Memorial Antalya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Gümüş, diyabetik ayak yaraları ile ilgili bilgi verdi
Vücudun birçok organında hasara yol açan diyabet (şeker hastalığı), özellikle kontrolsüz hale geldiğinde damar ve sinir yapılarını etkiliyor. Yapılan çalışmalara göre, diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 13’ü hayatlarının bir döneminde diyabetik ayak yarası ile karşı karşıya kalıyor.
Tedavi edilmediği takdirde parmak ve uzuv kaybına neden olabilen diyabetik ayak yaraları, derin dokulara ilerleyerek tüm vücuda enfeksiyon yayılmasına da sebep olabiliyor.
Memorial Antalya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Gümüş, diyabetik ayak yaraları ile ilgili bilgi verdi.
ÇAĞIMIZIN VEBASI DİYABET
Çağımızın vebası olan diyabet hastalığı, her yaşta görülebilmektedir. Birçok organda hasara yol açan diyabet hastalığı, kontrolsüz hale geldiğinde damar ve sinir yapılarını etkiler. Özellikle ayak parmakları uçlarından başlayan kılcal damar tıkanıklıkları ile birlikte sinir hasarının eşlik ettiği sakatlığa, uzuv kaybına ve yaralara yol açan, en uzun hastanede yatışa neden olan duruma diyabetik ayak denilmekte.
2 MİLYON KİŞİ DİYABETİK AYAK YARASI İLE KARŞI KARŞIYA
Yapılan çalışmalara göre, diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 13’ü hayatlarının bir döneminde diyabetik ayak yarası ile karşı karşıya kalmakta. Yaklaşık 12 milyon diyabet hastasının olduğu tahmin edilen ülkemizde, 2 milyon hastada diyabetik ayak yarası görülmekte.
DÜZENLENEMEYEN YÜKSEK ŞEKER ANA SEBEP
Diyabetik ayak yaralarının sebepleri farlılık göstermektedir. Uzun süre düzenlenemeyen yüksek şeker ataklarına sahip olmak, düzenli hekim kontrolüne gitmemek, ayak hijyeninin kötü olması, obezite, kolestrol yüksekliği, yağ metobolizma bozuklukları, eş zamanlı yoğun tütün kullanımı ve damar tıkanıklığının eşlik etmesi diyabetik ayak yaralarının oluşmasındaki ana sebepleri oluşturur.
Hastalığın tanısı fiziki muayenenin yanı sıra röntgen, MR ve doppler ultrasonografi ya da BT/MRI anjiografi ile detaylı şekilde değerlendirilip konulmakta.
TEDAVİ EKİP ÇALIŞMASI İLE YAPILIYOR
Diyabetik ayak yaraları tedavisi birçok bölümün dahil olduğu bir ekip çalışması ile gerçekleştirilmektedir. Öncelikle yarada var olan enfeksiyonun, enfeksiyon hekimi tarafından tedavi edilmesi gerekmekte. Yara bakımının uygun pansuman ve debridman ile kalp ve damar cerrahı tarafından yapılması tedavide ana unsuru oluşturur. Eş zamanlı girişimsel tedaviler ile tıkalı damarların kalp ve damar cerrahı tarafından endovasküler veya açık cerrahi işlemler ile açılıp, yaranın temiz kan ile beslenmesinin sağlanması tedavi açısından önem taşımaktadır. Ayak ve bacak beslenmesi sağlandıktan sonra, uygun yara bakım tedavisi ile yaranın iyileşmesi sağlanabilmektedir.
AYAK YARALARINDAN KORUNMANIN YOLLARI
* Diyabetik ayak yaralarından korunmanın yolları şu şekilde sıralanabilmektedir:
* Ayaklar ılık su ve sabun ile her gün yıkanmalı, iyice kurulanmalı ve pamuklu çorap giyilmeli
* Hastanın hissiyatı bozulduğu için yanık ve zedelenmelerden korunmak için çok soğuk ve çok sıcak ortamlardan uzak durulmalı
* Düzenli hekim kontrolü ve şeker regülasyonu sağlanmalı
* Bacak damarlarındaki tıkanıklıklar uygun tedavi ile açılmalı
* Sigara kullanımı durdurulmalı, tütün ürünlerinden uzak durulması sağlanmalı
* Tırnaklar kesilirken derin kesiklerden kaçınılmalı, ayak parmaklarının rahat edeceği ayakkabı veya terlikler terci edilmeli
* Ayaklar her gün hasta tarafından düzenli muayene edilmeli, küçük yara oluşumunda veya morarma görülmesi halinde hemen hekime başvurulmalıdır.
