SON DAKİKA

logo

Başkan Sözen, “DEKAFOK’un sahili kanunsuz işgaline izin vermeyeceğiz

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen,  Boğaz sahilinde DEKAKOK’un izinsiz işgaline izin vermeyeceklerini ifade etti.
Sözen, açıklamasında şunları söyledi:  “Manavgat Belediyemiz, çevreye ve doğal yaşama saygı duyan, sürdürebilir ve korunmuş bir çevre yönetim anlayışını benimsemiş ve bu değerlerin gelecek kuşaklara olduğu gibi aktarılmasına yönelik çalışmaları, yıllardır büyük bir hassasiyetle hayata geçiren bir belediyedir. 
Belediyemiz Boğaz Sahilimizde de, nesli tükenmekte olan caretta kaplumbağaları ve endemik kum zambaklarının korunmasına yönelik çalışmaları her zaman gerçekleştirmiştir. 
Belediyemizin ilgili birimleri, carettaların yumurtlama ve geçiş alanlarının korunmasına yönelik 16 noktada şeritler ve tabelalarla güvenlik tedbirleriyle birlikte, motorlu araçların vereceği zararı önlemek amacıyla sahilde hendekler kazarak gerekli önlemlerini almıştır. Ayrıca sahil boyunca aydınlatma sistemlerimiz de carettalara zarar vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmiştir. 
Endemik bir bitki türü olan ve koparılması para cezasıyla yasaklanan kum zambakları için ise özel alan oluşturularak bilinçli ya da bilinçsiz koparılmalarının önüne geçmiştir. 
Manavgat Belediyemiz, DEKAFOK oluşumuna da gerekli katkıları sağlayarak bu bilincin oluşumuna gerekli desteği de vermiştir. 
Ancak gelinen süreçte söz konusu çevreci yapının devletin hüküm ve tasarrufunda olan, kamunun kullanımına yönelik alanı,  her geçen gün genişletip, çitle çevirmek suretiyle kendilerine yasal olmayan bir alan yarattığı görülmüştür.
Manavgat Kaymakamlığının 24.04.2023 tarihli ve 6278850 sayılı olur yazısına istinaden, Milli Emlak, Milli Emlak VHKİ ve Manavgat Belediye’mizden oluşturulan komisyonca DEKAFOK’un Boğaz Sahili’nde bulunan mahalline gidilmiştir. 
Yapılan incelemede, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’nın 24.09.2021 tarihli yapılan tespitte, kullanılan alanın 48.5 m2 ve 13 m2 yol olarak kullanılması gerektiği; Komisyonca 25.04.2023 tarihli yapılan incelemede alanın kullanımının genişletilmiş olduğu, daha fazla alanın hakimiyet alanı yapıldığı görülmüştür. Buna istinaden DEKAFOK yetkilisine, 48.5 m2 alan ve 13 m2 yol haricinde endemik bitkiler v.s dışında diğer tüm materyallerin kaldırılması hususu bildirilmiştir. Komisyon incelemesi, tutanak tanzim edilerek, müştereken imzalanmıştır, ilgiliye sözlü olarak ifade edilmiştir. 25.04.2023 tarihinden itibaren ilgili yapı, hiçbir şekilde uyarıları dikkate almayarak, kendisine tanınan resmi süreyi ve alanı, yasal olmayan bir iekilde kullanıma devam etmiştir.
Halkın yararlanacağı Boğaz Sahilimiz, kamuya ait alandır. Kimse bu alanı keyfi olarak kullanamaz. Manavgat Belediyemiz bir kamu kurumudur.  Yasalar ve yönetmeliklerle görev yapar. Yasal olmayan bir şekilde, kendisine tanınan hakkı suistimal eden işgalci derneğin, çe reci zırhına bürünerek belediyemizi suçlaması, son derece yersiz, yakşıksız ve farklı amaçlara yöneliktir.
Kaldı ki, Manavgat Belediyemiz, ilgili derneğin tahsis alanına asla dokunmamıştır. Belediyemizce, tahsis alanı dışında işgal edilen alan, temizlenerek kamunun kullanımına açılmıştır. Hal böyleyken DEKAFOK’un, popülist çevrecilik yaklaşımıyla Manavgat Belediyesi, “Çevre oluşumunu engelliyor, yıkım yapıyor” gibi söylemlerle yurt içi ve yurt dışında propaganda yapması asla kabul edilemez. Manavgat Belediyesi, Boğaz Sahilimizi, yaptığı yeni düzenlemeyle eski kullanışsız, kötü görünümünden kurtarmış, halkımıza yakışır hale getirmiştir. Manavgat Belediyesi, her kim olursa olsun, sahilde izinsiz yapılaşmaya asla izin vermeyecektir. “
* Bld. Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 16:10:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu”

