SON DAKİKA
header-ad

Depremin yıktığı Hatay Uzun Çarşı’da, 200 iş yeri açıldı

Depremin vurduğu Hatay ticaretinin merkezi konumundaki tarihi Uzun Çarşı’da, bin 700 işyerinden yaklaşık 200’ü kepenklerini açtı. 50 esnafın kapı açmak için hazırlık yaptığı çarşıya, kentteki vatandaşlar ise yoğun ilgi gösteriyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkım yaptığı Hatay’da ticaretin merkezi konumundaki tarihi Uzun Çarşı’da zarar gördü. 3.5 kilometre uzunluğundaki çarşıda bin 700 işyerinden bazıları yıkıldı yada ağır hasar aldı. Elektrik ve suyun yeniden verilmesinin ardından 200 esnaf kepenklerini kaldırdı. Tadilat ve onarım işlerini yapan 50 esnafın ise kısa süre içerisinde dükkanlarını açacağı bildirildi. Kentte kalan vatandaşların ilgi gösterdiği çarşının, en azından yürüyüş yollarının düzenlenmesi için yetkililerden destek istendi.
"200’ü açtı, 50’si daha açacak"
Uzun Çarşı Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı, 41 yıllık dondurma ustası Mehmet Hançer Gündüz, depremin ardından binlerce esnafın aileleriyle kent dışına çıkmak zorunda kaldığını belirtti.
Hatay’ın en önemli ticaret merkezi konumundaki çarşının yavaş yavaş hareketlenmeye başladığını bildiren Gündüz, “Şuanda yaklaşık 200 iş yerimiz açık. Dışarıdaki tüm memleketimizin insanına, esnafına diyorum ki, yavaş yavaş dönüş yapsınlar, işlerin başına geçsinler. Elektrik, su sıkıntısı yok. Müracaatını yaparız en kısa sürede bu sorunlar çözülüyor. Depremden önce bin 700’den fazla esnaf vardı, şu anda 200 esnafımız işinin başında ve aşağı yukarı 40-50 tane esnafta açma aşamasına geldi” dedi.
"Zeminin düzeltilmesini istiyorlar"
Tarihi Uzun Çarşı’da Hatay’ın değil, Türkiye’nin kalbinin attığını dile getiren Gündüz,” 11 yaşından beri bu çarşıdayım, 40 yıllık çarşı esnafıyım. Bizim çarşının en büyük özelliği, ‘yok yok’. Her şey var, fiyatlar da uygun. Mesela Uzun Çarşı dediğin zaman ilk akla gelen tepsi kebabımız, lahmacunumuz, börekçimiz, küncülü helva, kömbelerimiz, baharatlarımız. Biliyorsunuz Türkiye’nin en zengin mutfağı Hatay’dır, özellikle Antakya. Öncelikle Cumhurbaşkanımızdan, valilerimizden, belediye başkanlarımızdan en büyük desteği istiyoruz. Esnafımız yavaş yavaş açıyor ama zemin asfaltlansa yada düzeltilse çok daha güzel olur. Normal, ince bir asfalt bile çekilse en azından toz olmaz. Vatandaşımız daha sağlıklı bir şekilde alışveriş yapar. En azından bir asfalt yapılsa insanlar gönül rahatlığıyla alışverişini yapabilir ve gezebilirler. İnşallah burası eskisinden de güzel olacak” dedi.
"1-2 müşteri bile görmek bizi mutlu ediyor"
Çarşıda işyerini ilk açanlardan biri olan Şahap Fansa ise “Çok şükür ilk günden şimdiye baktığımızda yol alındı. İlk günler elektrik, su yoktu. Şimdi çok şükür elektriğimiz, suyumuz geldi. Elektrik geldiği zaman esnaflar işyerlerini açmaya başladı. Hareketlilikte başlıyor yavaş yavaş. İnsanlar yardımcı olmaya çalışıyor. Memleket bu durumdayken çarşıda 1-2 kişi görmek bile bizi mutlu ediyor. Çok şükür Hataylılar, Hatay’ bırakmadı. Çoğu insan burada. Onu görmek bizi çok mutlu ediyor” ifadelerine yer verdi.
"Umut verici"
Hatay’ı terketmeyen ve çarşıda alışveriş yapan hemşire Zuhal Girgin, “Bu kadar süre geçmesine rağmen hala kabullenemedik, yaşadıklarımızı. Çünkü; çok zor. Yani bu yıkıntıları her gün görmemiz o olayları hatırlamamıza neden oluyor. Çok üzücü bir durum ama çarşının birkaç esnafı açık olsa bile deşarj olup gidiyoruz. Hüzünlü bir dolaşma. İnsanların bu yıkık dökük binalar arasında bile işyerini açması umut verici. Esnafa destek olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Hani birkaç dükkanda açık olsa biz çok mutlu oluyoruz. Bugün ekmek, humus Antakya simidi, çocuklara süs eşyaları aldık. Her bir esnafın bizim için ayrı bir önemi var” ifadelerine yer verdi.
"Çarşının düzelmesi bizi mutlu ediyor"
Çarşıyı ziyaret eden Sibel Doğru, depremin ardından Mersin’e gittiklerini hatırlatarak, “Hatay’ı terk etmeyi düşünüyordum, ama buraya döndükten sonra inanılmaz bir rahatlama oldu. Bir mutluluk geldi. Her yer yıkılmış olsa da bir rahatlama geldi. Bir de kaldığım yerde sağlam bina kalmadı. O manzarayı sürekli görmek çok kötü. Çarşının böyle aktif olması yavaş yavaş iyileşmesini görmek bizi inanılmaz mutlu ediyor. Yani başka şehirde, başka bir ülkede de yaşayamam” diye konuştu.
"Eskisinden daha güzel olsun"
Nişanlısıyla çarşıyı gezen Rama Hadidi, Uzun Çarşı’nın eskiden çok güzel bir yer olduğunu ifade ederek, “Şuan girdiğimiz zaman bu durumda kalbimiz sıkışıyor. Eski fotoğraflarına bakıyoruz, üzülüyoruz. İnşallah çarşı eskisi gibi olur, hatta daha iyisi olur” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.06 17:46:15
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






