Depremde 10 esnaflı yeraltı çarşısının sıvası bile dökülmedi
Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma neden olduğu Hatay’da, 31 yıllık Antakya Yeraltı Çarşısı’nın sıvası bile dökülmedi. Girişteki enkazın kaldırılmasının ardından 10 esnafın bulunduğu çarsı, yeniden hizmete başladı.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler 11 il içinde en büyük yıkıma Hatay’da neden oldu. Kentin ticaretinin merkezi konumundaki tarihi Uzun Çarşı ve tarihi bir çok yapı zarar gördü. 31 yıl önce açılan Uzun Çarşı girişindeki Antakya Yeraltı Çarşısı ise depremde hiçbir hasar almadı. Sıvası dahi dökülmeyen çarşıya gelen esnaf iş yerlerinin ayakta olması nedeniyle büyük mutluluk yaşadı. 10 esnafın bulunduğu çarşı,hasarsız raporunun ardından elektrik ve suyun verilmesiyle yeniden faaliyetine başladı. Askeri malzeme, giyim ve elektronik ev aletlerinin satışının yapıldığı iş yeri bölgede görev yapan personel ve vatandaşların uğrak noktası konumuna geldi.
"Filizlenecek"
Çarşı esnafı Metin Bilmez, depremde evlerinin zarar gördüğü ama çekirdek ailesinden can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu belirtti.
İçinde bulunduğu çarşının da yıkıldığını düşünen Bilmez, “Biz buranın da gittiğini sanıyorduk. Buranın etrafı komple betonla kaplı olduğu için sorun yok. Sadece ayraçlara tuğla koyulmuş. Burayı daha önceden yapan belediyelerde, şimdiki belediye başkanları sağ olsun. Komple betondan olduğu için yıkılmadı. Normalde enkazlardan dolayı her yer yıkıldığı için buranın da gittiğini zannettik. Kapıyı biraz zorlayıp açtıktan sonra, Yer Altı Çarşısı’na hiçbir şey olmadığını gördük. Ayrıca biraz malzemelerimiz düşmüştü. İnşallah buradan bir doğuş olur. Hani bir vücutta bir kalp olmazsa hiçbir işe yaramaz. Burasının da inşallah bir esnaf olarak kalp olduğumuzu düşünüyoruz. İnşallah burası Allah’ın izniyle filizlenir. Tekrar yeniden ayaklanırız” dedi.
Çarşı esnafı Adnan Bereketoğlu, bir hafta sonra geldiklerinde çarşının yıkılmadığını gördüklerini söyledi.
"Keşke Antakya yıkılmasaydı"
Esnaf Refik Dağlı, Antakya’nın yerle bir olduğunu belirterek, “Çarşının ayakta kalmasın vallahi çok şaşırdık. Demek belediye burayı sağlam yapmış. Yoksa yukarıdaki binaların hepsi ağır hasarlı. Burası Köprübaşı’dır, Antakya’nın en işlek caddesidir. İnşallah toparlayacağız. 2 ay buraya giremedim. Tabii ki üstlerde hep enkaz vardı, enkazlar kaldırıldı. girdik baktık hiçbir şey yok. Ama sevinmiyoruz niye çünkü bu Antakya yıkılmış, keşke burası yıkılsaydı ve bütün Antakya yıkılmasaydı”diye konuştu.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler 11 il içinde en büyük yıkıma Hatay’da neden oldu. Kentin ticaretinin merkezi konumundaki tarihi Uzun Çarşı ve tarihi bir çok yapı zarar gördü. 31 yıl önce açılan Uzun Çarşı girişindeki Antakya Yeraltı Çarşısı ise depremde hiçbir hasar almadı. Sıvası dahi dökülmeyen çarşıya gelen esnaf iş yerlerinin ayakta olması nedeniyle büyük mutluluk yaşadı. 10 esnafın bulunduğu çarşı,hasarsız raporunun ardından elektrik ve suyun verilmesiyle yeniden faaliyetine başladı. Askeri malzeme, giyim ve elektronik ev aletlerinin satışının yapıldığı iş yeri bölgede görev yapan personel ve vatandaşların uğrak noktası konumuna geldi.
"Filizlenecek"
Çarşı esnafı Metin Bilmez, depremde evlerinin zarar gördüğü ama çekirdek ailesinden can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu belirtti.
