SON DAKİKA





ODEON Turizm, Fortune 500 Türkiye’de yükselişini sürdürdü

Coral Travel Group’un yer hizmetleri markası ODEON Turizm, 42,1 milyar TL net satış geliriyle Fortune 500 Türkiye 2024 listesinde 49 sıra birden yükselerek 70’inci sıraya yerleşti. Şirket, satışlarını ve ihracatını en çok artıran şirketler arasında ise 12’nci sırada yer aldı.

Türkiye’nin en büyük şirketlerini belirleyen Fortune 500 Türkiye araştırmasının 2024 yılı sonuçları açıklandı. Coral Travel Group’un yer hizmetleri markası ODEON Turizm, listeye damga vurarak genel sıralamada 49 sıra birden yükselerek 70’inci sırada yer aldı. Şirket, 42,1 milyar TL net satış geliriyle güçlü finansal büyümesini bir kez daha ortaya koyarken, “Satışlarını En Çok Artıran” ve “İhracatını En Çok Artıran” şirketler arasında da 12’nci sıraya yerleşerek dikkat çekti.

 Aynı zamanda, Seyahat ve Taşımacılık Hizmetleri kategorisinde Türkiye’nin en büyük 4’üncü şirketi olan ODEON Turizm, 40,3 milyar TL’lik ihracat performansıyla da Türkiye’nin en çok ihracat yapan 19’uncu şirketi olarak öne çıktı.

 “Finansal ve operasyonel gücümüzü her geçen gün daha da ileri taşıyoruz”

Fortune 500 Türkiye listesinde elde edilen bu başarıyı değerlendiren Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, şu açıklamalarda bulundu:

 “Fortune 500 Türkiye listesinde bu yıl 70’inci sıraya yükselmekten büyük gurur duyuyoruz. Yüzde 132’nin üzerindeki satış artışımız ve ihracattaki güçlü performansımız, grubumuzun 33 yıllık köklü geçmişinin ve istikrarlı büyüme stratejisinin bir sonucudur. Finansal ve operasyonel gücümüzü her geçen gün daha da ileri taşıyarak, turizm sektöründe ihracat liderliği konumumuzu koruyor ve ülkemize değer yaratmaya devam ediyoruz.

 2024 yılında Türkiye’de 1,6 milyon turiste hizmet sunduk. 2025’i de ülkemizde ağırladığımız 1,8 milyona yakın turistle kapatmayı hedefliyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz 23 ülkede genişleyen hizmet ağımızla sürdürülebilir büyümeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ederim.”

 Coral Travel Group Hakkında:

1992 yılında kurulan Coral Travel Group, 33 yılda 35 milyondan fazla turiste hizmet vererek Türkiye ve Avrupa’nın lider gruplarından biri haline gelmiştir. Tur operatörlüğü, konaklama, destinasyon hizmetleri, havacılık, seyahat acenteliği, bilgi teknolojileri ve güvenlik alanlarında güçlü markalarıyla faaliyet gösteren grup, 23 ülkedeki 38 şirketi ve 6 binden fazla çalışanıyla yılda yaklaşık 3,5 milyon turiste hizmet sunmaktadır.

 Coral Travel Group, Coral Travel markasıyla 15 ülkede tur operatörlüğü ve satış acenteliği hizmeti vermektedir. Destinasyon hizmetlerinde ODEON Tours (Türkiye, Mısır, Yunanistan, İspanya, BAE, Tayland, Tunus, Vietnam), konaklama sektöründe ise Coral Group Hotels çatısı altındaki Seven Seas Hotels, Marvida Hotels ve Xanadu Resort markalarıyla yer almaktadır. Ayrıca, otel yatak bankası alanında ODEONBEDS, bilgi teknolojilerinde ODEON Yazılım ve Teknoloji, güvenlik sektöründe ise ODEON Güvenlik ve Danışmanlık markalarıyla geniş bir hizmet ağı sunmaktadır.

 Grup şirketlerinden Odeon Turizm İşletmeciliği A.Ş., sermaye piyasalarına açılma hedefi doğrultusunda halka arz sürecini başlatmıştır. Bu adım, Coral Travel Group’un kurumsal şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli bir parçasıdır.

