SON DAKİKA

Yeni konutlar hızla yükseliyor, çatılar bile yapıldı

İlk depremin merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde çadır kent ve konteyner kentlerde kalan afetzede vatandaşlara teslim edilecek kalıcı konutların inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Çalışmaların çok hızlı sürdüğünü ve bazılarında çatıların bile yapıldığını dile getiren Pazarcık Koordinatörü Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Ekim ayında konutların önemli bir kısmını teslim edeceklerini söyledi.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarılması için sahada çalışmalar aralıksız devam ediyor. İl ve ilçe merkezler ile köylerde süren yeniden inşa çalışmaları ise hızla sürüyor. İlk depremin merkez üssü olan Pazarcık ilçesinde de depremzedeler için yapımına başlanan TOKİ konuları belirli seviyeye geldi. Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Pazarcık koordinatörü olarak görev yaptığı ilçede hem afetzede vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için hemde kalıcı konutların biran önce tamamlanması için devletin tüm kurumlarının ilk günden itiabaren sahada olduğunu kaydetti.

"Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz"
Vali Tekbıyıkoğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada. "Yaklaşık 4 tane konteyner kent var. 2 bin 600 civarında bir çadır kent, 2 bin 700’de konteyner var. Pazarcık ilçemize toplamda 8 bin konut yapılacak. Bunun iki bin tanesinin inşaatına başlandı. Bununla alakalı ilçenin zemininin en sağlam olduğu, bundan sonra da olumsuzlukların yaşanmaması için bütün tecrübeleri de içerisine katarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile beraber yerlerimizi belirledik. Çok hızlı bir şekilde de kalıcı konutlar inşa ediliyor. Bazılarına çatılar çakılmaya başlanmış. Belki inanması zor gelir ama Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz. Vatandaşlarımız konteynerlerden kalıcı konutların içerisinde daha güvenli insanlığa yakışır bir şekilde hayatlarını idame edecekleri konutlarına geçecekler" diye konuştu.

"Esnafların dükkanını açmasına yardımcı olduk"
Esnafların ticari hayatlarını sürdürmesi için her türlü yardımı yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerinin altını çizen Tekbıyıkoğlu, "Hayatı normalleştirmek adına esnafların dükkanını açmasına yardımcı olmaktı. İlk başta onların elektriklerini ve su problemlerini giderdik. Temizliğini bile bizim arkadaşlarımız yaptı ve çok hızlı bir şekilde açıldı. Burada ihtiyaç olduğu müddetçe biz sıcak yemek olayını devam ettireceğiz. Bununla beraber kuru gıda da veriyoruz. Konteynerlerinde sıcak yemek yapmak için ısıtıcı düzenekleri var. Hatta tencere takımlarını da veriyoruz" şeklinde konuştu.

"Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da"
Esnaflar için ayrı noktalarda 4 tane konteyner çarşı kurduklarını kaydeden Tekbıyıkoğlu, "Bugün afetin 105’inci günü. Zannediyorum 95 günü Pazarcık’taydım. İnsanlar seviyor. Olayın ilk gününde ateşin başında geçirdiğimiz günler oldu. Esnaflarımız çok önemli. Buranın ekonomisinin çok hızlı bir şekilde dönmesi lazım. Yaklaşık 4 tane çarşı kurduk. 200’ün üzerinde esnafımıza yardımcı olduk. İş yerleri yıkılan esnaflarımız olmak üzere kura yöntemiyle hak sahiplerini belirledik. Hala bazen talepler geliyor onları da tamamlıyoruz. Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da. Sözün özü, bu deprem hepimizi düşürdü ve hep beraber yeniden ayağa kalkıyoruz. Bir şehri yeniden kuruyoruz. Bu şehri hep beraber devletimizle, milletimizle, Pazarcıklı vatandaşlarımızla beraber kuruyoruz" ifadelerini kullandı.
Vali Tekbıyıkoğlu, devlet-millet olarak Pazarcık ilçesini yeninden ayağa kaldırarak eskisinden daha yaşanabilir bir şehir yapacaklarını sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.22 15:27:01
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hafif ticari araçlar çarpıştı: 1 yaralı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde kavşakta 2 hafif ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada yabancı uyruklu bir kişi yaralandı. Kaza anları güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza; Ilıca Mahallesi İnönü Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; Manavgat istikametine gitmekte olan Ahmet Mustafa Durgun’un kullandığı 07 AUU 490 plakalı hafif ticari araç, Franz Walter Jütten’in kullandığı 05 AB 760 plakalı hafif ticari araç ile çarpıştı.
07 AUU 490 plakalı hafif ticari aracın çarpışmanın şiddetiyle devrilerek hurdaya dönerken, diğer araçta yolcu olarak bulunan Karın Gerstung isimli şahıs yaralandı. Yaralı, sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.04 16:19:21
Son Düzenlenme Tarihi :





