SON DAKİKA

logo

Antalya’da kadınlar 300 yıllık geleneklerini yaşatıp aile bütçelerine katkı sağlıyor

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi’nde yöreye özgü 300 yıllık gılamık dokuma sanatı yaşatılıyor. Ormanalı kadınlar dokuma tezgahlarında hem kültürlerini yaşatıyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor.
Geçmişi 300 yılı bulan ve Türkiye kültürel mirasında yeri olan gılamık dokuma sanatı ..

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi’nde yöreye özgü 300 yıllık gılamık dokuma sanatı yaşatılıyor. Ormanalı kadınlar dokuma tezgahlarında hem kültürlerini yaşatıyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor.
Geçmişi 300 yılı bulan ve Türkiye kültürel mirasında yeri olan gılamık dokuma sanatı yaşatılarak gelecek kuşaklara aktarılıyor. Kadınlar dokuma tezgahlarında peştamal, masa örtüsü, şal, perde gibi ürünler üretiyor. Dokuma işi yapan ev hanımı Hacer Parmaksız, 13 yıl önce öğrendiği dokuma sanatını severek yaptığını söyledi. Kendisinin Ormana’da doğup büyüdüğünü ve bu sanatın atalarından kaldığını söyleyen Parmaksız, “Ben dokumayı 2010 yılında Ormana’da açılan kursa katılarak öğrendim. 13 yıldır ise severek gayretle devam ediyorum. Tabii ki zorlukları vardır. Sabır isteyen bir iştir. Fakat severek yapıyoruz. Gılamıklı dokuma bizim kültürel mirasımızdır. Bunu yaşatmaya gayret gösteriyoruz ve devam ediyoruz” dedi.
Dokuma sanatını sürdüren Hülya Kocakulak, dokumayı 2 yıl önce öğrendiğini ve severek yaptığını söyledi. Dokumanın gerçekten el emeği göz nuru olduğunu söyleyen Kocakulak, “Atalarımızdan gelen geleneğimizin canlı kalmasını sağlamaya çalışıyoruz. Dokuma hassas bir iştir. Bu iş zor ama severek yapıyoruz. Ellerimiz, kollarımız, bütün vücudumuz çalışıyor. Ürettiğimiz ürünleri satarak aile bütçemize katkı sağlıyoruz. Ormana’da dokuma sanatı unutulmaya yüz tutmuştu. Bu 300 yıllık geçmişi olan dokuma geleneğini yaşatmaya çalışıyoruz. Bu işi sevmezsen yapamazsın. Kendini dokumaya adapte edersen çok güzel ürünler çıkarabiliyorsun” diye konuştu.
Dokuma öğretmeni Feride Canbaş, Ormana Mahallesi’nde dokuma öğretmeni olarak görev yaptığını söyledi. Dokuma sanatının Ormana Mahallesi’nde 300 yıllık, belki daha da fazla bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Canbaş, “Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yeniden canlandırmak üzere başlatılan bir proje ile bu sanatı yeniden ayakta tutmaya çalışıyoruz. Ormana Mahallesi’nde eskiden bütün evlerde dokuma tezgahlarında dokuma işi yapılmaktaymış. Teknoloji ilerledikçe zaman içerisinde bu sanat yok olmaya başlamış ve neredeyse unutulmaya yüz tutmuş. Ormanalı hayırseverlerin destekleriyle biz yeniden gılamık dokuma başlayarak bu sanatı canlandırmaya başladık. İnsanlara dokumayı öğreterek bu kültürü nesilden nesille aktarmak istiyoruz” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.05 12:11:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya'daki skolyoz hastaları İzzet Baysal'a gidiyor

(İHA) - Türkiye'nin dört bir yanından vatandaşlar, omurganın sağa veya sola eğrilmesi sonucu ortaya çıkan skolyoz tedavisi için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne geliyor.   
  Omurganın sağa veya sola eğrilmesi sonucu ortaya çıkan skolyoz hastalığı, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde sıkça görülürken, yetişkinlerde de ortaya çıkabiliyor. Bu rahatsızlıkla mücadele eden Türkiye'nin dört bir yanındaki vatandaşların Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne tedavi olmak için geldiğini belirten Ortopedi Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Cengiz Işık, tedavi olanların tavsiyesi üzerine 81 ilden hasta geldiğini ifade etti. Tedavi esnasında öncelikli gayelerinin hastalığın ilerlemesini önlemek olduğunu belirten Işık, "Tedavi yöntemlerinin en büyüğü, en önemlisi ve en çok yapılanı da mümkün oldukça hastaya koruyucu hekimlik yapmak. Cerrahi müdahaleden önce hastalığın önlenmesini sağlamak" dedi. 
 
  "En çok görülen, yüzde 80 oranında sebebi belli olmayan ergenlik çağında gördüğümüz skolyoz" 
  Skolyoz hastalığının hangi yaş gruplarında görüldüğünü açıklayan Prof. Dr. Cengiz Işık, "Skolyoz, omurganın yana doğru 10 dereceden fazla olan eğriliği. En çok gördüğümüz aslında gelişim çağındaki, ergenlik çağındaki çocuklarda 10 yaş üstü çocuklarda tüm skolyozun yüzde 80 oranında gözükmesi. Fakat tabii ki tek skolyoz nedeni o değil. Çünkü doğumsal skolyozlar var, travmaya bağlı olanlar var. Ya da herhangi bir tümörel kitleye bağlı olan var. Birçok nedeni olabiliyor. Bazen sadece bir sinir kökünün tahrişi sonrasında bile hastanın kendisini rahatlatmak için diğer tarafa eğildiğini, ona bağlı skolyozu gördüğümüz oluyor. En çok görülen yüzde 80 oranında sebebi belli olmayan ergenlik çağında gördüğümüz skolyoz" diye konuştu. 
 
  "Her yerden hasta geliyor" 
  Tavsiye üzerine Türkiye’nin 81 ilinden hasta geldiğini ifade eden Işık, "Omurgada oluşan skolyozun tedavisinde birçok tedavi yöntemi var. Tedavi yöntemlerinin en büyüğü, en önemlisi ve en çok yapılanı da mümkün oldukça hastaya koruyucu hekimlik yapmak. Cerrahi müdahaleden önce hastalığın önlenmesini sağlamak. Biz daha çok mümkün oldukça nasıl ilerlemesini durdurabileceğimiz, nasıl yavaşlatabileceğimizle uğraşıyoruz. Yılda ortalama 150-200 civarında omurga cerrahisi yapıyoruz. En çok gelen kısım Batı Karadeniz bölgesi; Bartın, Zonguldak, Karabük, Düzce, Bilecik gibi iller. Batı Karadeniz’de tekiz. Sadece Batı Karadeniz değil, Antalya'dan, Manisa'dan, Van'dan gelen de var. Bugün gelen hastalardan bir tanesi mesela Adana'dan gelmiş. Birkaç ay önce ameliyat ettiğimiz hasta da var. Bursa, İstanbul, Ankara'dan gelen de oluyor, tabii her yerden hasta geliyor. En çok yoğunluk olarak söylediğimiz tabii ki Batı Karadeniz. Herhalde ikinci sırada da İstanbul olur. Çünkü İstanbul'da tedaviye ulaşmak biraz daha zor olduğu için tedavi edilenlerin yakınları tarafından yönlendirilen kişiler oluyor bize" dedi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.11 16:26:41
Son Düzenlenme Tarihi :






Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.29 09:41:26
Son Düzenlenme Tarihi :