Yaz aylarında sistitten korunmak için 10 öneri
Her üç kadından birinde görülen sistit yani idrar yolu enfeksiyonu, kadınları en çok rahatsız eden sağlık sorunları arasında yer alıyor. Sistit özellikle tatil döneminde; yetersiz su tüketilmesi, havuz, deniz ya da ani ısı değişikliği ile soğuğa maruz kalma gibi nedenlerle sıklıkla ortaya çıkabiliyor.
Bazı kişilerde yaz dönemini kabusa dönüştürebilen sistit, erişkin bir kadında bir yıl içerisinde 3 kez ve daha sık oluyorsa o zaman altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekiyor.
Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. A. Egemen İşgören; sistit belirtileri, tedavisi ve doğal korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Sistit bir idrar yolu enfeksiyonudur
Kadınların idrar yolları erkeklerinkinden farklı olarak dışarıya kısa bir kanalla açılır. Bu nedenle dışarıdan mikropların girmesi daha kolaydır. Aslında vücudun dış kısmında yani vajinal bölgede genital flora denilen; belirli oranda mikropların barındığı bir ortam bulunmaktadır. Bu flora dış kapı nöbetçisi gibi kötü mikropların içeri girmesine engel olur. İdrar kesesinde ise normalde mikrop bulunmaz yani bu bölge sterildir. Dış ortamda bulunan bu mikropların idrar kesesine girmesi ve çoğalması enfeksiyona yani sistite neden olur. Özellikle genital bölgedeki tahrişler buradaki mikropların idrar kanalına girmesini kolaylaştırır. Ayrıca vücut direncinin azaldığı durumlar da enfeksiyona yatkınlığı artırabilir.
Yeterli su tüketilmezse sistit riski belirgin şekilde artıyor
Hava sıcaklıkları artmasıyla su alımında yetersiz kalınabilmektedir. Sıcak havalarda serinlemek için vücut daha fazla terlediğinden, su alımını artırmak her zamankinden daha önemlidir. Günde ortalama 2 buçuk litre su içilmesi; mesaneyi tahrişten uzak tutmak ve konsantre idrarın bakteriyel enfeksiyonların üreme alanı olmasını önlemek için, idrarın uygun şekilde seyreltilmiş olması önemlidir. Bu da yeterli miktarda su içmekle gerçekleşir. Ayrıca sıvı seviyesi, atıkların bağırsaktaki hareketini doğrudan etkiler.
Yeterli su tüketilmemesi enfeksiyonların ana yollarından biri olan bağırsağı ve dolayısıyla mesaneyi etkiler. Bunun sonucunda idrar yapma sırasında yanma, sık idrara gitme olabilir. Bu nedenle şikayetler şiddetli değil ise öncelikle alınan sıvı miktarını arttırmak yeterli olabilir.
Sistit 24 saatte geçmiyorsa…
İlk 24 saat içinde; idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetlerin tamamen geçmediği ya da idrar yaparken zorlanma, idrarın kanlı gelmesi, kasık ve bel ağrısı, akıntı, idrar tutamama, ateşlenme, halsizlik gibi şikayetlerin eklendiği durumlar idrar yollarında ciddi bir enfeksiyona işaret ediyor olabilir. Bu durumda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Erişkin bir kadında sistit bir yıl içerisinde 3 kez ve daha sık oluyorsa o zaman altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekir.
Kontrolsüz antibiyotik enfeksiyonu kronikleştirir!
Basit bir idrar tahlili ile sistit tanısı konulabilir. Ancak özellikle sık tekrarlayan sistitlerde, mikrobun cinsinin saptanabilmesi ve uygun antibiyotiğin seçilebilmesi için idrar kültürü yapılması önemlidir. Bu aşamada yapılacak en önemli yanlışlardan biri, kontrolsüz antibiyotik kullanılmasıdır. Yanlış kullanılan ilaçlar hem yan etkileri nedeniyle sorunlar yaratır hem de bakterilerde direnç gelişimine ve kronikleşen enfeksiyonlara yol açabilir.
Komplike olan idrar yolları enfeksiyonlarında ise; daha uzun süreli tedavi ve sadece enfeksiyonu kurutmak değil aynı zamanda altta yatan nedenleri de araştırıp ortaya çıkarmak gerekir.
