SON DAKİKA
header-ad

Hırsızlık suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan şahıs yakalandı

Antalya’da hırsızlık suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile aranan şahıs yakalanarak cezaevine gönderildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları istikametinde; Antalya İl Jandarma Komutanlığı Korkuteli ilçe Jandarma Komutanlığı ve Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekipleri tarafından yapılan ça..

Antalya’da hırsızlık suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile aranan şahıs yakalanarak cezaevine gönderildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları istikametinde; Antalya İl Jandarma Komutanlığı Korkuteli ilçe Jandarma Komutanlığı ve Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda hakkında hırsızlık suçundan aranan toplam 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan şahıs Korkuteli ilçesinde jandarma ekiplerinin yaptığı operasyonla yakalandı. Şahıs saklandığı evde yakalanarak gözaltına alınmasının ardından çıkartıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.29 11:44:24
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






CANKUŞ DRON, TÜRSAB’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Cankuş (Cankurtaran Dron), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’ne (TÜRSAB) tanıtıldı. Cankuş Cankurtaran Dron işletmecisi ve aynı zamanda Uluslararası İnsansız Hava Aracı Pilotları Derneği kurucu Başkanı Erdoğan Budak, TÜRSAB Akdeniz Bölge Başkanı Rıza Perçin’i ziyaret ederek bilgilendirmelerde bulundu.

Önümüzdeki sezon için hazırlıklarımız çok hızlı bir şekilde devam ediyor!

Ziyarette kendilerine gösterilen ilgiden dolay teşekkürlerini sunan Erdoğan Budak, “Bugün TÜRSAB Akdeniz Bölge Başkanımız Rıza Perçin’i ziyaret ettik. Sağ olsun bizleri çok sıcak bir ilgi ile karşıladı. Kendisine nezaketleri için teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki sezon için hazırlıklarımız çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Cankurtaran dronlarımız Alanya’dan Konyaaltı’na, Konyaaltı’ndan Kaş’a kadar tüm sahillerde görev almak için hazır. Bizler de turizme sağlayacağı katma değer anlamında, Rıza Perçin Başkanın fikirlerini almaya geldik. Sağ olsun olumlu görüşlerini bildirdiler. Teşekkür ediyorum” dedi.

Bu girişimi çok önemli buluyoruz!

TÜRSAB Akdeniz Bölge Başkanı Rıza Perçin, dronların son dönem hayatımızın bir çok alanında görev yapmaya başladığını belirtirken, Cankuş Dron’un boğulmalara karşı büyük bir görev yapacağını söyleyerek “Arkadaşlarımızın sunumu çok ilginçti. Biz bu dronun benzerini yurt dışındaki bazı ünlü plajlarda görmüştük. Orada gördüğümüzde de bunun ne kadar yararlı bir dron olduğunu saptamıştık. Arkadaşlarımızın bu dronları Türkiye’ye getirip bir sunum yapması ve bu yıl içerisinde otel ve halk plajları ile alakalı bir planlamaları olmaları,boğulmakta olan, mağdur yüzme bilmeyen ve deniz güvenliği için bu girişimi çok önemli buluyoruz. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz”

Cankuş Drone boğulma vakalarında hayat kurtarıyor!

Boğulma vakaları ile ilgili yapılan bir araştırmaya göre her yıl ülkemizde 900 civarında insan hayatını kaybediyor. İlk boğulma tehlikesinin fark edilmesi ve müdahalesi arasında saniyeler hatta saliseler büyük önem taşıyor. Suya iniş kalkış yapabilen ve su geçirmez özellikte olan Cankuş Dron, 79,3 km/s hızla uçabiliyor. İlk saniyelerde bir insan müdahalesinin gerçekleşebileceği süreden daha hızlı bir şekilde hareket eden Cankuş Dron,  Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından ehliyet verilmiş ve uçuş tecrübesi olan profesyonel dron pilotları tarafından kullanılırken, vakaya ilk can simidini bırakıp, kişiyi kurtarıp, su üzerinde hayatta kalmasını sağlıyor. 4 K ve gece görüşlü kamera teknolojisine ve aynı zamanda otomatik açılabilen can yeleği sistemine sahip olan Cankuşlar her iklimde ve her koşulda aktif görev alabiliyor. Bu yıl başta Antalya sahilleri olmak üzere Türkiye’nin tüm sahillerinde görev yapması planlanan Cankuş Dronlar, çok sayıda boğulma olayına anında müdahale edecek.


