SON DAKİKA

Manavgat Belediyesi’nden yangın önlemi

Manavgat Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte, muhtemel yangınların önüne geçmek amacıyla imar ve kadastro yollarındaki şarampoller ve boş kamu alanlarında yaptığı kuru ot temizliği çalışmalarını hızlandırdı.
Manavgat Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Irmak Kenarı Zeynel Şenol..

Manavgat Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte, muhtemel yangınların önüne geçmek amacıyla imar ve kadastro yollarındaki şarampoller ve boş kamu alanlarında yaptığı kuru ot temizliği çalışmalarını hızlandırdı.
Manavgat Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Irmak Kenarı Zeynel Şenol Köprüsü yanı, kentin akciğeri olan Sorgun bölgesi ile Side, Çolaklı, Ilıca ve Evrenseki Mahallelerinde kuru otların temizliğini yaptı. Belediye ekipleri, meydana gelebilecek olan yangın tehlikesinin önüne geçmek için boş kamu alanlarında yangına sebebiyet verebilecek kuru otları biçtikten sonra sulama işlemi de gerçekleştirdi. 28 Temmuz 2021 yılında meydana gelen Manavgat yangınlarında kentin çok ağır bedeller ödediğini belirten Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, vatandaşların çevreyi ve doğayı bilgili bir şekilde kullanması gerektiğini söyledi.
“Kuru ot temizliğini yapmaya başladık”
Başkan Şükrü Sözen, “Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kent genelinde tehlike arz edebilecek olan ormanlık alanların ve boş arazilerin kuru ot temizliğini yapmaya başladık. Manavgat olarak çok ağır süreçlerden geçtik ve yangın konusunda ağır bedeller ödedik. Vatandaşlarımızdan ormanlık alanlarda dikkatli olmasını ve mesire alanlarımızın dışında piknik için ateş yakmamasını önemle rica ediyoruz. Ayrıca imar ve kadastro yollarının kenarındaki yolları kapatan kuru otlar da ekiplerimizce temizlenmeye devam ediyor. Manavgat Belediyesi olarak bu konuda üstümüze düşen görevleri özenle yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 15:34:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AK Parti Sözcüsü Çelik: "Türkiye’de hiçbir şekilde milli güvenlik sorunu yoktur”

AK Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili olan Ömer Çelik, “Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu korumak için milli iradeye saldırdığı apaçık ortadadır” dedi.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ettikten sonra Ak parti il başkanlığına gelerek burada gündem hakkına ve muhalefet parti hakkında açıklamalarda bulundu.
Çelik, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaretinden sonra AK Parti Adana İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Çelik burada yaptığı konuşta, “Seçimlerden bu kadar zaman geçtikten sonra bütün Türkiye çok garip bir tartışmayı maalesef izlemek zorunda kaldık. Bu garip tartışma esasında Sayın Kılıçdaroğlu’nun koltuğunda kalmak ve kendi tek adam rejimini Cumhuriyet Halk Partisi’nde sürdürmek için ortaya koyduğu çeşitli argümanlar ve yaklaşımlar. Her gün yeni bir durumla karşılaşılsa da temel olarak seçimden bu tarafa sayın Kılıçdaroğlu ve bu çizgiyi sürdüren birkaç kişi sürekli olarak seçimlerin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışıyorlar. Seçimler şöyle kazanıldı, böyle kazanıldı diyerekten. Tabii bu tartışmayı yürütenlerin aslında bütün seçim kampanyaları boyunca Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin en meşru derelerine saldıran bir kampanyanın parçası olduğunu unutmamalı” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’ni yanlış bir siyasi çizgiye sürüklendiğini vurgulayan Çelik, “Bütün seçim kampanyası boyunca ne kadar terör örgütü varsa çıktı onlara desteklerini ilan etti ama Kılıçdaroğlu ve arkadaşları bunun karşısında biz terör örgütlerinin desteğini reddediyoruz. Biz meşru bir alanda seçim yapıyoruz diyebilecek bir dirayeti göstermemek. Bu durum sürekli olarak seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmak gibisinden maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’nde son derece yanlış bir çizgiye sürüklüyor” dedi.

