SON DAKİKA

logo

’Gebelikte her balığın eti yenmez’ uyarısı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru, “Gebelikte deniz ürünlerinin bir kısmından uzak durulması gerekir. Dipte yaşayan deniz ürünleri bünyelerinde cıva barındırabilirler. Cıva bizim gebelikte istemediğimiz bir şeydir. Bebekte cıva zehirlenmesi olabiliyor” dedi.
Anne ad..

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru, “Gebelikte deniz ürünlerinin bir kısmından uzak durulması gerekir. Dipte yaşayan deniz ürünleri bünyelerinde cıva barındırabilirler. Cıva bizim gebelikte istemediğimiz bir şeydir. Bebekte cıva zehirlenmesi olabiliyor” dedi.
Anne adayları için tüketilmesi gereken sağlıklı gıdalar kadar, tercih edilmemesi gereken gıdalar da önemli. Uzmanlara göre, gebelikte bazı balıkların yenilmesi bebeklerde sorunlara neden olabiliyor. Örneğin cıva miktarı yüksek olan, köpek balığı, kılıç balığı gibi ürünlerdeki cıva, plasentadan bebeğe geçerek bilişsel becerileri, motor becerileri, dil becerileri ve görme yeteneği üzerinde olumsuz etkiler yapabilmektedir.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru, gebelikte doğru beslenmenin nasıl olacağına yönelik olarak anne adaylarına tavsiyelerde bulundu. Kumru, “Genelde halk arasında ’Hamilelerin iki kişi olduğu için iki kişilik yiyecekler’ yönünde yanlış bir algı var. Hamileler normal beslenmelerine devam edecekler, ama gebe olduklarını unutmadan bazı şeylere dikkat edecekler. Vücut kitle endeksi normal olan hamileler günlük ortalama 30 kalori alacak. Bu kalorinin yaklaşık yüzde 40’ı karbonhidratlardan gelecek. Geri kalan yüzde 60’lık bölüm ise yağlardan ve proteinlerden. Yağ olarak omega 3’ten zengin gıdalar var. Ceviz, fındık, badem, kaju gibi ürünlerde bol miktarda hem yağ var hem de omega 3’ten zengin. Bitkisel olarak da fasulye, nohut gibi gıdalar da protein açısında zengindir. Yeşillik barındıran salatalar oldukça kıymetlidir. Hamilelere az olacak şekilde sık beslenme tavsiyesinde bulunuyoruz. 3 ana öğün, 3 ara öğün olarak planlanabilir” diye konuştu.

“Omega 3 bebeğin beyin gelişimi açısından da çok önemlidir”
Prof. Dr. Kumru konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gebe kalmadan 3 ay önce folik asite başlar ve gebeliğin 3’üncü ayına kadar devam ederse bebekte beyin omurilik sıvı defektleri yüzde 50 azalabilir. Bunu mutlaka yapmak lazım. Protein kaynaklarını çok iyi almaları gerekir. Aynı zamanda omega 3 bebeğin beyin gelişimi açısından da çok önemlidir. Kesinlikle haftada 2-3 porsiyon balık tüketilmelidir. Normal sezon balıkları tüketilebilir” şeklinde konuştu.

“Cıva bizim gebelikte istemediğimiz bir şeydir”
Hamilelikle folik asitin önemi hakkında bilgi veren Kumru, “Folik asit eksik olması durumunda sorunlu gebelik olabiliyor. Gebe kalmayı düşünendenler gebelikten en az 4 ay önce 0,4 miligram kullanmaya başlamalıdır. Gebeliğin 12’nci haftasına kadar devam edecek. Uzak durulması gerekenler ise deniz ürünlerinin bir kısmından uzak durulması gerekir. Dipte yaşayan deniz ürünleri bünyelerinde cıva barındırabilirler. Cıva bizim gebelikte istemediğimiz bir şeydir. Bebekte cıva zehirlenmesi olabiliyor” sözlerine yer verdi.

“Normal gebeler düzgün besleniyorsa bunların vitamin ihtiyacına gerek yok”
Vitaminlere karşı da vatandaşları uyaran Kumru, “Hamileler vejetaryen, çoğul gebelik değilse çoklu vitamin takviyesinin gebelik sonuçlarına olumlu bir etkisi gösterilmemiş. Normal gebeler düzgün besleniyorsa bunların vitamin ihtiyacına gerek yok. Vejetaryenlerin ve çoğul gebeliklerin ihtiyacı var. Ayrıca gebelerin demire ihtiyacı olabilir. Demir için de her gebeye standart başlamıyoruz, değerleri düştü ise başlıyoruz” açıklamasına yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.26 09:53:38
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kim bu yönetici?

Salih ÖZGÜNSÜR kaleme aldı... (Not... Bu yazı, 05.02.2023 tarihinde kaleme alınmış ancak yaşadığımız deprem felaketi sebebiyle o dönem yayınlanmamıştır...)