Kuraklık önce gölü, sonra flamingoları vurdu

Flamingoların en çok konakladığı göl olan Yarışlı Gölü’nü besleyen kaynak suyunun üzerine köylüler tarafından seyyar sondaj motorlarının kurulması, artan sıcaklarla birlikte kuruyan gölü tehlikeye soktu. Mayıs ayında binlerce flamingonun olduğu gölde şimdi parmakla sayılabilecek kadar az kuş barınıyor.
Flamingoların en çok bulunduğu Yarışlı Gölü ilkbahar aylarında su tutarken, sıcaklığın artmasıyla tekrar eski kurak zamanlarına döndü. Gölü besleyen su kaynaklarını inceleyen uzman ekip, su kaynağı üzerine köylüler tarafından kurulan birçok sondaj motoru tespit etti. Dünyada sadece burada yaşayan iki balık türünün olduğu bu kaynaktan su alınması hem bu canlıları tehlikeye atıyor hem de gölü besleyen su miktarının azalmasına neden oluyor.
DKMP 6. Bölge Müdürlüğü’nün sekreteryasını üstlendiği Burdur ve Antalya Gölleri Yönetim Planı Hazırlama Projesi’nde yer alan uzman ekip, gölü besleyen en önemli kaynak üzerine köylüler tarafından kurulan seyyar sondaj motorlarının kaynak içerisinde bulunan ve sadece burada yaşayan endemik balık türleri için tehlike arz ettiğini tespit etti. Ayrıca bu sondaj motorları gölde barınmaya devam eden az da olsa flamingonun yaşamlarını da tehlikeye sokuyor.
Gölü inceleyen ekipte yer alan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İskender Gülle, “Yarışlı Gölü’nün yüzölçümü yaklaşık olarak 10 ila 15 kilometre arasında değişiyor. Aslında bir zamanlar bu göl sürekli bir gölmüş ama günümüz şartlarında tam bir göl değil. Çünkü mevsimlik olarak su tutabiliyor. Biz bu tür göllere geçici göller diyoruz. Bu gölün özelliği bir kısmının tabak şeklinde olması. O nedenle bu gölleri tuzlu göl, tuzla gölleri veya pilaya gölleri olarak isimlendiriyoruz. Türkiye’de çok sayıda buna benzer göl var. Fakat Yarışlı Gölü’nün şu anda en önemli özelliği kış aylarında en fazla 20-30 santimetreye kadar su tutabiliyor olması. 20-30 santimetre su tutarsa bizim için çok iyi. Ama normalde günümüzde yağışların da azalması nedeniyle en fazla 10 santimetreye kadar su oluyor haziranın başında, o da tamamen kuruyor. Bu göl geçici göl olmasına rağmen özellikle mikroskobik canlılar açısından da son derece zengin. Böyle olduğu için de başta flamingo olmak üzere çok sayıda su kuşu için adeta bir beslenme alanına dönüşüyor. Sığ olduğu için flamingolar burayı çok fazla tercih ediyorlar. Besin kaynağı da çok fazla tabi ki, o açıdan Yarışlı Gölü’nün en önemli özelliği biyolojik olarak iyi bir kuş alanı olması” dedi.

Yarışlı Gölü yıllardır koruma altında
Yarışlı Gölü’nün hem çevredeki mermer ocaklarından hem de kaçak avcılık ve göl arazisinin tarım amacıyla kullanılmasına karşı koruma altında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gülle, “Bu göl yıllardır korunuyor. Korumayı sadece mermer ocaklarından ibaret görürsek yanılmış olabiliriz. Onun dışında bir de özellikle Milli Parkların yapmış olduğu dolaylı koruma yöntemleri var. Kara avcılığı, su avcılığı, göl kenarlarındaki alanların işgal yerlerinin fazla artmaması şeklinde. Görsel olarak baktığımızda farklı bir manzarası var. Suyu da biraz tuzlu. Kış aylarında binde 14, yani 1 litre suda 14 gram tuza kadar yükselebilen tuz özelliği var. Suları herhangi bir tarımsal faaliyette kullanılmıyor. İçme suyu amacıyla da kullanılmıyor. Ayrıca gölün içerisinde değil ama gölün kıyılarındaki tatlı küçük su kaynaklarında dünya için endemik iki tane tatlı su balığı türümüz var. Bunların sadece bu bölgede yaşadığını söyleyebiliriz. Göl kenarlarındaki pınarlar, özellikle
görmüş olduğunuz sazlık alanlar bu balıkların yaşamı açısından son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Yönetim planlarında artık birinci öncelik: “Su”
Çalıştay hakkında da açıklama yapan Prof. Dr. İskender Gülle, “Göllerin her beş yılda bir sulak alan yönetim planları yapılıyor. Bu yönetim planları çerçevesinde yeniden bir bilimsel, ekolojik ve çevresel değerlendirme yapılıyor. Beş yıl boyunca doğru yapılan veya eksik yapılan ya da beşinci yılın sonunda ortaya çıkan yeni durumlar neler bunları gözden geçiriyoruz. Yönetim planlarını beş senede bir revize ediyoruz. Şu anda iki gündür yapmış olduğumuz çalıştayımız bir bilimsel altlığa dayalı olarak yapıldı. Onun neticesinde bugün de bir arazi gezisi yapıyoruz. Bu arazi gezimizde durumu gözlemliyoruz. Planlarımızda hangi değişiklikleri yapabiliriz, onları gözden geçiriyoruz. Gördüğümüz kadarıyla şu anda tüm Türkiye çapında, Burdur çapında öncelikli konu su. Yani su tedariği göller için ve yönetim planları için birinci madde haline geldi. Bundan 20-30 sene önce daha ziyade kirlilik ağırlıklı bir yönetim planı yapıyorduk, artık birinci önceliğimiz su oldu” dedi.
Burdur ve Antalya Gölleri Yönetim Planı Koordinatörü Peyzaj Yüksek Mimar Seda Yıldız ise, “Burdur yöresinde Sulak Alan Yönetim Planı çalışmasını DKMP 6. Bölge Müdürlüğü adına yürütüyoruz. Göllerimizle ilgili çalıştayımız dün gerçekleşti. 2016 yılında yine göllerle ilgili Sulak Alan Yönetim Planı yapılmıştı. Şu an revizyon zamanı geldiği için yenilenebilirliğini sağlayabilmek ve biyon verebilmek için şu an tekrar Sulak Alan Yönetim Planlarımızı yeniliyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.25 20:31:42
Son Düzenlenme Tarihi :