmada verim ve meyve iriliği yanında renk ve aroma gibi kalite özelliklerini de etkilemekte. Bu nedenle, topraklarında yetersiz seviyede K bulunan bahçelerde, yüksek verim ve kaliteli ürün almak için potasyumlu gübrelemeye önem verilmelidir.
İncelenen toprak örneklerinin Ca içeriği orta ve iyi, Mg düzeyi ise tüm bahçelerde iyi düzeydedir. Bu duruma göre bahçe topraklarında, alınabilir Ca ve Mg miktarları ile ilgili bir olumsuzluk bulunmadığı görülmektedir.
Ancak K, Ca ve Mg’un aralarında antagonistik ilişkiler vardır. Bu elementlerin birbirlerine olan oranlarının uygun düzeyde olmaması, bitkinin besin maddesi alımında sorun yaratabilir. Bu nedenle gübrelemede mutlaka bu elementlerin toprakta varolan miktarları yanında oranları da dikkate alınmalıdır. Örneğin elma yetiştirilen topraklarda K/Mg oranı 1.5< ise magnezyumlu gübrelemenin gerekli olduğu bildirildi.
Sonuç olarak; elma yetiştiriciliğinde toprak verimliliği ve gübreleme, verim ve kalite yanında bitkinin biyotik ve abiyotik stres etmenlerine dayanıklılığını da önemli oranda etkilemekte. Bu nedenle en uygun gübreleme için, toprak analizi yapılmalı, analiz sonuçlarına göre
toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri düzeltilip gübreleme önerisi hazırlanmalıdır. Ayrıca yetiştirme periyodu içinde yaprak analizi yapılarak bitkilerin beslenme durumu belirlenmeli ve uygulanan gübreleme programı kontrol edilmelidir.
* Tarım Bakanlığı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.01 17:26:33
Son Düzenlenme Tarihi :