SON DAKİKA
header-ad

Deprem mezarlığı yardımsever İspanyolların yüreklerini burktu

Yardım amacıyla İspanya’dan depremin vurduğu Hatay’a gelen Teressa, deprem mezarlığında duygusal anlar yaşadı. Binlerce mezar arasında Teressa’yı, arkadaşı Olga sarılarak sakinleştirdi.
6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 il içinde en büyük yıkım Hatay’da yaşandı. Depremle birlikte yerle bir olan Hatay’a dünyanın dört bir yanından yardım geldi. İspanyol Teressa, Olga ve Hügo da Olvidados isimli yardım derneği adına Hatay’a yardım ulaştırdılar. Reyhanlı ilçesinden Antakya’ya seyahat halindeyken Narlıca Mahallesin’deki deprem mezarlığını ziyaret eden yardımsever İspanyollar, burada dua etti. Binlerce mezar arasında duygusal anlar anlar yaşayan Teressa’yı sakinleştirmek de arkadaşı Olga’ya düştü. İspanyol Olga’nın bir mezar başında ağlayan arkadaşını sarılarak sakinleştirdiği anlar hüzünlendirdi.
İspanyol kafileye rehberlik yapan Mahmut Güllü, “Depremden bir iki hafta sonra geldiler. İş vasıtasıyla tanıştık. Ben de misafirlerimize rehberlik ediyorum. 1-2 ay kadar kaldılar burada sağ olsunlar yardım ettiler. Çadırları geziyorlar tek tek ve eksik olanları tamamlamaya çalışıyorlar. 1 ay kadar İspanya’ya gidip yeniden döndüler. Eksiklikleri tespit ettikleri ailelere erzakları yetiştirmeye çalışıyorlar. Antakya’ya gidiyorduk, mezarlığı gördüler ve durup dua etmek istediler. Sağ olsunlar tekrardan teşekkür etmek istiyorum, Teressa’ya, Olga’ya ve Hügo kardeşime de teşekkür ediyorum. Emin olun, tüm samimiyetimle söylüyorum bizden bir farkları yoktur” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 21:56:13
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Süslü kadınlar, bisiklet farkındalığı için pedal çevirdi

Her yıl 16 ile 22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası kutlamaları çerçevesinde, Türkiye’nin çeşitli illerinde eş zamanlı olarak ‘Süslü kadınlar bisiklet turu’ etkinlikleri düzenlendi. Mersin’de bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak ve kadının kamusal alanda daha fazla görünür olmasını sağlamak için, Özgecan Aslan Barış Meydanında toplanarak bisiklet süren kadınlara, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi personeli de destek verdi.
Kadınları bisiklet sürmeye özendirmek ve vatandaşları bireysel araçlar yerine alternatif ulaşım metotlarıyla seyahat etmeye teşvik etmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, süslü kadınlar bisikletlerini toplumsal farkındalık oluşturmak için sürdü. Özgecan Aslan Barış Meydanından başlayan bisiklet turunda, kadınlar sırasıyla belirlenen güzergahta yer alan duraklara uğradı ve Özgecan Aslan Barış Meydanına geri dönerek turlarını tamamladı.

“Kadınlar sokağa çıkarsa dünya değişir”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın Aile Hizmetleri Daire Başkanlığında Kadın Şube Müdürü olarak görev yapan Edibe Sahil, “Bugün burada kadınların sosyal hayata katılımını, bisiklet kullanmasını, çevre duyarlılığını vurgulayacak bir etkinlik yapıyoruz. Süslü kadınlar bisiklet turu 10 yılı aşkın süredir düzenleniyor ve belediyemiz her yıl bunun destekçisi. Burada üretici kadın stantları açıyor ve organizasyona destek oluyoruz. Kadınlarla beraber aynı güzergahta bisiklet sürerek bir farkındalık çalışması yapıyoruz” dedi. Etkinliğin kadın ve çevre ana temalı önemli bir etkinlik olduğunu da vurgulayan Sahil, “Kadınların sokağa çıkması, bisiklet sürmesi, arabalardan uzaklaşıp bisiklete yönelmesi ve çevre duyarlılığını vurgulamak için bu etkinliği yapıyoruz. Çünkü kadınlar sokağa çıkarsa dünya değişir. Biz bunu biliyoruz ve o yüzden bugün buradayız” diye konuştu.
Etkinliğin, dünyanın en renkli ve en güçlü global kadın hareketlerinden biri olduğunu vurgulayan turun Mersin organizatörü Ebru Petek Budur, “Bu hareket, 2013 yılından itibaren Avrupa Hareketlilik Haftası bünyesinde sürdürülebilir ve aktif ulaşım konularına dikkat çekmek üzere yapılıyor. Otomobilsiz kentler gününde, kadınların toplumda dilediği gibi görünür olmasının yanı sıra bisikletle birlikte daha görünür olmasını ve toplumun bisikletli ulaşımına yönelik saygı kazandırılmasına olanak sağlıyor. Ayrıca iklim krizine dikkat çekmek için karbon salınımın atmosfere yayılması gibi ekonomiden sağlığa, sosyal faydaya kadar çok önemli amaçları içinde barındırıyor” ifadelerini kullandı.

