SON DAKİKA

Muratpaşa’da plajlar bu yıl da ücretsiz

Muratpaşa Belediyesi’nin, doğa harikası falezlerin Akdeniz’le buluştuğu noktada yer alan plajlarından İnciraltı ve Erdal İnönü açıldı. Plajlara giriş ücreti her yıl olduğu bu yıl da yok.
Muratpaşa Belediyesi’nin mavi bayraklı falez plajlarından İnciraltı ve Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı pla..

Muratpaşa Belediyesi’nin, doğa harikası falezlerin Akdeniz’le buluştuğu noktada yer alan plajlarından İnciraltı ve Erdal İnönü açıldı. Plajlara giriş ücreti her yıl olduğu bu yıl da yok.
Muratpaşa Belediyesi’nin mavi bayraklı falez plajlarından İnciraltı ve Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı plajları açıldı. Antalya’nın doğa harikası falezlerinin Akdeniz’in masmavi sularıyla buluştuğu noktada yer alan plajlara girişler bu yıl da ücretsiz. Plajlarda belediyenin yiyecek içecek, şezlong şemsiye hizmeti de bulunuyor. Çayın 5 liradan satıldığı plajlarda şezlong ve şemsiye kullanım ücreti ise 50 lira.
Muratpaşa Belediyesi’nin eski Lara Caddesi üzerinde bulunan İnciraltı Plajı, 2016’da açıldı. Asansörle de inilen plaj, 625 metrekarelik ahşap platform üzerine kurulu. İlk mavi bayrağını 2017’de alan Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı Plajı’nda da denize ahşap platformla ulaşılıyor. Saat 06.00’da kapılarını açan plajlarda belediyenin hizmetleri ise 08.00’de başlıyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.20 13:18:05
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Hacısüleyman’dan, ‘Üç Harfli’ vurgusu

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman gazetecilerle bir araya geldi. 2024’ü değerlendiren başkan Hacısüleyman gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı.

MENÜSÜ TAMAMEN COĞRAFİ İŞARETLERDEN OLUŞAN ATSO RESTAURANT GELİYOR
ATSO hizmet binasında sicil bürosunun eski yerinin restaurant olarak düzenleneceğini kaydeden Antalya TSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Dünya Turizm Örgütü yaptığı araştırmada bir ülkeye veya bir destinasyona gitme sebepleri arasında yüzde 88’inin yerel yiyecekler merakı olduğunu belirlemiş. Yani 100 kişiden 88’i ben orada ne yiyebilirimi araştırarak ve onu hedefleyerek gidiyor” derken, “Bizde öyle değil miyiz ? Bizde bir şehre gittiğimizde hangi restaurantlar yerel ürün yapıyor, burası neyi ile ünlüdür diye merak etmiyor muyuz ? Ya da oraya giden bir arkadaşımız orada şunu mutlaka ye demiyor mu ? Gastronomi bence Antalya’nın zenginleştirilmesi ve markalaştırılması gereken en önemli şeylerden bir tanesi. Buraya gelen üyelerimize ve dışarıdan geleceklere yönelik bir cafe  ver restaurant projemiz var. Orada menüsü tamamen coğrafi işaretlerden oluşan bir menü olacak. Yani Antalya’nın bu konuda markalaşmasına bir miktar öncülük etmekte amaçlarımız arasında. Burada coğrafi işaret alamasak bile ‘ya biz bunu çok iyi yapıyoruz” dediğimiz yiyeceklerde olacak” açıklamasında bulundu. 
TOPLAM VERGİ İÇERİSİNDE
GELİR VERGİSİ YÜZDE 20,4
Türkiye’nin vergi gelirlerinin dolaylı ve dolaysız vergiler olarak adlandırıldığını kaydeden Antalya TSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, dolaysız vergilerin kazançlardan elde edilen vergiler olduğunu hatırlatarak, “Gelir Vergisi toplam vergi geliri içerisinde yüzde 20, 4 paya sahip. Kurumlar vergisi  yani bizim şirketlerin ödediği yüzde verginin genel vergi içindeki oranı yüzde 13,2” dedi.
ÜÇ HARFLİLER BAZEN 
CANIMIZI SIKAN ŞEYLER
  “KDV, ÖTV üç harfli olan şeyler , bazen Canımızı da sıkan şeyler oluyor bunlar (yani) üç harfliler. Toplamın yüzde 33,5’u  sadece dolaysız vergilerden toplanan bir gelirimiz var. Geri kalan hepsi dolaylı olarak adlandırdığımız vergiler. Yani perakende olarak satın aldığımız bir şeyin üzerine binen vergiler” diyen Başkan Hacısüleyman, avrupa ve gelişmiş ülkelere bakıldığı zaman burada kat edilecek daha uzun bir yolun olduğunun görüldüğünü söyledi.  
11 ay sonu itibariyle Antalya’dan 124.6 milyar liralık tahakkuk eden bir vergi gelirinin olduğunu kaydeden ATSO Başkanı Hacısüleyman,  tahsilat oranının ise yüzde 81.4 olduğunu kaydetti.        * Abdültalip GÜNGÖR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.01.15 19:29:36
Son Düzenlenme Tarihi :





Mimarlar Odası Antalya Şubesi uyardı: Antalya’da 1999 öncesi yapılan tüm yapılar ivedilikle boşaltılmalı ve yıkılmalıdır’

Mimarlar Odası Antalya Şubesi, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki iki depremle ilgili yazılı açıklama yaptı. Antalya özelinde de önemli uyarılar yapan Mimarlar Odası, Antalya’da 1999 öncesi yapılan tüm yapıların ivedilikle boşaltılarak yıkılması gerektiğine işaret ederek, rant odaklı, bilim ve akıldışı karar ve uygulamalara bir an önce son verilmesi gerektiğini vurguladı.

