SON DAKİKA

logo

Rektör Özkan depremzede çocuklar için proje düzenleyen ekiple bir araya geldi

Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası Antalya’da misafir edilen depremzedelere yönelik düzenlenen Depremzede Çocuklara, Eğitsel ve Rekreatif Etkinliklerle Destek Projesi tamamlandı.

“Şimdi Depremzedele..

Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası Antalya’da misafir edilen depremzedelere yönelik düzenlenen Depremzede Çocuklara, Eğitsel ve Rekreatif Etkinliklerle Destek Projesi tamamlandı.

“Şimdi Depremzedeler İçin: Çocuklarla El Ele, Mutlu Geleceğe!” sloganlı proje çerçevesinde 10 hafta süresince haftanın her günü, en az üç saatlik etkinlikler gerçekleşti. Program depremzede aileler, çocuk ve gençlerin ihtiyaçlarını ve tercihlerini dikkate alınarak hazırlandı.

“Proje sonuç raporu sunuldu”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, proje danışmanı Prof. Dr. Abdurrahman Aktop, Proje Asistanları Prof. Dr. Tolga Harorlı, Öğr. Gör. Yılmaz Kaplan, Proje Grubu Üyeleri Prof. Ceren Hepyücel, Doç. Dr. Semih Büyükkol, Doç. Dr. Adem Arman, Doç. Dr. Ayşad Güdekli, Dr. Öğretim Üyesi Gözdegül Karamık, Öğr. Gör. Dr. Burak Yiğit, Öğr. Gör. Berrak Emir Yücel, Arş. Gör. Aylin Abdioğlu, İlker Burak Kaya yönetim kurulu salonunda kabul etti. Prof. Dr. Abdurrahman Aktop, proje sonuç raporunu Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a sundu.

“Akdeniz Üniversitesi ailemizle gurur duyuyorum “
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Depremin ilk anından itibaren deprem bölgesinde bulunan vatandaşlarımıza, üniversitemiz mensuplarına ve öğrencilerine elimizden geldiğince yardımda bulunmaya çalıştık. Arama kurtarmaya katılan sonrasında yardım tırlarıyla bölgeye yardım götüren ve kampüsümüzdeki depremzedelere yardımda bulunan tüm Akdeniz Üniversitesi ailesi ile gurur duyuyorum. Sizlerde depremzede çocuklar için yapmış olduğunuz bu proje ile çocukları ve aileleri mutlu ettiniz. Projeye emekleriniz için ayrıca çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Üniversitenin birçok biriminin bir arada olduğu bir proje”
Proje danışmanı Prof. Dr. Abdurrahman Aktop ise “Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğü uzun süredir üniversitemize hizmet veriyordu. Üniversitedeki birçok birimin bir arada olduğu bir proje üretmemiştik. Böyle bir projeyi hayata geçirmiş olduk. Bu projeyi size sonuç raporuyla sunmak istiyoruz. Projede emeği geçen hocalarımıza, öğrencilerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Öğrenciler de katkı sundu “
Deprem esnasında Hatay’da olan Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Burak Yiğit de danışmanı olduğu Tiyatro Topluluğu ile programa katkı sağladı. Yaşadıklarını anlatan Öğretim Görevlisi Dr. Burak Yiğit “İlk günden sahada olmaya çalıştık. Üniversitemiz oradaydı. Çok kısa sürede burada toplandılar ve destek verdiler. Akdeniz Üniversitesi’nin bir parçası olmaktan bir kez daha mutluluk duydum. Oradayken üniversitemizin yardım ekibiyle koordineli bir şekilde insanlarımıza destek olmaya çalıştım” dedi.

Deprem sonrası da yurtlarda kalan depremzedeler için öğrencilerin de katkısıyla tiyatro etkinlikleri yaptıklarını belirten Yiğit, "Amacımız hem depremzede çocuklara hem anne babalara biraz da olsa o yaşadığı kötü günleri unutturmaktı. Yaklaşık on hafta içinde ortalama haftada iki üç etkinlik yaptık. Parçası olduğum Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörlüğüyle birlikte birçok fakültemizin katkısıyla yaptık bütün bu çalışmaları bu süreç içerisinde Akdeniz Üniversitesi olarak aile olduğumuzu hissettik” ifadelerini kullandı.

