KÖYLÜNÜN SUYUNA SAYAÇ BAĞLANDI YAŞAM MALİYETİ ARTTI
Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğinde Kırsal Mahalleler Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde online düzenlenenen toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya, Antalya Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk konuşmacı olarak katıldı.
Ali Ekber Yıldırım, mahalleye dönüştürülen köy ve beldelere belirli şartları sağlamak ve başvuru yapmak koşuluyla tekrar kırsal mahalle olma hakkı getirildiğini ancak düzenlemeyi kamuoyunun yeterince bilmediğini, konuya açıklık getirmek için böyle bir toplantının düzenlediğini kaydetti. Antalya’nın birçok konuda olduğu gibi bu konuda da öncülük ettiğini söyleyen Yıldırım, toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etti.
ESKİ KÖYE YENİ STATÜ
ATB Başkanı Ali Çandır, kır kent eşgüdümünü artırmak, kırsalda altyapı ve donanım hizmetlerini geliştirmek, kırsala mali kaynak aktarmak, kırsalın refahını artırmak ve tersine göç yaratmak gibi hedeflerle çıkarılan 6360 Sayılı Yasa ile İl Özel İdaresi ve köylerin tüzel kişiliklerinin ortadan kaldırıldığını, köyleri ilgilendiren konularda muhtarlıkların dava açma ve davaya katılma haklarının ortadan kaldırıldığını, köylerin başta tarım arazileri ve meraları olmak üzere gayrimenkullerinin belediyelere devredildiğini hatırlattı. Yasanın çıktığı dönemde Borsa olarak 640 km sahile sahip olan Antalya gibi illerde, ilçelere hizmet götürmenin zorluğu, hizmetlerin aksayacağı, kaynakların telef olacağı, hatta köylerde yaşayan insanların tavuk bile besleyemeyeceğini belirttiklerini anımsatan Çandır, “Ama söylemlerimiz karşılık bulmadı” dedi. Çandır, “Bugün eski köye yeni pozisyon, statü kazandırma gibi bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi kırsal mahalle statüsü getiriliyor. Bu olabilir mi, nasıl oluru konunun uzmanlarından dinlemek istiyoruz" diye konuştu.
KÖYLÜNÜN SUYUNA SAYAÇ BAĞLANDI
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, köyleri mahalleye dönüştüren 6360 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası çıkmadan önce Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı iken bir toplantı düzenleyerek yasanın sakıncalarını dile getirdiklerini anlattı. Antalya’nın turizmde olduğu kadar tarımda da lider bir kent olduğunu, köylerin mahallelere dönüştürülmesinin tarıma ve kırsal yaşama zarar verdiğini kaydeden Başkan Böcek, “Yasadan sonra köylünün suyuna sayaç bağladı, su bedelli hale geldi. Yasa kırsalda yaşamanın maliyetini artırdı” dedi. Böcek, şimdi yasadan geri adım atılarak mahalleye dönüştürülen köy ve beldelere başvuru yapmak koşuluyla kırsal mahalle olma hakkı tanıdığını belirtirken, muhtarlıkların kırsal mahalle olmak için başvuruda bulunmasını istedi. Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerelden kalkınma hedefiyle kırsalda yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi.
BİR GECEDE KÖYDEN MAHALLEYE
Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, 6360 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası’na bin yıllardır sürdürülen köy kültürünün ortadan kaldırılması, mülkiyet haklarının ortadan kaldırılması gibi gibi nedenlerle daha başından itibaren karşı çıktığını anlatırken, yasayı çıkaranların büyük bölümünün de yasadan haberi olmadığını söyledi. Gülçubuk, 2012’de bir gecede 16 bin 220 köy ve 1053 kasabanın bir gecede mahalleye dönüştürüldüğüne dikkat çekti.
KIRSAL NÜFUS AZALDI
Yasanın uygulandığı 30 büyükşehire yönelik anket çalışması yaptıklarını bildiren Gülçubuk, “Hiçbirinden yasanın olumlu geri dönüşünü almadık” dedi. 2011’de kırsal nüfus toplam nüfusun yüzde 23.2’si iken, 2020’de yüzde 7’ye düştüğüne dikkat çeken Gülçubuk, “Gelinen noktada kır nüfusu azaldı, kentleşme arttı, kırda oturan kentli arttı, kentte yeni kır sınıfı ortaya çıktı. Kırsalda yaşamanın maliyeti arttı. Kırsalda yaşam maliyeti artınca yeni göç dalgasıyla karşı karşıya kaldık” diye konuştu. Gülçubuk, büyükşehirlerin bütçesiyle bütün köylere hizmet götürmesinin zorluğunu da vurguladı.