Türkiye’de seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmaya açanlar geçmiş zamanlarda her zaman darbeciler ve vesayet rejimi taraftarları olduğuna dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihinde maalesef böyle kötü bir sabıka vardır. Seçimleri kaybettiği zaman, geçmişte askeri vesayet ve yargı vesayeti üzerinden meşru seçimleri baltalamaya ya da sabote etmeye dönük bir siyasi gelenekleri vardır. Bu gelenek kuşkusuz demokrasiyle uzlaşmamaktadır ve kuşkusuz demokratik bir gelenek değildir. Cumhuriyetin temel değerlerine de her zaman zarar vermiştir. Ama şimdi ilk defa doğrudan Kılıçdaroğlu’na birkaç arkadaşının sahiplenmesiyle seçim sonuçlarını kendi kendilerine tartışmaya açtıklarını gördüm. Tabii bunun millet nezdinde bir karşılığı yok. Demokratik kültürde bir karşılığı yok. Demokratik kültürde bir karşılığı yok. Siyasi tarihimizde de sadece kötü ve kötü niyetli bir yaklaşım olarak tarihe geçmekten başka da bir akıbeti olmayacak ama bir siyasi parti genel başkanının meşru seçimlerin sonuçlarını kendince tanımadığını söylemesi ve bunu bir şekilde tartışmaya açmaya çalışması kuşkusuz siyasi hayatının bu aşamasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yapıştıracağı en kötü etiket olmuştur”

“Kılıçdaroğlu hayatı boyunca yenilmeye mahkûmdur”
Kılıçdaroğlu’nun hayatı boyunca hiç seçim kazanmamış ve sürekli yenilmeye mahkum olduğunu belirten Çelik, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunun gereğini yapması gerekiyor. Siyasi etikten bu kadar çok bahseden birisinin kendisinin seçim kaybetmesine rağmen üst üste bu derece kendi partisinde bir tek adam rejimi kurmaya çalışması bir siyasi etik, bir siyasi ahlak meselesi değil midir? Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokratik yolla şeffaf bir biçimde yapılmış yüksek katılımla gerçekleşmiş seçimlerde en yüksek oyu almış AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı eleştirmek yerine kendisinin ortaya koyduğu mağlubiyetin siyasi ahlak vereceğinden ve siyasi etik penceresinden değerlendirmesini yapması ve bununla yüzleşmesi gerek” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu koltuğunu korumak için milli iradeye saldırdığı apaçık ortadadır”
Kılıçdaroğlu’nun kendi koltuğunun meşruiyetini kaybetmesiyle ilgili tartışmaları örtbas etmek için milli iradeye saldırdığını ifade eden Çelik, “Siyasi etik ve ahlaktan bahsediyorsak sürekli olarak kendi partisinden ve ittifak ortaklarından sakladığı protokoller ortaya çıkıyor. Her gün yeni bir tartışmayla karşı karşıya akıllanıyor. Birtakım partililer ortaklarından gizli kendi siyasi partisinden bile gizleyerek kendi siyasi heyetinden bile gizleyerek birtakım protokoller imzaladı, birtakım anlaşmalar yaptı ortaya çıkıyor. O zaman sormak gerekir. Bu şekilde kapalı kapılar ardında karanlık bir siyasi süreç yürütmenin siyasi ahlak bakımından ve siyasi etik bakımından bedenin ne olması gerekir ve neticesinin ne olması gerekir? Dolayısıyla biz Kılıçdaroğlu’nun kendi koltuğunun meşruiyetini kaybetmesiyle ilgili tartışmaları örtbas etmek için milli iradeye saldırdığını net bir biçimde görüyoruz. Bunu siyasi tarihimizde çeşitli zamanlarda yönelt halk partisi yönetimi içinden çeşitli zamanlarda yapanlar oldu. Bizim dönemimizde de buna cüret edenler oldu. Ama her seferinde milli iradeye çarparak bunun cevabını aldılar. Dolayısıyla biz sayın Kılıçdaroğlu’na pek umudumuz kalmasa da demokratik perspektiften, siyasi ahlak perspektifinden kendisinin şu anda koltukta kalma ısrarının ve gizli protokollerle kendi partisini düşürdüğü durumu değerlendirmesi gerektiğinin tekrar hatırlatılması gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Kılıçdaroğlu partisini sürekli yanlış tarafa sürüklüyor”
Türkiye’de insanların hayat tarzlarının sürekli tehdit altında olduğu iddialarına yanıt veren Çelik, “Bizim iktidarlarımız döneminde Türkiye’de herkesin inandığı gibi yaşaması hak ve hürriyetler rejiminin genişletilmesi konumunda adımla atılırken karşımızda askeri vesayet ve yargı vesayetinin hemen yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi çizgisi oldu. Ne zaman Türkiye’de hak ve hürriyetler rejimini genişletmek üzere bir adım atmışsak sürekli olarak karşımıza Cumhuriyet Halk Partisi çıkardı. En son bunu beceremediğinde, bunu engelleyemediğinde de mutlaka konuyu Anayasa Mahkemesine götürüp iptal ettirmek isterdi. Dolayısıyla önce kendi siyasi tarihle, kendi siyasi tavrıyla yüzleşmesi gerekir. Bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup başkan vekili olduğu, genel başkan olduğu dönemlerde dahi bu siyasi çizgiyi sürdürmüşler, hak ve hürriyetler rejiminin genişletilmesi konusunda atılan her adıma karşı durgun bir tavır ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla bütün bunları değerlendirmeden tutup da Türkiye’de iktidarın, vatandaşlarımızın bir kısmının hayat tarzlarına tehdit ettiği gibisinden bir yaklaşım ortaya koymasının gerçeklikle hiçbir alakası yoktur. Burada önemli olan Kılıçdaroğlu’nun hukuk açısından da siyasi açıdan da aslında genel başkanlığı döneminin sona erdiği bir dönemdir. Nitekim genel başkan olarak hukuki açıdan da durumu tartışmalı olmasına rağmen bunu sürdürmeye devam etmektedir. Bu tartışmayı örtbas etmek için sürekli olarak seçim sonuçlarına saldırmakta, kendince toplumsal fay hatlarına cinnet etmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de hiçbir şekilde milli güvenlik sorunu yoktur”
Türkiye’de devletimizin her hangi bir güvenlik sorunun üstesinden geleceğini belirterek Türkiye’de bir güvenlik zaafı olduğuna dair ortaya koyduğu açıklamaları hepsinin yalan olduğunu söyleyen Çelik, “Netice itibariyle de hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı. En son hatırlarsanız seçimlerin ikinci turunun yapıldığı gece ikinci turunun sonuçların açıklanmaya başlandığı geceden önce bir açıklama yaptı. Seçim gecesi hiç kimse sokağa çıkmasa Türkiye’de büyük olaylar olabilir, büyük provokasyonlar olabilir. Biz de dedik ki Türkiye’de devletin ve güvenlik kurumlarının baş edemeyeceği bir güvenlik zaafı varmış gibi bir yaklaşım ortaya koymanız yanlıştır. Kendi devletinizi ve kurumlarınızı zaaf içinde gösterip bu provokasyon söyleminden uzak durmanız gerekir. Netice itibariyle ne oldu? Kendisinin söylediğinin yalan olduğu ortaya çıktı. Seçim gecesi bütün siyasi partilerden vatandaşlarımız hem sandık başlarındaydı. Hem sokaklardaydı. Türkiye güvenli bir biçimde ufak tefek olaylar hariç herhangi bir sistematik olay olmadan gayet güvenli bir biçimde seçimleri yaptı ve süreci tamamladı” diye konuştu.

