SON DAKİKA
header-ad

JANDARMA DUR DURAK BİLMEDEN UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE EDİYOR

Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin uyuşturucu madde imalatı ve ticaretine yönelik çalışmaları devam ediyor. Yapılan çalışmalar sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda harekete geçen jandarma ekiplerince, Demre, Manavgat ve Gazipaşa’da operasyonlar gerçekleştirilerek çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi.

Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Demre Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda; Demre ilçesinde elinde bulunan uyuşturucu maddeyi piyasaya süreceği bilgisi alınan M.A. isimli şüphelinin üst ve motosikletinde arama yapıldı. Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve Demre İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan aramada 467 adet captagon uyuşturucu hap ele geçirildi. Şüpheli şahsın gözaltına alınarak hakkında adli işlemlere başlanıldığı belirtildi.

Manavgat’ta 1.050 Gram Metamfetamin Ele Geçirildi

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda; Manavgat ilçesi Çolaklı mahallesinde 2 şüpheli şahsın il dışından temin ettikleri uyuşturucu maddesini piyasaya süreceklerinin bilgisinin alınması üzerine Antalya İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Manavgat ilçe Jandarma Komutanlığı ve Çolaklı Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince bir operasyon düzenlendi. Araçta yapılan aramada; 1.050 gram metamfetamin uyuşturucu madde ve uyuşturucu satışından elde edilen 2.700 TL. nakit para ele geçirildiği bilgisi verildi.

Gazipaşa’da 4 Şüpheli Şahıs Yakalandı

Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Gazipaşa ilçesinde 4 şüpheli şahsın kullanmış oldukları araç içerisinde yapılan aramada; 1 adet ruhsatsız tabanca, 18 adet tabancaya ait fişek, 22 adet reçetesiz sentetik hap, 10 gram esrar maddesi ele geçirilerek olay ile ilgili adli tahkikata başlanıldığı belirtildi.

Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucuyla mücadeleye azim ve kararlılık ile devam edileceği vurgulandı. -VALİLİK BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 12:11:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






YARGI “ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” KARARINA DUR DEDİ!

Gazipaşa’da, doğal, tarihi ve tüm habitatı ile ender bulunan niteliklere sahip; nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları ve Akdeniz foklarının yaşam alanı olan Koru sahilinin ranta açılmasına yönelik girişimlere karşı açılan davada önemli bir yargı kararı verilmiştir.

Antalya Mimarlar Odası'nın konu ile ilgili açıklaması şöyle:

Antalya ili Gazipaşa ilçesi Koru Mahallesi’nde, hazineye ait Fidanlık arazisinde yapılması planlanan Çağrankaya Turizm A.Ş.’ye ait turizm konaklama tesisi için, Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı, Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak bölge halkı ile birlikte açmış olduğumuz davada, Antalya 1. İdare Mahkemesi oybirliği ile karar vererek söz konusu işlemi iptal etmiştir.

Mahkeme kararında; dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuştur.

Kararda ayrıca;

  • Bölgenin Doğal Sit Alanı niteliği gereği düşük yoğunluklu kullanım esasına tabi olduğu,
  • Sahil bandında artacak çok katlı yapılaşmaların antropojenik baskıyı ciddi ölçüde artıracağı,
  • Bu durumun bölgede varlığı bilinen ve korunması gereken ekosistem ile hassas canlı türleri üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceği,
  • Projelerin yalnızca tekil değil, kümülatif etkileri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
  • Artacak yapılaşmanın çevredeki tarım alanları üzerinde ciddi baskı oluşturacağı

hususları bilimsel veriler ışığında değerlendirilmiştir.

Söz konusu alan; uluslararası sözleşmeler kapsamında korunması gereken Caretta Caretta türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz’de yumurtlama yaptığı sayılı alanlardan biri olup, aynı zamanda nesli tükenmekte olan Akdeniz foklarının yaşam alanıdır. Bunun yanı sıra sahilde yer alan ve dünyaca tanınan doğal havuzlar, benzersiz jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar olarak korunması gereken doğal miras niteliğindedir.

Buna rağmen, ÇED sürecinde yalnızca tesisin yatak kapasitesine bakılarak değerlendirme yapılması; alanın ekolojik, jeolojik ve biyolojik değerlerinin göz ardı edilmesi kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Öte yandan, kıyı alanlarının turizm tesisleri ile yoğun şekilde yapılaşmaya açılması, Anayasa’nın 43. maddesi ile Kıyı Kanunu’nun 5. ve 6. maddelerinde güvence altına alınan “kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması” ilkesine de açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Turizm yapılaşmasının başlamasıyla birlikte bölgedeki nüfus artışı, buna bağlı olarak ikinci konut, ticari alan ve hizmet yapıları gibi baskı unsurları artacak; bu durum da Gazipaşa’nın önemli tarım alanlarının zamanla yok olmasına neden olacaktır. Benzer süreçler Antalya’nın diğer turizm bölgelerinde geçmişte yaşanmış ve tarım alanları geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmiştir.

