SON DAKİKA
header-ad

TÜRKİYE FİNALİNE YÜKSELDİLER

(İHA) - Antalya’da düzenlenen badminton turnuvasında Aydın’ı temsil eden Dr. Fevzi Mürüvvet Uğuroğlu Ortaokulu, turnuvayı şampiyon olarak tamamlayarak Türkiye finallerine yükseldi.  
  
  Badminton Yıldızlar Grup Birinciliği Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kıyasıya mücadeleye sahne olan müsabakalarda, sporcular şampiyonluk için ter dökerken, turnuvada Aydın’ı temsil eden Dr. Fevzi Mürüvvet Uğuroğlu Ortaokulu kız takımı, müsabakayı şampiyon olarak tamamladı. Müsabakalarda Aydın’ı başarılı bir şekilde temsil eden sporcular, elde ettikleri şampiyonluk ile Türkiye finallerine yükseldi. 
 
  Konu ile ilgili Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada “Antalya'da düzenlenen Badminton Yıldızlar Grup Birinciliğine Aydın ilimizi temsilen katılan Dr. Fevzi Mürüvvet Uğuroğlu Ortaokulu kız takımı, müsabakayı şampiyon olarak tamamladı. Antrenörlerimizi ve sporcularımızı tebrik eder, Türkiye finallerinde başarılar dileriz” ifadeleri yer aldı. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 15:47:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Subaşı, Avlan ve Karagöl’deki yanlış su politikasını meclise taşıdı

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, su zengini ülkeler arasından çıkan Türkiye’de Ülkemizin en değerli varlığı su kaynaklarımız hoyratça boşa akıtıldığını belirterek, Antalya’nın tarım üretim merkezi Elmalı’da Devletin yanlış su politikası yüzünden bölgenin kuraklıkla mücadele eder hale geldiğini söyledi.

    Tarım-Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin cevaplandırması istemi ile TBMM Başkanlığına bir soru önergesi veren Hasan Subaşı, suyun insan hayatındaki önemine dikkat çekerek ‘’Su, hayatın ve medeniyetin kaynağıdır. Pek çok ülke su kaynaklarını korumak için zorunlu tedbirler alırken, ülkemizde sularımız hoyratça kullanılmakta ve boşa akıtılmaktadır. Türkiye’de artan nüfus, küresel ısınma, kuraklık gibi nedenlerle suya talep artarken, tatlı su kaynakları her geçen yıl azalmaktadır. Araştırma ve tahminlere göre Türkiye, sanıldığının aksine su zengini değil ‘su azlığı yaşayan ülke’ kategorisinde yer almaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4000 m3’den 1430 m3’e düşmüştür’’ “Ülkemizde suyun kötü kullanımına en somut örnek Ellmalı’da on yıllardır sürdürülen kurutma çalışmasıdır’’dedi.
    Bir yanda susuzluk, diğer yanda yeraltına deşarj edilen 150 milyon metreküp su
    Antalya’nın en büyük ovalarından biri olan su zengini sayılabilecek Elmalı ilçesinde, 150 milyon metreküp suyun, Devlet Su İşleri tarafından 40 yıldır yılda 6 ay düdenler vasıtasıyla yeraltına deşarj edildiğini hatırlatan Hasan Subaşı, bölge halkının ve özellikle üreticilerin tüm itirazlarına rağmen bu uygulamanın devam ettirilmesini anlamakta zorluk çektiğini söyledi. Subaşı, konu ile ilgili görüşlerini şöyle aktardı:
Avlan Gölü iyi bir örnek
‘    ’Elmalı ilçesinde yer alan Karagöl 50’li yıllarda muhacirlere iskan amacıyla tahsis edilmişti. Ama Karagöl’ün Elmalı ovasında en düşük kotta yer aldığı için kış aylarında göl oluşur, yaz aylarına doğru göl çekildikçe kısmen tarım imkânı bulunurdu. Bundan rahatsız olan çiftçiler yıllarca mücadele vererek kurutma, çalışması yapılması için dönemin Hükümet’ine karar aldırdılar. Dönemin Hükümeti kuzeydeki Karagöl’ü kanalla güneydeki Avlana bağlamış ve Finike’ye tünel açmak suretiyle biriken suları boşaltma yoluna gitmişti. Böylece Karagöl, Avlan ve havzanın tüm su kaynakları 70’li yıllarda kurudu. Kuraklık nedeniyle Avlan’ın çevresindeki ormanlar, iklim ve tarım zarar görmeye başladı ve gölün tekrar su tutması için Finike tüneli kapatıldı. Ancak Karagöl’ün kurutulmasına devam edildiği için Avlan’da su tutmak mümkün olmuyor ve havzada kuraklık devam ediyor. Çünkü Avlanı da besleyen Karagöl’ünsu kaynaklarıdır. 2018 yılında su havzası olarak tescil edilen Avlan’da doğal hayat dengesi bozulmuş, yaz mevsiminde görülen şiddetli kuraklık nedeniyle, çiftçiler yazın ürün alamamakta, meyve ağaçlarını sökmek zorunda kalmaktadır. Subaşı önergesinin son bölümünde de Tarım-Orman Bakanı Vahit Kirişçi’ye şu soruları yöneltti:
    1- Antalya’nın yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması amacıyla, Bakanlığınızca ve Devlet Su İşleri (DSİ) ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM) tarafından alınan tedbirler nelerdir? Bu konu yapılan çalışmalar, raporlar ve faaliyetler nelerdir? 
    2- Değişen iklim şartları nedeniyle Elmalı, Avlan ve Karagöl’de uygulanan su 
politikasının değiştirilmesi artık bir zorunluluktur. Bu konuda bir inceleme raporu, yapılan ya da yapılması planlanan bir çalışmanız var mıdır? 
    3- Doğal hayatı ve çevreyi korumak amacıyla 2018 yılında su havzası olarak tescil edilen Avlan Gölü’nün su tutması ve beslenmesi için Bakanlığınızın yapılan ya da yapılması planlanan çalışmaları var mıdır?
    4-.   Geçmiş yıllarda yapılan hatalardan devletler dönmüş doğal çevrenin ve canlı yaşamın korunması için çevre projelerine yönelmiştir!.. Biz de; “ DSİ’nin kurutma projesi var ve uygulanmalıdır!” Mantığıyla bütün yeraltı suları yok olana tüm bağ, bahçe ve seralar sökülene kadar sürdürülecek mi? 
    5-.  Boşa akıtılan sular çağımızda insan hakları ihlali sayılıyor. Bakanlık bu görüşe katılır mı?  Geçmişin hatasından dönerek tekrar doğal yaşama geçmek için Karagöl’de kamulaştırma düşünülür mü?      


