SON DAKİKA

logo

9 ay önce iş yerini kapattı, gelen ’şikayet’ telefonlarından bıktı

Antalya’dan araç kiralamak isteyen vatandaşlar, ‘sazan sarmalı’ yöntemiyle dolandırıcılık yaptığı iddia edilen bir web sitesini şikayet etti. Sitedeki iletişim numarasına ulaşamayan mağdurlar, ‘Google’da arama yapınca dolandırıcılıkla suçlanan web sitesiyle aynı isimdeki ’rent a car’ işletmesiyle ..

Antalya’dan araç kiralamak isteyen vatandaşlar, ‘sazan sarmalı’ yöntemiyle dolandırıcılık yaptığı iddia edilen bir web sitesini şikayet etti. Sitedeki iletişim numarasına ulaşamayan mağdurlar, ‘Google’da arama yapınca dolandırıcılıkla suçlanan web sitesiyle aynı isimdeki ’rent a car’ işletmesiyle iletişime geçtiler. Vatandaşlar kim tarafından dolandırıldıklarını öğrenmek ve şikayetçi olmak için polis merkezlerine giderken, 9 ay önce işletmesini kapattığını belirten esnaf ise mağdur olan kişilerin kendisini aradığını ancak dolandırıcı olduğu öne sürülen web sitesiyle bir bağlantısının olmadığını söyledi. İsminin kullanılarak dolandırıcılık yapıldığını savunan esnaf da polise gidip şahıs ya da şahıslar hakkında şikayetçi oldu.
İlginç ve bir o kadar da karmaşık olay Antalya’da yaşandı. 2015 yılından bu yana rent a car, emlak, otomotiv ve inşaat işleriyle uğraşan Süleyman Aris (48), pandemi sonrası işlerinin kötüye gitmesiyle 9 ay önce şirketinin ’rent a car’ bölümünü geçici süreliğine durdurdu. Yeniden aynı sektöre giriş yapmaya hazırlanan Aris, geçtiğimiz gün İstanbul ve Konya’dan iki kişinin açtığı telefonla neye uğradığını şaşırdı. Telefondaki kişiler, Antalya’dan parasını yatırıp araç kiraladıklarını ancak araçlarının gelmediğini, web sayfası üzerinden iletişim kurdukları kişilere ulaşamayınca Google’dan firma ismiyle arama yaptıklarında kendisine ulaştıklarını Süleyman Aris’e bildirdiler. Durumu araştıran Aris, bahse konu web sitesini arayıp araç kiralamak istediğini söyledi ve firmanın yerini sordu. Antalya Havalimanı cevabını alan Aris, havalimanında iddiaya göre böyle bir işletmeye rastlayamadı. Tekrar firmayı arayan Aris, işletme belgelerini isteyince telefonu engellendi.
Vatandaşlara bahse konu web sitesiyle alakası olmadığını söyleyen Aris, polise şikayetçi olmalarını söyledi. Mağdur vatandaşlar ve Süleyman Aris, web sitesi ve yetkililerinin ’sazan sarmalı’ yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları yönünde şikayette bulundu.

"Geçici olarak kapattım"
Pandemiden sonra aldığı araçların vadelerini ödemekte zorlandığı için haczedilen araçları satmak zorunda kaldıklarını aktaran Aris, "Geçici olarak kapatalım, borçları ödedikten sonra tekrar devam ederiz diye bazı tabelalarımızı indirmedik. Emniyet ve vergi dairesinde rent a car işletmemizi kapattığımıza dair bildirimde bulunmuştuk" dedi.

"Beni de engellediler"
2 gün önce gelen telefonlarla hayatının şokunu yaşadığını ifade eden Aris, "Bir şahıs sabah 7’de ulaştı. Antalya’dan araç kiraladığını İstanbul’da havalimanında beklediğini ancak aracın gelmediğini söyledi. Ardından Konya’dan bir kadın daha aradı. O da yüklü miktarda para ödemiş ancak alamamış. Ardından bir araştırmaya girdim ve internette Aris adıyla olan firmayı aradım. Yerlerini sordum havalimanında olduklarını söylediler. Ancak havalimanını araştırdığımda böyle bir firmanın olmadığını öğrendim. Ardından tekrar aradım, böyle bir yerin olmadığını söyleyip belgelerini istedim. Hemen engellediler" diye konuştu.

