SON DAKİKA

logo

84 yaşında avukat oldu, azmin zaferini çeşitli dillerde piyano çalarak kutladı

Antalya’da yaşayan 84 yaşındaki Mustafa Yavuz Yalçınkaya 1959’da girdiği hukuk fakültesinden Türkiye’nin en yaşlı hukuk fakültesi mezunu olarak 63 yıl sonra mezun oldu. Cübbesini giyerek görevine başlayan Yalçınkaya, zaferini piyano çalıp 5 dilde şarkı söyleyerek kutladı.
Antalya’da yaşayan 84..

Antalya’da yaşayan 84 yaşındaki Mustafa Yavuz Yalçınkaya 1959’da girdiği hukuk fakültesinden Türkiye’nin en yaşlı hukuk fakültesi mezunu olarak 63 yıl sonra mezun oldu. Cübbesini giyerek görevine başlayan Yalçınkaya, zaferini piyano çalıp 5 dilde şarkı söyleyerek kutladı.
Antalya’da yaşayan 84 yaşındaki evli, 1 çocuk babası Mustafa Yavuz Yalçınkaya, 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girmeye hak kazandı. Yalçınkaya, öğretmenlik görevi nedeniyle okulunu bırakmak zorunda kaldı. Yalçınkaya, bir kısmı yurt dışında olmak üzere 30 yıla yakın kamu görevi yaptı ve 47 yaşında emekli oldu. Emeklilik sonrasında ise uzun yıllar müzisyenlikle uğraştı.

"Türkiye’nin en yaşlı mezunu olarak bitirdi"
Yalçınkaya, 2018 yılında çıkan öğrenci affıyla, 1959’da bıraktığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geri dönerek, geçen yıl Türkiye’nin en yaşlı mezunu olarak bitirdi. Mezuniyetin ardından Antalya’ya gelen Yalçınkaya burada 1 yıllık stajını tamamladıktan sonra işyeri açma ruhsatı alarak cübbesini giydi. Yalçınkaya azminin zaferini evinde piyona çalıp, 5 dilde şarkı söyleyerek kutladı.

"1959 yılında Ankara Hukuk Fakültesini kazandım"
Yaşamını anlatan Yalçınkaya, “Elmalı’da doğdum, baba askerdi. Bu yüzden birçok il gezdim. 1959 yılında Ankara Hukuk Fakültesini kazandım. Daha sonra yedek subay öğretmeni olarak görev yapmaya başladı. Yurt dışında görevlerde bulundum. Ardından Antalya’da bir otelin teklifi ile müzisyenliğe başladım. Çok iyi piyona biliyordum. Gece kulüplerinde görev aldım. Ardından ise üniversitelerde af çıktığını öğrendim. Bunun üzerine hukuk fakültesine geri döndüm. Sonra bir kez daha bıraktım. Bir süre sonra en son afta okulumu tamamladım” dedi.

"Okulda bana öğrenciler, “Yavuz amca” diyorlardı"
Geçen yıl mezun olduğunu belirten Yalçınkaya, “Antalya’da stajımı tamamladım. Allah nasip etti ruhsatımı alarak cübbemi giydim. Bu annemin bir temennisiydi. Annem bana “Sen şu fakülteyi bitirsen Kızılay’da takla atacağım” demişti. Birden fazla dilde piyano biliyorum. Okulda bana öğrenciler, “Yavuz amca” diyorlardı. Derslerimi ben kütüphanede çalışarak bitirdim. Hergün erkenden dersime gelirdim. Her derse girdim, saat 09.00 da sınıfta olurdum. Hocalar şaşırırdı. Bugün hocalarım arayarak beni tebrik etti” ifadelerine yer yerdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.25 16:58:12
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.06.11 21:55:19
Son Düzenlenme Tarihi :





Sağlıklı beslenme için ata tohumundan üretilen karakılçık buğdayı sofralarda

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Uzer Küçüktülü ve eşi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Eda Küçüktülü, kanser hastalarının beslenme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla atalarından kalan tarlayı kullanarak düşük glüten içeren ve faydaları saymakla bitmeyen ’karakılçık buğdayı’ üretimine başladı. Yıld..