“Depremzede aileler adına teşekkür ziyareti”
Projeden yararlanan aileler de Rektör Özkan’ı makamında ziyaret ederek teşekkür ettiler ve düzenlenen etkinliklerden hem çocukların hem de ailelerin memnuniyet duyduklarını belirttiler.
Proje ile deprem felaketlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi yerleşkesinde yer alan Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlarda misafir edilen depremzede çocuk ve gençlerin, eğitsel ve yenilikçi etkinliklerle desteklenmesi, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerine, rehabilitasyon ve toplumsallaşma süreçlerine, moral-motivasyonlarına ve yaşam kalitelerinin artırılmasına katkı sağlanması hedeflendi.
Proje Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, Turizm Fakültesi, İletişim Fakültesi, Antalya Devlet Konservatuarı, Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün katkılarıyla yürütüldü. Projenin sonucunda depremzede çocuk ve gençler, eğitsel ve yenilikçi etkinliklerle desteklendi, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerine katkı sağlandı. Rehabilitasyon ve toplumsallaşma süreçlerine katkıda bulunuldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 12:58:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ALKÜ’den sağlıklı bir Ramazan için tüyolar

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan için önerilerde bulundu.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, ramazan orucu nedeniyle gün içinde uzun süreli açlığın sindirim sisteminde bazı sorunlara sebebiyet vermemesi adına, iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini belirten tavsiyelerde bulundu. Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için doğru beslenmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, "Ramazan dönemi, öğün sayısının azalması ve aç kalınan sürenin uzaması ile beslenme alışkanlıklarımızda büyük değişimlere yol açmaktadır. Bireyler uzun süren açlık sonrası porsiyon kontrolünü sağlamada zorluk yaşayabilmektedir" dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, orucun açıldıktan sonra hızlı ve yüksek miktarda besin tüketiminin yapılması sonucunda kişinin metabolik dengesini bozarak kısa ve uzun vadede bazı sağlık sorunlarına neden olabileceğini dile getirdi. Konuşmasının devamında Dr. Öğr. Üyesi Bıyıklı, "Öğün içeriğinde ve öğün saatlerinde yapılacak ufak düzenlemelerle bu sorunların ortadan kaldırılması mümkündür" dedi.

Altın değerinde tavsiyeler
ALKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek isteyenler için önerilerini sıraladı.
Bıyıklı, "Ramazan’da uyku düzeninin değişmemesi için sahur öğünü sıklıkla atlanmaktadır. Bu da açlık süresini artırarak ve yeterli düzeyde besin ögesi alımını engelleyerek halsizliği tetiklemektedir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve sahurda hafif besinler tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, süt, ceviz, domates, salatalık, yeşillik ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı veya çorba, zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Bu öğünde peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi protein içeren yiyeceklerin bulunması daha uzun süre tokluk sağlanması bakımından önemlidir. Tüketilen besinler iftar ve sahur arasına yayılarak öğün sayısı artırılmalı, bir anda fazla tüketimden kaçınılmalıdır. Bu öğünler sahur ve iftar olmak üzere 2 ana öğün ile iftardan sonra da 1-2 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Sahurda yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerden kaçınmanın yanı sıra kahvaltılıkların yanında sıklıkla tüketilen hamur işleri de sınırlandırılmalıdır. Sahurdan sonra hemen uyumak yerine en az yarım saat beklemek sindirim sisteminin sağlığı ve kilo kontrolü bakımından önemlidir. İftarda hurma veya 1-2 adet zeytinle oruç açıldıktan sonra çorba, salata gibi hafif yiyecekler tüketilmesi ve sonrasında yaklaşık 15 dakika ara verilmesi büyük öneme sahiptir. Bu bekleme süresi hem doygunluğun sağlanmasına katkı sağlayacak hem de sindirim sistemimize binen yükü azaltacaktır. Sonrasında et yemeği veya etli sebze, kuru baklagil yemeği ve birkaç dilim ekmekle iftar öğünü sonlandırılmalıdır" diye konuştu.

"İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli"
Önerilerini sıralamaya devam eden Bıyıklı, "Beyaz ekmek ve pirinç pilavı gibi kan şekerimizi hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli besinler yerine tam buğday ekmeği veya bulgur pilavı ya da kepekli makarna tercih edilmelidir. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan tatlı seçiminde şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları tercih edilmelidir. Bu tatlılar da iftarda değil iftardan 1-2 saat sonra tüketilmelidir. Benzer şekilde meyve tüketimi de iftar sofrasında değil iftardan sonraki ara öğünlerde olmalıdır. Besinler pişirilirken kızartma yerine ızgara, haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Uzun süren açlık sonrası mideyi zorlamamak ve sindirimi kolaylaştırmak için yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmelidir. Zinde kalabilmek için farklı besin ögelerinin vücuda yeterli düzeyde alınması şarttır. Bu nedenle öğünlerde besin çeşitliliğine önem verilmelidir. İftar ve sahur sofralarında genel olarak kan şekerini hızlı yükseltmeyen besinler ile uzun süre tokluk hissi sağlayan protein ve posa içeriği yüksek besinlere yer verilmelidir. Bunun için kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, süt ürünleri, yumurta, taze sebze ve meyveler, şeker ilave edilmeden hazırlanmış hoşaf veya kompostolar tercih edilebilir. Ceviz, fındık, badem gibi besinler de aşırıya kaçmama şartıyla sofralarda yer almalıdır. İftar öncesi yapılan alışverişlerde açlık ve susuzluğun etkisiyle yanlış ürünlere yönelim oluşabilmektedir. Bu konuda dikkatli olunmalı ve sağlıksız ürünler satın alınmamalıdır. Su tüketiminin azalması ve öğün düzeninin değişmesi ramazanda kabızlığa yol açabilmektedir. Posadan zengin olan tam tahıl, kuru baklagil, sebze ve meyve gibi besinlerin tüketimi ihmal edilmemelidir. Sindirimi düzenlemek için öğünlerde probiyotik yoğurt gibi besinlere de yer verilmelidir. İftardan yaklaşık 2 saat sonra yapılacak hafif egzersiz veya yürüyüşler kabızlığın önlenmesi ve metabolizma hızının artırılması bakımından önemlidir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmelidir. İçecek seçiminde şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, taze sıkılmış meyve suları, şeker ilavesiz hoşaf ve maden suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaldırım taşı silah sayıldı, 18 yıla yakın cezası istendi

Antalya’da bindiği takside sürücüye kaldırım taşı ile saldıran tutuklu şahıs ikinci kez hakim karşısına çıktı. Davada, savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık hakkında “Gece vakti silahla yağma” ve “nitelikli adam yaralama” suçundan 18 yıla yakın hapis cezası talep etti.
10 Ocak Salı günü saat 04.30 sıralarında Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Hürriyet Caddesi’ndeki duraktan Mesut Dertli’nin kullandığı taksiye binen Hüseyin Ş. (21), Fabrikalar Mahallesi’ne gitmek istediğini söyledi. Bir süre sonra şahıs, yanında getirdiği ve ayaklarının yanına sakladığı kaldırım taşı ile taksi sürücüsüne saldırdı. Taksi sürücüsü kendisini korumaya çalışırken, saldırgan elindeki taşla vurmaya devam etti. Bir süre taksi sürücüsü ile boğuşan saldırgan, daha sonra araçtan inerek hızla kaçtı. Taksicinin yardımına ise çevredeki vatandaşlar koştu.

Tutuklanarak cezaevine gönderildi
Mesut Dertli, yaralı halde meslektaşları ve polisten yardım istedi. Olay yerine giden sağlık ekibi, ilk müdahalenin ardından Dertli’yi Akdeniz Üniversitesi Hastanesine götürdü. Ameliyata alınan Dertli’nin sağ elinde kırıklar olduğu, başından da ciddi derecede yaralandığı belirlendi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay anı ise güvenlik kamerası tarafından farklı açılardan saniye saniye kaydedildi.

20 yıla yakın ceza istedi
Antalya Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ikinci duruşmaya sanık Hüseyin Ş. (21), tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katıldı. Duruşmada savunma yapan Hüseyin Ş., “Çok pişmanım, taksici kabul ederse zararını karşılamak isterim” dedi. Taksici Mesut Dertli ise şahsın cezalandırılmasını talep etti. Davada, savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık hakkında “Gece vakti silahla yağma” ve “nitelikli adam yaralama” suçundan 20 yıla yakın hapis cezası talep etti. Duruşma sanık avukatının yazılı savunma talebi üzerine 7 Nisan tarihine ertelendi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 13:32:13
Son Düzenlenme Tarihi :