SON DAKİKA
header-ad

Denizde çocuklarını kurtarmak isteyen baba yaşamını yitirdi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde denizde akıntıya kapılan çocuklarını kurtarmak isterken boğulma tehlikesi geçiren baba, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Alınan bilgiye göre, serinlemek için denize giren çocuklar bir süre sonra akıntıya kapıldı. Çocuklarının suda çırpındığını gören Abdulbaki Ulutaş (42), denize girerek onları kıyıya çıkarmak istedi. Ulutaş, o sırada akıntıya kapıldı. Çevredeki vatandaşların çabası ile baba ve çocuklar kurtarıldı. Bölgeye sahil güvenlik ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Durumu kötü olan baba Ulutaş, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından ambulansla Samandağ Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Ulutaş, hastanedeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı, çocuklarının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 21:53:53
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Konya’da başlayan karı-koca kavgası Antalya’da trafik kazası ile son buldu

Konya’dan otomobille Antalya’ya gitmekte olan karı-koca arasında ailevi sebeplerle başlayan tartışma, kazayla son buldu. Güvenlik kamerasına yansıyan kazadan burunları kanamadan kurtulan çiftin tartışması, jandarmanın gelmesiyle son buldu. Aracı kullanan kadının kocasının elini ısırdığı, bu sırada..

Konya’dan otomobille Antalya’ya gitmekte olan karı-koca arasında ailevi sebeplerle başlayan tartışma, kazayla son buldu. Güvenlik kamerasına yansıyan kazadan burunları kanamadan kurtulan çiftin tartışması, jandarmanın gelmesiyle son buldu. Aracı kullanan kadının kocasının elini ısırdığı, bu sırada kocanın da el frenini çekmesiyle kazanın gerçekleştiği belirtildi.
Edinilen bilgiye göre, Antalya’da ikamet etmekte olan ve memleketleri Konya’ya giden G.S.I. isimli kadın ve ismi öğrenilemeyen eşi arasında ailevi nedenlerden dolayı tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından çift, Antalya’daki evlerine gelmek üzere bir yakınlarının otomobilini alarak yola çıktı. Yolda tartışmaya devam eden çift, Alanya-Manavgat D-400 Karayolu Tekandız mevkiinde kadının kullandığı aracın yoldan çıkması sonucu kaza yaptı. Kazayı yara almadan atlatan çift, görgü tanıklarının beyanına göre araçtan indikten sonra da tartışmaya devam etti. Eşinin yanından ayrılan kadın, yoldan geçen araçlara aldırış etmeksizin hızla yolun karşısına geçerken araçlar için tehlike oluşturdu.
Çift arasındaki tartışmanın Tekandız mevkiine geldiğinde had safhaya ulaştığı, erkeğin kadının kaza yapma ihtimaliyle direksiyonu tutmak istediği, bu sırada eşinin elini ısırması üzerine el frenini çektiği ve aracın dönerek yoldan çıktığı belirtildi. Çift arasındaki tartışma olay yerine trafik ve jandarma ekiplerinin gelmesiyle son bulurken, çifti görüntü alan basın mensubunu da tehdit ederek görüntü almasını engellemeye çalıştı.
Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, genç kadının kullandığı aracın yolun solunda seyir halindeyken bir anda tozu dumana katarak sağ şeride yönelip yoldan çıktığı, bu sırada yoldaki birçok aracın kaza tehlikesi atlattığı görüldü. Çiftin araçtan çıktıktan sonraki tartışmaları da güvenlik kamerasında yer aldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 16:41:59
Son Düzenlenme Tarihi :





İbrahim Koç yeni nesile en güzel mirası bırakıyor

İbrahim Koç Toros Gazetesi muhabiri Esin Kümbetlioğlu ile özel bir söyleşi gerçekleştirdi. İbrahim Koç gazeteci Esin Kümbetlioğlu’na imzaladığı kitabını ve kendi bestelerini seslendirdiği iki albüm, toplam 32 Türküden oluşan CD hediye etti.

İşte o özel söyleşi...