KÖYE DÖNÜŞ İÇİN IŞIK
Yeni düzenleme ile mahallelere kırsal mahalle olmanın yolunun açıldığını belirten Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, “Kırsal mahalle olan yerleşim alanları, vergi, su bedeli ve bazı harçlardan muaf olacak veya indirim uygulanacak. Emlak vergisinden muaf olacak, bu yerlerde ticari sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa, arazi için emlak vergisi yüzde 50 indirimli uygulanacak. Bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlar alınmayacak, alınması gereken diğer vergi, harç ve harcamalara katılma payları yüzde 50 indirimli uygulanacak. Bu düzenlemeden kırsaldaki bütün mahalleler yararlanmalı. Bunun için muhtarlıkların başvurusu gerekli” diye konuştu. Gülçubuk, kırsal mahalleye dönüşen yerlere büyükşehir belediyesinin hizmet götürmeye devam edeceğini vurguladı. Mahallelerin kırsal mahalle statüsü almak için önce ilçe belediyelerine başvurması gerektiğini, ilçe meclisinden alınacak kararın ardından konunun büyükşehir belediye meclisine geleceğini söyleyen Gülçubuk, “Meclis 90 gün içinde başvuruya yanıt vermeli. Şimdiye kadar yapılan başvuruların yüzde 85-90’ı olumlu sonuçlandı. Belediyeler kırsal mahalleye dönüşümü kolaylaştırmalı” dedi.
BAŞKANLARA ÖNERİ
Gülçubuk, belediye başkanının tarıma verdiği önemin bu dönemdeki önemine dikkat çekti. Belediyelerde kırsal meclis ya da kırsal kalkınma konseyi oluşturulabileceğini, köylere ait taşınmazların dokunmaması ve halk yararına kullanılmasını, çiftçiye üretim maliyetini düşürecek katkılarda bulunabileceklerini söyleyen Gülçubuk, kırsalda üretilen ürünlerin katma değerini artırıcı girişimlerde bulunulması, kırsala altyapı hizmetlerinin düzenli götürülmesi, kentteki sosyal olanakların kırsala taşınması gibi hizmetler yapılabileceğini söyledi.
KÖY MALLARININ TEKRAR KAZANIMI İÇİN DAVA FORMÜLÜ
Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya, Antalya’nın üretimin ve tarımın merkezi olduğunu belirtirken, yasadan en çok kendi bölgelerinin etkilendiğini söyledi. “Tarımı göz ardı edemeyiz. Biz köylüye destek olmalıyız ki üretsinler” diyen Kocakaya, yasanın çıkmasıyla belediyelere devredilen köyün ortak mal ve mülkleri tekrar alabilmeleri için hukuki sürece bakıp, bu konudaki davalara öncülük edebileceklerini söyledi.
KÖYLÜLERİN MALINI VERİRKEN SIKINTI YAŞIYORUZ
Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, köylerin mahalleye çevrilmesinin başından beri yanlış bir karar olduğunu söyledi. Genç, belediyeye geçen köy mallarını kooperatiflere vermek istediklerini ancak Satıştay ile karşı karşıya kaldıklarını bildirdi. İlçede 12 mahallenin kırsal mahalle olmak için başvurduğunu, belediye meclisinden taleplerin onaylandığını bildiren Genç, “Tarım ve hayvancılığı ilçemizde nasıl geliştiririz bununla ilgili ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Üreticiyi koruma yönünde kararlar alıyoruz” dedi.
2 KOYUNLA GEÇİNEN KÖYLÜ FATURALARLA BAŞ EDEMEZ
Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp, köyden mahalleye dönüştürülen köylerde üretimin aksadığını belirtirken, “Komşusunun şikayet ettiği bir besiciye çevre kirliliği nedeniyle ceza kesiliyor. Böyle bir ortamda kırsaldakiler besicilik yapıp, sütümüzü yoğurdumuzu üretebilir mi?” diye sordu. Yasa ile kırsalda yaşayanların bir çok vergi ve harçla karşı karşıya kaldığını anlatan Alp, “Toroslarda 2 koyunla geçinen köylü faturalarla nasıl baş edecek. Köyler kırsal mahalle olarak da olsa korunmalı. Tarımı kesinlikle kucaklamalıyız, köylümüzü yok saymamalıyız. Köylü bugün, yarın, yarından sonra da lazım. Yasa tekrar ele alınmalı. Buradan sesleniyorum, muhtarlarımız kırsal mahalle olmak için mutlaka başvuruda bulunsun” diye konuştu.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.11 21:55:25
Son Düzenlenme Tarihi :
Cildinizi sonbahara 10 adımda hazırlayın
Esasında yılın her mevsimi cilt bakımı için önemlidir. Ancak özellikle sonbahar aylarında cilt sağlığımız için bakım rutininde çok daha hassas davranmamız gerekir. Bunun nedeni ise yaşam rutinimizdeki değişiklikler, sert esen rüzgârlar, soğuk havalar ve düşük nem oranlarının cildimizi kuru ve gergin hale getirmesidir.
