SON DAKİKA

Bir dakikada 30 milyonluk birikimleri enkaz oldu

Hatay’da yaşayan 51 yaşındaki 3 çocuk babası esnaf Levent Hallum, 30 milyona yakın birikimini depremde bir dakika içinde kaybetti. Evi ve iş yerinin enkazına giren Hallum, "Her gün çocuklarımı sarıp koklayabiliyorum o bana yeter, tek dileğim topraklarımda ölmek" dedi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 il içinde en büyük yıkımı medeniyetler şehri Hatay’da meydana getirdi. Defne Elektrik Mahallesi’nde yaşayan Hallum, 3 çocuğu ve eşiyle depremi burunları bile kanamadan atlattı. Buna rağmen Hallum’n Defne ve Antakya olmak üzere 3 dükkanı ve 6 dairesi ağır hasar aldı ve kullanılamayacak duruma geldi. Ailesinden 12 kişiyi toprağa veren Levent Hallum, depremin ardından Mersin iline yakınlarının yanına taşındı. Sık sık doğup büyüdüğü Hatay’a gelen Hallum, enkaza dönen 30 yıllık birikimlerini görünce derin bir üzüntü yaşadı. Ailesine sarılabilmesinin en büyük tesellisi olduğunu dile getiren Levent Hallum’un tek isteği yeniden doğup büyüdüğü topraklarda yaşamak.

12 akrabasını kaybetti
Depremden birkaç dakika önce su içmeye kalktığını, sarsıntının başladığını anlatan Hallum, “Kızlarım kapıyı açtı, oğlumu uyandırdım. Aşağıya inmedik, dama çıktık. Damda yerimizde duramıyorduk, gelen uğultunun ardından tüm binalar arka arkaya yıkılmaya başladı. Kıyamet koptu, bomba atmış gibi. Hiçbir yer sağlam kalmadı. Allah’a binlerce şükür bize ömür verdi. Binamız ağır hasarlı oldu. Depremde 12 akrabamı kaybettim” dedi.

"30 milyona yakın kayıp"
Kasap ve kebap üzerine işletmelerinin olduğunu dile getiren Hallum, "Hatay’ın sayılı esnaflarındandım. 6 dairem 3 dükkanım gitti. Maddi zararım 30 milyona yakın ama Allah’tan gelen bir şey. Bizim tek dileğimiz Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun, yapılaşmada bize yardım eder ayaklanırız. Hatay halkı olarak biz memleketimizden gitmek istemiyor kendi topraklarımızda yaşamak istiyoruz. Mersin bize kucak açtı ama kendi topraklarımızı istiyoruz" diye konuştu.

"Depremden 1 dakika önce kral gibiydim"
Çocuklarını sarabilmenin en büyükse serveti olduğunu dile getiren Hallum, "Zengin kardeşlerim vardı durumları kötü, birçok arkadaşım vefat etti. Dükkanımın bulunduğu apartmanda 76 kişi hayatını kaybetti. Ben binadan burnum kanamadan indim, her gün çocuklarımı sarıp koklayabiliyorum o bana yeter. Benim tek dileğim kendi topraklarımda ölmek. Depremden önce kral gibi yaşarken, eşime dostuma yardım ederken hiçbir şekilde kimseyi kapımdan geri çevirmedim. Allah razı olsun herkese yardım ediyorduk ama şimdi bu duruma düştük. Yolda bulduğum kaba bile ihtiyacım var" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 17:29:17
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ALKÜ’den sağlıklı bir Ramazan için tüyolar

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan için önerilerde bulundu.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, ramazan orucu nedeniyle gün içinde uzun süreli açlığın sindirim sisteminde bazı sorunlara sebebiyet vermemesi adına, iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini belirten tavsiyelerde bulundu. Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için doğru beslenmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, "Ramazan dönemi, öğün sayısının azalması ve aç kalınan sürenin uzaması ile beslenme alışkanlıklarımızda büyük değişimlere yol açmaktadır. Bireyler uzun süren açlık sonrası porsiyon kontrolünü sağlamada zorluk yaşayabilmektedir" dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, orucun açıldıktan sonra hızlı ve yüksek miktarda besin tüketiminin yapılması sonucunda kişinin metabolik dengesini bozarak kısa ve uzun vadede bazı sağlık sorunlarına neden olabileceğini dile getirdi. Konuşmasının devamında Dr. Öğr. Üyesi Bıyıklı, "Öğün içeriğinde ve öğün saatlerinde yapılacak ufak düzenlemelerle bu sorunların ortadan kaldırılması mümkündür" dedi.

