SON DAKİKA
header-ad

Antalya’da 15 dakikalık yağmur hayatı felç etti, bir saatte hayat normale döndü

Antalya’da sabah saatlerinde yaklaşık 15 dakika etkili olan şiddetli yağmur ve dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Yaşanan yağmur dolayısıyla otomobiller suların içerisinde kaldı, otomobil sahipleri bardakla içerideki suyu boşalttı. Bir genç ise kapanan rögarı çekçekle açmaya çalıştı.
..

Antalya’da sabah saatlerinde yaklaşık 15 dakika etkili olan şiddetli yağmur ve dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Yaşanan yağmur dolayısıyla otomobiller suların içerisinde kaldı, otomobil sahipleri bardakla içerideki suyu boşalttı. Bir genç ise kapanan rögarı çekçekle açmaya çalıştı.
Turizm kenti Antalya’da Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından sabah erken saatlerde şiddetli yağmur ve dolu yağışı etkili oldu. Özellikle Kepez ilçesinde etkili olan sağanak yağmur dolayısıyla işe gitmek için evden çıkan vatandaşlar zor anlar yaşadı. Yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar otobüs duraklarına ve kapalı alanlara koştu. Dolu yağışı ile beraber sürücüler zaman zaman trafikte zor anlar yaşadı.
Kepez ilçesi Kepez Kent Meydanı yanındaki sokakta ise giderlerin tıkanması üzerine su baskını yaşadı. 1 metreye kadar yükselen suda arabalar mahsur kaldı. Bir genç ise suya girerek tıkanan rögarları çekçek ile açmaya çalıştı. Araçların yarısına kadar çıkan, bir marketin içerisinde taşan su giderlerin açılması ile kısa sürede çekildi. Otomobil sahipleri ise biriken suları bardakla boşaltmaya çalıştı. Araçların bagajlarının su ile dolduğu görüldü. Dünyaca ünlü Düden Şelalesi’nde ise suyun rengi çamur dolayısı ile kahverengiye döndü.

"Her seferinde 50 bin TL zararım oluyor"
Yağmurun 15 dakika sürdüğünü belirten market sahibi Mehmet Yalçın, “15 dakikada her şey oldu. Adeta denize döndü, 3 ay önce de aynısı oldu. Her seferinde 50 bin TL zararım oluyor. Bunun çaresini bulamadık. Ben esnafım kendi gücüm ile yapmaya çalışıyorum ama başaramıyorum. Belediyelerimiz Allah rızası için buna bir çare bulsun. Arabalar suyun içerisinde kaldı. Yılda en az 2 defa oluyor. Benim belime kadar su vardı. Giderleri temizlemeye çalışıyoruz, hepsi birden tıkanıyor. Su bir turlu gitmiyor” dedi.
İhbarın ardından bölgeye gelen belediye ekipleri, sokak üzerindeki suyu tahliye ederek temizlik işlemlerine başladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 12:45:28
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Lymra’da Deneysel Arkeoloji - Andron”

