SON DAKİKA

logo

Elmalı GES üssü oluyor

Güneş enerjisi en temiz yenilenebilir enerji kaynaklarından biri. Türkiye’de oldukça yaygınlaşan Güneş Enerji Santralleri (GES) güneş ışıklarından gelen  enerji parçacıklarını elektrik enerjisine çeviren santrallerdir.
Elmalı Belediyesi, bir GES santrali için daha izin verdi. Bayındır Mahallesi 139 Ada 7 parselde 36 bin 753 metrekarelik arsa üzerine kurulacak 2500 kw ve 139 Ada 9 parselde 23 bin 362 metrekarelik arsa üzerine yapılacak 1500 kw’lık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi (GES) yapılması ile ilgili 1/1000 ölçekli imar planı önce İmar Komisyonu’nda görüşüldü. Muhammet Kemençe (İYİ Parti), Hasan İyilikçi, (İYİ Parti), Hüseyin Erdemci (CHP) ve Kamuran Ünal’ın (CHP)  kabul oyu vermesiyle oybirliğiyle kabul edilen 1/1000 ölçekliimar planı daha sonra meclise geldi Meclis, İmar Komisyonu’nun kararı uyarınca sözkonusu maddeyi oybirliğiyle kabul etti. * TOROS GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.21 15:36:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Türkiye'de ilk yüz nakli ne zaman, kime yapıldı ?

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın da katıldığı Türkiye’de ilk yüz naklinin yıl dönümü nedeniyle basın toplantısı gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ömer Özkan, Prof. Dr. Özlenen Özkan ve ekipleri tarafından Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen yüz naklinde 11. yıl geride kaldı.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın da katıldığı Türkiye’de ilk defa 11 yıl önce gerçekleştirilen yüz naklinin yıl dönümü nedeniyle basın toplantısı gerçekleştirildi. Yüz nakli yapılan Uğur Acar’ın da katıldığı toplantı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi B Blok Toplantı Salonu’nda yapıldı.

11 yıl önce Uğur Acar’a yüz nakli yaptıklarını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “2012 yılında kompozit nakli ilk olarak kol nakliyle başlamıştı. 2012 yılında yüz naklini de Uğur Acar’a yaptık. 11 yıl geçti aradan çok hızlı geçti zaman. Artık yeni yüzü demiyorum çünkü eskidi artık yüzü. İnşallah diğer insanlara organ nakli yaparak devam ederiz.” dedi.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ OLARAK ÜLKE İMAJINA ÖNEMLİ KATKIDA BULUNDUĞUMUZA İNANIYORUZ

Yüz naklinin üzerinden 11 yıl geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, “Hayırlı olsun Uğur Acar’a 11 yıl geçmiş üzerinden dün itibariyle. Bu tür ameliyatlar ülkenin sağlık sisteminin geldiği düzeyi de gösteriyor. Bu sadece bizim hastanemiz için değil Antalya için Türkiye için önemli olaylardı. Eğer sağlık turizminde ve diğer olaylarda ülke tıbbının düzeyini göstermesi açısından son dönemlerde popülarite olmasında Türkiye’nin adının bu kadar duyulmasında bir miktar emeğimiz olduysa ki olduğunu düşünüyorum, çok mutluyuz. Yapılan bir tane iş o ülkenin dışarıdaki imajını çok değiştiriyor. Bu ülke de yüz nakli bile yapılıyor, bu ülkede kol nakli, karaciğer nakli bu kadar başarılı yapılıyor diye bakıldığı zaman o ülkenin ekonomik düzeyine siyasi düzeyine aslında bakarsanız yardımcı oluyor. Biz Akdeniz Üniversitesi olarak ülke imajına önemli katkıda bulunduğumuza inanıyoruz. Bunu da elimizden geldiğince artırmaya çalışıyoruz. Uğur’a sağlık, mutlu nice yıllar diliyoruz.” şeklinde konuştu.

YÜZ NAKLİYLE YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ OLUYORSUN

Yüz nakli olan Uğur Acar ise “Artık kelime bile bulamıyorum.  Türkçe’de 29 harf var. Sağlık sektörüne, doktorlarımıza kelime bile üretemiyorum artık. Tek haneli yıllar kutluyorduk burada artık çift haneli yıllara geçmişiz. Rektör hocamıza ve Ömer Özkan hocamıza ve organ bağışında bulunan aileye teşekkür etmek istiyorum. ‘11 yılda hayatın nasıl değişti’ sorusuna Uğur Acar, “Bir insan tıraş olamıyor, tıraş olduğunu fark ediyor. Aynaya bakamıyor, aynaya baktığını fark ediyor. Çocukların korktuğunu hissediyordum, çocukların artık senden korkmadığını hissediyorsun. Yani yeniden doğmuş gibi oluyorsun. 11 yaşında bir kişisin ama 30 yaşındasın.” dedi.