Mahkeme tarafından verilen bu karar;

  • Kıyı alanlarının korunması,
  • Doğal sit statüsünün gerekliliklerinin yerine getirilmesi,
  • Planlama süreçlerinde bilimsel esasların dikkate alınması

açısından son derece önemli ve emsal niteliğinde bir karardır.

Aynı zamanda bu karar, çevresel etkiler göz ardı edilerek verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının yargı denetiminden geçerek kamu yararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; kentimizin doğal, kültürel ve tarımsal değerlerinin korunması, kıyı alanlarının rant baskısından uzak tutulması ve planlama süreçlerinde kamu yararı ilkesinin esas alınması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Bilimin, şehircilik ilkelerinin ve hukukun rehberliğinde; doğayı, kıyılarımızı ve yaşam alanlarımızı korumaya yönelik tüm süreçlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.07 09:53:35
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzmanı, genetik testler sayesinde kişiye özel kanser tedavisini anlattı

Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Züleyha Çalıkuşu, günümüz teknolojisi ve modern tıbbın, kanser hücresinin genetik haritasını ortaya koyan yöntemler geliştirdiğini ve böylece de kişiye özel tedaviler uygulandığını, bunun da tedavide önemli bir adım olduğunu söyledi.
Tüm dünyanın en önemli sağlık sorunları arasında yer alan kanser hastalığının tedavisinde son dönemde öne çıkan ve hastalığın seyrini olumlu yönde değiştiren ‘kişiye özel tedaviler’den bahseden Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Prof. Dr. Züleyha Çalıkuşu, bu kişiye özel tedaviler ile hastanın kansere neden olan hücrelerine yönelik genetik haritalarının çıkartıldığını ve hastaların genetik şifrelerinin çözüldüğünü anlattı.
Geçmişte kanser tedavisi denildiğinde, her hastada belli başlı yöntemler uygulandığını hatırlatan Prof. Dr. Çalıkuşu, gelişen teknoloji ile tıp biliminin ortaklığının, bugün kişiye özel tedavi yaklaşımlarının önemini daha net şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Gelişen teknolojiyle tümör hücrelerinin özelliklerinin daha iyi anlaşıldığına dikkat çeken Çalıkuşu, “Tedaviler kişiye ve tümöre özel şekilde planlanıp, kanserli hücreleri hedef alan uzun süreli tedavilerle hastalık kontrol altında tutuluyor, yaşam süresinin uzaması sağlanıyor. Kanser hücrelerinin taşıdığı fakat normal hücrelerde bulunmayan hedefler belirlenerek etkinliği yüksek, yan etkisi az, bu nedenle de daha konforlu olan biyolojik tedaviler kanser tedavisindeki en önemli gelişmeler olarak gözleniyor” dedi.

“Akıllı ilaçlar kanser tedavisinde çığır açtı”
Kanserin, kişinin kendi sağlıklı hücrelerinden geliştiğini ve her hücrenin kişiye özel genetik şifre taşıdığına da değinen Çalıkuşu, kanser hücresinin genetik haritasının çıkarılarak tedavide başarı oranının artığına dikkat çekti.
Hastalığın seyri sırasında uygulanan moleküler genetik testlerin sayesinde, hangi ilacın hangi hastada daha faydalı olabileceğinin belirlendiğini dile getiren Çalıkuşu, “Böylece hastanın uygulanacak hedefe yönelik tedaviden göreceği faydanın ortaya çıkarılması mümkün olabiliyor. Günümüzde tümör hücrelerinde çoğalma yollarını keserek tümör hücrelerinin ölümüne yol açan son derece etkili ’akıllı ilaç’ ya da ’hedefe yönelik ilaç’ olarak da adlandırılan tedavilerin keşfedilmesi ise kanser tedavisinde yeni bir çığır açtı” diye konuştu.
Prof. Dr. Çalıkuşu, bir hastaya kişiye özel tedavi seçeneği sunabilmek için kişinin kanser dokusu veya kanında dolaşan tümörün DNA’sının elde edilerek özel yöntemler ile tümörün akıllı ilaçlara uygun olup olmadığının test edildiğinin de altını çizdi.
Günümüzde moleküler patoloji olarak adlandırılan hassas gen analiz yöntemleri ile tümörün kaynaklandığı organa bakılmaksızın kanserleşme sürecinde ana rol alan gen bozukluklarının tespit edildiğine değinen Çalıkuşu, “Sonuçlar ile günümüze kadar yapılan çalışmalar ve elde var olan hedefe yönelik tedavi ilaçları gözden geçirilerek hastaya uygun bir tedavi seçeneği olup olmadığına karar verilir” şeklinde konuştu.
Bazı moleküler genetik testlerin ülkemizde de uygulanabildiğini, ancak çoğu geniş panel testlerinin Amerika ve Avrupa’daki bazı merkezlerde incelendiği bilgisini veren Çalıkuşu, “Hastaların kan ya da biyopsi örnekleri bu laboratuvarlara gönderilip alınan sonuçlara göre tedavileri planlanıyor. Genetik testler, başta akciğer, meme, malign melanom, kalın bağırsak ve böbrek kanserleri olmak üzere birçok kanser türünde kullanılıyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 17:28:39
Son Düzenlenme Tarihi :