SON DAKİKA

Antalya’da kurbanlık sıkıntısı yok

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesi Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını ve kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını ..

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesi Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını ve kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını söyledi.
ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, her yıl olduğu gibi Kurban Bayramı öncesinde sektörel analiz toplantısı düzenleyerek sektörün sorun ve taleplerini gündeme getirdiklerini söyledi. Bülbül, katılımcılara teşekkür ederek, toplantıda dile getirilen sorun ve görüşlerin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını söyledi.
Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını bildirirken, kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını söyledi. Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da 164 bin büyükbaş, 1 milyon 280 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu bildirdi.
Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, diğer ürünlerle kıyaslandığında en düşük fiyat artışının ette yaşandığını belirterek, “120 TL’lik yemin çuvalı 380-400 TL olursa et fiyatları artar” dedi. Hayvancılık maliyetlerinin arttığını, artan maliyetler sonrası zarar edildiği için beslenen hayvan sayısının azaldığını kaydeden Yardımcı, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini, ithalata karşı olduğunu söyledi.
Et ve Süt Kurumu’nun kasaplara rakip gibi çalıştığını kaydeden Yardımcı, “ESK’ya verilen destek besiciliğe verilse hayvancılıkta sorun kalmaz” dedi. Yardımcı, kurbanda keçinin canlı kilogram fiyatının 140 TL, koçun kilogram fiyatının 150 TL, dananın kilogram fiyatının 160 TL’den satılacağını bildirdi.

“Süt para etmezse et olmaz”
ATB Üyesi Ata Sönmez, hayvancılık ve et fiyatlarının ülkenin kanayan yarası olduğunu söyleyerek, “Bu durum geçtiğimiz 10 yılın sorunudur. Geçmişte yapılan ithalat bugünkü sorunları doğurdu. Üretimden para kazanamayan besici üretimden çekildi. Sektörün devamlılığı için 1 kilo sütün 2 kilo yem alması lazım. Almadığı gün inekler kesime gider. Üretici sütten para kazanamazsa üretim devam etmez. Bundan sonra mecbur ithalat yapacaksın” diye konuştu.
ATB 4’üncüMeslek Komitesi Üyesi Yaşar Kocaoğlu, sektör dışına verilen hibelerle yapılan yanlış projelerin hayvancılığı gerilettiğini söyledi.

“Hayvancılıkta aile işletmeciliği desteklenmeli”
Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, çiftçi desteklenmediği sürece ithalata bağlı kalınacağını söyledi. Para kazanamayan çiftçinin üretimi bıraktığını kaydeden Alp, tarımda kendi kendine yeter ülke olmak için aile işletmeciliğinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Antalya’da üreticide sütün 11 TL olduğunu, ancak Konya’da 8,5 TL’ye kadar gerilediğine dikkat çeken Alp, “Bu durum ilimizdeki süt fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Sanayici il dışına yöneliyor” dedi.

“Çobanı kurda kuşa yedirmeyelim”
Antalya Damızlık Keçi Koyun Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, küçükbaş hayvancılığı koruyan bir yasa olmadığına dikkat çekerek, “Çobanımızı kurda kuşa yedirmeden yetiştiricimizi korumaya çalışıyoruz” dedi. Öztürk, etteki sıkıntının küçükbaşın teşvik edilmesiyle giderilebileceğini kaydetti. Maden ocaklarının doğayı tahrip ederken, hayvancılığı de tehdit ettiğini söyleyen Öztürk, “Ocaklar bitkiler üzerinde toz bırakır. Bizler o alanlarda hayvancılık yapamayız. Bir kişiye verilen ocak tüm bölgeyi olumsuz etkiliyor” dedi.

"Hayvancılık lokomotif sektör"
Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Musa Toros, et ithalatının ülke hayvancılığını geriye götürdüğünü kaydetti. Dövizdeki artışla yem fiyatlarının da arttığına işaret eden Toros, “Yem girdilerinin ucuzlaması için üreticinin desteklenmesi gereklidir” dedi. Hayvancılığın dünyada lokomotif sektör olduğunu kaydeden Toros, “Hayvancılığın olmadığı, üretimin olmadığı ve tüketimin olmadığı bir coğrafya yoktur. Avrupa’da desteklemelerin büyük bir bölümü hayvancılığa verilmektedir” diye konuştu.

“Sağlıklı envanterimiz yok”
Antalya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Türkiye’de hayvan sayısının bilinmediğini söyleyerek, “Takılan küpeler düşüyor. Hayvanlarla ilgili elimizde sağlıklı envanter yok. Kayıtların düzgün tutulması lazım. Küpe yerine çip sistemine geçildiğinde bu sorun çözülecektir. Et fiyatlarının düşmesi için öncelikle envanterin düzgün tutulması gerekli” diye konuştu. Türkiye’nin kaba yemde yetersiz olduğunu söyleyen Ayhan, “Ülkemiz coğrafyasına uygun yeni ırklar geliştirilmeli” dedi.

