SON DAKİKA

Tescilli Adana karpuzunda hasat başladı

Dünyanın en önemli karpuz üretim merkezlerinden olan Adana’da hasat başladı. Kilosu şu anda 6 ile 6 buçuk liradan satılan karpuzda 650 bin ton rekolte bekleniyor.
Karpuz üretiminde Çin’den sonra ikinci sırada yer alan ve Türkiye’nin yüzde 20-25 oranındaki ihtiyacının karşılandığı Adana’da ilk hasat heyecanı yaşandı. Tadı, aroması, kokusu ve rengiyle ünlü Adana karpuzunun Karataş ilçesindeki Kapı Mahallesi’nde hasadına başlandı. Sabahın erken saatlerinde işçilerin tarlaya girdiği deniz kumunda yetişen karpuzlar toplanarak, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına gönderilmeye başlandı. Kilosu şu anda 6 ile 6 buçuk liradan satılan karpuzda 650 bin ton rekolte bekleniyor.
3 sene önce Türk Patent ve Marka Kurumu’nca Adana karpuzuna verilen ‘Coğrafi İşaret Belgesi’nin de bu sene ihracatı arttırması bekleniyor. Kentte geçen seneye göre yüzde 15 oranında artışla 100 bin dönüm alanda ekilen karpuzdan ilk hasatlarda ortalama 4 ile 5 ton arasında verim alındı. Ovada yapılacak hasatlarda ise verimin 7 ile 10 ton arasında olması bekleniyor. Tarlada kilogram fiyatı 6 ile 6 lira 50 kuruştan satılan tescilli Adana karpuzunda fiyat ve verimden dolayı çiftçinin yüzü gülüyor.

“Hasat 2 hafta gecikti”
Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Adana İl Koordinasyon Kurulu ve Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Türkiye’nin ilk turfanda karpuz hasadı başladı. Havaların 2 yıldır serin gitmesi nedeniyle karpuz hasadı bu sene de 2 hafta gecikmeli başladı. Bu tarladan dönüme 5-6 ton arasında verim alınacak. Havaların bu sene serin ve yağışlı geçmesinden dolayı karpuz iki defa çiçek açtı. Şu anda olgun karpuzlar toplanıyor. Bunlar bitince diğer karpuzlar toplanacak. Şu anda Adana karpuzu Ankara ve İstanbul gibi metropol şehirlere gönderilmekte” ifadelerini kullandı.

“Fiyat gayet iyi”
Karpuzun fiyatı ve verimiyle çiftçinin yüzünün güldüğünü anlatan Doğan, “Karpuzun tarlada kilogram fiyatı 6 ile 6 lira 50 kuruş arasında değişmekte. Dönüme maliyet ise 15-16 bin lira. Kum karpuzunda verim düşük olduğu için 1 kilogram karpuz tarlada 3 lira 50 kuruşa mal oluyor. Nakliye masraflarını da eklerseniz şu anki fiyatı gayet iyi. 6 liranın altına düşerse çiftçi buradan para kazanamaz. Biz Türkiye olarak Çin’den sonra dünyanın en büyük karpuz üreticiyiz. Bu sene karpuzda 100 bin dönüm ekim alanı var. 2 senedir karpuz para ediyor, inşallah bu sene de çiftçimiz para kazanacaktır” diye konuştu.
Çiftçi Hüseyin Aslangiray ise verim ve fiyattan memnun olduklarını, fiyatların düşmemesi gerektiğini söyledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.19 12:17:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kırmızı ışık ihlali kazaya neden oldu: 3 yaralı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışık ihlali yapan otomobilin bir başka otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada otomobillerde büyük hasar oluşurken, 3 kişi yaralandı.
Kaza; Hasan Fehmi Boztepe Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Emniyet Müdürlüğü istikametine gitmekte olan İmdat Yöntem’in kullandığı 07 AAF 717 plakalı otomobil ile Ali Şafak Altan’ın kullandığı 60 BL 640 plakalı otomobil Çakalderesi kavşağında çarpıştı. 07 AAF 717 plakalı otomobilin ışık ihlali yapması sonucu meydana gelen kazada, otomobil sürücülerinden Ali Şafak Altan ile araçlarda yolcu olarak bulunan Pakize Ertunç ve Gülsüm Kırçiçeği yaralandı. Yaralılar, 112 Sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.28 11:20:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Daha anne karnındayken Antalya'da satıldı...

(İHA) - Bursa'da rahvan at yarıştıran bir kişi "Uludağ" isimli taya sahip olabilmek için hamile annesini satın alıp 11 ay doğum yapmasını bekledi.   
  Bursa'nın Orhaneli ilçesinde 35 yıldır hobi olarak rahvan atçılıkla uğraşan Mete Ergin, "Uludağ" ismini verdiği ata sahip olmak için Antalya’dan atın annesini satın aldı. 11 ay anne karnında Uludağ’ın doğmasını bekleyen Ergin, Uludağ’a gözü gibi bakıyor. 
  Atları çok sevdiğini belirten 48 yaşındaki Mete Ergin, atlarla yatıp kalktığını dile getirdi. 11 yaşında köyden bir amcanın atına binerek en büyük tutkusu ile tanıştığını anlatan Ergin, “O zaman ekonomik durumumuz yerindeydi. Okula gitmek istemediğimi söyleyerek babama bir tay aldırdım. O taya binilmiyordu ama bu serüven böyle başladı” diye konuştu. 
  13 yaşından beri de rahvan at yarışlarına katıldığını vurgulayan Ergin, “Ben bu Uludağ’ın annesini 2011 yılında Antalya’dan Mustafa Kara’dan almıştım. Türkiye şampiyonu bir kısraktı. Sonra kendi atıma çektim ve bu atın doğmasını 11 ay anne karnında bekledim. Şu an 6 yaşında ve 6 yıldır aşkla bu atımı seviyorum” dedi. 
  Atlarla arasındaki bağın çok güçlü olduğunu ve bazen yemek yemeyi bile unuttuğunu söyleyen Ergin, “Atların yanındayken eve gitmeyi bile unutuyorum. Üzerine bindiğim zaman bir bütün oluruz. Ata binmek bir arabaya binmek gibi değildir. Ruhen atla anlaşabiliyorsanız, istediğiniz gibi onu yönlendirebilirsiniz. Ben atları Allah’ın dilsiz kulları olarak nitelendiriyorum. Bunun annesinden iki tane kısrak aldım. Uludağ’ın bir kız kardeşi ve bir ablası var. Kuzenleri de oldu. Uludağ’ı bırakıp onların yanına gidiyorum, onları izlemekten haz alıyorum” ifadelerini kullandı. 
  Rahvan atları sanat sergileyen atlar olarak tarif eden Mete Ergin, “Her at dört nala koşabilir ama her at rahvan koşamaz. Bu ırktan gelen bir durumdur. Dört nala koşan ata binip kilometrelerce gidersiniz ama yorulursunuz, sizi sallar. Bir eski model bir araba ile dünya turuna çıkmak var, bir de lüks bir araçla fark aynı böyledir. Atların lüks otomobili rahvanlardır” şeklinde konuştu. 
  Ergin, Türk dünyasında kullanılan atların rahvan atları olduğunu da sözlerine ekledi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 12:39:27
Son Düzenlenme Tarihi :