İçinde bulunduğu çarşının da yıkıldığını düşünen Bilmez, “Biz buranın da gittiğini sanıyorduk. Buranın etrafı komple betonla kaplı olduğu için sorun yok. Sadece ayraçlara tuğla koyulmuş. Burayı daha önceden yapan belediyelerde, şimdiki belediye başkanları sağ olsun. Komple betondan olduğu için yıkılmadı. Normalde enkazlardan dolayı her yer yıkıldığı için buranın da gittiğini zannettik. Kapıyı biraz zorlayıp açtıktan sonra, Yer Altı Çarşısı’na hiçbir şey olmadığını gördük. Ayrıca biraz malzemelerimiz düşmüştü. İnşallah buradan bir doğuş olur. Hani bir vücutta bir kalp olmazsa hiçbir işe yaramaz. Burasının da inşallah bir esnaf olarak kalp olduğumuzu düşünüyoruz. İnşallah burası Allah’ın izniyle filizlenir. Tekrar yeniden ayaklanırız” dedi.
Çarşı esnafı Adnan Bereketoğlu, bir hafta sonra geldiklerinde çarşının yıkılmadığını gördüklerini söyledi.
"Keşke Antakya yıkılmasaydı"
Esnaf Refik Dağlı, Antakya’nın yerle bir olduğunu belirterek, “Çarşının ayakta kalmasın vallahi çok şaşırdık. Demek belediye burayı sağlam yapmış. Yoksa yukarıdaki binaların hepsi ağır hasarlı. Burası Köprübaşı’dır, Antakya’nın en işlek caddesidir. İnşallah toparlayacağız. 2 ay buraya giremedim. Tabii ki üstlerde hep enkaz vardı, enkazlar kaldırıldı. girdik baktık hiçbir şey yok. Ama sevinmiyoruz niye çünkü bu Antakya yıkılmış, keşke burası yıkılsaydı ve bütün Antakya yıkılmasaydı”diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.08 22:31:44
Son Düzenlenme Tarihi :
Son kararı mahkeme verecek: Adana’da kiracı-ev sahibi anlaşmazlığı
Adana’da bir kiracı, ev sahibinin elektriğini kestirdiğini öne sürdü. Ev sahibi ise kira sözleşmelerinin bulunmadığını, yaşlı anne ve babasını eve oturtacağını, kiracısının bir an önce çıkmasını istedi. Taraflar arasındaki son sözü mahkeme söyleyecek.
Hayati (41) ve Fatma (43) Demirdüzen çifti 6 sene önce merkez Yüreğir ilçesine bağlı Akıncılar Mahallesi’nde 2 katlı müstakil evin zemin katında kiracı olarak oturmaya başladı. Ancak 2 sene önce Fatma Demirdüzen, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Fabrika işçisi Hayati Demirdüzen ise 3 çocuğuyla birlikte bir başına kaldı.
Evden çıkartılmak istendi
Evi kiralarken sahibi Orhan Sakallı ile herhangi bir kira sözleşmesi yapmayan Hayati Demirdüzen’i iddiaya göre 1,5 sene önce mal sahibi, evden çıkartmak istedi. Ev sahibi Sakallı, gerekçe olarak da 2. katta oturan parkinson hastası babası ve yaşlı annesini giriş katta oturtmak istediğini, 2. kata ise anne ve babasına bakacak kardeşinin oturacağını belirtti.
Evden çıkmadı, elektriği kesildi
Ancak 3 çocuk babası Hayati Demirdüzen, 600 TL’ye oturduğu evden çıkmak istemedi. Bir süredir ev sahibi ile problem yaşayan adamın son olarak elektriği kesildi. Ev sahibi ile görüşen Demirdüzen, ‘Elektrik bizim üzerimize değil. Başka bir akrabamızın üzerine ona durumu anlatınca o da elektriği kestirmiş. Ben de sana elektrik bağlatmak için evrak vermem’ cevabını aldığını iddia etti. Bunun üzerine kiracı Demirdüzen, ev sahibi Sakallı’yı mahkemeye verdi.
“Mahkeme ne derse kabulüm”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Hayati Demirdüzen, “Ben 3 çocuk ile nereye gideyim. Burada oturmak istiyorum. Beni burada oturtmuyorlar. Kendileri 6 sene önce bize buraya gelin oturun dediler ancak eşim ölünce her şey değişti. Şu anda elektriğimi de kestiler. Elektrik de bağlatamıyorum. Ne yapacağım bilmiyorum. Mahkememiz 2024 yılında görülecek. O zamana kadar oturacağım. Mahkeme ne derse kabulüm” diye konuştu.