-HABER MERKEZİ


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 12:29:54
Son Düzenlenme Tarihi :





İslamlar Mahallesi Baranda yaylasında küçükbaş hayvan yetiştiricileri ile toplantı

Elmalı İlçesi İslamlar Mahallesi Baranda yaylasında Antalya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğince organize edilen “Batı Akdeniz Bölgesinde Maki ve Mera Alanlarında Yapılan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Yöresel Aktörleri, Ekosistem Hizmetleri ve Yerel Toplumlar Projesi” toplantısı gerçekleştirildi.Toplantıya, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Çatal, Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tolunay, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca,Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk,Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Müdürü Özlem Çağrıcı Armut, Elmalı Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur,Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü Orman Şefi Mahmut Er ,İslamlar Mahalle Muhtarı Bilal Karakaya ve köylüler katıldı.

“KEÇİ PEYNİRİ,SÜTÜ DEĞERLİ ANCAK, KEÇİ,OĞLAK TEKE FİYATLARI DEĞERİNİN ALTINDA!”
Antalya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği,  Küçükbaş Hayvan Yetiştiricisinin yanında. Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk, küçükbaş hayvancığının daha da gelişmesi adına bölgede çeşitli toplantılar düzenliyor. 
Bilimsel destekler alıyoruz!
Antalya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birlik Başkanı Zeliha Öztürk yaptığı açıklamasında, amaçlarının yetiştiricilerin daha çok verim elde etmesi adına çalışmalar yapmak olduğunu belirterek, Üniversitelerden aldıkları bilimsel destekle ile yetiştiricilerin yanlarında olduklarını söyledi.
Keçi peyniri,sütü değerli ancak, keçi, oğlak teke fiyatları değerinin altında!
Toplantıda açıklamalarda bulunan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tolunay, yaptıkları araştırmalar ve ortaya çıkan projedeki sonucu değerlendirirken, keçi yetiştiriciliğinin son durumu hakkında bilgiler verdi. 
Prof. Dr. Ahmet Tolunay yaptığı açıklamasında “ Yetiştiriciler keçi çobanlığının zor olduğunu, yem fiyatları ve bakım masraflarının (aşı, ilaç vb.) yüksek olduğunu ifade etmektedirler. Keçinin peynirinden ve sütünden yüksek kazanç sağlarken keçi, teke, oğlak fiyatları değerinin altında satıldığını söylemişlerdir. Yetiştiriciler otlatma sorunun olduğunu ve keçinin ormana zarar vermediğini söylerlerken ormancı baskısının yüksek olduğunu ve ormancılar ile ilişkilerin kötü olmasının önemli bir sorun olduğunu dile getirmektedirler. Yetiştiriciler ormanlık alanlarda yem kaynağının azaldığını, taş ve mermer ocaklarının keçilere ve keçi yetiştiriciliğine zarar verdiğini ve yırtıcı hayvanların kendilerine ve sürülerine zarar vermelerinden dolayı bu mesleği sürdürülebilir halde yapamayacaklarını ve devlet desteğinin ve yardımlarının düşük olmasından dolayı Antalya ve Burdur ilinde yaşayan yetiştiriciler bu mesleği bırakabileceklerini ifade etmektedirler” dedi.
Çoban bulma sorunu var!
