200 bin yavru buradan çıkıyor: Deniz kaplumbağaları Akdeniz’le buluşuyor
Nesli tehlike altında olduğu için koruma altında bulunan ’Caretta caretta ve ’Chelonia mydas’ deniz kaplumbağalarının önemli üreme alanlarından Mersin’de her yıl 200 binden fazla yavru Akdeniz’le buluşuyor. Ya gündoğumu ve ya da ay ışığında yuvalardan çıkan yavru kaplumbağalarının denizle buluşmada yoğun dönemine girildi.
Dünyada iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli üretim merkezleri arasında Mersin yer alıyor. Haziran ve Temmuz aylarında anaç kaplumbağalar tarafından yoğun olarak bırakılmaya başlanan yumurtalardan yavrular çıkmaya başladı. Özellikle gece ay ışığı veya gün doğumunda yuvayı terk eden yavrular, küçük bedenleri ile denize girmeye çalışırken, ortaya izlemesi keyif veren görüntüler çıkıyor. Mersin’in Anamur, Silifke Göksu, Erdemli Alata ve Akdeniz Kazanlı’da her yıl deniz kaplumbağaları yaklaşık 3 bin 600 yuva kurarak yumurtlama yapıyor. Bu yuvalardan her yıl 200 binden fazla yavru kaplumbağa çıkarak Akdeniz’le buluşuyor. En yoğun dönemlerinin yaşandığı bugünlerde Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü sahilinden çok sayıda yavru kaplumbağa yuvasından çıkarak denizle buluştu. Ay ışığında denizle buluşan kaplumbağalara Vali Ali Hamza Pehlivan, Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileriyle vatandaşlar da eşlik etti.
Gördükleri manzara karşısında etkilenen çocuklar, yaşadıkları duygu anlatırken, aileleri de böyle bir olaya tanık olmadan duyduğu memnuniyeti kaydetti.
"İki tür deniz kaplumbağası Mersin sahillerini tercih ediyor"
Gerçekten müthiş bir doğa döngüsüne tanıklık ettiklerini belirten Vali Ali Hamza Pehlivan, "Yuvalarından yumurtalarından çıkan kaplumbağalar koşar adımlarla suya doğru doğaya doğal yaşama doğru ilerlediler. Malumunuz dünya üzerinde 8 ayrı deniz kaplumbağası türü var. Bunların 5’i Akdeniz’de ağırlıklı olarak bulunuyor. Bu türlerin üçü daha çok beslenme maksatlı bu denizlerde bulunurken, iki türü de özellikle Mersin sahillerimizi tercih ediyor. Bu türlerin biri yeşil deniz kaplumbağası dediğimiz Chelonia mydas diğeri de caretta caretta dediğimiz iribaş deniz kaplumbağası. Ve ilimizde 4 ayrı noktada 4 yarı kumsalda yumurtlama ve yuvalama merkezi var. Bu deniz kaplumbağalarının Türkiye genelinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün verilerine göre toplamda 20 ayrı nokta tespit edilmiş ve ilan edilmiş durumda. Bunların 4’ü Mersin ilimizde ki buralar koruma sahaları, sit alanları, kaplumbağalar gelip yumurtlamalarını yapıyorlar. Özellikle de havaların ısınmasıyla 15 Mayıs ila 15 Eylül tarihleri arasında bu sahillere geliyorlar ve yumurtalarını bırakıyorlar" dedi.
"200 bin yavru kaplumbağa Akdeniz’den dünyaya yol alıyor"
Yumurtlama merkezleri hakkında bilgi de veren Vali Pehlivan, yılda ortalama 3 bin 600 noktada kaplumbağaların bu yuvaları kurduklarını ifade etti.
