SON DAKİKA

Motosiklet oturağında Roma dönemine ait 179 adet sikke ile yakalandı

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde şüphe üzerine durdurulan motosikletin oturağın altında konulmuş bir şişe içerisinden 179 adet Roma Dönemi’ne ait sikkeler çıktı. Olayla ilgili motosiklet sürücüsü şüpheli şahsa 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet Suçu’ndan işlem yapıl..

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde şüphe üzerine durdurulan motosikletin oturağın altında konulmuş bir şişe içerisinden 179 adet Roma Dönemi’ne ait sikkeler çıktı. Olayla ilgili motosiklet sürücüsü şüpheli şahsa 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet Suçu’ndan işlem yapıldı.
Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin uygulama yaptığı esnada şüphe üzerine bir motosiklet durduruldu. Motosikletinin oturağının altında bulunan cam şişe içerisinde eski madeni paraların olduğu gören ekipler, detaylı kontrol sonrasında 179 adet madeni paranın Roma Dönemi’ne ait sikke olduğunu tespit etti. Şüpheli M.U. isimli şahıs hakkında 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet suçundan işlem yapıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.24 14:56:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Köpek saldırısına uğrayan 10 yaşındaki çocuk ölümden döndü

Antalya’da zinciri bahçeden sokağa kadar uzanan sahipli bir köpeğin saldırısına uğrayan 10 yaşındaki çocuk boynundan yaralandı. Dişleri şah damarına gelmediği için şanslı olan çocuğun ailesi, köpeğin daha güvenli bir noktaya alınmasını istedi.
Olay, geçtiğimiz salı akşamı saat 18.00 sırasında ..

Antalya’da zinciri bahçeden sokağa kadar uzanan sahipli bir köpeğin saldırısına uğrayan 10 yaşındaki çocuk boynundan yaralandı. Dişleri şah damarına gelmediği için şanslı olan çocuğun ailesi, köpeğin daha güvenli bir noktaya alınmasını istedi.
Olay, geçtiğimiz salı akşamı saat 18.00 sırasında Döşemealtı ilçesi Altınkale Mahallesi’nde yaşandı. 10 yaşındaki 5. sınıf öğrencisi Burak Demirkıran, okuldan geldikten sonra bisikletiyle sokağa çıktı. Demirkıran, yakındaki bir komşularının zinciri sokağa kadar uzanan melez kurt köpeğini sevmek istedi. Bu sırada köpek küçük çocuğun boynundan atladı ve ısırdı. Eliyle iterek köpeğin ağzından kurtulan Demirkıran, kanlar içinde evine geldi. Halası ve babasının haber vermesiyle gelen ambulansla Burak Demirkıran hastaneye kaldırıldı. Boynunda derin bir iz oluşan Demirkıran’a 6 dikiş atıldı. Boynunda ve parmaklarında ısırık izleri bulunan küçük çocuk, dişlerin şah damarına yaklaşmaması nedeniyle şansı olduğu belirtildi. Yargı yoluna da başvuran aile köpeğin güvenli noktaya ya da bahçe içine alınmasını istedi.

"Şah damarını ısırabilirdi"
Anne Ayşe Demirkıran, olayın geçtiğimiz salı akşamı saat 18.00 sırasında meydana geldiğini hatırlattı. Oğlunun okuldan geldikten sonra bisikletiyle dışarı çıktığını anlatan Demirkıran, “Bisiklet sürerken, komşunun köpeğini görüyor ve sevmek istiyor. Tam eğildiği sırada köpek boynundan ısırmış. Kanlar içinde kalmış ve eliyle iterek köpekten güçlükle kurtulmuş. Hemen eve gelmiş ve halası ambulansı çağırmış, ben o sırada işteydim. Hastaneye getirdik. Köpek tüm dişlerini oğlumun boynuna geçirdiği için biraz daha derin girse büyük damarı patlatabilirmiş. Şah damarı patlatsa orada ölebilirdi, çocuğum. Eve iyi gelmiş, biraz zayıf cılız bir çocuk olsaydı orada onu parçalardı köpek” diye konuştu.

"İçeriye alınsın"
Oğlunun boyuna dikişler atıldığını dile getiren Demirkıran, “Kontrollerimiz devam ediyor. Gözlemleniyor. Aşılarımız devam ediyor. Okula şuan gidemiyor. Oğlum başını hareket ettiremiyor. Çok ağrısı oluyor, yatarken biz destekliyoruz. Köpek biraz daha dişlerini geçirseymiş olay yerinde oğlum ölebilir, yada felç kalabilirmiş. Şah damarına dişler gelseydi oğlum ölebilirdi. Ama bir parmak girebilecek şekilde derinlik var. Bizim oğlumuz zarar gördü ama başka çocuk zarar görmesin. Sokak köpeği değil, sahipli. Evin kenarına bahçe duvarının dışına bağlanmış durumda. Yola kadar gelebiliyor. Küçük bir çocuk olsa ipini koparsa parçalayacak. İşten gelirken ben yolumu değiştiriyorum, korkuyorum. İçeriye alınsın yada önüne tel örgü yapılsın yada duvarın içine alınsın. Yoldan geçen insanları tehdit etmeye hakkı yok” ifadelerine yer verdi.

