SON DAKİKA
header-ad

Antalya’nın lüks keçileri, turistleri ve vatandaşları hayran bırakıyor

Antalya’da belediyeden emekli 2 çocuk babası Bünyamin Albayram, şehrin göbeğinde, binaların arasında 40 keçisiyle hayvancılık yapmaya çalışıyor. “İstersen yapabiliyorsun; önemli olan üretici olmak ve üretmek” diyen Albayram’ın keçilerini gören sürücü ve turistlerse cep telefonlarına yapışıyor.

Antalya’da belediyeden emekli 2 çocuk babası Bünyamin Albayram, şehrin göbeğinde, binaların arasında 40 keçisiyle hayvancılık yapmaya çalışıyor. “İstersen yapabiliyorsun; önemli olan üretici olmak ve üretmek” diyen Albayram’ın keçilerini gören sürücü ve turistlerse cep telefonlarına yapışıyor.
Belediyeden emekli olan 2 çocuk babası Bünyamin Albayram (62), çalıştığı süre içerisinde olmak üzere yaklaşık 40 yıldır hayvancılıkla uğraşıyor. Emekli olduktan sonra hayvancılık üzerine daha da yoğunlaşan Albayram, Konyaaltı ilçesi Arapsuyu Mahallesi’nde yüzlerce apartmanın arasında 40 keçisiyle hayvancılığı sürdürmeye çalışıyor. Boş arazilere hayvanlarını getirip otlatan Albayram’ın keçileri, vatandaşların ve turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Turistler, Albayram ve keçilerinin bol bol fotoğrafını çekiyor.

Sözünden çıkmıyorlar
Keçilerini belirli güzergahlarda binaların arasından arazilerde otlatmaya götüren Albayram, yola çıktıklarını görünce ‘Koş kızım’ diye sesleniyor. Sürücüler, zaman zaman trafiğin yoğun olmadığı yoldan da geçen keçilerin o anlarını fotoğraflıyor.

“Önemli olan üretici olmak ve üretmek”
Şehrin göbeğinde hayvanlığın zor olduğunu ancak bir insanın istedikten sonra yapabileceğini belirten Bünyamin Albayram, “İstersen yapabiliyorsun. Önemli olan üretici olmak ve üretmek. Çünkü en güzelini sen yiyorsun, etinden, sütünden faydalanıyorsun. Bir de vatandaşa satıyorsun. Onu da değerlendiriyorsun. Vatandaş gerçek keçi sütü alıyor, lezzetli et yiyor. Tamamen doğal besleniyorlar. Günde 2-3 öğün yemek yiyorlar. Akşama doğru da buraya getiriyorum” dedi.

“Bunlar medeni”
Daha önce yaşadığı bir anısından bahseden Albayram, “Bir gün zabıta memuru geldi, fotoğraf ve video çekmeye başladı. Neden çektiğini sorduğumda, ‘Ağabey senin bu hayvanları şikayet etmiyorlar mı? Bizim orada kedi, köpek hepsini şikayet ediyorlar. Bunu örnek olarak göstereceğim’ dedi. Ben de, ‘Bunlar medeni. Çağırdıklarında geliyorlar. Söz dinlerler’ deyince özür diledi. Sözümü dinlerler, kimseye zarar vermezler. Hepsinin ayrı ayrı ismi var, çağırdığım zaman gelirler. Vatandaşlar da alıştı artık” ifadelerini kullandı.

“Turistlerin ilgisini çekiyor”
Keçilerine ayda 7-8 bin masraf ettiğini aktaran Albayram, “Onların karnını doyurabilmek için ek olarak gece güvenlik işi yapıyordum. Sevgi bağı olmadan hiçbir işte ilerleyemezsin. En kolayı yemek yemektir, onu da çiğnemeden yutamazsın. Turistlerin de ilgisini çekiyor. Antalya’da böyle bir şeyi görmek onlara farklı geliyor. Normalde bunu televizyonda seyrediyor ama burada canlı canlı görüyorlar” diye konuştu.

“Hiç kimseye zararım olmaz”
Albayram son olarak, “Trafiğin çok olduğu yere girmem. 3-5 saniyede yoldan geçerim. Çağırdığımda gelirler. Bazı sürücüler de müsaade ediyorlar. Canlıdır sonuçta. Hiç kimseye zararım olmuyor. Ruhsatım var, tüm hayvanlarım küpeli. Kurban Bayramı öncesi de belediyenin belirlediği fiyata göre 10 tane sattım” şeklinde konuştu.

"Köy hayatını yaşatıyorlar bize"
Keçileri gören site sakinleri de oluşan görüntüden oldukça memnun görünüyor. Vatandaşlardan Nezahat Balcı, "Köy hayatı yaşatıyorlar bize. Güzel de bir koku geliyor, keçilerin geldiğini anlayıp apartmandan aşağı iniyorum. Sütlerinden de alıyorum. Büyükşehirin içinde köy. Onları zaman zaman besliyorum. Bu hayatı bir daha nerede bulacağız?" diye konuşurken, bir başka vatandaş da "Tamamen naturel’ yorumunda bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.18 12:45:45
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