Bu yuvalardan her yıl ortalama 200 bin yavru kaplumbağanın çıkarak Akdeniz’den dünyaya doğru yol aldığına değinen Pehlivan, "Biliyorsunuz kaplumbağalar yumurtadan, yuvadan çıktıkları noktada tekrar yumurtluyorlar. Ve ortalama 3 senede bir bu noktalara geliyorlar. Gecenin bu saatinde, bir yandan ay yakamoz halinde kendini gösterirken, kaplumbağalar da denize doğru yol aldı. Biz de onun heyecanını yaşadık. Biliyorsunuz ayın ışığını takip ediyorlar. O yüzden zaman zaman uyarılar yapıyoruz, bu sahillerde yanlış ışıklandırmalar ki yaptırmıyoruz, yapanları da ilgili arkadaşlarımız ikaz ediyor. Yönlerini şaşırmasınlar diye bu konuda tedbirlerimiz var, o yüzden zaten buralar koruma altında. Arkadaşlarımız da Doğa Koruma Milli Parklar personelimiz de bu sahillerde dolaşmak suretiyle, özellikle o yumurtalamaların yapıldığı anaçların, yavruların, yumurtaların olduğu yerleri koruma altına alıyorlar. Zaman zaman kafesleme yapıyorlar, tabelalarla uyarıcı levhalar koyuyorlar ki bunlar herhangi bir zayiata maruz kalmadan dünyaya gelsinler ve doğaya kavuşsunlar. Bu tabi Yüce Yaratan’ın bahşettiği çok müthiş bir döngü" ifadelerini kullandı.
Kaplumbağaların uluslararası sözleşmelerle koruma altında olduğuna dikkat çeken Pehlivan, bu koruma alanlarına gerekli özenin hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini bir kere daha hatırlattıklarını kaydetti.
Dünyada iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli üretim merkezleri arasında Mersin yer alıyor. Haziran ve Temmuz aylarında anaç kaplumbağalar tarafından yoğun olarak bırakılmaya başlanan yumurtalardan yavrular çıkmaya başladı. Özellikle gece ay ışığı veya gün doğumunda yuvayı terk eden yavrular, küçük bedenleri ile denize girmeye çalışırken, ortaya izlemesi keyif veren görüntüler çıkıyor. Mersin’in Anamur, Silifke Göksu, Erdemli Alata ve Akdeniz Kazanlı’da her yıl deniz kaplumbağaları yaklaşık 3 bin 600 yuva kurarak yumurtlama yapıyor. Bu yuvalardan her yıl 200 binden fazla yavru kaplumbağa çıkarak Akdeniz’le buluşuyor. En yoğun dönemlerinin yaşandığı bugünlerde Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü sahilinden çok sayıda yavru kaplumbağa yuvasından çıkarak denizle buluştu. Ay ışığında denizle buluşan kaplumbağalara Vali Ali Hamza Pehlivan, Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileriyle vatandaşlar da eşlik etti.
Gördükleri manzara karşısında etkilenen çocuklar, yaşadıkları duygu anlatırken, aileleri de böyle bir olaya tanık olmadan duyduğu memnuniyeti kaydetti.
"İki tür deniz kaplumbağası Mersin sahillerini tercih ediyor"
Gerçekten müthiş bir doğa döngüsüne tanıklık ettiklerini belirten Vali Ali Hamza Pehlivan, "Yuvalarından yumurtalarından çıkan kaplumbağalar koşar adımlarla suya doğru doğaya doğal yaşama doğru ilerlediler. Malumunuz dünya üzerinde 8 ayrı deniz kaplumbağası türü var. Bunların 5’i Akdeniz’de ağırlıklı olarak bulunuyor. Bu türlerin üçü daha çok beslenme maksatlı bu denizlerde bulunurken, iki türü de özellikle Mersin sahillerimizi tercih ediyor. Bu türlerin biri yeşil deniz kaplumbağası dediğimiz Chelonia mydas diğeri de caretta caretta dediğimiz iribaş deniz kaplumbağası. Ve ilimizde 4 ayrı noktada 4 yarı kumsalda yumurtlama ve yuvalama merkezi var. Bu deniz kaplumbağalarının Türkiye genelinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün verilerine göre toplamda 20 ayrı nokta tespit edilmiş ve ilan edilmiş durumda. Bunların 4’ü Mersin ilimizde ki buralar koruma sahaları, sit alanları, kaplumbağalar gelip yumurtlamalarını yapıyorlar. Özellikle de havaların ısınmasıyla 15 Mayıs ila 15 Eylül tarihleri arasında bu sahillere geliyorlar ve yumurtalarını bırakıyorlar" dedi.