 Coral Travel Group, kalite ve müşteri memnuniyetini esas alarak yeni pazarlar ve destinasyonlarda büyümeye devam etmektedir.

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.07.10 12:32:13
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.07.10 12:34:52





Serebral Palsili çocukların yaşam konforunu artırmak mümkün

Halk arasında beyin felci olarak bilinen serebral palsi, çocuklarda görülmekte ve doğumdan önce, doğumda ya da doğumdan sonra herhangi bir sebeple beyin dokusundaki hasara bağlı ortaya çıkmakta. 
Bu hasar hiçbir zaman “tamamen” iyileşmemektedir ancak iyi rehabilitasyon uygulamaları ile hastalar bağımsız bir yaşam kurabilir, eğitim alabilir ve sosyal rollerine devam edebilir. 
Memorial Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ümit Dinçer, serebral palsi ve fizik tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Erken doğan bebeklerde sık görülüyor
Serebral palsi bir çocuğun doğumdan önce, doğumda ya da doğumdan sonra herhangi bir sebeple beyin dokusunda gelişen hasarlar sebebiyle oluşan ilerleyici olmayan bir beyin hastalığıdır. Çocuklarda beyin felci olarak da tanımlanır. Etken beynin oksijenizasyon sorunu, enfeksiyonlar, kanamalar, ağır sarılık, genetik veya nörolojik hastalıklar olabilir. Hastalığın genel karakteri ilerleyici olmamasıdır. Yani sabit, permanent denilen bir beyin hasarından bahsedebiliriz. Ancak hastalığın vücudun periferindeki yani kollarda, bacaklarda ya da sistemler üzerindeki etkileri değişkenlik gösterebilir. En önemli problemlerden biri kas fonksiyonları üzerindeki etkileridir. 
Beyin hasarına bağlı olarak kas güçsüzlüğü, spastisite (istemsiz kas gerginliği),  distoni (istemsiz hareketler) ve ataksi (denge bozukluğu) dediğimiz tablolarla kendini gösterebilir. Her ne kadar beyindeki hasar sabit olsa da bu sayılan tablolarda bazen artış, bazen azalma yaşanabilmektedir. Bu yönüyle dinamiktir ancak beyin hasarı yönüyle dinamik değildir.
Risk gruplarına dikkat
En fazla erken ve düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelmiş olan çocuklarda görülmektedir. Yani prematüre ve 1.5 kg’ın altında doğmuş olan çocuklarda serebral palsi görülme ihtimali diğer çocuklardan çok daha yüksektir ancak her şeyiyle normal dünyaya gelmiş çocuklarda da serebral palsi görülebilmektedir.
Çocuğunuzu iyi gözlemleyin
Serebral palsinin erken ortaya çıkan belirtileri çocukların gelişim evrelerini izlenerek görülebilmektedir. Bir çocuk doğduktan 3 ay sonra en geç baş kontrolünü yapabilmeli, 9 ay sonra oturabilmeli, 12-14. aylarda yürüyebilmelidir. Eğer bir çocuk 5-6. aylarda hala baş kontrolünü sağlayamıyorsa, 8. ve 9. aylarda oturamıyorsa, 1 yaşına geldiğinde adımlama ya da sıralama fonksiyonlarını kazanamamışsa bu çocuklarda bir problem olduğunu düşünmeliyiz. Çoğul gebelik, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, kordon dolanması gibi doğum esnasında zorluklar yaşanması durumuna fonksiyon kazanımlarındaki gecikmeler de eklendiğinde çocuğun serebral palsi olma ihtimalinden şüphelenilir.
Tanıda geç kalınmaması önemli
