SON DAKİKA
header-ad

Öğrencilerden köy okuluna kütüphane

Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü Okul Aile Birliğinin önderliğinde yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları çerçevesinde Gökçam Köy İlkokuluna kütüphane yapıldı.
Geleneksel hale getirilen Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü Bahar Şenliği’nden elde edilen gelir ile her yıl bir sosyal sorumlul..

Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü Okul Aile Birliğinin önderliğinde yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları çerçevesinde Gökçam Köy İlkokuluna kütüphane yapıldı.
Geleneksel hale getirilen Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü Bahar Şenliği’nden elde edilen gelir ile her yıl bir sosyal sorumluluk çalışması yürütülüyor. Konyaaltı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan görüşmeler sonucunda mevcut halinde kütüphanesi olmayan Gökçam İlkokuluna kütüphane yapılmasına karar verildi.
Tüm tefrişatı, fiziksel yapısı yenilenen kütüphanede ilkokulun öğrencileri hem kitap okuyabilecek hem de dersleriyle ilgili araştırmalar yapabilecek.
Konyaaltı İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Fatma Özdoğan, öğrencilere hitap ettiği konuşmasında, "İlçemizin küçük bir köy okuluna güzel bir hizmet sunmuşsunuz" diyerek projede emeği geçenlere ve okul aile birliğine teşekkür etti.
Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü Müdür Yardımcısı Bahadır Koyuncu da eğitime katkı sağlamak adına böyle bir proje başlattıklarına dikkat çekerek, "Bu süreçte sağolsun Şube Müdürümüz Fatma Hanım’ın desteği oldu. Katkı sağlayan herkese ve özellikle Okul Aile Birliğimize çok teşekkür ediyorum" dedi.
Açılışa, Bahçeşehir Koleji Konyaaltı Kampüsü öğretmen ve öğrencileri, Okul Aile Birliği üyeleri ve Gökçam İlkokulu öğretmen ve öğrencileri de katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.17 19:28:05
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Vekili Özdemir çocuklarla kreşte buluştu

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir kreşlerinde eğitim gören çocuklarla bir araya geldi. Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında Antalya merkez ve ilçelerinde hizmet veren kreşlerin ailelerden yoğun ilgi gördüğünü kaydetti.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, okul öncesi eğitimde kaliteli, güvenli ve çağdaş bir ortam sunmayı sürdürüyor. Her çocuğa modern ve konforlu koşullarda nitelikli eğitim imkanı sağlamak amacıyla hizmet veren Büyükşehir Belediyesi’nin Gazipaşa’dan Kaş’a kadar uzanan 19 kreş ve gündüz bakımevinde çocuklar; eğitim ve sosyal gelişimi destekleyen, güvenli ve donanımlı ortamlarda öğrenim görüyor.
BAŞKAN VEKİLİ ÖZDEMİR MİNİK ÖĞRENCİLERİN ARASINDA
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de 100. Yıl Sedir Spor Kompleksi’nde bulunan kreşi ziyaret ederek çocuklarla bir araya geldi. Sınıfları gezip yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Özdemir, çocuklarla yakından ilgilenerek onların etkinliklerine eşlik etti. Kreşlerde verilen eğitimin çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Özdemir, belediye olarak ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Eğitimden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda hizmet veren kreşler, çocukların hem öğrenmesine hem de keyifli vakit geçirmesine olanak tanıyor.
ÇOCUKLAR İNTERAKTİF UYGULAMALARLA TAKİP EDİLEBİLİYOR
Çocuğu Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Cam Piramit Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde 5 yaş grubunda eğitim gören veli Hatice Bozyar Kırbaş, “Her sabah kızımızı kreşe bıraktıktan sonra onu neşeli ve mutlu görmek bizi çok rahatlatıyor. Sağlık çalışanı olduğum için eşimle birlikte nöbet usulü çalışıyoruz. Bu nedenle okulun güvenlik sistemi ve teknolojiyi etkin kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Uygulama üzerinden çocuğumuzun beslenmesinden günlük sağlık durumuna kadar düzenli bilgilendirme yapılması içimizi rahatlatıyor” diyerek memnuniyetini dile getirdi. 
VELİLERDEN BÜYÜKŞEHİR’İN KREŞLERİNE TAM NOT
Velilerden Gülizar Solak ise “Çocuklarımız hafta sonu tatilde oldukları zaman bile okula gitmek istediklerini heyecanla söylüyor. Gün içinde yaptıkları etkinlikleri bizimle paylaşmaları ve bizi de bu etkinliklere dâhil etmek istemeleri çok kıymetli. Burası gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kurum. Çocuğumu nasıl anneme güvenle bırakabiliyorsam, buraya da aynı huzurla emanet edebiliyorum. Gün sonunda çocuğumu mutlu bir şekilde teslim almak ise bize büyük bir güven ve mutluluk veriyor” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.12 13:14:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Define avcıları tarihi eser bulamayınca taklit eser üretiyorlar

Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, tarihi eser kaçakçılığını vatana büyük bir ihanet olarak değerlendirdiğini söyledi.
Türkiye ve komşu ülkelerde antik çağlar boyunca yaşamış medeniyetlerin bıraktığı kültürel mirasa ait eserlerden bazılarının özellikle Osmanlı Devleti’nin son döneminden itibaren değişik suç işleme teknikleri kullanılmak suretiyle çalınarak yurt dışına kaçırıldığını söyleyen USKAD Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, “Ekonomik yönden ticari bir mal olarak kabul edilen kültür varlıkları; tarihi ve kültürel mekânlardan, sit alanlarından, ören yerlerinden, müzelerden, dinsel yapılardan, arkeolojik kazı alanlarından, koleksiyonculardan ve müzayede salonlarından çalınmış ve yurt dışına kaçırılmıştır” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığı vatana ihanettir
Eser kaçakçılığının vatana ihanet olduğuna dikkat çeken Karabayram, “Eserini satan vatanını satar” açıklamalarının bazı çevrelerce ağır ve abartılı olarak görülse de, bu ifadelerle anlatmak istediklerini ve kaçakçılık faaliyetlerinin nelere sebep olduğunu şu şekilde açıkladı:
“Tarihi eser kaçakçılığını iki sınıfa ayırarak değerlendirebiliriz. Bunlar, meraklı define avcıları ve bu faaliyetleri ticaret amaçlı yapan ve terör örgütleri ile bağlantılı gruplardır. Define meraklısı bilinçsiz grupların faaliyetleri sonucunda yıllardır birçok arkeolojik alan ve eser büyük tahribatlara uğratılmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle bilinçli ticari faaliyet amacıyla yapılan tarihi eser kaçakçılığının ülkenin güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne olumsuz anlamda tesir edebilecek birçok sonuçları ortaya çıkardığı görülmektedir. Yakın tarihlerdeki coğrafi komşularımızdan birisi olan ABD’nin operasyonunda Irak’ta İslami döneme ait eşsiz eserler ve müzeler tarumar edilip terör örgütleri tarafından yağmalanmıştır. Bu durum öyle bir boyuta ulaştı ki, özellikle terör örgütleri yağmaladıkları tarihi eserleri ticari bir hamle olarak kullandı ve elde edilen gelirler özellikle ülkemize karşı ekonomik ve silah gücü olarak kullanıldı. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki terör örgütleri tarihi eser kaçakçılığından önemli ölçüde beslenmektedir. Yine son yıllarda Suriye’de yaşanan iç savaş/karışıklık neticesinde Suriye kültür varlıklarının birbirleri ile savaşan gruplar tarafından yağmalandığı, yaşanan siyasi otorite boşluğu, savaş ve kargaşa ortamının Suriye topraklarında kültür varlığı yağmasına yol açarak eserlerin birçoğunun tahribatı kalanların ise çalıntı ve ticari faaliyetler sonucu terör örgütlerine ekonomik katkı sağlamasına sebep olduğu görülmüştür.”

"Devletimiz mücadele ediyor"
Türkiye’de kaçakçılık faaliyetlerine bilinçli ya da bilinçsiz şekilde dahil olan herkesin bu yapılan definecilik ve yağmacılığın büyük felaketlere çanak tutmak olacağını bilmesi gerektiğine dikkat çeken Karabayram, "Ülkemizin bu konuda, 1973 yılında yürürlüğe giren 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu’ndan itibaren 1983 ve 2004’te kapsamı daha da geliştirilen ve değiştirilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe konularak kültür varlıklarının korunması çalışmaları sürekli olarak devam etmiştir. Özellikle son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığımız ve Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğümüzün özverili çalışmaları ve kaçırılan eserlerimizin ülkemize geri kazandırılmasında gösterilen çabalar takdire şayandır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın İç İşleri Bakanlığı ve bağlı polis/jandarma birimleri ile iş birliği içinde planladığı ve sürdürdüğü bu çalışmalar başarılı bir şekilde devam ettiği sürece, bu konuda atılan adımlara vatandaşların da bilinçlendirilmesi ve destek vermesi teşvik edilirse, ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan kaçakçılık ve yağmacılık faaliyetlerinin son bulacağını umuyor ve gönülden inanıyorum” dedi.

"Gerçeğini bulamayınca taklidini üretiyorlar"
Definecilerin altın arama maceralarında boşluğa kürek sallayarak olmayacak hayaller peşinde birçok yapıyı tahrip ettiğini dile getiren Karabayram, define merakının kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Definecilerin altın bulma arzusunun, kumar oynayanların kazanma arzusuyla aynı olduğunu aktaran Karabayram, define avcılarının kazı başkanlarının düzenlediği panel ve sempozyumları kaçırmadıklarını söyledi. Bu kişilerin panellere katılma nedeninin bilimsel bilgi elde etmek olmadığını dile getiren Karabayram, katılış amaçlarının panelde verileri ve bölgeleri öğrenerek daha rahat kazı yapmak olduğunu kaydetti. Kaçakçıların dolandırıcılık yöntemi olarak gerçek eserleri yağmalama ve ticaretini yapma arzusunun yanında, taş üzerine belirli eskitme teknikleri ile orijinal eserlerin kopyalarını yaparak vatandaşları dolandırdıkları durumlarla da sıklıkla karşılaşıldığını söyleyerek, "Ayrıca, define avcıları define ve tarihi eser bulamadıkları durumlarda da taklit eser üretiyorlar. Bu da bir hastalık biçimidir” ifadelerine yer verdi.
Karabayram, son olarak internet sitelerinde definecilik faaliyetlerini özendiren ve teşvik eden paylaşım alanlarının kısıtlanmasının bu duruma çözüm olabilecek diğer bir husus olduğunu belirterek, internet sitelerinde yer alan detektör ve benzeri makine ve ekipmanların satışına kısıtlanma getirilerek gerekli önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 11:26:10
Son Düzenlenme Tarihi :