"200 bin yavru kaplumbağa Akdeniz’den dünyaya yol alıyor"
Yumurtlama merkezleri hakkında bilgi de veren Vali Pehlivan, yılda ortalama 3 bin 600 noktada kaplumbağaların bu yuvaları kurduklarını ifade etti.
Bu yuvalardan her yıl ortalama 200 bin yavru kaplumbağanın çıkarak Akdeniz’den dünyaya doğru yol aldığına değinen Pehlivan, "Biliyorsunuz kaplumbağalar yumurtadan, yuvadan çıktıkları noktada tekrar yumurtluyorlar. Ve ortalama 3 senede bir bu noktalara geliyorlar. Gecenin bu saatinde, bir yandan ay yakamoz halinde kendini gösterirken, kaplumbağalar da denize doğru yol aldı. Biz de onun heyecanını yaşadık. Biliyorsunuz ayın ışığını takip ediyorlar. O yüzden zaman zaman uyarılar yapıyoruz, bu sahillerde yanlış ışıklandırmalar ki yaptırmıyoruz, yapanları da ilgili arkadaşlarımız ikaz ediyor. Yönlerini şaşırmasınlar diye bu konuda tedbirlerimiz var, o yüzden zaten buralar koruma altında. Arkadaşlarımız da Doğa Koruma Milli Parklar personelimiz de bu sahillerde dolaşmak suretiyle, özellikle o yumurtalamaların yapıldığı anaçların, yavruların, yumurtaların olduğu yerleri koruma altına alıyorlar. Zaman zaman kafesleme yapıyorlar, tabelalarla uyarıcı levhalar koyuyorlar ki bunlar herhangi bir zayiata maruz kalmadan dünyaya gelsinler ve doğaya kavuşsunlar. Bu tabi Yüce Yaratan’ın bahşettiği çok müthiş bir döngü" ifadelerini kullandı.
Kaplumbağaların uluslararası sözleşmelerle koruma altında olduğuna dikkat çeken Pehlivan, bu koruma alanlarına gerekli özenin hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini bir kere daha hatırlattıklarını kaydetti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 09:28:05
Son Düzenlenme Tarihi :
Kavaloğlu: "Türkiye en iyi medikal turizm destinasyonları arasında gösteriliyor"
AKTOB’UN geleneksel olarak sürdürdüğü yemekli buluşmaların Ağustos ayı toplantısı Kemer’de gerçekleşti. 12 ay sürdürülebilir turizm ele alındığı toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Türkiye en iyi medikal turizm destinasyonları arasında gösteriliyor” dedi.
Açılış konuşması ve tur..
AKTOB’UN geleneksel olarak sürdürdüğü yemekli buluşmaların Ağustos ayı toplantısı Kemer’de gerçekleşti. 12 ay sürdürülebilir turizm ele alındığı toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Türkiye en iyi medikal turizm destinasyonları arasında gösteriliyor” dedi.
Açılış konuşması ve turizm gündeminde yer alan konuları içeren sunum gerçekleştiren Turizmci Kaan Kavaloğlu, 12 ay turizm hareketlerinin sürdürülebilirliği için turizm çeşitliliğinin kış dönemlerine endeksli artırılmasının öneminde değindi. Kavaloğlu, "Dünyada eğlence, deniz kum, güneş temalı turizm çeşidi ağırlıklı olarak dünya genelinde yüzde 55 oranında tercih ediliyor. Resort destinasyonlarının, özellikle Antalya diğer tercih edilen sağlık, iş, spor, şehir turizmi gibi ürün çeşitliliği ile bu potansiyele sahip bir destinasyondur. Şehrin tüm dinamiklerinin, kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerin kış dönemi hareketliliği için iş birliği ve güç birliği yapması şarttır. Mevsimsellik tüm dünyada özellikle kıyı şeridinde yer alan Akdeniz çanağında yer alan destinasyonların genel sorunu. Yüksek sezonda; aşırı kalabalık, yüksek fiyatlar, yoğun sezonlarda yetersiz kalan altyapı, hizmet ve iş imkanlarının yetersizliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Antalya kış döneminde turizm hareketlerinin canlandırılması için; turizmi destekleyen yan ürünlerin cazibe merkezlerinin desteklenmesi, teşvik edilmesi. Akvaryum, su parkı, sanat galerileri, sergileri, uluslararası konserler, uluslararası spor karşılaşmaları, festivallerin artırılması. Antalya’nın doğal alanları ve gençlik kampları gibi, doğa sporlarının canlandırılması, teşvik edilmesi. Her yıl kaya tırmanışı ve mağaracılık için gelen binlerce doğa sporcusu var, bu alanların uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi. Kış uçuşlarının desteklenmesi gerekmektedir” dedi.