Medline Adana Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, uzun ve sıcak yaz aylarında kızgın güneşin kuruttuğu, deniz tuzu ve klorun yıprattığı cildin ihtiyaç duyduğu bakımı yapabilmek için sonbahar aylarını bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uzman Dr. Kükürt, önümüzdeki aylarda yaşanması muhtemel cilt sorunlarının önüne geçmek için yapılabilecek adımları şu şekilde sıraladı:
1- İlk adım cilt temizliği
Cilt bakımı rutinindeki ilk adım her zaman temizlik olmalı. Cilt tipinize uygun bir ürün ile cildinizi temizleyerek sonbahar için iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Sabun veya alkol içerikli cilt temizleme jeli yerine makyaj temizleme sütü veya köpük formundaki ürünleri kullanın. Eğer çok kuru bir cildiniz var ise önlem olarak temizleyici ürünlerden yağ bazlı olanları tercih edin. Özellikle akşamları yatıştırıcı etkiye sahip çift uygulama yapmanız oldukça faydalı olacaktır.
2- Cildinizi nemli tutun
Vücut normal şartlarda kendi nemini dengelemeye çalışır. Ancak bu durum havaların sertleştiği dönemlerde yeterli olmayabilir. Bu nedenle soğuk ve rüzgarlı havalarda cildinizin nem dengesini koruyun. Bunun için kullanacağınız nemlendirici ürünler içerisinden, losyon, süt, krem, serum, balm gibi seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz. Ancak bunlar arasından seçeceğiniz ürün mutlaka cilt tipinize uygun olmalı. Vücut için kullandığınız body butter, nemlendirici yağ vb. ürünleriniz de varsa bunları kesinlikle yüzünüz için kullanmayın.
3- Çok sıcak duş almayın
Günün yorgunluğunu atmak için rahatlatıcı bir sıcak duş veya banyo yapmak her zaman iyi bir fikirdir. Ancak bunun cilt üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Çünkü sıcak suyla yapılan duş cildinizi kurutur ve doğal yağlarını temizleyebilir. Bu nedenle duşta çok fazla kalmayın ve ılık suyu tercih edin.
4- Sonbahar güneşinden korunun
Halk arasında genellikle cildi yaz güneşinden korumanın yeterli olduğu gibi yanlış bir algı bulunur. Oysa ki güneşin zararlı UV ışınları yıl boyunca cilt sağlığını tehdit eder. Bu nedenle dışarıya çıkacağınız zaman güneş kaynaklı leke görünümüne maruz kalmamak için cildinizi zararlı UVA-UVB ışınlarından koruyacak en az 30 SPF koruma faktörü içeren güneş kremi sürün.
5- Beslenmenize özen gösterin
Neredeyse her biri antioksidan deposu olan sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek metabolizmayı birçok hastalığa karşı korurken cildin yenilenmesine de büyük katkı sunar. Bu nedenle özellikle, C-E-A ve B vitaminlerini doğal yollardan almaya özen göstermek cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir. Ayrıca, kuru ciltlerin çokça ihtiyaç duyduğu yağ dengesine kavuşması için Omega-3 ve selenyum içeren deniz mahsullerini bol miktarda tüketmeyi de ihmal etmeyin.
6- Düzenli spor yapın
Sağlıklı olmanın yollarından biri de hareketli bir yaşam tarzını benimsemekten geçer. Bundan dolayı düzenli spor veya egzersiz yapmak büyük önem taşır. Özellikle açık havada yapılan bu tarz aktiviteler metabolizmanın kan dolaşımını hızlandırıp, cildin daha ışıltılı görünmesine yardımcı olur.
7- Bol su içmeyi ihmal etmeyin
İnsan metabolizmasının yaklaşık yüzde 60‘ı sudan oluşur. Cildimiz kuruduğunda kırışıklıklar oluşmaya, sarkmalar gelişmeye başlar. Cildin bu duruma karşı olan maruziyetini en aza indirmek için neme, dolayısıyla suya ihtiyaç vardır. Bu nedenle susamasanız dahi günde en az 2 buçuk litre su tüketmeniz gerekir.
8- Sigarada uzak durun
Sigaranın içinde bulunan zift ve nikotin gibi zararlı maddeler damarlarda daralmaya sebep olurlar. Bunun sonucunda damarların işlevinin bozulması ise cilt kuruluğuna, kırışıklık ve deride renk değişimlerine neden olurken erken yaşlanmaya da davetiye çıkartır. Bu nedenle sigara tüketimine son verilmesi önemlidir.
9- Uykunuza dikkat edin
Uyku sırasında fiziksel ve zihinsel dinlenme süreci gerçekleşir. Ancak uyku esnasında bu süreçlerin yanı sıra fiziksel yenilenmeler de yaşanır. Kaliteli bir uykuda metabolizmanın cilde esneklik kazandıran kolajen üretimi artar ve nem dengesi korunmuş olur. Az ve yetersiz bir uykuda ise vücudun su dengesini bozulur ve kırışıklık oluşumu başlar.
10- Dudaklarınızı unutmayın
Sonbaharda gelişen hava şartları dudaklar üzerinde de olumsuz etkiler gösterir. Böyle durumlarda dudakların çatlayıp yara halini almaması için nemlendirici ürünlere başvurmak gerekir. Bunlar arasında ise seçebileceğiniz lip balmdan, dudak yağlarına, kremlerden dudak maskelerine kadar cildinizi sonbaharın olumsuz etkilerinden koruyacak pek çok üründen birini seçebilirsiniz.