"İnsanların mağduriyeti bizim firmamızın zedelenmesinden daha önemli"
Süleyman Aris, şahıs ya da şahısların kendi ismini kullanarak dolandırıcılık yaptığını ileri sürerek, "Bu insanlar dolandırıcı, bizim bu olayla ilgili hiçbir alakamız yok. Bununla ilgili ben de polis merkezine gidip şikayetçi oldum. Bu şahısların peşinin bırakılmamasını istiyorum. Çünkü insanlar havalimanına geliyorlar, ortada çoluk çocuk kalıyorlar. Şu an Google’a yazınca insanlar bana ulaşıyor. Benim firmam olduğunu zannediyorlar. Hem firmamız zedeleniyor, hem insanlar mağdur oluyor. İnsanların mağduriyeti bizim firmamızın zedelenmesinden daha önemli. Bunun peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.25 16:57:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalyaspor'u "savunmada" bekleyen tehlike!

Kadrosunun yarısından fazlası ile yollarını ayıran, mevcut transfer döneminde ise bu eksikliklerini kapatmaya çalışan Antalyaspor’da; stoper, santrfor ve sol bek mevkilerindeki alternatifsizliğe henüz çözüm bulunabilmiş değil. Orta alan ve kanatlarda bir şekilde rotasyon oluşturan Akrep, savunmada ise oluşturduğu tandem ile bu sezon büyük sıkıntılar yaşayabilir.

Ömer Toprak’ın 34, Veysel Sarı ve yeni transfer Naldo’nun 35, Bahadır Öztürk’ün ise 27 yaşında olması sebebiyle stoper merkezinde oynayabilecek oyuncuların 32.75 yaş ortalamasında olması, kırmızı beyazlı taraftarları endişelendiriyor.

Ligin en yaşlı stoper tandemlerinden birine sahip olan Antalyaspor’da, stoper merkezinin ağır kalması sebebiyle özellikle hızlı ve çabuk oyunculara sahip rakip takımların, kırmızı beyazlıların bu zaafını değerlendirmesi içten bile değil.

Öte yandan Antalyaspor’u bekleyen tek tehlike bu da değil. Zira kırmızı beyazlılar, önümüzdeki sezon defans hattını sil baştan oluşturmak zorunda kalabilir. Geride bıraktığımız sezon performansı git gide düşen ve yaptığı bireysel hatalar sebebiyle taraftarların tepkisini çeken; sözleşmesi sezon sonunda tamamlanacak olan ve 36 yaşına ayak basmış olacak Veysel Sarı için, devam kararının alınıp alınmayacağı henüz netleşmemişken, 34 yaşındaki Ömer Toprak için de bu sezon, sözleşmesindeki son sezon olarak kayıtlara geçecek. Geçtiğimiz sezon 9 Süper Lig maçını sakatlığı sebebiyle kaçıran ve form tutmakta oldukça zorlandığı görülen deneyimli stoper için bu sezon göstereceği performans belirleyici olacak.

Kırmızı beyazlıların 1 yıllık aranın ardından tekrar kadrosuna dahil ettiği Naldo’da ise durum farklı. 1+1 yıllık sözleşme imzalanan Brezilyalı stoperde, opsiyonun kullanılması halinde 36 yaşında da Antalyaspor’da forma giymeye devam edecek.

Antalyaspor’un başarılı oyuncusu Güray Vural da, sözleşmesi önümüzdeki sezon tamamlanacak oyuncuların arasında. 35 yaşında olmasına karşın sol bekte alternatifsiz olan başarılı oyuncu için Nuri Şahin faktörü belirleyici olacak.

Sözleşmesi sezon sonunda sona erecek Veysel Sarı, Güray Vural ve Ömer Toprak’ın yanı sıra Naldo’nun +1 yıl opsiyonu kullanılmazsa; gelecek sezon Antalyaspor sil baştan savunma hattı kurmak zorunda kalacak.