Bir çoğumuz onu, Antalyaspor için doğru zamanda ve doğru yerde yaptığı isabetli açıklamalarıyla tanıyoruz. Güvenlik kamerası görse açıklama yapan basın sözcülerinden ayrılırken, kritik anlarda ortaya çıkıyor; yaptığı bir açıklamayla kimi zaman takımın üzerindeki baskıyı alıyor, kimi zaman ise Antalyaspor’un hakkını en doğru şekilde arıyor. Evet, Antalyaspor Basın Sözcüsü Avukat Adnan Başkan’dan bahsediyorum.

Antalyaspor’un Gaziantep ile oynadığı karşılaşmada talihsiz bir olay yaşandı. Bir Antalyaspor taraftarı, Maraton tribününde merdivenlerden düştü ve yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Kulüpten yapılan “hayati tehlikesi yoktur” açıklaması hepimizin yüreğine su serperken, Antalyaspor’un basın sözcüsü Adnan Başkan, maçın bitiş düdüğü ile birlikte galibiyeti kutlamadan soluğu direkt hastane acilinde aldı. Durumu ile ilgili kendisine müdahalede bulunan doktorlardan bilgi aldı, maç sonunda futbolculardan aldığı imzalı formayı, taraftarımıza hediye etti. Taraftarının iyi gününde de, bu örnekteki gibi kötü gününde yanına ilk koşan isimlerden olan Adnan Başkan’ı, biraz da benden dinleyin isterim.

Genç yaşına rağmen 2015 yılında kurduğu avukatlık bürosu ve Türkiye’nin önemli isimlerinin müvekkilliğini yapmasıyla Antalya’nın en önemli avukatlarından biri konumuna gelen Adnan Başkan, aynı zamanda çeşitli iş kollarında yaptığı yatırımlarla da yine Antalya’nın en sevilen ve en başarılı iş adamları arasında yerini almış. Ve benim için en önemlisi, tüm bunları sıfırdan, tırnaklarıyla kazıya kazıya yapmış. Başarılı olduğu girişimler kadar başarısız oldukları da olmuş. Pes etmemiş, inandığı yolda yürümeye devam etmiş, tecrübe kazanmış ve bugünkü statüsüne, saygınlığına “alın teriyle” ulaşmış. Yurt içinde attığı adımlar kadar her Türk genç iş adamının yapması gerektiği gibi, doğru anlarda yurt dışında da hamleler yapmış, çeşitli iş kollarında “tohumlar ekmiş”.

Adnan Başkan ile yaklaşık bir yıl önce, kendisini sert bir dille eleştirdiğim tweetim üzerine attığı mesaj ile tanıştık. Serzenişimin ardından attığı mesajı, gazetemize ziyarete gelerek taçlandırdığı o gün, abi-kardeşliğimiz de başlamış oldu. Aramızdaki dostluk, bugüne kadar artarak devam etti ve ne olursa olsun, her şartta daha da pekişerek, güçlenerek devam edecek. Elbette bu abi-kardeşliğimizi, son günlerde istihbaratını yaptığım ve ulusal boyutta ilgi gören transfer haberleriyle birleştirenler ve kaynağımın Adnan Başkan olduğunu düşünenler de var. Kulağıma geliyor. Tam da bu noktada, kendisine sorduğum “teyit” amaçlı soruları ustalıkla geçiştiren Adnan Başkan’ın yüzüne karşı yaptığım serzenişi, buradan da yinelemek istiyorum. Her ne kadar bilgi alışverişi konusunda defalarca karşı karşıya gelsek de kendisinin bana, benim de ona olan sevgimin çelikten, bükülmez, kırılmaz bir sevgi olduğunu ikimiz de biliyoruz.

Adnan Başkan, genç yaşının da verdiği enerjiyle gençleri yanına çekebiliyor, dillerinden anlıyor ve onların dilleriyle konuşuyor. Ancak bu hitabet yeteneğini sadece gençlere değil, her yaştan insana karşı kullanıyor. Hiç sohbet etmediğiniz o insanla 15 dakika sonra masadan dost olarak kalkabiliyorsunuz. Bu hitabetini kullanırken yapmacıktan uzak ve samimi olduğunu hemen fark edebiliyorsunuz. Bunun bir örneğini, özellikle Antalyaspor’un kaybettiği Trabzonspor karşılaşmasının ve içeride kazandığı Gaziantep karşılaşmasının hemen sonrasında, Twitter’da açılan sohbet odasında gördük. Genelde Türkiye’deki tüm kulüplerde alışkın olduğumuz bir görüntüdür(Antalyaspor hariç); galibiyetten sonra bütün yöneticiler kameralara gözüküp demeç verme yarışına girer. Zor olan, mağlubiyetin ardından çıkıp konuşabilmektir ki, bu mağlubiyet Antalyaspor’daki gibi dönem dönem seri halinde yaşandıysa ekstra baskılı ve ekstra streslidir. Tam da böyle bir günün gecesinde, takımın Trabzonspor’a mağlup olduğu, taraftarların en demoralize ve en sinirli olduğu anda, bahsettiğim sohbet odasına katılarak taraftarları dinleyen, eleştirilerine yanıt veren, kendi düşüncelerini paylaşan Adnan Başkan, o gece hiç şüphesiz taraftarların ümidini korumasına vesile olmuş ve kırılmaların önüne geçmişti. Bu iki maçın ardından sohbet odasında bulunan bir çok taraftar, Adnan Başkan’ın bu kadar samimi ve cana yakın biri olduğunu bilmediklerini ve böyle bir yönetici ile direkt iletişime geçebildikleri için çok mutlu olduklarını söylüyordu.

