SON DAKİKA

logo

Memleket Partisi’nden 300 kişi AK Parti’ye geçti

Hatay Dörtyol’da aralarında ilçe başkanının da olduğu 300 kişi Memleket Partisi’nden AK Parti’ye katıldı.
AK Parti Dörtyol İlçe teşkilatına aileleri ve üyeleri ile gelen Memleket Partisi Dörtyol İlçe Başkanı Hidayet Yamaç ve İlçe İkinci Başkanı Murat Oktay, 300 kişiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek vermek için AK Parti’ye geçti. Düzenlenen rozet takma törenine AK Parti Hatay Milletvekili Kemal Karahan ve AK Parti Dörtyol İlçe Başkanı Osman Görgen katıldı. Yamaç ve Oktay’a AK Parti rozetini Milletvekili Karahan ile ilçe başkanı Görgen taktı.
İlçe Başkanı Osman Görgen, “Memleket Partisi Dörtyol İlçe Başkanı Hidayet Yamaç bundan sonraki süreçte birlik ve beraberlik içerisinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’miz için çalışacaklarını söyleyerek Ak Parti ailesine katılmıştır. Katılımları bizleri mutlu etmiştir” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.26 18:31:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sezaryen Sonrası Normal Doğum Mümkün mü?

Anneler bir veya birkaç bebeğini sezaryenle doğurduktan sonra, bir sonraki hamileliğinde normal doğum yaptırmak isteyebiliyor.  Peki bu duruma uzmanlar nasıl bakıyor? Anne ve bebek açısından riskleri var mı? Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nuray Aydın, Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum konusunda anne adaylarını bilgilendirdi.

Kadınların öncelikli tercihinin doğal doğum olması gerektiğini savunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nuray Aydın, sezaryen sonrası ikinci ya da üçüncü bebekte de doğal yani vajinal doğum yapılabildiğini söyledi.  

Anne adaylarına özellikle ilk bebeklerini normal doğurmaları çağrısında bulunan Dr. Nuray Aydın, bunun hem anne ve bebek sağlığı, hem de sonraki doğumların daha az riskli geçmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Aydın. “Maalesef dünyada en çok sezaryen yapılan ülkelerden biriyiz. Ülkemizde sezaryen oranı yüzde 58. Oysa ki sezaryen çeşitli riskler barındıran bir ameliyat. Normal doğuma engel bir durum yoksa önermiyoruz” diye konuştu.
Dr. Nuray Aydın, sezaryen sonrası vajinal doğum konusunda şu bilgileri verdi:

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum Yapılmasının Koşulları:
Öncelikle anne adayının genç olması gerekiyor. Geç hamilelik başlı başına risk barındırdığı için 35 yaş üzeri hamilelerde sezaryen sonrası vajinal doğum yapmıyoruz.
Sezaryenin üzerinden en az 2 yıl geçmiş, dikişlerin kaynamış olması gerekiyor. Daha kısa sürede dikişlerin açılma riski artıyor.
Bebeğin kilosu önemli, sezaryen sonrası vajinal doğum yaptırabilmemiz için bebeğin çok iri olmaması gerekiyor. İri bebek annenin sezaryen dikişlerinin açılmasına neden olabileceği için bundan kaçınıyoruz.
Anne adayının hamilelik sürecinde fazla kilo almaması için beslenmesine dikkat etmesi,  yoga pilates gibi egzersizler yapmalarını istiyoruz. Böylece doğumları daha kolay oluyor.
Annenin önceki doğumunda sezaryen yapılırken rahim yeteri kadar açılmışsa bu bize sezaryen sonrası vajinal doğum için avantaj sağlıyor. Kaçıncı haftada sezaryen yapıldığı da önemli. Sezaryenin tüm hikayesini anneden öğreniyoruz.
Sezaryen sonrası vajinal doğumdaki rüptür (sezaryen kesi yerinin ayrışması) riski; birinci sezaryenden sonra 400’de bir, ikinci sezaryen sonrası ise 200’de bir. Risk giderek arttığı için üçüncü sezaryenden sonra vajinal doğum yaptırmıyoruz. 
Hem anne hem de babanın sezaryen sonrası vajinal doğuma yazılı onay vermesi gerekiyor.
Hastane koşullarının da uygun olması gerekiyor. Düşük bir olasılık da olsa, dikişlerin açılması ve kanama riskine karşın sezaryen sonrası vajinal doğum yapılacak hastanenin; gece gündüz hizmet veren yoğun bakım ünitesi, kan ünitesi, bebek yoğun bakımı ve acil müdahale edilebilecek bir ameliyathane olması gerekiyor.
Doğumda ebe desteği, doğum öncesinde de gebelik eğitimi olmazsa olmazımız.

Neden Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum Yapılmalı?