"Köpeklere yaklaşmak istemiyor"
Yargı yoluna da başvurduklarını belirten Ayşe Demirkıran, “Karşı tarafta, ‘Acaba taş mı attın, öyle bir köpek değil aslında, bizim torunlarımızda oynuyor’ diyorlar. Ama biz öyle bir sakin köpek görmüyoruz, ipini koparacak şekilde havlıyor. Biz de aile olarak hayvan düşmanı değiliz, biz de köpek alacağız ama bu dışarıda olmaz bahçemizin içinde olur. Burak çok korktu artık köpeklere yaklaşmak istemiyor. Gece yanında yatıyoruz, rüyalar görüyor” diye konuştu.

"Korkuyorum"
Burak Demirkıran ise okuldan geldikten sonra bisikletiyle dışarı dolaşmaya çıktığını dile getirerek, “Köpeğin yanında durdum. Bisikletimi uzağa koydum sevmek istediğimde boynuma atladı. Ağzından tutup ittim. O sırada benden kopardığı eti çiğnemekle uğraşıyordu. Bisikletimin yanına gittiğimde elim kandı. Eve gittim, ambulansla hastaneye gittim. Artık oradan geçmiyorum korkuyorum” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.22 13:45:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Depremi yansıtan moloz parçalı heykel, doktora ödül kazandırdı

Adana’da görev yapan Radyoloji Uzmanı Dr. Noyan Zenger, 6 Şubat depremlerinden yaşadığı duygulardan yola çıkarak içerisinde moloz parçalarını da kullandığı ’Hüzün’ adını verdiği heykeli yaptı. Eseriyle bir yarışmaya katılan Dr. Zenger, başarı ödülü kazandı.
İzmir’de dünyaya gelen Radyoloji Uzmanı Dr. Noyan Zenger’in (49) heykel tutkusu çocukken başladı. 1987’de İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan ve öğrenimin ardından radyoloji alanında uzmanlık yaparak mesleğe adım atan Dr. Zenger, Acıbadem Adana Ortopedia Hastanesi’nde hekim olarak görev yapıyor. Birçok ilde görev yaptıktan sonra Adana’da yaşamaya karar veren Uzm. Zenger’in Ege’de başlayan sanat aşkı burada da devam etti.
Yaklaşık 5 yıl önce evinin bir odasını çalışma atölyesi haline getiren Dr. Zenger, son olarak asrın felaketi olan depremlerde arama-kurtarma çalışmalarına katıldı. Bundan etkilenen Dr. Zenger, “Hüzün” adını verdiği bir heykel yaptı. İçerisinde moloz parçalarının da olduğu hüzünlü bir insan başı figürü formundaki heykeliyle Turgut Pura Vakfı 40. Yıl Heykel Yarışması Başarı Ödülü kazanan Dr. Zenger’in eseri, sergilenmek üzere Arkas Sanat Müzesi Koleksiyonu’na gönderildi.

“Evimin atölye olması zamanı yönetmemi sağladı”
Gündüz hastanede çalışan, fırsat buldukça sanatı ile uğraşan Dr. Zenger, sanat aşkının hep içinde olduğunu belirterek, “Tıp ve doktorluk çok zorlu bir meslek. Başka bir alana vakit ayırmak çok güç. Yıllardır sanata devam edemesem de sanatsever olarak geçirdim günlerimi. 2016 yılında ise seramik ile tanıştım ve kendiliğinden güzel bir sanat yolculuğu başlamış oldu. Akademik bir eğitim almadım. Kendi kendimi geliştirdim. Evimin bir odasını atölyeye çevirdim ve bu da zamanı yönetmemi sağladı” diye konuştu.

“Duygularımı yansıtabileceğim bir eser üretmek istedim”
Kendisine başarı ödülü kazandıran eserinden de bahseden Dr. Zenger, “Ben de bir enkazda bulundum ve o hüznü yaşadım. Eserime de o nedenle ‘Hüzün’ ismini verdim. İzmir’de bulunan Turgut Pura Vakfı’nın 40. yıl heykel yarışması olduğunu öğrendim. Ona da hazırlanmaya başladım ve bu deprem felaketinden sonra içinde bulunduğum duygularımı yansıtabileceğim bir eser üretmek istedim. ‘Hüzün’ adını verdiğim bir çalışma vardı. Malzeme olarak molozu, duygu olarak da hüznü bu eserde birleştirme fikriyle yola çıktım ve deprem nedeniyle yaşadığımız o derin üzüntüyü aktarmayı denedim. Yarışmaya katıldım ve başarı ödülü aldım. Deprem Türkiye’yi, hepimizi çok derinden sarstı. Bu heykel, depremin ruhumda bıraktığı derin izlerin bir yansıması oldu” dedi.
Depremin ardından yaşadığı duyguları sanat aracılığıyla ifade ettiğini belirten Dr. Zenger, “Sanat, hem sanatçı hem de sanatsever arasında bir bağ kurabilen etkili bir diyalog aracı. Bunu yaparken gerçekten samimi duygularımı aktarmanın daha doğru olacağını fark ettim” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.04 16:02:23
Son Düzenlenme Tarihi :