Serebral palsi tanısı şüphelenmekle başlar. Dolayısıyla ilk bulgular ailede veya takiplerini yapan çocuk hastalıkları uzmanının şüphelenmesi ile başlar. Sonra Pediatrik Nöroloji uzmanları tarafından önce çocuktaki motor, nörolojik ve mental gelişimdeki sorunlar değerlendirilir. Bazı klinik değerlendirmelere eşlik eden MR incelemeleri ile beyindeki hasarlar tanınabilir. Nihayetinde belli bir aşamaya gelmiş ve ilerleyici olmayan beyin hasarı netleşirse serebral palsi tanısı klinik olarak da netleşir. Ancak ailelerin izleyebileceği yol şu olabilir. Eğer çocuk çoğul gebelikten biriyse yani ikiz ya da üçüz bebekten biriyse, düşük doğum ağırlığı ile doğmuşsa, erken doğmuşsa (özellikle 28. haftadan önce) ve motor gelişim evrelerinde gecikme varsa bu çocuk geç kalınmadan çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Modern tedavi uygulamalarından faydalanın
Serebral palsili hastalarda pek çok problem eşlik edebilir. En önemlisi kas ve kas koordinasyonunu ilgilendiren motor becerilerde yaşanan sorunlardır. Dolayısıyla süreçte en önemli şey rehabilitasyon perspektifiyle bakmaktır. Yani çocuğun başını kontrol edebilir, yürüyebilir, oturabilir ve ayakta durabilir hale getirmek için yapılacak olan rehabilitasyon çalışmalarıdır. Ancak hastalığın ağırlığına bağlı olmak üzere çocuklarda başka nörolojik problemler de olabilir. Örneğin, epileptik ataklar, yutma güçlüğü, solunum ya da otonomik problemler vb. eşlik edebilir. Bu eşlik eden problemler de usulünce tedavi edilmelidir. İlerleyen zamanlarda tedaviye eşlik etmesi gereken uygulamalardan bazıları ortopedik operasyonlardır. 
Yani çocukta kas iskelet sistemi ve ekstremitelerde yani uzuvlarda (kalça, diz, ayak bileği ve ayak) bazen spastisite adı verilen şiddetli kas gerginliklerinin belirlediği deformiteler söz konusu olabilir. Bu tablolar eğer rehabilitasyon ve ortez (yardımcı tıbbi cihazlar) ile kontrol edilemez ise ortopedik cerrahi uygulamalarıyla ortadan kaldırılması gerekebilir. 
Ancak her serebral palsili aynı semptom ve bulgularla doğmaz. Dolayısıyla her çocuğun ihtiyacı onun için yapılacak olan özel değerlendirme ve tedavilerle bertaraf edilmelidir. Hatta temel rehabilitasyon uygulamaları dahi bireyselleştirilmelidir.
Temel amaç motor gelişim aşamalarını tamamlamak ve beceri düzeyini arttırmaktır. Tedavinin ekseni Fizyoterapi yani rehabilitasyondur. Özel rehabilitasyon uygulamaları nörogelişimsel destek sağlarken, spastisitenin sebep olduğu tabloların tedavisinde ortez, yardımcı cihazlar, botulinum toksin ( botoks) ve medikal tedaviler kullanılabilir. Bir fizyoterapistin birebir çalışması ile giden rehabilitasyon çalışmalarında zaman zaman sofistike cihazların (ileri teknoloji cihazları. Robotlar vs.)  kullanımı da söz konusu olabilir. Denge, kas güçlendirme çalışmaları için havuz tedavileri, hippoterapi gibi alternatifler de kullanılabilir.
Çocuğun yaşam kalitesi artırılıyor
Beyindeki lezyon tamamen ortadan kalkmaz. Ancak ilgili sorunlar iyi rehabilitasyon uygulamalarıyla ortadan kaldırılabilir. İyileşmeden kasıt şudur: Hastalar tutulum şekillerine bağlı olmak üzere özellikle hemiplejik ve diplejik olan çocuklar normal gelişimlerini geç de olsa yakalayabilirler, yürüyebilirler, okula gidebilirler, öğrenim hayatlarını tamamlayabilirler, meslek sahibi olabilirler ve sosyal rollerini tamamen oynayabilirler. Tetraplejik olanlarda yani hem kol hem bacak tutulumu olanlarda gerek mental gerekse fiziksel olarak gecikmeler kalıcı olabilir. Dolayısıyla onlardaki beklentiler biraz daha düşüktür. Ancak tam kür yani tamamen iyileşme maalesef bu hastalıkta söz konusu değildir. Amaç mevcut durumda maksimum bağımsızlık seviyesine çıkabilmektir.
* MEMORİAL BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 15:26:07
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.07.23 15:26:33