Hem­şi­re­lik Fa­kül­te­sin­de Dünya İş Sağ­lı­ğı Günü do­la­yı­sıy­la “Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu” ele alın­dı.
Ak­de­niz Üni­ver­si­te­si Hem­şi­re­lik Fa­kül­te­sin­de Dünya İş Sağ­lı­ğı Gü­ven­li­ği Günü do­la­yı­sıy­la her yıl ge­le­nek­sel hale gelen bir far­kın­da­lık We­bi­na­rı dü­zen­len­di. Bu yıl Ulus­la­ra­ra­sı Ça­lış­ma Ör­gü­tü’nün be­lir­le­di­ği ‘Sağ­lık­lı ve gü­ven­li bir ça­lış­ma or­ta­mı temel bir hak­tır’ te­ma­sı­nın ele alın­dı­ğı top­lan­tı­nın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü Prof. Dr. Selma Öncel ya­par­ken Kum­lu­ca Sağ­lık Bi­lim­le­ri Fa­kül­te­sin­den Öğr. Gör. Seda Cansu Ye­ni­ğün “Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu” ko­nu­lu su­nu­mu­nu ger­çek­leş­tir­di.
İŞ YA­ŞA­MIN­DAKİ MOTİVAS­YON FAK­TÖR­LERİ
Her mes­lek­te tüm ça­lı­şan­lar açı­sın­dan ekip ar­ka­daş­la­rı­nın des­te­ği­nin ve ekip iş bir­li­ği­nin çok önem­li ol­du­ğu­nu be­lir­ten Prof. Dr. Selma Öncel bunun bi­rey­ler­de ça­lış­ma mo­ti­vas­yo­nu­nu ar­tır­dı­ğı­nı söy­le­di. İnsan­la­rın bir­lik­te ça­lış­tık­la­rı ki­şi­le­ri olum­lu veya olum­suz et­ki­le­me­si­nin bir­çok ne­de­ni ol­du­ğu­na vurgu yapan Prof. Dr. Öncel, bun­la­rın ba­şın­da de­ne­yim­siz­lik, kül­tü­rel fark­lı­lık­lar, ki­şi­lik özel­lik­le­ri, cin­si­yet fark­lı­lık­la­rı, yaş farkı, ast üst iliş­ki­le­ri, terfi alma şekli, eko­no­mik kay­gı­lar, li­ya­kat­sız ata­ma­lar, ça­lış­ma şart­la­rı­nın eşit şart­lar­da ol­ma­ma­sı gibi bir­çok fak­tö­rün gel­di­ği­ni ifade etti. Mes­lek has­ta­lık­la­rı açı­sın­dan bir ki­şi­den anam­nez alır­ken so­rul­ma­sı ge­re­ken ön­ce­lik­li so­ru­lar ol­du­ğu­nu be­lir­ten Prof. Dr. Öncel bu so­ru­la­rın ce­va­bı­nın ki­şi­de­ki dep­res­yon, stres, ank­si­ye­te, kaygı, öfke, yal­nız­lık, tü­ken­miş­lik, düşük ben­lik say­gı­sı vb. gibi du­rum­lar­da ne­le­re odak­lan­mak ge­rek­ti­ği­ni gös­ter­di­ği­ni söy­le­di.
NE­DEN­LER KO­NU­ŞUL­DU
Açı­lış ko­nuş­ma­sı­nın ar­dın­dan Kum­lu­ca Sağ­lık Bi­lim­le­ri Fa­kül­te­sin­den Öğr. Gör. Seda Cansu Ye­ni­ğün sunum baş­lı­ğı­nın an­la­mı­nı açık­la­ya­rak; Yen­geç Se­pe­ti kav­ra­mı­nın ilk kez Yazar Ni­notch­ka Rosca ta­ra­fın­dan dile ge­ti­ril­di­ği­ni, Fi­li­pin­ler’de yay­gın ola­rak kul­la­nıl­dı­ğı­nı ve kav­ra­mın “ben ya­pa­mı­yor­sam sen de ya­pa­maz­sın, ben ba­şa­ra­mı­yor­sam, sen de ba­şa­ra­maz­sın” an­la­mı­na gel­di­ği­ni ifade etti. Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu­nun bi­rey­sel ve ör­güt­sel ne­den­le­ri­nin ol­du­ğu­nu söy­le­yen Ye­ni­ğün bi­rey­sel ne­den­le­ri­nin ba­şın­da kıs­kanç­lık, ha­set­lik, ben­lik, öz­gü­ven, korku ve kay­gı­nın gel­di­ği­ne ör­güt­sel ne­den­le­rin başın ise örgüt kül­tü­rü, örgüt ya­pı­sı, yö­ne­ti­ci tutum ve dav­ra­nı­şı­nın önem­li ol­du­ğu­na vurgu yaptı.
EKİP ÇA­LIŞ­MA­SI­NA VURGU
Ka­tı­lım­cı­la­rın ça­lış­ma or­ta­mın­da yen­geç se­pe­ti send­ro­mu ya­şa­ma du­ru­mu­nu sor­gu­la­ma­la­rı­nı sağ­la­yan Ye­ni­ğün bir­den çok yen­ge­cin bu­lun­du­ğu ko­va­dan kaç­ma­ya ça­lı­şa­nı yu­ka­rı itmek ye­ri­ne aşağı çeken yen­geç­ler­den ol­ma­mak ge­rek­ti­ği­ni, ilk adı­mın alan değil veren olmak ol­du­ğu­nu, şük­ran duy­ma­nın, olum­lu dü­şün­me­nin, kıs­kanç ol­ma­ma­nın, kar­şı­laş­tır­ma yap­ma­ma­nın, yar­gı­la­yı­cı ol­ma­ma­nın önem­li dav­ra­nış bi­çim­le­ri ol­du­ğu­na değdi. Ye­ni­ğün, o ko­va­dan bir kez çık­tı­ğı­nız­da, açık de­ni­zi keş­fet­me­niz sizin eli­niz­de, çev­re­niz­de­ki­le­ri yar­gı­la­ma­yın içi­niz­de­ki ateşi tu­tuş­tu­ran bir ışık ve ilham kay­na­ğı ola­rak görün di­ye­rek su­nu­mu­nu son­lan­dır­dı.
Fa­kül­te De­ka­nı Prof. Dr. Zey­nep Özer Seda Cansu Ye­ni­ğün’e ve ka­tı­lım­cı­la­ra te­şek­kür ede­rek bir­lik­te ekip üye­le­ri­nin sevgi, saygı, hoş­gö­rü için­de ça­lış­ma­sı­nın iten değil çeken ol­ma­sı­nın ger­çek ba­şa­rı­yı ya­ka­la­ma­da önem­li ol­du­ğu­nu söy­le­di. Daha sonra Ye­ni­gün’e te­şek­kür bel­ge­si tak­dim edil­di. -HBR.MRK.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.09 12:15:43
Son Düzenlenme Tarihi :