CW Enerjiden 7 bin 500 kWe kapasiteli GES sözleşmesi

CW Enerji, Sunteks Dokuma ile güneş enerjisi santrali kurulumu sözleşmesi imzaladı. CW Enerji firmanın Ağrı’da yer alan bir arazisine 7 bin 500 kWe kapasiteli güneş enerjisi santrali kuracak.
Sektörde en yeni teknolojileri geliştirerek, kullanıcıların enerji ihtiyacına kalıcı çözümler üretmeye..

CW Enerji, Sunteks Dokuma ile güneş enerjisi santrali kurulumu sözleşmesi imzaladı. CW Enerji firmanın Ağrı’da yer alan bir arazisine 7 bin 500 kWe kapasiteli güneş enerjisi santrali kuracak.
Sektörde en yeni teknolojileri geliştirerek, kullanıcıların enerji ihtiyacına kalıcı çözümler üretmeye devam ettiklerine dikkat çeken CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, “Bu çerçevede Sunteks Dokuma ile de güzel bir iş birliği yaptık. Buna göre; Sunteks Dokuma ile firmamız arasında güneş enerjisi santrali kurulumu konusunda sözleşme imzalandı. Firma ile Ağrı ilinde yer alan bir araziye 7 bin 500 kWe kapasiteli güneş enerjisi santrali kurulumu konusunda toplam KDV hariç 7 milyon 436 bin USD tutarlı güneş enerjisi santrali kurulumu sözleşmesi imzaladık. Anlaşmamız iki firma için de hayırlı olsun” dedi.

“Türkiye’nin her yerinde projeler üretmeye devam edeceğiz”
Böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdikleri için mutlu olduklarını ifade eden Sarvan, Türkiye’nin her yerinde projeler üretmeye devam edeceklerini kaydetti. Sarvan, sektörün ihtiyaç duyduğu çözümleri sunmayı sürdüreceklerini dile getirerek, “Ülkemizin enerji alanında bağımsızlık kazanması için yenilenebilir enerji yatırımları çok büyük önem taşıyor. Sanayicilerimiz de güneşten gelen enerjiyi fabrikaları için büyük bir verimlilik unsuruna dönüştürüyor. Buna katkıda bulunduğumuz için gururluyuz” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 14:52:56
Son Düzenlenme Tarihi :





ATB'de, buğday hasadı öncesinde Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi.

 BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ

ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı.

 ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ

Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi.

 REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ

 ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi.

 DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR

ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi.

 ANIZ YAKIMI AZALDI

ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi.

 ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ

ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi.

 Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.13 12:50:53
Son Düzenlenme Tarihi :