“Etkinlik, kentin kültürel ve sosyal mirasına değerli bir imza bırakıyor”
Süslü kadınlar bisiklet turunu yapmaya başlayan 6. şehrin Mersin olduğunu ve 2015’ten beri her sene yapıldığını vurgulayan Budur, “Mersin Büyükşehir Belediyesinin de destekleriyle süslü kadınlar bisiklet turunu yapıyoruz. Bu da kentin hem kültürel hem de sosyal mirasına, geleceğine çok değerli bir imza bırakıyor. Yıllar içerisinde gündelik yaşamlarında bisiklet kullanmayı alışkanlık edinen kadın sayısında çok büyük bir artış gözleniyor. Bisikletli kadının sokakta görünür olması aynı zamanda diğer erkeklerin, kadınların ve çocukların bisiklet kullanmaları için çok önemli bir rol model de oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Etkinlikle insanlara kadından çevre duyarlılığına kadar birçok mesaj verdiklerini kaydeden Handan Dündar, “İnsanlara vermek istediğimiz birinci mesaj, kadınların özgürlüğü. Kendi başlarına bir şeyler başarabilmeleri, kendi ayaklarının üzerinde durmaları. Ama bunun kadar değerli ikinci bir farkındalığımız arabaların egzozundan, çevreye verdiği zarardan dünyayı kurtarıp bisiklete binmek. Hem spor yapmak, hem de çevreyi düşünerek hareket etmek” dedi. Etkinliğin yıllar önce İzmir’de başladığını ve Türkiye’ye yayıldığının altını çizen Dündar, “Yayıldığı bütün büyük şehirlerden küçük ilçelere kadar artık bütün kadınlar kendini göstermeye başladı. Bu işin farkındalığı arttı. Bu çok güzel bir şey. Artık insanlar, kadınlar, erkekler, herkes işe giderken bile bisiklet kullanıyor” diye konuştu.

“Kadın bisikletlilere farkındalık için böyle bir gün kutluyoruz”
Etkinliğe katılan kadınlardan Pınar Kayacan da etkinliğin 200’den fazla ülkede her yıl kutlandığını belirterek, “Kadın bisikletlilerin ve bisikletin farkındalığını göstermek için böyle bir gün kutluyoruz. Tüm kadınlar en süslü ve en güzel halleriyle bisiklet sürebilirler. Böyle işe de gidebilirler. Olaya sadece spor olarak bakmıyoruz. Mersin’in güzel kadınları olarak hepimiz bir arada toplandık. Biz 250-300 kişiye yakın kadın olarak bu gruptayız. Her sene bunu kutluyoruz. Farkındalığı vurgulamak için bisiklet sürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Profesyonel bisiklet sürücüsü Esen Çay ise “Bisikletlilerin trafikte de var olduğunu göstermek amacıyla ve özellikle kadınların böyle süslenip işe de gidebileceğini göstermek amacıyla, trafikte var olmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesinin Mersin’de önemli ve güzel etkinlikler yaptığını düşündüğünü ifade eden ekleyen Çay, “Bu tip sosyal etkinlikler eminim Türkiye’nin birçok yerinde oluyordur. Ama biz Mersin’de yaşayanlar için çok güzel etkinliklere imza atıldığını düşünüyorum. Kadınlara verdiği değer konusunda Vahap Seçer başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Eminim ki birçok kadın bizim yerimizde olmak istiyordur” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.19 20:14:27
Son Düzenlenme Tarihi :





ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetlerde kadınların rolü ve işlevlerini temel alan “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konusu ele alındı. ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Türkiye bir afet ülkesidir. Afetlerde kadınların dezavantajlı duruma düşmemesi için afetlerden ders çıkarmalıyız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.

"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.

"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 13:39:07
Son Düzenlenme Tarihi :