731 düzensiz göçmen yakalandı

Düzensiz göç ile mücadeleye yönelik huzur (2023/3) uygulaması gerçekleştirildi
Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı birimleri sorumluluk bölgelerinde, Göç İdaresi Başkanlığı taşra birimleri ile birlikte düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile etkin mücadele edilebilmesi amacıyla yabancı uyruklu şahısların kalabileceği metruk yerler, yoğunlukla ikamet ettikleri bölgeler, umuma açık eğlence mekanları, tır garajları, terminaller, limanlar ve balıkçı barınakları, toplu taşıma durak ve istasyonlarında 29.694 personel ve 8.774 ekip ile (6.894) noktada, Düzensiz Göç İle Mücadeleye Yönelik Huzur (2023/3) uygulaması yapıldı.
Düzensiz Göç İle Mücadeleye Yönelik Huzur (2023/3) uygulamasında; 5.162 metruk bina, 8.858 umuma açık yer, 468 terminal ve 3.379 diğer yerler olmak üzere toplam 17.867 yer kontrol edildi,
5'i yabancı uyruklu olmak üzere toplam 15 organizatör gözaltına alındı, 731 düzensiz göçmen yakalandı, 16’sı yabancı uyruklu olmak üzere toplam 945 aranan şahıs tespit edildi, 454’ü yabancı uyruklu ve 28’i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 481 şahsa idari yaptırım uygulandı. 
    Uygulamada; 2 otomobil, 1 adet tekne, 4 adet cep telefonu, 2 adet tarihi eser ve 5 adet sahte pasaport ile muhtelif miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi.
* EGM Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.22 16:47:30
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalp hastalığında erken teşhis hayat kurtarır

Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, “Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” dedi.
Medical Park Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, kalp damar hastalıkları konusunda açıklamalarda bulundu.
Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini dile getiren Doç. Dr. Şeker, “Damar duvarına yerleşmiş plak dediğimiz yağlar giderek damarı tıkayarak belirtilere neden olmaktadır. Bazen de ilk belirti kalp krizi olabilmektedir. Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” diye konuştu.
Risk faktörlerine sahip kişilerde kalp damar hastalığının gelişmesi ve kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şeker, “Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, diyabet, obezite, sedanter yaşam dediğimiz hareketsiz yaşam tarzı, alkol, yağlı beslenme gibi değiştirilebilir ya da kontrol altına alınabilir” ifadelerini kullandı.

“Efor sırasında nefes darlığı gelişebilir”
Kalp damar hastalığı olan bireylerde hangi belirtilerin görülebileceğine değinen Doç. Dr. Şeker, daha sonra şunları söyledi:
“Kalp damar hastalığı gelişmiş kişilerde damar tıkanıklığının derecesine göre belirtiler gelişebilir. Hastada hiçbir belirti de olmayabilir. Bu sebeple risk faktörlerine sahip kişilerin hastalık başlangıcı ve ilerlemesini geciktirmek amacıyla risk faktörleri kontrol altına alınmalıdır. Kalp damarındaki tıkanıklık kalbin beslenmesini bozacak düzeye geldiğinde belirtiler gelişmeye başlar. Efor sırasında göğüs ağrısı yanıcı baskı tarzda, efor sırasında nefes darlığı, çabuk yorulma ve ritim bozuklukları gibi belirtiler gelişebilir.”

“Tanı koyma süreci”
Teşhis koyma sürecinden bahseden Şeker, “Kalp damar tıkanıklığını düşündürecek belirtilere sahip kişilerde yapılacak efor testi, kalsiyum skorlaması, miyokart perfüzyon sintigrafisi, koroner sanal anjiyo, koroner anjiyografi gibi yöntemlerle tanısı konulabilir” şeklinde konuştu.
Koroner anjiyografi yönteminin kimlere uygulanabileceği ile ilgili bilgi de veren Şeker, “Risk faktörlerine sahip kişilerde göğüs ağrısı olması, daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerde kriz ağrısına benzer şikayetlerin gelişmesi, daha önce kalp damarlarına balon stentleme işlemi yapılıp tekrar göğüs ağrısı olması durumunda uygulanabilir. Kalp kapağından dolayı ameliyata gidecek olanlarda, ciddi ritim bozuklarında altta damar tıkanıklığını dışlamak amacıyla elektrokardiyografi, efor testi, ekokardiyografi, sintigrafi, bt anjiyografi yöntemlerde ciddi damar tıkanıklığını düşündüren keşiflerin olması durumunda anjiyografi yapılmalıdır” dedi.

“Anjiyografi için hasta bayıltılmaz”
Koroner anjiyografinin nasıl uygulandığını anlatan Doç. Dr. Şeker, “Koroner anjiyografi kalp damarlarının içerisine özel katater denilen ince borularla radyoopak madde verilerek görüntüleme işlemidir. Anjiorafi için hasta bayıltılmaz, sadece girişim yapılacak bölge kasık ya da el bileği uyuşturulur. Hasta işlem boyunca kendindedir ve doktorla iletişim halindedir. El bileğinden girilerek yapılan anjiografi işlemi kasıktan girilerek yapılana göre daha avantajlıdır. Hasta el bileğinden anjio olduğunda kasıktan yapılana göre daha erken taburcu olur, kum torbası gerektirmez, daha az kanama, morluk, şişlik gibi istenmeyen olaylar gelişir. El bileğinden anjiografi işlemi sırasında gerek duyulduğunda balonlama ve stentleme işlemi de yapılabilmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.26 21:58:43
Son Düzenlenme Tarihi :