“Sokak arasında kesim yapmayın”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’ndan Fatih Alkan, Soğuksu ve Yeşilbahçe pazarları, Kömürcüler Antalya Hayvan Borsası ile Demre ve Serik kesimhanelerinde kurban kesiminin yapılacağını duyurdu. Alkan, havaların sıcak olduğunu, hastalıklara davetiye çıkarmamak için ev ve sokak arasında hayvan kesiminin yapılmamasını istedi.
ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlığında düzenlenen toplantıya Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Musa Toros, Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, ATB 5. Meslek Komitesi Başkanı Ufuk İngeç, Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ATB üyeleri, kamu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 16:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






DOMOTEX Turkey, 2023 senesinde Antalya’da düzenlenecek

Önümüzdeki 7 yılda büyüme istikrarını sürdürerek 65 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedefleyen global halı ve zemin kaplama sektörünün Türkiye ve Orta Doğu’daki en büyük buluşması olan DOMOTEX Turkey, Gaziantep OFM’nin deprem yardımlarında lojistik üs olarak değerlendirilmesi nedeniyle bu yıl için turizmin başkenti Antalya’ya taşınıyor. 10-13 Temmuz 2023 tarihleri arasında, ANFAŞ Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek fuarın ana teması “Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm” olacak.

Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Annika Klar, "DOMOTEX Turkey, 2023'te  düzenlenebileceği için çok heyecanlıyız" dedi. Hannover Fairs Turkey, 2023 yılında gerçekleşecek etkinlikle, Türk ve Orta Doğu halı ve zemin kaplamaları sektörünün yoğun talebine de yanıt veriyor. 

DOMOTEX etkinliklerinin dünya çapındaki Global Direktörü Sonia Wedell-Castellano, "Etkinliğe olan ilgi çok büyük" dedi. Halı ve zemin kaplamaları sektörünün lider firmalarına ev sahipliği yapacak olan fuara Türkiye, Orta Doğu, Türki Cumhuriyetler, ABD ve Hindistan'dan alıcıların yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. Geçen yıl 200’ü aşkın firmanın katıldığı ve 103 ülkeden 18.000’den fazla ziyaretçinin takip ettiği fuarda; İran ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülkeden firma katılımcı olarak yerlerini alacaklar.

Turizmin Başkenti Antalya’da gerçekleşecek

2023 senesinde, Türkiye turizminin başkenti Antalya’da gerçekleşecek DOMOTEX Turkey fuarı Antalya’nın fuara sağlayacağı katma değer ile gücüne güç katacak. Yerli ve uluslararası havayolları ile birçok destinasyona direk uçuş sağlamakta olan Antalya havalimanının, otellere ve fuar alanına yakın mesafede olması fuar ziyaretçileri için bir avantaj olurken; havaalanına Avrupa, Türkî Cumhuriyetler ve Ortadoğu'dan 200'ün üzerinde şehirden, direkt veya bağlantılı olarak 250'nin üzerinde sefer bulunması sebebiyle fuarın bir çok ülkeden ziyaretçiye ev sahipliği yapması bekleniyor. Hem İstanbul-Antalya arası düzenli olarak 20'den fazla tarifeli seferin hem de diğer şehirlerden düzenli direkt seferlerin bulunması sayesinde; DOMOTEX Turkey Türkiye’nin dört bir yanından da ziyaret edilebilecek.

Sektörün yeniliklerine ev sahipliği yapıyor 

2021 yılında makine halısı ticaretini yüzde 21,9 büyüterek 2,7 milyar dolar seviyelerine ulaştıran Türkiye, dinamik üretim potansiyeli ile her geçen gün ihracat rakamlarını artırarak ilerlerken; DOMOTEX Turkey de halı ve zemin kaplamaları sektörünü bir araya getirerek sektörünün gelişimine ve küresel büyüklüğüne katkıda bulunuyor. Fuarda yer alacak katılımcı firmalar makine halıları ve kilimleri; el yapımı halılar ve kilimler, tekstil zemin kaplamaları (duvardan duvara); esnek zemin kaplamaları, laminant, ahşap ve parke; elyaf, iplik ve dokuma kumaşlar; döşeme, temizleme ve uygulama teknolojileri; yapay çim ve spor zeminlerin yanı sıra makine ve zemin uygulama ve teknolojilerini de Antalya’da sergileyecek. DOMOTEX Turkey ’in 2022 yılında gerçekleşen organizasyonunda sergilenen ürünlerin büyük bir çoğunluğu sürdürülebilir ve doğa dostu yapıda bulunurken, fuarın 2023 Temmuz ayında gerçekleşecek versiyonunda da “Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm” teması güçlü bir şekilde işlenecek.  Fuarda geçtiğimiz yıl ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği çevreci teknolojilerle üretilmiş, yeni nesil ve doğa dostu ürünlerin daha çok öne çıkması planlanıyor. -FASELİS BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 14:47:49
Son Düzenlenme Tarihi :