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.01 07:58:36
Son Düzenlenme Tarihi :





Doğa; Karagöl’ü (kısmen) geri verdi !

Elmalı sınırları içerisinde bulunan ancak 1970’li yıllardan itibaren tarım alanı açmak, o yıllarda yaygın olan sıtma hastalığını önlemek adına gölü besleyen suyun düdenlere yöneltilmek ya da kanallar vasıtasıyla boşaltılmak suretiyle kurutulan Karagöl o zamanlar 2 bin 440 ha büyüklüğündeydi. Karstik göl olan Karagöl bugün Doğa tarafından tekrar Elmalı’ya geri verildi. Karagöl yıllar sonra geniş bir alanı kapsayacak şekilde su ile buluşurken eski haline (kısmen) geldi .

Doğa’nın Karagöl’ü eski haline tekrar döndürmesiyle verdiği ‘Benimle baş etmeniz mümkün değil. Bırakın göl, göl olarak kalsın. Kıymetli tarım alanlarını beton yığınına döndürmeyi bırakmayıp, benim için, canlılar için ve sizler için oldukça önemli bir gölü kurutmanızın yanlış olduğunu özellikle son yıllarda yaşadığınız kuraklıkla, ürünlerinizdeki azalan verimle, artan hava sıcaklığıyla, iklim değişikliğiyle  kısaca yaşadıklarınızla anlaşmışsınız” mesajı anlaşılmış mıdır ? bilinmez ama...
Karagöl’de kayık  üzerinde kürek çeken kişilerin tasvir edildiği duvar resimlerinin göle yakın bir noktada bulunan M.Ö 525 yılına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü duvarlarında yer alması gölün var oluşunun milattan önceye dayandığını gösterirken, yapılacak şey gölün su tutmaya devam edebilmesi için su yollarının tekrar eski  doğal haline çevrilmesi, ekolojik dengenin tekrar sağlanması ve hızlı bir şekilde kamulaştırma yapılarak tarım alanları için ayrılan yerlerin tekrar göl sahasına döndürülmesidir.              * Ferudun ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.03.16 10:37:56
Son Düzenlenme Tarihi :