Altın değerinde tavsiyeler
ALKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek isteyenler için önerilerini sıraladı.
Bıyıklı, "Ramazan’da uyku düzeninin değişmemesi için sahur öğünü sıklıkla atlanmaktadır. Bu da açlık süresini artırarak ve yeterli düzeyde besin ögesi alımını engelleyerek halsizliği tetiklemektedir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve sahurda hafif besinler tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, süt, ceviz, domates, salatalık, yeşillik ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı veya çorba, zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Bu öğünde peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi protein içeren yiyeceklerin bulunması daha uzun süre tokluk sağlanması bakımından önemlidir. Tüketilen besinler iftar ve sahur arasına yayılarak öğün sayısı artırılmalı, bir anda fazla tüketimden kaçınılmalıdır. Bu öğünler sahur ve iftar olmak üzere 2 ana öğün ile iftardan sonra da 1-2 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Sahurda yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerden kaçınmanın yanı sıra kahvaltılıkların yanında sıklıkla tüketilen hamur işleri de sınırlandırılmalıdır. Sahurdan sonra hemen uyumak yerine en az yarım saat beklemek sindirim sisteminin sağlığı ve kilo kontrolü bakımından önemlidir. İftarda hurma veya 1-2 adet zeytinle oruç açıldıktan sonra çorba, salata gibi hafif yiyecekler tüketilmesi ve sonrasında yaklaşık 15 dakika ara verilmesi büyük öneme sahiptir. Bu bekleme süresi hem doygunluğun sağlanmasına katkı sağlayacak hem de sindirim sistemimize binen yükü azaltacaktır. Sonrasında et yemeği veya etli sebze, kuru baklagil yemeği ve birkaç dilim ekmekle iftar öğünü sonlandırılmalıdır" diye konuştu.

"İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli"
Önerilerini sıralamaya devam eden Bıyıklı, "Beyaz ekmek ve pirinç pilavı gibi kan şekerimizi hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli besinler yerine tam buğday ekmeği veya bulgur pilavı ya da kepekli makarna tercih edilmelidir. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan tatlı seçiminde şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları tercih edilmelidir. Bu tatlılar da iftarda değil iftardan 1-2 saat sonra tüketilmelidir. Benzer şekilde meyve tüketimi de iftar sofrasında değil iftardan sonraki ara öğünlerde olmalıdır. Besinler pişirilirken kızartma yerine ızgara, haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Uzun süren açlık sonrası mideyi zorlamamak ve sindirimi kolaylaştırmak için yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmelidir. Zinde kalabilmek için farklı besin ögelerinin vücuda yeterli düzeyde alınması şarttır. Bu nedenle öğünlerde besin çeşitliliğine önem verilmelidir. İftar ve sahur sofralarında genel olarak kan şekerini hızlı yükseltmeyen besinler ile uzun süre tokluk hissi sağlayan protein ve posa içeriği yüksek besinlere yer verilmelidir. Bunun için kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, süt ürünleri, yumurta, taze sebze ve meyveler, şeker ilave edilmeden hazırlanmış hoşaf veya kompostolar tercih edilebilir. Ceviz, fındık, badem gibi besinler de aşırıya kaçmama şartıyla sofralarda yer almalıdır. İftar öncesi yapılan alışverişlerde açlık ve susuzluğun etkisiyle yanlış ürünlere yönelim oluşabilmektedir. Bu konuda dikkatli olunmalı ve sağlıksız ürünler satın alınmamalıdır. Su tüketiminin azalması ve öğün düzeninin değişmesi ramazanda kabızlığa yol açabilmektedir. Posadan zengin olan tam tahıl, kuru baklagil, sebze ve meyve gibi besinlerin tüketimi ihmal edilmemelidir. Sindirimi düzenlemek için öğünlerde probiyotik yoğurt gibi besinlere de yer verilmelidir. İftardan yaklaşık 2 saat sonra yapılacak hafif egzersiz veya yürüyüşler kabızlığın önlenmesi ve metabolizma hızının artırılması bakımından önemlidir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmelidir. İçecek seçiminde şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, taze sıkılmış meyve suları, şeker ilavesiz hoşaf ve maden suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Ömer Erdoğan: “5-0 skorla da bitse bence normal bir sonuç olurdu”

Alanyaspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, Başakşehir karşısında alınan 2-0’lık galibiyetten dolayı mutlu olduklarını belirterek, “5-0 skorla da bitse bence normal bir sonuç olurdu” dedi.
Trendyol Süper Lig’de bu sezonki ilk maçında Alanyaspor, sahasında Başakşehir’i Joao Novais ve Carlos Eduar..

Alanyaspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, Başakşehir karşısında alınan 2-0’lık galibiyetten dolayı mutlu olduklarını belirterek, “5-0 skorla da bitse bence normal bir sonuç olurdu” dedi.
Trendyol Süper Lig’de bu sezonki ilk maçında Alanyaspor, sahasında Başakşehir’i Joao Novais ve Carlos Eduardo’nun golleriyle 2-0 kazandı.Müsabaka sonrası basın toplantısında açıklamalarda bulunan Alanyaspor Teknik Sorumlusu Ömer Erdoğan, karşılaşmayı değerlendirdi.

“4-5 farklı skorla da bitse bence normal bir sonuç olurdu”
Yeni sezonda tüm takımlara başarı dileklerinde bulunarak sözlerine başlayan Erdoğan, “Oyuncularıma çok teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten bu sıcakta dışarıda ayakta durmakta insan zorlanırken oyuncularım ilk dakikadan son dakikaya kadar sahada inanılmaz bir mücadele sergilediler. Oyuncularım anlattıklarımızı harfiyen hatasız bir şekilde yerine getirdiler. Zor bir maç olacağını biliyorduk. Çünkü karşımızda geçen sene özellikle hem Süper Lig’de hem Avrupa Ligi’nde çok başarılı sonuçlar almış ve kadrosunun da büyük kısmını koruyan, hatta üzerine ciddi kariyerli oyuncular transfer etmiş bir rakip vardı. Biz de hem bu sezon başı kampında hem de bu hafta bu maça hazırlanırken rakibimizi nerede, nasıl şekilde karşılayacağız, hangi oyuncu nereye baskıya gidecek, takım savunmasıyla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık. Zamanı geldi topa sahip olduğumuz zaman geçiş oyunu oynadık zamanı geldi, set hücumuyla rakip kaleye gittik. Maç belki 2-0 bitti ama bugün 4-5 farklı bir skorla da bitse bence normal bir sonuç olurdu. Çünkü maçın bütün bölümünde daha üstün oynayan, daha akıllı oynayan bir Alanyaspor vardı. Onun için çok mutluyum, çok da umutluyum” şeklinde konuştu.

"Cebimize koyacağımız şey özellikle öz güven ve takım ruhu”
Bugün ilk defa 6 tane Süper Lig’de oynayan arkadaşımız vardı aramızda. İster istemez ligi tanımaları, ligi bilmeleri, ligin futbolunu bilmeleri bir zaman gerektiriyor ama oyunculara biz bir şekilde bunu anlatmaya çalıştık. Dediğim gibi önemli bir galibiyet, önemli bir rakibe karşı bu galibiyetten cebimize koyacağımız şey özellikle özgüven ve takım ruhu. Galibiyeti elde ederken neleri doğru yaptığımızı oyuncularımıza bir daha hatırlatıp bundan sonraki maçlarda bir daha isteyeceğiz ama kesinlikle çok sağlam ayaklarımızın üzerine basmamız lazım. Çünkü bu lig daha yeni başladı. Bizim performansımızı arttıracağımız dönemler olacak. Onun için böyle galibiyetle başlamak oyuncularımın hem öz aagüvenini arttırması açısından, hem de motivasyonunu arttırması açısından bizim için çok önemliydi. Dediğim gibi bundan sonra artık önümüzde ki maçlara hazırlanacağız. Zaten çok da zamanımız yok” dedi.
Önümüzdeki hafta sonu oynanacak Rizespor maçına da değinen Erdoğan, “Hafta sonu cumartesi günü yine zorlu bir Rizespor deplasmanına gideceğiz. Çok fazla günümüz de yok. Hem oyuncularımızı dinlendirip hem de inşallah yine Rizespor maçına hazırlayıp oradan da istediğimiz sonucu alırız. Bu arada da buraya gelen bu sıcakta bizi destekleyen taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Bu galibiyeti onlara armağan etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 09:56:59
Son Düzenlenme Tarihi :