“Antalya 4 mevsimi de turizm hareketlerine uygun potansiyele sahip”
Başkan Kavaloğlu Antalya’nın dünya standartlarının üzerinde turizm yatırımlarına sahip olduğunu belirterek, "Antalya, kentsel altyapısı da her geçen yıl iyileşmekte, turistik ürün gamını genişletmektedir. Şehir otellerimiz, fuar merkezlerimiz, sağlık ve spor tesislerimizle ürün arzımız dünya standartlarının üst seviyesinde yer almaktadır. Antalya, sağlık alanında yapılan yatırımlarla da dikkati çekiyor. Kentte 2 üniversite, 18 kamu hastanesi ve 28 özel hastane ile çok sayıda klinikte tedavi imkanı sağlanıyor. Estetikten organ ve kök hücre nakillerine, kanser tedavilerinden göz, diş, kanser tedavisine her türlü sağlık hizmetinin verildiği ilde, yılın her ayı gelebilen turistler tedavi olup ülkelerine dönüyor. Kışın futbol takımlarının kamp yaptığı kent, dalış, tırmanma, yürüyüş ve golf sporu imkanlarıyla da öne çıkıyor. Yurt dışından her yıl binlerce golfçüyü ağırlayan ilde 16 golf sahası bulunuyor" diye konuştu.
“Türkiye en iyi medikal turizm destinasyonları arasında gösteriliyor”
Sağlık turizm potansiyelinin dünyada da çok büyük pazar hacmine ulaştığını belirten Başkan Kavaloğlu, "Antalya’nın kış aylarına yönelik hareketliliğin canlandırılması gerekiyor, sağlık turizmine hizmet veren paydaşlarımızın kış dönemine odaklanmaları destinasyon için fayda sağlayacaktır. Medikal turizm 2020 yılında 54,4 milyar ABD doları değerindeydi, 2023 yılında 129 milyar dolara ve 2027 yılına kadar 200 milyar ABD dolarının üzerinde bir pazar büyüklüğüne ulaşacağı tahmin ediliyor. En iyi medikal destinasyonları arasında; Kanada, Malezya, Singapur, Tayland, Hindistan, Türkiye, Çekoslovakya, Birleşik Arap Emirlikleri, Panama, Meksika ve Brezilya gösterilmektedir. Türkiye’nin sağlık turizminde 2023 yılı hedefi 1,5 milyon sağlık turisti ve 10 milyar dolar sağlık turizmi gelirine ulaşmaktır. Ülkemiz, 4 saatlik uçuş mesafesinde, yaklaşık 1 milyar insana ve 57 ülkeye hitap eden önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Dünyanın en çok noktasına (120 ülke, 299 şehir ve 302 havalimanı) uçan milli havayolu markası Türk Hava Yolları ile ulaşım kolaylığı sayesinde Türkiye, sağlık turizmi için ideal bir bölge olarak değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verdi.