Günü kurtarıyoruz ama yarın?

Futbolda başarıyı getiren en önemli unsurun “kadro mühendisliği” olduğu bilinirken, Süper Lig’de ve Avrupa’da başarılı olmuş düşük bütçeli kulüplerin, bu planlamaları tek sezonluk değil, “çok yıllık” yapmaları sayesinde başarılı oldukları gözler önüne seriliyordu. Antalyaspor’da ise tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi; transferlerin bir çoğunun kiralık olmasının yanı sıra, stoper ve santrfor mevkilerine 1 yıllığına yapılan “günü kurtarma” transferleri, kırmızı beyazlıların bir türlü sürdürülebilir başarıya ulaşamamasının en büyük sebebi olarak gösteriliyor. 


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.08.23 10:17:35
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

Sebze ve meyva fiyatları sadece İstanbul ya da Ankara gibi büyükşehirlerde değil, sebze ve meyvanın üretim merkezi Antalya’da da el yakarken, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz,  mecis toplantısında yaptığı konuşmada sorunu ortaya koymakla kalmadı, bu sorunun aşılması için neler yapılması gerektiğini de basit ve herkesin anlayabileceği bir dille aktardı.
“Bizde sebze ve meyve fiyatları bazen Avrupa'ya yakın, bazen de Avrupa'nın çok altında. Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır” diyen Cihangir M. Deniz,  marketlerde diş macunu, diş fırçası, deterjan, sucuk ve salam fiyatlarının Avrupa ayarında, hatta bazen daha da yüksek olduğunu, araba fiyatları, elektronik, hatta internet fiyatını da Avrupa'dan daha yüksek olduğunu hatırlattı.
“Ama sıra sebze ve meyveye gelince istiyoruz ki, ucuz olsun. İstiyoruz ki, köylü eskisi gibi düşük fiyata çalışsın, biz de düşük fiyatla alalım” diye bir gerçeği dillendiren ATSO Başkan Yardımcısı Deniz şunları söyledi:
“Bugün üretici bir kilo portakaldan kazandığıyla sahilde bir çay içemez. Eskiden kahvelerde çay kuruşla satılırdı. Şimdi kafelere geçtik çay ve kahve Euro üzerinden fiyatlandı. Bütün bunlara nasıl alıştıysak, sebze ve meyvenin Avrupa fiyatına gelmesine de alışacağız. Türkiye'nin sorunu ekonominin ve ücretlerin Avrupa düzeyine gelememesidir. 
Türkiye'de tarım alanlarını koruyamıyoruz. Antalya'da bile tarım alanlarını kendi elimizle konut alanlarına çeviriyoruz. Kooperatiflerimiz yok. Ambalaj sorunu var, ambalaj maliyeti yüksek. Seralarımız modern değil, lojistik modern değil.  Kış aylarında sera üretimi yetersiz olduğu için tüketici, yaz aylarında ürün bol olduğu için üretici kaybet-mektedir. Taşıma sırasında, market ve pazarda ürünün dörtte biri çöpe gidiyor. Her 100 metrede bir market var, marketlerin işletme maliyeti yüksek. Semt pazarlarına üretici giremiyor, farklı bir yapı oluşmuş durumda, bu nedenle pazar maliyetleri de yüksek. 
Seraların modernize edilmesi, organize sera bölgeleri kurulması, büyük ölçekli seralara geçilmesi, küçük üreticilerin modern kooperatiflerle birleştirilmesi gibi büyük hamleler yapmak, köyleri kalkındırmak, eğitimli gençleri tarım üretimine yönlendirmek zorundayız. 
Bu konuları artık herkes ezbere biliyor, bu gerçekler ortada iken, devletin veya belediyelerin bütçeden farkı ödeyerek ucuz sebze ve meyve satması mümkün değildir. Türkiye geçmişte KİT zararlarından, belediye zararlarından, banka zararlarından çok çekti. Geçmişteki hataları tekrar etmemeliyiz.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.02.27 07:05:16
Son Düzenlenme Tarihi :