Adnan Başkan, direkt olarak bir yönetici profilinden ziyade, taraftarlar ile Antalyaspor yönetim kurulu arasında da bir köprü. Kendisine ulaşan taraftarları dinleyen Başkan, gelen eleştirileri yanıtlamakla kalmıyor, önerileri ve fikirleri de “bu fikrini biraz daha geliştir, ben de yönetim kuruluna sunayım; ilk fırsatta bu fikrini gerçekleştirelim” diye cevaplayarak taraftarların da kendisini değerli ve kulübün bir parçası hissetmesini sağlıyor... Özellikle son iki senedir, genel olarak Antalyaspor yönetim kurulunun da bir çabasının olduğu ve takdire şayan bulduğum, okulları ziyaret ederek öğrencilerle buluşma etkinliklerinde yine Adnan Başkan ön plana çıkıyor. Geçtiğimiz aylarda Akseki ve Serik’teki öğrencilere “Antalyaspor’u götüren” Başkan, önümüzdeki günlerde şahsi olarak bildiğim kadarıyla Elmalı, Demre, Kaş ve Kumluca’ya da giderek buradaki öğrencileri hem Antalyaspor’la tanıştıracak hem de öğrencilerin bir Antalyaspor futbolcusunu yakından görmesini ve sohbet etmesini sağlayacak.

İlham veren başarı hikayeleri, hayatlarını tırnaklarıyla kazıyarak oluşturmuş insanları barındırır. Adnan Başkan da bu ilham hikayelerinde yerini alması gereken isimlerden biri. Her şeyden önce dostluğu, abiliği, sıcakkanlılığının yanında ticari zekası ve potansiyeli ile adını uzun yıllar sadece Antalya’da değil, tüm Türkiye’de duymayı istiyorum.

Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması ve ilerlemesi için Adnan Başkan gibi genç ve bir yerlere gelebilmek için gerçek alın teri dökmüş iş insanlarına ihtiyaç var. Dilerim, bunu fark etmek için geç kalınmaz… Bu yazıyı bir gazeteci olarak değil, önümüzdeki dönemlerde yerel bazda değil; ulusal bazda çok değerli yerlere geleceğine inandığım bir kişinin kardeşi olarak yazıyorum...


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.17 19:31:00
Son Düzenlenme Tarihi :





İYİ PARTİ İL BAŞKANI BAŞARAN’I ELMALI’DA OYUNA MI GETİRDİLER ?

İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Başaran’ın, partisinin Elmalı İlçe Başkanı, aynı zamanda Elmalı Belediye Meclis Üyesi, belediye şirketi EBTON A.Ş.’nin çiçeği burnunda yeni, yönetim kurulu üyesi Muhammet Kemençe ile birlikte Elmalı’nın Akçay ve Kaş ‘ın Gömbe mahallelerine gerçekleştirdiği ziyarete üzeri yırtık ayakkabısını gösteren bir vatandaş damgasını vurdu.

 İYİ Parti İl Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından sözkonusu resim “ ...Tarlada üretim yapan çiftçilerimiz ayakkabı alacak kazancı elde edemiyor...” cümleleriyle paylaşılırken, kısa sürede sosyal medyada ayakkabı alamadığı söylenen, üzeri yırtık ayakkabıyı gösteren vatandaşın ekonomik durumunun iyi olduğu, kısa bir süre önce yeni bir traktör aldığı, modeli bir araca bindiği ve kendisine ait serasının olduğu paylaşılmaya başlandı. 
İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Başaran, Elmalı’da oyuna mı getirildi ? 
Elmalı İlçe Başkanı Muhammet Kemençe yanıbaşında oturan bu kişiyi tanımıyormuydu ? 
Yanıbaşındaki kişi üzeri yırtık ayakkabı ile poz verirken İlçe Başkanı Kemençe’nin telefonuyla ilgilenmesi, YALAN bir senaryo yazıldığını bilmesinin kendisinde oluşturduğu rahatsızlığın görüntülere yansımasımıydı ?  * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.07.09 11:16:22
Son Düzenlenme Tarihi :