Dünyada otel doluluklarının henüz 2019 seviyelerine ulaşmadığına işaret eden Kavaloğlu, “Dünya genelinde otel ve tatil köyü sektörünün pazar büyüklüğü 2019 yılında 1,52 trilyon ABD doları ile zirveye ulaştı. Korona virüs (COVID-19) pandemisinin bir sonucu olarak, pazar büyüklüğü 2020 ve 2021 yıllarında bir trilyonun altına düştü. 2023 yılında pazar büyüklüğünün 1,21 trilyon ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, geleneksel buluşmada yaptığı konuşmada, "Göreve geldiğim günden itibaren çalışmalarımızı Antalya’nın iki önemli sektörü tarıma ve turizmin gelişmesine odaklı sürdürmekteyiz. Turizm tanıtımına katkı sağlamak adına Antalya Turizm Birliği’ni kurduk. Turizme ve tarıma yerelden ulusala kalkınma modeliyle üreticilerimize destek veriyoruz. Diğer taraftan çevrenin korunması ve sürdürülebilir turizm adına denizimizi temiz tutmak için elektronik denetim merkezimizi kurarak termal kameralar aracılığı ile denize atık bırakılmasını engelledik. Aynı zamanda arıtmaları da çoğaltarak denizimizi temiz tutuyoruz. Antalyamızın da kültür, sanat ve gastronomi alanında geliştirilmesi yönünde çalışmalarımıza GastroFest Festivali’ni de gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında farklı alanlarda etkinlikler ve festivallerin sayısını çoğaltıyoruz" dedi.
AKTOB yemeğine; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kepez Belediye Bşk. Hakan Tütüncü, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Kaymakamı Hüseyin Çam, ATSO Başkanı Ali Bahar, TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, AKTOB Önceki Dönem Başkanları Osman Ayık ve Yusuf Hacısüleyman, KETOB Başkanı Dinçer Sarıkaya katıldı.
Açılış konuşması ve turizm gündeminde yer alan konuları içeren sunum gerçekleştiren Turizmci Kaan Kavaloğlu, 12 ay turizm hareketlerinin sürdürülebilirliği için turizm çeşitliliğinin kış dönemlerine endeksli artırılmasının öneminde değindi. Kavaloğlu, "Dünyada eğlence, deniz kum, güneş temalı turizm çeşidi ağırlıklı olarak dünya genelinde yüzde 55 oranında tercih ediliyor. Resort destinasyonlarının, özellikle Antalya diğer tercih edilen sağlık, iş, spor, şehir turizmi gibi ürün çeşitliliği ile bu potansiyele sahip bir destinasyondur. Şehrin tüm dinamiklerinin, kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerin kış dönemi hareketliliği için iş birliği ve güç birliği yapması şarttır. Mevsimsellik tüm dünyada özellikle kıyı şeridinde yer alan Akdeniz çanağında yer alan destinasyonların genel sorunu. Yüksek sezonda; aşırı kalabalık, yüksek fiyatlar, yoğun sezonlarda yetersiz kalan altyapı, hizmet ve iş imkanlarının yetersizliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Antalya kış döneminde turizm hareketlerinin canlandırılması için; turizmi destekleyen yan ürünlerin cazibe merkezlerinin desteklenmesi, teşvik edilmesi. Akvaryum, su parkı, sanat galerileri, sergileri, uluslararası konserler, uluslararası spor karşılaşmaları, festivallerin artırılması. Antalya’nın doğal alanları ve gençlik kampları gibi, doğa sporlarının canlandırılması, teşvik edilmesi. Her yıl kaya tırmanışı ve mağaracılık için gelen binlerce doğa sporcusu var, bu alanların uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi. Kış uçuşlarının desteklenmesi gerekmektedir” dedi.
“Antalya 4 mevsimi de turizm hareketlerine uygun potansiyele sahip”
Başkan Kavaloğlu Antalya’nın dünya standartlarının üzerinde turizm yatırımlarına sahip olduğunu belirterek, "Antalya, kentsel altyapısı da her geçen yıl iyileşmekte, turistik ürün gamını genişletmektedir. Şehir otellerimiz, fuar merkezlerimiz, sağlık ve spor tesislerimizle ürün arzımız dünya standartlarının üst seviyesinde yer almaktadır. Antalya, sağlık alanında yapılan yatırımlarla da dikkati çekiyor. Kentte 2 üniversite, 18 kamu hastanesi ve 28 özel hastane ile çok sayıda klinikte tedavi imkanı sağlanıyor. Estetikten organ ve kök hücre nakillerine, kanser tedavilerinden göz, diş, kanser tedavisine her türlü sağlık hizmetinin verildiği ilde, yılın her ayı gelebilen turistler tedavi olup ülkelerine dönüyor. Kışın futbol takımlarının kamp yaptığı kent, dalış, tırmanma, yürüyüş ve golf sporu imkanlarıyla da öne çıkıyor. Yurt dışından her yıl binlerce golfçüyü ağırlayan ilde 16 golf sahası bulunuyor" diye konuştu.