 Mimarlar Odası’nın açıklaması şu şekilde:

 “Ülkemizde bilindiği üzere, 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana gelmiştir. Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma ve can kayıplarına neden olmuştur. Depremlerin ardından dört binden fazla artçı deprem meydana gelmiş, elli binden fazla yapı hasar görmüş ve milyonlarca vatandaşımız bu afetten etkilenmiştir. Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, başta aileleri olmak üzere tüm milletimize başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

 ‘VATANDAŞLAR KORKU VE TEDİRGİNLİK YAŞIYOR’

 “Bu süreçte Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak, deprem bölgesindeki acil ihtiyaçlara destek olmak üzere vakit kaybetmeden çalışmalara başlanmıştır. Depremin ilk günlerinde başlattığımız yardım kampanyası ile meslektaşlarımız ve vatandaşlarımızın bağışladığı yardımlar afet bölgesine ivedilikle ulaştırılmıştır. Başta Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere tüm kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları ile koordineli olarak üyelerimizin deprem bölgesinde hasar tespit ve bilirkişilik çalışmalarına katılımı sağlanmıştır. Ülkemiz yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, olası deprem riskleri göz önüne alınarak, yaşanan depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları tekrar akıllara gelmiştir. Vatandaşlarımız şubemize ulaşarak konutlarının ve bulunduğu bölgenin riskli olup olmadığını sorgulamakta, korku ve tedirginlik yaşamaktadır.

 ‘DEPREM RİSKİ TAŞIYAN 2 FAY HATTINA DİKKAT’

 “Antalya’nın deprem tarihine bakıldığında günümüze kadar Richter ölçeğine göre büyüklüğü 4 ve üzerinde 400’e yakın deprem meydana geldiği görülmektedir. 1999 depreminden önce 4. derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 depremi sonrası 2. derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır. Batı ilçeleri 1. derece deprem bölgesi, doğu ilçeleri ise 3. ve 4. derece deprem bölgesi kapsamında kalmaktadır. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası yenilenmiş ve deprem bölgesi kavramı ortadan kaldırılmıştır. AFAD verilerine göre Antalya ilinde Kale ve Kekova olmak üzere 2 fay sisteminin mevcut olduğu, ayrıca Helenik-Kıbrıs Fay Sistemi ile Burdur Fay Zonunun Antalya’da etkili olabilecek deprem riskleri taşıdığı görülmektedir.

 

‘RİSKE DAYALI AFET YÖNETİMİ GEREKLİ’

 “Antalya sınırları içerisinde aktif fay hatlarının potansiyeli yüksek olmasa da olası deprem tehditleri göz önünde bulundurularak, hasarların önceden alınan tedbirlerle en aza indirilmesi sürecinde sakınım planlaması ve riske dayalı afet yönetimini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda;

•          Antalya’nın mevcut yapı stokuna dair veri olmaması,

•          1999 yılı ve öncesi riskli olduğu öngörülen yapılaşmanın yoğunluğu,

•          İmar planlarına uygun olmayan yapılaşma,

•          Acil durum eylem planları ve Afet Toplanma Alanlarına ilişkin halkın yeterince bilgilendirilmemesi,

•          Antalya genelinde deprem riskli alanlar için herhangi bir çalışma yapılmaması,

gibi etkenler Antalya için var olan deprem tehdidinin boyutunu arttırmaktadır. Bu yaşadığımız süreçte halen Muratpaşa ilçesi KunduKemerağzı Bölgesinde kumsal alan önünde zemin sıvılaşma tehlikesi olan arazilere otel yapıları için tahsisler yapılmakta, Aksu akarsuyu üzerindeki çay ve dere yataklarının değiştirilmesi planlanmakta, Antalya Kaleiçi Bölgesi surları ve saat kulesinin güçlendirilmesi yapılmaksızın sadece kubbe giydirilmesi gibi bilim dışı uygulamalarda ısrar edilmesine anlam veremiyoruz.

 ‘RANT ODAKLI, BİLİM VE AKILDIŞI KARAR VE UYGULAMALARA SON’

 Antalya’da deprem riski göz önüne alarak;

•          Antalya’da özellikle 1999 öncesi inşa edilmiş tüm yapıların ivedilikle belirlenmesi ve yapı stokunun oluşturulması,

•          Belirlenen bu yapıların riskli olanların güçlendirme veya yıkım faaliyetlerine başlanması,

•          Kentsel dönüşüm konusunda eksiklerin bir an önce tamamlanarak hayata geçirilmesi,

•          Antalya’nın kimliğini oluşturan kültürel ve tarihi yapılarının olası bir depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi,

•          Sakınım planlaması yapılması ve riske dayalı afet yönetim planının oluşturulması,

•          6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun kapsamında çalışmaların ivedilikle tamamlanması,

•          Rant odaklı, bilim ve akıldışı karar ve uygulamalara bir an önce son verilmesi gerekmektedir.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak tüm kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte her türlü katkı, destek ve işbirliğine hazır olduğumuzu, kamuoyunun bilgisine sunarız.”

 

 

MİMARLAR ODASI ANTALYA ŞUBESİ

YÖNETİM KURULU


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.17 09:08:35
Son Düzenlenme Tarihi :