Basın mensuplarının yüz nakillerinin devamı gelecek mi sorusuna Prof. Dr. Ömer Özkan, “Bu nakiller hemen her gün, her sene yapılacak diye bir olay yok. Bu nakillerin yapılabiliyor olduğunu bu ülkede bilmek bile önemli. Ama çok dikkatli yapmak gerekiyor biliyorsunuz riskli ameliyatlar. Biz bu ameliyatları daha az riskle nasıl yaparız hastaları nasıl koruruz, yaşamlarına nasıl katkıda bulunuruz, hayatlarını riske atmayacak şekilde nasıl devam ettiririz, onlar için uğraşıyoruz. Yapılanlar için değil de yapılacak olanlar için bu işler daha sağlıklı nasıl yapılır, daha rafine nasıl yapılır. Bunlarla ilgili çalışmalar devam ediyor. Durmuyoruz yani.” dedi.

RAHİM NAKLİ DÜNYADA YAYGINLAŞMAYA BAŞLADI

Rahim nakli konusundaki mevzuatı hastaların heyecanla beklediğini söyleyen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Organ nakli konusunda pandemi nedeniyle kaybettiğimiz bir dönem var. O da telefi edilecektir. Dünya’da artık bu birkaç ülkede yaygınlaşmaya başladı. Ama bu rahim naklinin başladığı ülkede de bunun artık düzenli ve kurallara uygun bir şekilde mevzuatıyla birlikte yapılması gerekir. Rahim nakli canlıdan da olur ama bir karaciğer, kalp naklini canlıdan yaptığınızda olacak bir problemde o hasta zaten ölecekti dersiniz, katkımız oldu yaşattı dersiniz, ölecekse de Allah’ın takdiri dersiniz. Ama rahim naklinde bir hastaya veya onun donöru olmuş bir canlıya zarar verirseniz bu sizin elinizde olmayabilir. Bunlar maalesef tıpta olabilen şeyler. Hastanın bir damar yolu zarar görür bir idrar yolu zarar görür o zaman aile ile beraber siz de çok üzülürsünüz. Onun için bunda tecrübe artıkça bununla ilgili altyapı geliştikçe ondan sonra bence canlıya geçmek gerekir. Dünya’da bizden sonra canlıdan yapan ekiplere de biz hep teknik olarak yardım ettik, bizim tekniğimiz kullanılıyor ama maalesef canlıdan olan birçok hastada komplikasyonlar görüldü neredeyse hastaları kaybetmek üzereydiler. İdrar yollarında sorunlar çıktı aylarca yatan hastalar oldu. Bu işi kötülemek anlamında söylemek istemiyorum insanlar işin ciddiyetini anlasın diye söylüyorum. Bizim öncelikle bunu kadavradan nakillerde geliştirmemiz ve yaygınlaştırmamız gerekir.” dedi.

DÜNYA’DA KULLANILAN TEKNİK, BİZİM TEKNİĞİMİZ

“Yüz naklinde de bahsetmiştim bu ameliyatlar elli tane merkezlerde yapılmayacak belirli merkezler yapılması tavsiyemiz oldu bakanlığa. Tecrübeleri artırmak üzere belli merkezlerde bunların yoğunlaşması gerekir. Tek başımıza biz bunun ağırlığını yükünü de kaldıramayız. Biz görevimizi yaptık, dünyaya tanıttık, ihtiyacı olan her yere de yardım etmeye hazırız ama kimler yapacaksa da bunu bakanlık karar verecektir. Ama mutlaka o merkezlerde tecrübelerin gelişmesi gerekir.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakli yapılalı yaklaşık 12 yıl olduğunu söyleyerek “Nakilden hemen on-on beş gün sonra birçok ülkeden insanlar geldi ve bununla ilgili fikirlerini övgülerini bize anlattılar. Dünya’da kullanılan tekniğimiz bizim tekniğimiz hala bu teknik gelecekte bu değişse bile bizim tekniğimizin üzerinde gelişmiş olacak bu teknik. Türk tıbbı adına söylemek gerekirse bu çok ileri seviyedir. Böbrek naklinde ilk yapan kişinin ismi anılıyor, karaciğer öyle, kalp öyle. Rahim naklide yaygınlaştığı zaman bunun değeri anlaşılacak diye düşünüyorum. Bir kalp naklinden daha komplike. Ama bizim üniversitemizden çıkan bu tekniğin kullanılıyor olması Hindistan’da da Amerika’da da İsveç’te de bizim için gurur verici.” şeklinde konuştu.