Paha biçilemez eserler bırakıyor
Eski Antalya, Kepez ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi, Büyükşehir Belediyesi Eski Başkan Velkili ve eski İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı, mevcut Antalya İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyelerinden sanatçı, yazar, şair İbrahim Koç yeni nesile paha biçilemez eserler bırakmaya devam ediyor.
Müzikten hiç para kazanmadığını, böyle bir amacının da olmadığını belirten İbrahim Koç, müzikle uğraşmanın beden ve ruh sağlığına iyi geldiğini söylüyor. 
Koç, duygu ve düşüncelerini kısaca şöyle ifade etti: “Müzikle uğraşmanın, türkülerle sevişmenin beden ve ruh sağlımız için ne kadar önemli bir zenginlik olduğunu biraz geç anladım. Türküler bana iyi geliyordu ve ben artık bana iyi gelen şeyler yapmalıydım. Ben şair değilim. Böyle bir kaygım ve iddiam hiç olmadı. Şiir basit bir iş değil. Siparişle olacak iş hiç değil… Yazdıklarım şiir değil türkü sözüdür. İçimden geldi yazdım, içimden geldi türkü formunda besteler yaptım ve bu besteleri havalandırdım, çaldım, söyledim ve paylaştım. Bestelerimi bir kitapta toplama fikri torunlarıma miras bırakma düşüncesinden doğdu. Torunlarıma maddi değeri olan şeyler dışında manevi değeri olan kültürel mirasımı hatıra bırakmak istedim.  Kitap ile bazı akrabalarıma, arkadaşlarıma, dostlarıma, sevenlerime ve müzikseverlere ulaşabileceğimi de düşündüm. Evde tek mikrofonla ve kendi yaptığım amatör kayıtlarla bestelerimin bir bölümünü iki CD’ye kaydedip çoğalttım. Müzikten hiç para kazanmadım. Kitap ve CD’lerimi satmıyor, hediye ediyorum.  Bu çabalarımın son durağı ‘İbrahim Koç Türküleri Konseri’ düşüncesi oldu.” 

“Torunlarıma miras bırakmak istiyorum”
Koç sözlerine devam ederken; “Manavgat’ın Ahmetler Köyünde okuma yazma bilmeyen bir ana-baba büyüttü ve okuttu beni. Şimdi ikisi de yok. Gerçek sevginin resmi kalbimizde yaşayan ana babalar, evlatlar ve torunlardır. Hayat çok kısa ve son nefes ne zaman verilir bilinmez. İki dedemi de görmedim. Adını aldığım ana dedemin lakabı ve adı “Kemaneci Halil İbrahim”miş. Nüfus kayıtlarında dedemin adı İbrahim olarak yer alıyor. İbrahim’e Halil eklemesi Halil İbrahim sofrası bereketi yakıştırmasından olsa gerek. Dedemden ne kemanesi kaldı, ne bir söz, ne bir türkü ne de bir görüntü… Sadece adı bana kaldı. İki oğlum var ve ikisi de bekâr… Yani henüz torunlarım yok. Belki onları göremeden ölürüm. Dedemden bana kalmayan manevi değerleri torunlarıma hatıra bırakmayı düşündüm. Belki türkü formundaki bestelerimden türküye dönüşenler olur. Belki torunlarımdan birisi müzisyen olur ve dedesinden kalan türküleri söyler” şeklinde açıklama yaptı. 

Kadim kültürümüzün en önemli öğesinin Türk Halk Müziği olduğuna dikkat çeken İbrahim Koç, duygularını şöyle ifade etti: “Nesilden nesile ozanlar âşıklar ve mahalli müzisyenler tarafından günümüze kadar korunarak aktarılmıştır.  Bu kültürün genç kuşaklara aktarılması, öğretilmesi ve korunması büyük önem teşkil etmektedir. Türk Halk Müziğinin asıl yaratıcılarını her ne kadar tanımasak da aslında âşıklar ozanlar ve yerel müzisyenlerin de bizlerden biri olduğu unutulmamalıdır. Türkü yakıcılar diye tabir edilen kişiler bulundukları coğrafi bölgenin müzikal karakteristiğine uygun eserler üreterek kendi çevrelerindeki halkın beğenisine sunarlar. Halk gerçekten de o eserlerde kendine ait bir şeyler olduğunu hissederse benimser, sahip çıkar ve bağrına basar.”

İbrahim KOÇ Kimdir?
5 Nisan 1958’de Antalya Manavgat Ahmet Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde orta ve lise tahsilini ise Manavgat’ta yaptı. 
Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Askerliğini yedek subay olarak yaptı. 
1984- 2000 yılları arasında Antalya’da serbest inşaat mühendisi olarak proje, taahhüt ve müteahhitlik yaptı. 
1992- 2002 yılları arasında 9 yıl İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanlığı yaptı. 2012-2020 yılları arasında başkanlığını yaptığı İMO’da danışman olarak da hizmet verdi.
2000-2011 yılları arasında yapı denetim firması kurucu ortağı, yönetim kurulu başkanlığı ve yapı denetçisi olarak çalıştı. 
Çeşitli vakıf, kooperatif ve derneklerde yöneticilik yaptı. 1999 - 2004 yılları arasında Antalya Kepez ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu. 
Anadolu Üniversitesi AÖF Hukuk Bölümü Adalet ön lisans bölümünden 2017 yılında Yüksek Onur Öğrencisi olan İbrahim Koç, çeşitli alanlarda uzmanlık, sertifika ve belge sahibidir.

Esin KÜMBETLİOĞLU
ÖZEL HABER

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.08 11:13:44
Son Düzenlenme Tarihi :