* Memorial Basın
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.18 09:41:25
Son Düzenlenme Tarihi :
Çiçekçi dede, kendi yetiştirdiği fidelerle ekonomik gelir elde ediyor
Kahramanmaraş’ta 70 yaşındaki çiftçi, yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini satarak hem ekonomik gelir elde ediyor hem de huzurlu bir hayat yaşıyor.
Onikişubat ilçesi Kültür Merkezi arkasında kurduğu tezgahlarda köyünde yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini satan 70 yaşındaki 4 çocuk babası Bilal Demir,55 yıldır aralıksız çalışıyor. İlerleyen yaşında rağmen çalışmayı sürdüren Demir, hem ekonomik olarak gelir elde ediyor hem de insanlara faydalı olarak huzurlu bir yaşam sürdürüyor.
Ömrünün kalan kısmını iyi işlerle geçirmek istediğini belirten 70 yaşındaki Bilal Demir,"55 yıldır çiftçiyim. Çiçekçilikle uğraşıyorum ve ömrümü bu şekilde iyi işlerle geçirmeye çalışıyorum. İnsanlara faydalı işler yapmaya çalışıyorum. Burada kendi ürettiğim çiçekleri, fideleri insanların ihtiyaçları için satıyorum. 14 çeşit kaktüsüm var. 100 çeşit meyve fidanım var. Mezarlıklara dikilecek 15-20 çeşit çiçeklerim var. Fidelerin hepsi soğuk ve sıcağa karşı dayanıklı ve doğal" dedi.
Geceleri bile müşterilerinin geldiğini aktaran Demir," Ben arabada yatıyorum ve geceleri dahi müşterilerim geliyor. İhtiyaçları olanlar söylüyorlar, ben de arabadan inip veriyorum. Gecenin üçünde dahi müşterilerim geliyor. Bazıları uygun buluyor, bazıları pahalı buluyor bu şekilde devam ediyorum" ifadesini kullandı.
Çok huzurlu olduğuna değinen Demir," Boş zamanlarımı kahvehanelerde geçirmek yerine böyle işlerle uğraşarak kendimi insanlara faydalı olmaya adıyorum. Burada hem geçimimi sağlıyorum hem sıhhatliyim hem de huzurluyum"diye konuştu.
Onikişubat ilçesi Kültür Merkezi arkasında kurduğu tezgahlarda köyünde yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini satan 70 yaşındaki 4 çocuk babası Bilal Demir,55 yıldır aralıksız çalışıyor. İlerleyen yaşında rağmen çalışmayı sürdüren Demir, hem ekonomik olarak gelir elde ediyor hem de insanlara faydalı olarak huzurlu bir yaşam sürdürüyor.
Ömrünün kalan kısmını iyi işlerle geçirmek istediğini belirten 70 yaşındaki Bilal Demir,"55 yıldır çiftçiyim. Çiçekçilikle uğraşıyorum ve ömrümü bu şekilde iyi işlerle geçirmeye çalışıyorum. İnsanlara faydalı işler yapmaya çalışıyorum. Burada kendi ürettiğim çiçekleri, fideleri insanların ihtiyaçları için satıyorum. 14 çeşit kaktüsüm var. 100 çeşit meyve fidanım var. Mezarlıklara dikilecek 15-20 çeşit çiçeklerim var. Fidelerin hepsi soğuk ve sıcağa karşı dayanıklı ve doğal" dedi.
Geceleri bile müşterilerinin geldiğini aktaran Demir," Ben arabada yatıyorum ve geceleri dahi müşterilerim geliyor. İhtiyaçları olanlar söylüyorlar, ben de arabadan inip veriyorum. Gecenin üçünde dahi müşterilerim geliyor. Bazıları uygun buluyor, bazıları pahalı buluyor bu şekilde devam ediyorum" ifadesini kullandı.
Çok huzurlu olduğuna değinen Demir," Boş zamanlarımı kahvehanelerde geçirmek yerine böyle işlerle uğraşarak kendimi insanlara faydalı olmaya adıyorum. Burada hem geçimimi sağlıyorum hem sıhhatliyim hem de huzurluyum"diye konuştu.