Yaşlı kadını "Adın FETÖ’nün Ayfer ablası olarak karışmış" deyip 3 buçuk milyon lira dolandırdılar

Adana’da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, telefonla aradıkları yaşlı kadını, "Adın FETÖ’nün Ayfer ablası olarak karışmış" diyerek yaklaşık 3 buçuk milyon lira dolandırdı. Yaşlı kadın gözyaşlarına boğulup para ve altınlarını geri isterken, "Kimseden görmediğim şefkati gördüm. Anneciğim gözlerini GATA’da açtıracağım diyerek beni dolandırdı" dedi.
Uzun yıllar eşi Mahmut ile birlikte İsveç’te çalışan 2 çocuk annesi Ayfer Çinkitaş (72) 4 sene önce Adana’ya geldi. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Reşatbey Mahallesi’nde oturan Ayfer Çinkitaş’ın eşi 3 sene önce hayatını kaybetti. Yaşlı kadın da 3 yıldır kimi zaman Antalya’da yaşayan kızlarının yanında, kimi zaman da İsveç’e gidiş-geliş yaparak hayatını sürdürdü.

Birikimini kızına vermek için bankadan çekti
Ancak son zamanlarda sarı nokta hastalığına yakalanan Çinkitaş’ın görme kabiliyeti büyük ölçüde azaldı. İsveç’te eşiyle uzun yıllar çalışarak yaptıkları birikimlerini kızlarına bırakmak isteyen Çinkitaş, geçen 16 Ağustos’ta bankaya giderek bankadaki 200 bin TL’sini ve 67 bin avrosunu çekip evine döndü.

Adın FETÖ’ye karıştı deyip dolandırdılar
20 Ağustos tarihinde ise iddiaya göre, kendisini polis olarak tanıtan bir kadın, 72 yaşındaki Ayfer Çinkitaş ile irtibata geçti. FETÖ terör örgütüne yönelik operasyonlar gerçekleştirdiklerini söyleyen dolandırıcı, ‘Adın FETÖ’nün Ayfer ablası olarak karışmış’ diyerek yaşlı kadından paralarını incelenmek üzere vermesini, operasyon sonunda da paraların kendisine geri verileceği söyledi.

Önce paraları, sonra altınlarını verdi
Telefondaki dolandırıcıya inanan yaşlı kadın, bütün parasını evine gelen 1’i kadın 1’i erkek 2 dolandırıcıya teslim etti. Ancak aradan 3 gün geçtikten sonra dolandırıcılar yaşlı kadını tekrar aradı ve bu sefer, ‘Banka kasalarındaki altınları bakır ile değiştiriyorlar. O altınlarda da FETÖ parmak izi olabilir. İnceleme yapacağız’ diyerek altınlarını istedi. Dolandırıcıların tuzağına bir kez daha düşen Çinkitaş, 31 Ağustos’ta bankaya giderek 900 gram altınını kasadan aldı ve daha sonra evine gelen dolandırıcıya teslim etti.