“Türkiye yüzyılı kadınların yüzyılıdır”
Konuşmasının sonuna gelirken Kadın A Milli Voleybol takımının şampiyonluğunu kutlayan Çelik, Türkiye yüzyılı aynı zamanda kadınların yüzyılıdır demiştik. Bunun son örneği olarak, dün gece hepimizin göğsünü kabartan bir biçimde kadın A milli voleybol takımımız Avrupa’nın da en büyüğü olduğunu gösterdi. Filenin sultanları aynı zamanda Türk kadınlarının gücünü, istiklal maaşımızı Avrupa Birliği’nin başkenti sayılabilecek bir yerde okutarak bütün dünyaya göstermiş oldu. Biz bu kardeşlik iklimi, barış iklimi içerisinde yolumuza devam edeceğiz. Onun dışındaki ortaya koyulmaya çalışılan kendi koltuklarını koymak, kurmak için ortaya koydukları bu provokasyonlarla bu manipülasyonlarla da bu dezenformasyonlarla da mücadelemizi en güçlü şekilde sürdüreceğiz ve bu yalan siyasetine hiçbir alanda geçit vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 17:48:54
Son Düzenlenme Tarihi :





“Şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan toprağımızı kendini 1 dolara satılmış hainlere teslim etmeyiz"