Elmalı’nın en yakın ilçelerinden birisi olan ve Elmalı’da yaşayanların denize ulaşmasında en yakın noktalardan birisi olan Lymra Antik Kenti’ndeki ahşaptan yapılmış mezar dikkatleri çekiyor.
“Lymra’da Deneysel Arkeoloji - Andron” olarak nitelendirilen yapı ziyaretçilerin çok fazla ilgisini çekmese de, aslında o dönemlerde yapılan mezarlar için iyi bir örnek oluşturuyor.
Ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için konulan panoda söz konusu ahşap mezar hakkında bilgiler verilirken, açıklamada şu ifadeler yer aldı :
“Likya bölgesi için karekteristlik olan kısmen kayaya oyulmuş veya serbest duran mezar cephelerinin taşa geçirilmiş bir ahşap mimariyi temsil ettiği kabul edilmektedir. Buna göre cephelerde görülen detaylar aslında gerçek mimaride kullanılabilecek elemanlar olduğu düşünülmektedir.
uzun yıllar süren çalışmalar ile yapı elamanlarının olası işlevlerine ve ahşap mimarideki uygunlukları araştırılmıştır. Teorik bulgular, maketler ile uygulamaya geçirilmiş, vida veya yapıştırıcı madde kullanılmadan, geçmeli ahşap tekniklerle çalışılmıştır. Bu yaklaşımlarla  Lymra’da deneysel arkeoloji bağlamında kazı kampında kullanılabilecek mekanlar geliştirilmiştir.
Antik çağdaki erkek mekanlarına ithafen Andron olarak adlandırılan bu yapı, 6,50 x 4,20 metre büyüklüğünde, 4,80 metre yüksekliğindedir. mezarlar gibi kare planlı tek bir iç mekandan oluşmaktadır. Güneye bir veranda ile açılan yapının inşaasında mümkün olduğu kadar çivisiz ahşap elamanlar kullanıldıysa da suyun kenarındaki nemden dolayı ahşapta oluşan çürümeler sonucunda bazı modern malzemelerle değişikliklere gidilmek zorunda kalınmıştır” denildi.
* ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 13:13:16
Son Düzenlenme Tarihi :





Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Narenciyede rekolte yüksek ama alım yok”

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Narenciyede bu yıl geçen yıla göre rekoltenin daha fazla olduğunu belirterek, “2023 yılındaki rekolte toplam 3 milyon 200 bin tona ulaştı” dedi.
2023 yılında geçmiş yıllara göre rekoltenin yükseldiğine ve limon, mandalina, greyfurt, portakalın toplamda 3 milyon 200 bin ton olduğuna dikkat çeken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ‘’Bu yıl rekolte yüksek fakat çiftçimiz ürününü henüz tüccara satamadı. Geçmiş yıllarda birkaç ay önceden avans vererek ürün bağlantısı yapan tüccarlar, girdi fiyatlarının yüksek, narenciye fiyatlarının düşük olmasına rağmen hala alım yapmadı. Yurt dışı pazar bağlantıları da henüz tamamlanmadı. Ürün satış fiyatı maliyetin altında kalan narenciye üreticileri endişeli. Yıllar önce narenciyeye verilen DFİF (Destekleme Fiyat İstikrar Fonu) özellikle bu yıl ton başına en az 1.500 - 2.000 TL olacak şekilde yeniden verilmeli” dedi.
Mayer limon para etmediği için, hırsızlık olaylarının yaşanmadığını ve çiftçilerin bahçelerine bekçi bile tutmadıklarına değinerek durumun ne kadar önem arz ettiğini ifade eden Doğan, “Bölgemizde 850 bin dönüm narenciye ekili alan mevcut. 2024 yılı narenciye ekim alanları için, yüzde ra6 eğim şartı getirildi. Adana’da bu eğim olmadığı için önümüzdeki yıl ilimizde yeni narenciye ekimi yapılamayacak. Bu yıl çiftçilerimiz para kazanamazsa, bahçesindeki ağaçları söküp başka ürün eker. Bölgemiz ve ülke ekonomimiz için büyük öneme sahip narenciye üretiminde önemli kayıplar yaşanır. Cumhurbaşkanımızdan bu yıl narenciye için DFİF desteğinin açıklanmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Ortadoğu ülkelerine de narenciye ihracatının başlamasını beklediğini söyleyen Doğan, “Rusya ve Ukrayna dışında yeni pazarların oluşturulması da gerekir. Yeni pazarların oluşturulmasıyla birlikte sektörün büyüme ve kalkınma potansiyeli artar. Pazar araştırmalarının yapılması ve üreticilere yönelik eğitim programları gibi destekler, üreticilerin ürünlerini uluslararası standartlara uygun hale getirmeleri ve yeni pazarlardaki rekabet düzeyine ayak uydurmaları için büyük önem taşımaktadır. Bu yeni pazarlara yönelik yapılacak stratejik adımlar, tarım sektörü ve ülkemiz için oldukça önemli ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.30 20:15:51
Son Düzenlenme Tarihi :