HAYVANDAN İNSANA NAKLİN CERRAHİ ZORLUĞU YOK, ALTYAPI ÖNEMLİ

Hayvandan insana yapılan nakillerle ilgili sorulan soruya Prof. Dr. Ömer Özkan, “Cerrahi olarak hayvandan insana naklin hiçbir cerrahi zorluğu yok. Kalp naklini yapan insan o domuzdan da nakli çok rahatlıkla yapar. Ama bunun altyapısını oluşturmak lazım. Yani genetik yapısını bozmak lazım. Onun için arkadaşlarımız çalışıyor. Onun işte ilaçlarının düzelmesi gerekiyor. Altyapıyı ve o laboratuvarı oluşturabilmek lazım ondan sonra yola çıkmanız lazım.” dedi.

Konuşmaların ardından pasta kesimi gerçekleştirildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.20 20:00:33
Son Düzenlenme Tarihi :





Silifkeli üreticilerin adayı çayı hasadı sevinci

Mersin’in Silifke ilçesinde, Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifi üyeleri, Büyükşehir Belediyesinin dağıttığı ve toprakla buluşturdukları ada çayının hasadını yaptı.
Yaklaşık 5 sene önce Çaltıbozkır Derneği adı altında buluşan Çaltıbozkırlı üreticiler, Mersin Büyükşehir Belediyesinden lavanta fidesi talep etmiş ve bu taleplerine karşılık veren Büyükşehir Belediyesi de kendilerine 5 bin adet lavanta fidesi hibe etmişti. Hibe edilen lavanta fidelerini toprakla buluşturan Çaltıbozkırlı üreticiler, büyük bir başarı elde etmiş ve Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifini kurmuşlardı. Kooperatifleşme sürecinde de üreticilere destek veren Büyükşehir Belediyesi, kendilerine distilasyon ünitesi de hediye etmişti. Lavanta üretimi yapan Çaltıbozkırlı üreticiler hem lavanta satışı hem de distilasyon ünitesi ile birlikte esansiyel yağ satışı yaparak gelir elde etti.
Üreticilere yaptığı desteklere devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, Silifke’de ada çayının üretimini yaygınlaştırmak amacıyla da ada çayı fidesi dağıttı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından geçtiğimiz yıl ilk kez Silifke’de dağıtımı yapılan ada çayı fidesi, verimi ile üreticiye umut oldu. Aynı projeyi bu yıl da sürdüren Büyükşehir Belediyesi, ‘Ada çayı fidesi dağıtım projesi’ çerçevesinde yeni fideleri yeni üreticilerle buluşturdu. Kendilerine dağıtılan ada çayının hasat zamanının gelmesiyle hasat sevinci yaşayan üreticiler, topladıkları ada çayını çay veya esansiyel yağ olarak satışa sunacak ve gelir elde edecekler.

“Tarımsal projelerimiz planlı ve bir amaç doğrultusunda yapılmaktadır”
Büyükşehir Belediyesinin tarım projelerinin tamamının planlı ve bir amaç doğrultusunda yapıldığını kaydeden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Silifke’de 2021 yılında tıbbi aromatik bitkilerin yaygınlaştırılması çalışmalarına lavanta fideleri ile başladıklarını hatırlattı. Şahutoğlu, “Lavanta fidelerinden almış olduğumuz verimlerle ve dikilmiş olan fidelerle beraber, Silifke Çaltıbozkır Kooperatifine distilasyon ünitesi kurulmuştu. Bu ünite ile beraber tıbbi aromatik bitkilerin yağları da çıkartılmaya başlandı. Biz de tarımsal anlamda daha kıraç topraklarda ada çayını, bu bölgede yaygınlaştırmaya çalıştık. Böylelikle 2022 ve 2023 yıllarında toplam 120 bin adet ada çayı fidesini 72 üreticimize dağıttık” dedi.

“Üreticiler, proje sayesinde ürünlerinden daha iyi bir kazanç sağlıyor”
Ada çayının hem çay hem de esansiyel yağ olarak kullanılmakta olduğuna dikkat çeken Şahutoğlu, yaklaşık 80 kilo ada çayından bir litre yağ elde edildiğini ve böylelikle üreticilerin katma değer elde ettiklerini belirtti. Şahutoğlu, “Üreticiler tarladan topladığı ürünlerin yağlarını kooperatif aracılığıyla çıkartıyorlar ve böylelikle üretmiş oldukları ürünleri daha iyi bir gelirle satıp, daha iyi bir kazanç sağlıyorlar. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımsal projeleri bir plan çerçevesinde geliştirerek uygulamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Büyükşehrin bu konudaki destekleri çok güzel”
Hasat sevinci yaşayan üreticilerden Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatif Başkanı Hatice Gülcan, “Büyükşehir Belediyesi bize ada çayı fidesi dağıtmıştı, onları ektik. Şimdi de hasadını yapıyoruz. Hasat bittikten sonra da yine Büyükşehir Belediyemizin bize vermiş olduğu distilasyon tesisinde yağını çıkartacağız. Çay olarak, tütsü olarak, yağ olarak tüketiciye sunuyoruz. Büyükşehrin bu konudaki destekleri çok güzel” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.02 13:58:53
Son Düzenlenme Tarihi :