Vali Ersin Yazıcı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında Valilikçe Şehit aileleri ve Gaziler onuruna verilen akşam yemeği programına katıldı. 
Programda konuşan Vali Yazıcı; “Şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan toprağımızı kendini 1 dolara satılmış hainlere teslim etmeyiz.” dedi.
Vali Ersin Yazıcı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 7'inci yılında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında Valilikçe Şehit aileleri ve Gaziler onuruna verilen akşam yemeği programına katıldı. 
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Antalya Valiliği tarafından şehit ve gazi aileleri onuruna verilen yemekte Vali Yazıcı’ya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel  Tuncer, Cumhuriyet Başsavcısı Zafer Koç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tarık Hekimoğlu, İl Emniyet Müdürü Orhan Çevik, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Albay Murat Sezgin, 3.Piyade Eğitim Tugayı Komutanı Piyade Albay Kemal Çakıroğlu, İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya, Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Çalışkan şehit yakınları, gaziler ve gazi aileleri eşlik etti.
Program İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya’nın şehitler ve gaziler için yaptığı dua ile başladı. Yapılan duanın ardından konuşan Vali Yazıcı; “Öncelikle tüm şehit yakınlarımıza, gazilerimize ve gazi ailelerimize davetimize icabet ettikleri için teşekkür ediyorum. Rabbim bir daha 15 Temmuzları ve bir daha böyle hain kalkışmaları bu millete göstermesin.” dedi.
Türk Milleti Ve Türk Devleti ilelebet var olsun diye canımızı ortaya koyduk
Türk milletinin bundan 7 yıl önce tarihte eşine az rastlanacak bir direniş örneği sergileyerek 15 Temmuz 2016'da ülkenin istiklaline ve istikbaline bir kez daha sahip çıktığının altını çizen Vali Yazıcı; “7 yıl önce kendini 1 dolara satan hainlerin kalkışmasında Cumhuriyetimizi, demokrasimizi korumak adına tüm Türkiye olarak sokaklara döküldük. Elimizden gelen ne ise bu ülke adına, ülkemizi korumak adına, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi korumak adına, ülkemizi hainlere bırakmamak adına canımızı, göğsümüzü bu hain teröristlere karşı siper ettik. Gerektiği zamanda da canımızı feda ettik. Bu ülke bu tür kalkışmalara ve dış güçler kaynaklı birçok olaya sahne oldu. Şehit kanlarıyla bu ülke vatan oldu. 
Şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan, tabi ki birkaç haine, başkaları tarafından yönetilen ve kendini 1 dolara satan hainlere teslim edilemez ve de hiçbir zaman edilmeyecek. O malum gecede, ülkemizde bayrağımız özgürce dalgalansın diye, ezanlarımız susmasın diye, Türk milleti ve Türk devleti ilelebet var olsun diye canımızı ortaya koyduk. Milletimiz, 15 Temmuz gecesi 251 şehidin yanında 2000’in üzerinde gazi vererek bir destan yazdı. Binlerce insan o gece sabalara kadar çoluğunu çocuğunu, ailesini ve kardeşini düşünmeksizin vatan söz konusu ise gerisi teferruattır inancıyla başta Ankara ve İstanbul olmak üzere harekete geçti. İyi ki de geçti. Bu güzel yurdumuzu cansiperhane korudu. 15 Temmuz gecesinde Türk devletinin bu kutlu yolculuğuna katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Vatanımızın 1 santimetresini bile kimseye teslim etmeyiz
15 Temmuz hain darbe girişiminde Antalya’dan da 2 şehit olduğunu söyleyen Vali Yazıcı şunları kaydetti: “O hain kalkışmanın gerçekleştiği gecede herkesin bildiği gibi Antalya’mızdan da 2 şehidimiz var. Şehitlerimizin mekanları cennet olsun. Allah ailelerini cennette onlarla kavuştursun diyorum. Allah bir daha bu millete 15 Temmuz’u yaşatmasın. Şunu buradan hainlere bir kez daha duyurmak istiyorum. 
Biz büyük Türk milleti olarak vatanımızın 1 santimetresini bile kimseye teslim etmeyiz. Bize karşı haddini aşanlara bu millet kanının son damlasına kadar haddini bildiririz. Bu zamana kadar hainlere gerekli dersi verdik vermeye de devam edeceğiz. 
Bu duygularla, tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi şükran ve rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize huzurlu ve mutlu bir ömür diliyorum.”
* Valilik Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.15 20:32:55
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.07.15 20:33:20