SON DAKİKA
header-ad





3 yaşındaki Yörük kızı Müslüme’nin ölümüyle ilgili dava 3 Ekim’e ertelendi

Mersin’in Gülnar ilçesinde 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın ölümüne ilişkin biri tutuklu 4 yakınının yargılandığı davaya devam edildi.
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki 5. duruşmaya, kayıp olarak aranan ve 19 Kasım 2021’de ölü bulunan Müslüme Yağal’ın tutuklanan büyükbabası H.Y, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuksuz sanıklar anne S.Y, büyükanne A.Y. ve suça sürüklenen ağabey O.Y’nin yer almadığı duruşma salonunda, taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme heyeti, dava dosyasının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için cumhuriyet savcısına gönderilmesini kararlaştırdı. Sanıkların mevcut halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 3 Ekim’e erteledi.
Mersin’in Gülnar ilçesi Yanışlı Mahallesi kırsalında 10 Kasım 2021’de çadır kurdukları sırada 3 yaşındaki kızları Müslüme’nin kaybolduğunu belirten Yağal ailesi, durumu ilgililere bildirmişti. AFAD, AKUT, itfaiye ve jandarma ekiplerince kırsal alanda geniş çaplı çalışma başlatılmış, kayıp kız çocuğunun cansız bedeni 19 Kasım 2021’de ilçedeki kırsal alanda bulunup ertesi gün Karaman’da toprağa verilmişti. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan 8 aile yakınından büyükbaba H.Y. tutuklanmış, anne S.Y, büyükanne A.Y. ve ağabey O.Y. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.21 18:42:47
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Hacısüleyman’dan Antalya için kritik uyarı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla düzenlenen “Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı” tamamlandı. Üç gün süren konferansta, Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejiler ortak akılla ele alındı.

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman,  “Kendi geleceğimizi yine Antalyalılar olarak biz belirlemeliyiz” dedi.
2050’ye giderken kentin nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin tartışıldığını belirten Hacısüleyman, “Daha fazla ticaret mi istiyoruz, daha fazla yapılaşma mı, yoksa tarımı, suyu ve doğayı koruyan bir Antalya mı?” ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün artan sıcaklıklar nedeniyle üretimde zorlandığını, turizmin ise kaynak baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini kaydeden Hacısüleyman, kentleşmenin kültürle birlikte düşünülmemesi halinde şehrin ruhunu kaybedeceğini söyledi. Son 25 yılda kaynakların 1 milyon kişiyle daha paylaşılır hale geldiğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Su arttı mı? Hayır. Ama kişi başına düşen kaynak azaldı” dedi. 
Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2000 yılında Antalya’ya gelen yabancı turist sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğunu, bugün ise bu rakamın 17 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Her yeni kullanıcının kaynaklara ortak olduğunu dile getiren Hacısüleyman, turizmde bunun geçici, göçte ise kalıcı bir etki yarattığını vurguladı. Beş katlık artışa rağmen kaynaklarda benzer bir artış yaşanmadığını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu yükü kaldıracak hangi kaynağımız beş kat arttı? İşte bu nedenle taşıma kapasitesini konuşmak zorundayız” diye konuştu. 
Antalya’nın daha ne kadar nüfusu, turisti ve yapılaşmayı kaldırabileceğinin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, “Kaynaklar artmayacak. Bu yüzden planlamayı kapasite üzerinden yapmak zorundayız” dedi.
İklim değişikliğinin artık günlük hayatın bir gerçeği haline 

















geldiğini vurgulayan Hacısüleyman, “Eskiden 40 günde yağan yağmur bugün 2 saatte yağıyor. Sonrasında altyapıyı ya da yönetimleri suçluyoruz ama bireysel sorumluluğumuzu da sorgulamamız gerekiyor” diye konuştu. 
Deprem, sel ve su krizinin insan yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya’nın geleceğinin ancak bütüncül, bilimsel ve sürdürülebilir bir planlamayla güvence altına alınabileceğini sözlerine ekledi. * ATSO Bülten


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.16 10:51:58
Son Düzenlenme Tarihi :