Yetiştiricilerin yaşam koşullarının ağır olduğunu söylediklerini ve şehirde yaşayan bireylere göre olanaklarının kısıtlı olduğunu da söylediklerini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Tolunay, “ Yetiştiriciler İş yoğunluklarından dolayı tatile çıkmadıklarını dile getirmektedirler. Çalışmaya katılanların çoğu bu işi gücünün yettiği kadarıyla yapacaklarını söylemektedirler. Yetiştiricilerin büyük çoğunluğu çoban bulma sorunlarının olduğunu söylemelerine rağmen yabancı uyruklu çobanların sürülere iyi bakmadıklarını düşündükleri veya tecrübe edindikleri için yabancı uyruklu çobanları kullanmamaktadırlar. Keçi yetiştiricilerinin yaklaşık % 90’ı keçi yetiştiriciliğini severek yapmakta ve bu mesleği atalarından bu yana yürütmektedir. Yıllardan buyana keçilerin ormana zarar vermediğini düşünmektedir. Orman idaresinde görev yapan ormancıların keçi yetiştiricileri üzerinde bir baskı hissettikleri, ormancılar ile ilişkilerin kötü olması çok önemli bir sorun olduğunu vurgulamıştır. Keçi yetiştiricilerine devlet desteğinin düşük olduğunu belirtmiştir. Keçi yetiştiricilerin büyük çoğunluğu günümüzde güneş enerjisinden enerji üretiminde ve su ısınma sistemlerinde faydalandığını belirtmiştir. Keçi yetiştiricileri, keçilerin otlatma alanlarında arazi bozulmasına yol açmadığını belirtmektedir” diye konuştu.
“Batı Akdeniz Bölgesinde Maki ve Mera Alanlarında Yapılan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Yöresel Aktörleri, Ekosistem Hizmetleri ve Yerel Toplumlar Projesi” sonuç kısmı ise şu şekilde paylaşıldı:
-Keçilerin son yıllarda ekonomik önemi artış göstermiştir. Ayrıca keçiler sahip oldukları bazı avantajlı yönleri ile ekstrem iklim koşullarında da verimliliklerini devam ettirebilmektedirler. Özellikle diğer çiftlik hayvanları tarafından değerlendirilemeyen bazı yem kaynaklarını efektif bir şekilde değerlendirmekte ve diğer türlerden daha az metan emisyonuna neden olmaktadır. Bu durum kıl keçilerini ve kıl keçisi yetiştiriciliğini iklim değişikliğinde avantajlı bir konuma sokmaktadır.
-Yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanununa göre ormanlara her türlü hayvan sokulması yasaktır.Ancak, kamu yararı gereklerine uygun olarak, Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen orman alanlarında; orman idaresince tespit edilen usul ve esaslar çerçevesinde hayvan otlatılmasına izin verilmektedir.
-Hayvan otlatılmasına izin verilecek sahaların ve hayvan türlerinin belirlenmesi ile otlatma zamanı ve süresinin tayinine ve ilgililere duyurulmasına ilişkin uygulamalar Orman Genel Müdürlüğü tarafından başarılı bir şekilde yürütülmektedir.
-Keçi yetiştiriciliği ağırlıklı olarak ormanlık ve dağlık alanlardaki işletmelerde yapılmaktadır. Türkiye’de yaklaşık 500 bin adet işletmede keçi yetiştiriciliği yapılmakta ve bu üretim kolu yaklaşık 3 milyon kişinin gelirine katkıda bulunmaktadır. Küresel ısınma ve kuraklık, insanoğluna birçok olumsuzluklar getirecektir. Küresel ısınma ve kuraklık bazı bitki ve hayvan türlerinin yok olmasına neden olacaktır. Kuraklığa dayanaklı türler ise ayakta kalabilecektir. Kıl keçisi, kuraklığa ve susuzluğa dayanaklı bir hayvan olup, yine kuraklığa ve susuzluğa dayanaklı odunsu bitki türleriyle beslenmektedir.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.08 17:00:32
Son Düzenlenme Tarihi :