“Türkiye en iyi medikal turizm destinasyonları arasında gösteriliyor”
Sağlık turizm potansiyelinin dünyada da çok büyük pazar hacmine ulaştığını belirten Başkan Kavaloğlu, "Antalya’nın kış aylarına yönelik hareketliliğin canlandırılması gerekiyor, sağlık turizmine hizmet veren paydaşlarımızın kış dönemine odaklanmaları destinasyon için fayda sağlayacaktır. Medikal turizm 2020 yılında 54,4 milyar ABD doları değerindeydi, 2023 yılında 129 milyar dolara ve 2027 yılına kadar 200 milyar ABD dolarının üzerinde bir pazar büyüklüğüne ulaşacağı tahmin ediliyor. En iyi medikal destinasyonları arasında; Kanada, Malezya, Singapur, Tayland, Hindistan, Türkiye, Çekoslovakya, Birleşik Arap Emirlikleri, Panama, Meksika ve Brezilya gösterilmektedir. Türkiye’nin sağlık turizminde 2023 yılı hedefi 1,5 milyon sağlık turisti ve 10 milyar dolar sağlık turizmi gelirine ulaşmaktır. Ülkemiz, 4 saatlik uçuş mesafesinde, yaklaşık 1 milyar insana ve 57 ülkeye hitap eden önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Dünyanın en çok noktasına (120 ülke, 299 şehir ve 302 havalimanı) uçan milli havayolu markası Türk Hava Yolları ile ulaşım kolaylığı sayesinde Türkiye, sağlık turizmi için ideal bir bölge olarak değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verdi.
Dünyada otel doluluklarının henüz 2019 seviyelerine ulaşmadığına işaret eden Kavaloğlu, “Dünya genelinde otel ve tatil köyü sektörünün pazar büyüklüğü 2019 yılında 1,52 trilyon ABD doları ile zirveye ulaştı. Korona virüs (COVID-19) pandemisinin bir sonucu olarak, pazar büyüklüğü 2020 ve 2021 yıllarında bir trilyonun altına düştü. 2023 yılında pazar büyüklüğünün 1,21 trilyon ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, geleneksel buluşmada yaptığı konuşmada, "Göreve geldiğim günden itibaren çalışmalarımızı Antalya’nın iki önemli sektörü tarıma ve turizmin gelişmesine odaklı sürdürmekteyiz. Turizm tanıtımına katkı sağlamak adına Antalya Turizm Birliği’ni kurduk. Turizme ve tarıma yerelden ulusala kalkınma modeliyle üreticilerimize destek veriyoruz. Diğer taraftan çevrenin korunması ve sürdürülebilir turizm adına denizimizi temiz tutmak için elektronik denetim merkezimizi kurarak termal kameralar aracılığı ile denize atık bırakılmasını engelledik. Aynı zamanda arıtmaları da çoğaltarak denizimizi temiz tutuyoruz. Antalyamızın da kültür, sanat ve gastronomi alanında geliştirilmesi yönünde çalışmalarımıza GastroFest Festivali’ni de gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında farklı alanlarda etkinlikler ve festivallerin sayısını çoğaltıyoruz" dedi.
AKTOB yemeğine; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kepez Belediye Bşk. Hakan Tütüncü, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Kaymakamı Hüseyin Çam, ATSO Başkanı Ali Bahar, TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, AKTOB Önceki Dönem Başkanları Osman Ayık ve Yusuf Hacısüleyman, KETOB Başkanı Dinçer Sarıkaya katıldı.