7 türde 50 çeşit tohumu 16 ülkeye ihraç ediyor

Antalya’da 20 dönüm örtü altı alanda yıllık 50 bin paket tohum üretimi yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Ali Uzun, 7 türde 50 çeşit tohumu 16 ülkeye ihraç ediyor. Uzun, “Antalya’da ilerleyen yıllarda seralarda belki de yemek için domates üretilmeyecek. Tamamen tohumluk üretilecek. Çünkü biz tohumluk ü..

Antalya’da 20 dönüm örtü altı alanda yıllık 50 bin paket tohum üretimi yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Ali Uzun, 7 türde 50 çeşit tohumu 16 ülkeye ihraç ediyor. Uzun, “Antalya’da ilerleyen yıllarda seralarda belki de yemek için domates üretilmeyecek. Tamamen tohumluk üretilecek. Çünkü biz tohumluk ürettiğimiz zaman birim alandan 10 katı daha fazla kazanabiliriz. Bunu bugün günümüzde Hindistan başarmış durumda. Sektörümüze teşvik alabilirsek hem istihdama katkıda bulunuruz hem de ülkemizin ihracatına katkıda bulunuruz” dedi.

Sezonun ilk sebze tohumu
Sezonunun ilk sebze tohumunu çıkardıklarını kaydeden Uzun, “2023 bahar sezonunun ilk tohumunu çıkardık, kurutuyoruz. İlk tohum pembe domates çeşidimiz. Tohumu güz ve bahar olmak üzere yılda iki defa dikiyoruz. Şubat ve Mart ayında dikmiş olduğumuz ürünler, Temmuz 15’e kadar olgunlaşıyor. Olgunlaşmasını beklediğimiz domatesleri daha sonra topluyoruz ve tohumunu çıkarıyoruz. 150 çeşit deniyoruz iki çeşit çıkarıyoruz. Hastalıklara, pazara dayanıklı olanları ve verimli olanları tespit ediyoruz. Onlar çeşit olmaya hak kazanıyorlar. Kurutuyoruz ve gelecek sezon için siparişe hazır hale getiriyoruz” şeklinde konuştu.

Hibrit tohumda adet satış
Hibrit tohumculukta adetle satışların yapıldığını dile getiren Uzun, şunları söyledi: “7 tür ürün üzerinde çalışıyoruz domates, biber, patlıcan, salatalık, kabak, kavun ve karpuz. Domateste bin adet tohum 3 ile 6 gr arasında değişir. Hibrit tohum genelde adetle satılır. Satış rakamları oturak ve tarla çeşitleri paket fiyatı 300 ile 500 TL arasında sera çeşitleri de 2 bin TL ile 3 bin TL arasında ortalama satışı yapılıyor.”

Kendimize ve dünyaya yetiyoruz
Uzun, “Dışardan tohum almazsak da kendimize yetiyoruz. 1 milyon 300 bin ton tohumluk üretiyor ülkemiz. Tarla bitkileri, sebze, sera olmak üzere. Ülke olarak ihtiyacımız bu kadar. Bundan 20 yıl önce 200 bin tonlardaydı, çok hızlı gelişme gösterdik. Tohumculukta çok yanlış bir algı var. Türkiye tohumda dışa bağımlı değil. Biz üretimde ilk 10’dayız. Hedef kitlemiz; Rusya, Kafkasya, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Azerbaycan ve yakın Avrupa. Türkiye kendine yetmesi bizim için bir başarı değil, biz kendimize de yetmeliyiz bizden başka 20 ülkeye de yetebilecek potansiyelimiz var. Sebze konusunda Antalya bunu üretebilecek potansiyele sahip” dedi.

Tohum Vadisi
Tohum Vadisi adında bir projesinin olduğunu belirten Uzun, "Türkiye’de tohumcular dağınık yerlerde. Her birinin AR-GE tesisi var. Biz organize tohumculuk sanayi bölgesi adında devletimiz bize hazine arazisinden 500 yada bin dekar alan tahsis ederse 5-10 dekar alanları tohumcularımıza verilirse orada AR-GE yapabilirler. Topluca bir AR-GE alanımız olur. Bu teknolojiler çok hızlı gelişiyor ve değişiyor. Organize tohumculuk sanayi bölgemiz olursa dışardan gelen müşterilerimize yerinde hizmet veririz" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 11:28:03
Son Düzenlenme Tarihi :