Çünkü sezaryen; anne-bebek arasında bağlanma problemlerine yol açıyor. Bebeğin bir an önce annenin kucağına verilmesi çok önemli. Emzirmenin geç olması, sütün geç gelmesine sebep olabiliyor. Bebeğin normal yolla gelmesi, mikrobiyotaları almasını, doğum yolundaki dirayetleri kazanmasını, dirençlerin oluşmasını da sağlıyor. Bu da bebeğin daha sağlıklı ve dirençli olmasını getiriyor. 
Diğer yandan her sezaryen doğum, bir sonraki doğumda bebeğin plasentasının kasa ve idrar torbasının önüne yapışması riskini artırıyor. Bu da anne için rahmin alınması, bebek için de anne karnında ölüm riskini artırıyor.  Yani sonraki sezaryende riskli bir ameliyat durumu ortaya çıkıyor. -HBR.MRK.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.16 14:11:27
Son Düzenlenme Tarihi :





“Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Projesi” hazırlandı

Millî Eğitim Bakanlığınca öğrencilerin sağlıklı beslenmeye yönelik beslenme alışkanlığı, gıda güvenliği, gıda güvencesi ve sunulan gıdanın kalitesi konularında farkındalığı artırmak, uluslararası standart ve şartlara uygunluğu sağlamak ve fiziksel aktiviteye teşvik etmek amacıyla "Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Programı" hazırlandı.   
Bilindiği üzere okul çağı, çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal büyüme ve gelişmelerinin hızlandığı, beslenme alışkanlıklarının geliştiği, sağlıklı yaşamın temellerinin atıldığı önemli bir döneme karşılık geliyor. Çocuğun sağlıklı beslenmeye ilişkin bilgi ve davranışı önce aile çevresinde gelişir, sonra gerek okul öncesinde, gerekse okul yıllarında öğretmenlerinin ve çevresel etmenlerin etkisiyle belirginleşiyor. Okul çağında çocukların enerji ve besin ögelerinin dengesiz alımı büyüme ve gelişmeyi ve okul başarısını olumsuz yönde etkiliyor. 
Dengesiz beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite yetişkin dönemdeki obezite, kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet gibi birçok kronik hastalığa zemin hazırlıyor.  
Proje kapsamında okul bahçeleri ve koridorlarında aktiviteler planlayıp fiziksel uygunluk karnesi hazırlayarak öğrencilere sağlıklı bir yaşam için rehberlik ediliyor.  
Böylece beslenme menüleri ve takvimi, özel durumlarda beslenme, kurumsal standardizasyon ve belgelendirme çalışmaları ile sağlıklı yemek yeme kültürünün topluma eğitim yoluyla yayılımı hızlandırılıyor. 
Güvenilir Gıda ve Beslenme Yönetim Sistemi ile 81 ilde okulları belgelendirip okul gıda işletmelerinin alt yapı standartları güçlendiriliyor. 
Okul bahçelerinde organik üretimlerin yapılması ve biyobozunur atıklardan kompost oluşturulması teşvik edilerek sağlıklı yaşam sürecine öğrenciler de katılıyor. 
Kamu spotu, internet sitesi, afişler ve bilgilendirici broşürler ile öğrenciler beslenme, fiziksel aktivite ve sağlıklı gıda konularında bilgilendirilirken onlara doğru beslenme alışkanlıkları kazandırılıyor. 
ÖBA ve EBA ile öğretmen ve öğrencilere beslenme ve fiziksel aktivite eğitimleri veririlirken, okul kantin çalışanlarına, beslenme ve gıda alanında görevli bütün taraflara özel eğitimler veriliyor. Halk eğitim merkezlerinde düzenlenen aile farkındalık eğitimleri ile sağlıklı beslenmeyi sosyal yaşamın rutini hâline getiriliyor. 
Millî Eğitim Bakanlığı, böylece tip 1 diyabet, çölyak ve laktoz intöleransı gibi özel durumlara sahip çocuklar için beslenme ve fiziksel aktivite önerileri sunarak mutlu bir geleceğe ışık tutuyor. 
Program kapsamında şimdiye kadar Pilot Okul Program Yürütücüleri, Rehber Öğretmenler ve Rehberlik Araştırma Merkezlerinde Psikolojik Danışmalar, Pilot Okul Beden Eğitimi Öğretmenleri, Pilot Okul Müdürleri, İlçe MEM Şube Müdürleri, İlçe MEM İş Güvenliği Uzmanları, İl İlk Yardım Eğitimi Mesul Müdürleri, Pilot Okul Aşçıları, Pilot Okul Kantin Çalışanlarında oluşan 7 bin 594 kişiye eğitimler verildi. 239 bin 303 öğrenciye ise İlk Yardım Farkındalık Eğitimi verildi. 
* MEB Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.06 16:55:22
Son Düzenlenme Tarihi :