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Uzer Küçüktülü ve eşi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Eda Küçüktülü, kanser hastalarının beslenme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla atalarından kalan tarlayı kullanarak düşük glüten içeren ve faydaları saymakla bitmeyen ’karakılçık buğdayı’ üretimine başladı. Yılda 30 ton ürün elde etmeyi hedefleyen çift, düşük glütenle beslenmek isteyenler için karakılçık buğdayı ekmeğini piyasaya sürdü.
Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı olan Doç. Dr. Eda Küçüktülü ve aynı hastaneden Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yapan eşi Prof. Dr. Uzer Küçüktülü, kanser hastalarının tedavisi sırasında yan etkilerden kurtulmak için glütensiz beslenme konusunda gelen sorular üzerine çalışmalarına başladı. Glüten oranını düşük ve yüksek lif ile protein barındıran karakılçık buğdayı üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle kanser hastalarının glütensiz beslenme arayışı içinde olmaları nedeniyle veya glüten oranı düşük beslenme taleplerini karşılamak amacıyla değerlendikleri buğday türü, çiftin dikkatini çekti. Çalışmalarda başarılı sonuçların elde edilmesinin ardından üretim alanı 90 dekara çıkardılar ve buğday ekimi gerçekleştirdiler. Bu yıl yaklaşık 30 ton ürün elde etmeyi hedefleyen çift, Antalya’daki bir fırınla iş birliği yaparak, "karakılçık" cinsi buğdaydan yapılan ekmekleri piyasaya sürdü.

Kanser tedavisindeki yan etkilerin azalmasını sağlıyor
Lif, protein, vitamin, antioksidan ve mineral yönünden oldukça zengin olan karakılçık buğdayı; fosfor, potasyum ve demir gibi önemli mineraller içeriyor. A vitamini, E vitamini, K vitamini ve C vitamini içeren buğday, anti-enflamatuar özelliği ile hassasiyet, ağrı ve ateşi düşürerek iltihabı önleme özelliğine sahip. Vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan Karakılçık, uzun süre tokluk hissi veren yüksek miktardaki lif oranıyla iyi bir diyet yemeği olarak biliniyor. Mideyi yormayan ve hazmı kolay olan buğdayın, sindirim sistemini desteklemesi de faydaları arasında. Karakılçık buğdayı diğer buğdaylara oranla çok daha az glüten içerdiği için de kanser hastalarının beslenmesinde kullanılıyor.

Avrupa’da laboratuvar ortamında, Türkiye’de doğal yollarla üretiliyor
Avrupa’da laboratuvar ortamında üretilen, Türkiye’de ise doğal yollarla yetişen karakılçık buğdayı girişimin serüvenini aktaran Doç. Dr. Eda Küçüktülü, “Hastalarımızdan bize tedavi sırasında yan etkilerden kurtulmak için glütensiz beslenme konusunda çok fazla soru geliyordu. Tamamen glütensiz beslenmek için tahıllardan uzaklaşmanın da özellikle bizim hastalarımızda ciddi komplikasyonları var. Hastalarımızda karşılaştığımız kemik kırıkları üzerine araştırma yaparken karakılçık buğdayından haberim oldu. Sonra Avrupa’daki tahıllarda glüteni düşürmek için laboratuvar çalışmaları yaptıklarını okudum. Bizim böyle halihazırda hiçbir laboratuvar çalışması yapmamıza gerek kalmadan zaten glüten oranı düşük bir atalık buğdayımızın olması ve insanları aşırı derecede tok tutuyor olması dikkatimi çekti. Onunla ilgili hastalarıma destek olabilmek için uygun olan bu topraklarda ticari kaygı olmadan üç yıl önce bunu denemek üzere ektik. Başarılı sonuçlar alınca bu sene de artık hastalarımıza verebilecek bir bilimsel çalışmada kullanabilecek şekilde ekmek üretimine geçtik” ifadelerini kullandı.
Probiyotik sıvı ekşi maya ve özel maya tuzu ile elde edilen karakılçık ekmeği, gramaj olarak küçük ve fiyatı beyaz ekmekten daha yüksek. Ancak bir dilimi beş dilim beyaz ekmeğe denk geliyor ve yüksek lif oranı sayesinde beyaz ekmek gibi hızlı bayatlamıyor. Glüten oranı her ne kadar düşük olsa da çölyak hastalarına önerilmiyor.

“Glüten oranının düşük olması sağlıklı beslenmek için önemli bir fırsat”
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Uzer Küçüktülü, ata tohumundan üretilen karakılçık buğdayının sağlık açısından sunduğu avantajları vurgulayarak, "Glütenin zararlı etkilerinden kaçınmak için glütensiz beslenmek kalori ihtiyacının fazlasının alınmasına sebep olmaktadır. Onun yerine kullanılan ürünler çok daha kalorili oluyor. Bu durum bağırsak florasındaki yararları bakterilerin yok olmasına, koli basili diye bilinen bakterilerin üremesine sebep oluyor. Çölyak hastası dışındaki insanların glütensiz beslenmek adına tahıllardan uzaklaşmasının yan etkileri mevcut. Örneğin kemik erimesi yapması söz konusu. Kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller tahıllardan alınıyor. Buğdayın glüten oranının düşük olması, sağlıklı beslenmeyi tercih eden herkes için önemli bir fırsattır. Ayrıca, bulgur olarak da sofralarımıza taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:30:44
Son Düzenlenme Tarihi :