“Annem, babam eve mahkum kaldı”
Ev sahibi Orhan Sakallı ise babası Selim’in (74) parkinson hastası olduğunu, annesi Sıdıka’nın (71) da rahatsızlıkları olduğunu belirtti. Sakallı, “Bu yaşlı insanlar ikinci katta oturuyor. Babam sürekli düşüp ambulans ile hastaneye kaldırılıyor. Ancak ikinci katta oturdukları için gelen ambulans babamı indirirken zorlanıyor. Bu insanlar aşağıya inemiyor, eve mahkum kaldılar. En azından giriş katta otururlarsa dışarı biraz da olsa çıkarlar. Üst kata da depremzede kardeşim gelip oturacak. Biz evi başkasına kiraya vermeyeceğiz. Ancak bu adam evden çıkmıyor. Ne yapacağız bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Evimizi gasp etmiş durumda”
Kiracısıyla herhangi bir sözleşmelerinin olmadığını belirten Sakallı, “Şu anda bu adam resmen evimizi gasp etmiş durumda. Benim annem ve babam bu adam yüzünden mağdur. Başlarına bir şey gelse sorumlusu kim olacak. Bu adamın bir an önce evimizden çıkmasını istiyoruz” dedi.
Sıdıka Sakallı ise kiracısının kendilerini tehdit ettiğini öne sürerek, “Bize sürekli bağırıp hakaret ediyor. Küfür ediyor. Biz 2 yaşlı insan ne yapacağız bilmiyoruz, korkuyoruz. Bir an önce çıksın gitsin” diye konuştu.
Hayati (41) ve Fatma (43) Demirdüzen çifti 6 sene önce merkez Yüreğir ilçesine bağlı Akıncılar Mahallesi’nde 2 katlı müstakil evin zemin katında kiracı olarak oturmaya başladı. Ancak 2 sene önce Fatma Demirdüzen, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Fabrika işçisi Hayati Demirdüzen ise 3 çocuğuyla birlikte bir başına kaldı.
Evden çıkartılmak istendi
Evi kiralarken sahibi Orhan Sakallı ile herhangi bir kira sözleşmesi yapmayan Hayati Demirdüzen’i iddiaya göre 1,5 sene önce mal sahibi, evden çıkartmak istedi. Ev sahibi Sakallı, gerekçe olarak da 2. katta oturan parkinson hastası babası ve yaşlı annesini giriş katta oturtmak istediğini, 2. kata ise anne ve babasına bakacak kardeşinin oturacağını belirtti.
Evden çıkmadı, elektriği kesildi
Ancak 3 çocuk babası Hayati Demirdüzen, 600 TL’ye oturduğu evden çıkmak istemedi. Bir süredir ev sahibi ile problem yaşayan adamın son olarak elektriği kesildi. Ev sahibi ile görüşen Demirdüzen, ‘Elektrik bizim üzerimize değil. Başka bir akrabamızın üzerine ona durumu anlatınca o da elektriği kestirmiş. Ben de sana elektrik bağlatmak için evrak vermem’ cevabını aldığını iddia etti. Bunun üzerine kiracı Demirdüzen, ev sahibi Sakallı’yı mahkemeye verdi.
“Mahkeme ne derse kabulüm”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Hayati Demirdüzen, “Ben 3 çocuk ile nereye gideyim. Burada oturmak istiyorum. Beni burada oturtmuyorlar. Kendileri 6 sene önce bize buraya gelin oturun dediler ancak eşim ölünce her şey değişti. Şu anda elektriğimi de kestiler. Elektrik de bağlatamıyorum. Ne yapacağım bilmiyorum. Mahkememiz 2024 yılında görülecek. O zamana kadar oturacağım. Mahkeme ne derse kabulüm” diye konuştu.
“Annem, babam eve mahkum kaldı”
Ev sahibi Orhan Sakallı ise babası Selim’in (74) parkinson hastası olduğunu, annesi Sıdıka’nın (71) da rahatsızlıkları olduğunu belirtti. Sakallı, “Bu yaşlı insanlar ikinci katta oturuyor. Babam sürekli düşüp ambulans ile hastaneye kaldırılıyor. Ancak ikinci katta oturdukları için gelen ambulans babamı indirirken zorlanıyor. Bu insanlar aşağıya inemiyor, eve mahkum kaldılar. En azından giriş katta otururlarsa dışarı biraz da olsa çıkarlar. Üst kata da depremzede kardeşim gelip oturacak. Biz evi başkasına kiraya vermeyeceğiz. Ancak bu adam evden çıkmıyor. Ne yapacağız bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Evimizi gasp etmiş durumda”
Kiracısıyla herhangi bir sözleşmelerinin olmadığını belirten Sakallı, “Şu anda bu adam resmen evimizi gasp etmiş durumda. Benim annem ve babam bu adam yüzünden mağdur. Başlarına bir şey gelse sorumlusu kim olacak. Bu adamın bir an önce evimizden çıkmasını istiyoruz” dedi.
Sıdıka Sakallı ise kiracısının kendilerini tehdit ettiğini öne sürerek, “Bize sürekli bağırıp hakaret ediyor. Küfür ediyor. Biz 2 yaşlı insan ne yapacağız bilmiyoruz, korkuyoruz. Bir an önce çıksın gitsin” diye konuştu.