Emniyette ifade verirken dolandırıcılar yine aradı
Paraların ve altınların geri gelmemesi üzerine şüphelenen yaşlı kadın, durumu önce apartman görevlisine ardından da kızlarına anlattı. Bunun üzerine yaşlı kadın, apartman görevlisiyle birlikte 5 Eylül’de polise giderek şikayetçi oldu. Yaşlı kadın emniyette ifade verdiği sırada dolandırıcılar tekrar aradı ve ‘Saat 15.00’da paranı geri getireceğiz’ dedi. Ancak aradan günler geçmesine rağmen yaşlı kadının parası gelmedi.
Adana Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler her yerde dolandırıcıları arıyor. Yaşlı kadın dae gözyaşları içerisinde bir an önce dolandırıcıların yakalanmasını istiyor.

‘Anneciğim seni GATA’ya götüreceğim, gözlerini açtıracağım’ yalanını bile söylemişler
Başından geçen talihsiz olayları İhlas Haber Ajansı’na anlatan Ayfer Çinkitaş, arayan kadının kendisine, ‘Anneciğim seni GATA’ya götüreceğim, gözlerini açtıracağım’ dediğini söyledi.
Arayan kadının ses tonunun çok etkileyeceğini olduğunu belirten Çinkitaş, daha sonra şunları söyledi:
“Akşam bir telefon geldi ve arayan kişi ’adın FETÖ’ye karışmış, sen FETÖ’nün Ayfer ablasısın’ dedi. Kimliğin, her şeyin bizde var, bu dosya gizli kalacak ve birine söylersen seni 14 gün hapsederiz dedi. Çok etkileyici bir sesi vardı. Beni çok güzel konuşturdu. Ben paranın evde olduğunu kimseye demedim. Ancak bunlar beni aradı ve paraları vereceksin, FETÖ’nün parmak izi analizini yapacağız dediler. Hatta arayan kişi, ‘Anneciğim seni GATA’ya götüreceğim, gözlerini yaptıracağım’ bile dedi. Sonrasında da paraları gelen kişiye ver yoksa evine arama kararı çıkartırız biz gelip alırız deyince korktum. Gelen kişilere paraları verdim.”

“Polisin yanında arayıp paramı getireceklerini söylediler”
Aradan 3-4 gün geçtikten sonra dolandırıcıların kendisini yeniden aradığını ve altınları istediğini öne süren Çinkitaş, “Bankada beni birisinin gözetlediğini hissettim. Eve geldim, 10 dakika geçmeden kapı çalındı ve ‘Amirim altınları istiyor. Analiz yapılacak. FETÖ’nün parmak izleri alınacak’ dedi. Ben de güvenip verdim. Sonrasında dolandırıldığımı anlayıp polise gittim. Polisin yanında beni aradılar. ‘Saat 15.00’da paranı getireceğiz’ dediler. Ancak kimse gelmedi” dedi.

“Kimseden görmediğim şefkati dolandırıcıda gördüm”
Dolandırıldığı için çok mağdur olduğunu söyleyen Ayfer Çinkitaş, “Bu dolandırıcılar eve geldiğinde kafalarında şapka vardı. O zaman tuhaf oldum ve içime bir his geldi. Şapkasını kaldırdığımda bana çok sinirlendi. Belki orada beni öldürebilirdi. Bana, sürekli konuşurken ‘Anneciğim’ diyordu. Günde 3-4 defa beni aradı. Kimseden görmediğim şefkati gördüm. Çok iyi davrandı. Ancak onlardan önce evime bir dişçinin reklamını yapan bir çocuk geldi. Ben ondan şüpheleniyorum. O bunlara ön ayak olmuş olabilir” diye konuştu.

“Altınlarımı ne olur getirin”
Dolandırıcılara seslenen Çinkitaş, “Ne olur benim altınlarımı getirin. Onlar benim çocuklarıma birikimimdi. Paralarımı getirin. Onlar benim 60 senelik birikimimdi. Ben İsveç’te temizlik yaparak kazandım o parayı” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Ayrıca yaşlı kadın, altınları vermeden önce dolandırıcıya ‘vermiyorum paralarımı’ diyerek kapıyı kapattığını ancak o sırada cep telefonunda görüştüğü kişinin kendisine bağırdığını, ‘Polisimizi nasıl dışarı atarsın. Şimdi oraya ekipler geliyor’ diyerek korkuttuğunu da öne sürdü.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.10 19:37:03
Son Düzenlenme Tarihi :