Sistitten korunmak için bu önerileri dikkate alın;
- Bol miktarda sıvı alın
- Hijyen kurallarına dikkat edin
- Havuza girdikten sonra mutlaka duş alın
- Islak mayo veya bikininizi değiştirin
- Tuvalet temizliğini suyla ya da tuvalet kağıdıyla, mutlaka önden arkaya doğru yapın
- C vitamini idrarla atılırken idrarın asitliğini de artırdığı için yaz mevsiminde kullanılmalıdır. Asit, ortam bakterilerin yerleşmesini ve üremesini zorlaştırır. Bu durum tedavinin etkinliğini artırabilir ve kısmen de olsa korunma sağlayabilir
- Kızılcık suyu için. Hem yüksek C-vitamini içeriği olan hem de mesane içerisinde koruyucu bir film tabakası oluşturduğu söylenen kızılcık suyu (cranberry), tedaviyi destekleyen doğal ve etkili bir maddedir
- Tüketilen gıdalarda, gıdaların bozulmasını önleyici katkı maddelerinin bulunmamasına özen gösterin.
- Kendi mayaladığınız yoğurdu tüketin. Doğal yollarla mayalanmış yoğurt, özellikle antibiyotik kullananlarda, üriner sitemi yeniden düzeltmeye etmeye yardımcı olacak birçok yararlı bakteri içerir.
- Probiyotik tüketin.
* MEMORİAL BASIN
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 10:25:41
Son Düzenlenme Tarihi :
MİLLETVEKİLİ ATAY USLU: YARALARI HEP BİRLİKTE SARIYORUZ.
AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, “Her zorlukta umudun varlığını biliyoruz. Devlet Millet olarak, hep birlikte yaraları saracağız" dedi
Akdeniz-PA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu TBMM genel kurulunda 6 Şubat depremleri nedeniyle söz alarak, daha önceki Van Depremini bizzat yaşamış ve depremde çalışmış biri olarak afetlerde yaşanmışlıklardan örnekler vererek dönüşler konusundaki görüşlerini ifade etti:
“6 Şubat depremlerini yaşadık. Çok büyük bir afet yaşadık. Karalarda görülmüş en yıkıcı deprem. Asrın felaketini yaşadık. Kardeşlerimizi kaybettik, her birine Allah rahmet etsin, onları geri getiremeyiz. Evet biliyoruz ki, Manevi izleri silmek mümkün değil. İnanıyoruz ki, Devletimiz ve Milletimizin dayanışmasıyla maddi olan her şeyi fazlasıyla inşa, imar ve ihya edeceğiz.” dedi.
DEMOGRAFİ DE BOZULMAYACAK, MEDENİYETİMİZİN İZLERİ DE SİLİNMEYECEK.
Antalya Milletvekili Atay Uslu konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Hatay’da duvar yazısını okuduk. “Umudunu Yitirme geri döneceğiz Hatay”2011 yılındaki büyük Van depremi sırasında Vali yardımcısı olarak şehirde görev yapıyordum. Van depreminde arama kurtarma faaliyetleri sona erdikten sonra yani ilk yirmi günden sonra bazen tek başına şehri geceleri gezerdim ve karanlık sokakları, ağır hasar almış binaları yıkılmış işyerlerini gördükçe, caddelerdeki sessizliği hissettikçe, adeta o vakit hayalet şehre dönüşmüş Van’ın bir daha ayağa kalkması imkansız diye düşünürdüm. Çok değil depremden 40-50 gün sonra konteynerlere yerleşim, kalıcı konutların temeli atılmaya başlayınca, önce küçük sanayi esnafından ve tamirci-tesisatçı-elektrikçi gibi esnaftan başlayarak ciddi bir hareketlilik oluştu. Şehir’de imar ve inşaa hareketliliği ile beraber canlılık başladı ve hızlı bir dönüş oldu.
Depremden bir yıl sonra Van’ın nüfusu deprem öncesini geçmişti…Hatay’da, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da, Malatya’da velhasıl depremden etkilenen diğer şehirlerimizde aynısını yaşayacağız. Çok değil bir ay sonra bu canlılığı hissetmeye başlayacağız..
DAHA CANLI BİR GELECEK KURACAĞIZ
Yıkılan her evin daha iyisini, daha yenisini yapacağız. Zarar gören her fabrikayı, her işletmeyi, her dükkânı tekrar ayağa kaldıracağız. Depremden etkilenen şehirlerimizde; deprem öncesinden daha canlı ekonomi, daha canlı üretim, daha canlı ticaret, daha canlı sosyal hayat, daha canlı tarım velhasıl daha canlı bir gelecek kuracağız.
Hiç şüpheniz olmasın duvarda yazılanlar gerçek olacak: Dönüşler olacak, demografi de değişmeyecek, medeniyetimizin izleri de kaybolmayacak. Şehirlerimizi yeniden inşaa edeceğiz, ihya edeceğiz.
İnancımız, imkanımız, imanımız, kardeşliğimiz, birlikteliğimiz ile güçlü bir şekilde bu süreçten çıkacağız.
Yazarın dediği gibi:
“Toparlanın! Gitmiyoruz! “
Her zorlukta umudun varlığını biliyoruz…
Devlet Millet olarak, hep birlikte yaraları saracağız.
Geçmiş olsun Türkiyem…”

