SON DAKİKA
header-ad

Isparta Belediyesi atıl arazileri güneş enerjisi santrallerine dönüştürdü

Isparta Belediyesi, Senirce köyü ovalarının tepelerine Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurmaya devam ediyor. Daha önce bu bölgede hizmete alınan 5,6 MW’lık GES yatırımının ardından 1.2 MW’lık GES yatırımı daha devreye alındı. Isparta Belediyesi’nin GES yatırımları ISBAŞ Fabrikası’nın çatısına kurulan 1 MW’lık GES ile birlikte toplam 7,8 MW’ye ulaşmış oldu.
Isparta Belediyesi, Senirce köyü ovalarının tepelerinde atıl durumdaki arazileri adeta güneş tarlalarına dönüştürüyor. Daha önce Isparta Belediyesi tarafından Senirce ovalarının tepelerine kurulan 5,6 MW’lık Güneş Enerjisi Santrali devreye alınmış, elektrik üretimine başlanmıştı. Şimdi de aynı bölgeye 1,2 MW’lık GES kuruldu, 7,2 MW’lık GES için de hafriyat çalışmaları gerçekleştirildi. Böylelikle Isparta Belediyesi, Senirce ovalarının tepelerine toplamda 14 MW’lık GES kurmuş ve elektrik üretimi gerçekleştirmiş olacak. ISBAŞ Fabrikası’nın çatısına kurulan ve devreye alınan 1 MW’lık GES ile birlikte belediyenin toplam GES yatırımı kısa süre içerisinde 15 MW’ye ulaşmış olacak.
1,2 MW’lık GES santralinin devreye alınması dolayısıyla tören düzenlendi. Törene Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti İl Başkanı Serkan Keskin ve parti teşkilatı ile belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 2022 yılının Ağustos ayında 5,6 MW’lık GES’in açılışını yaptıklarını, şimdi de 1,2 MW’lık GES yatırımını devreye aldıklarını söyledi.
GES yatırımlarının çok önemli hizmet olduğunu belirtti. Başkan Başdeğirmen, 1,2 MW’lık GES yatırımını daha devreye aldıklarını ifade ederek, “GES yatırımları hem günümüze hem geleceğimize hizmet edecek yatırımlardır. Bizim belediye başkanlığımız bir gün bitecek. Biz gittikten sonra yeni gelen ekibin çok daha rahat bir şekilde yatırım yapabilmesi, şehrimize daha farklı güzellikler yapabilmesi için önemli bir kaynak olacak. Şu anda bizim belediyemizin aylık ortalama 16 milyon lira elektrik gideri var. Bu da yıllık 200 milyon lira gibi bir rakam yapıyor. Yüce Rabbimizin vermiş olduğu karşılığında hiçbir şey ödemediğimiz güneşten istifade ederek şehrimize 200 milyonluk yatırımı sağlayabilirsek, bu yatırım çocuklarımızın geleceğine olan bir yatırım olacaktır. Bizden sonra görev alacak olan yeni yöneticilerin yapacağı güzel çalışmalara çok büyük destek verecek olan bir yatırımdır. Daha önce burada 5,6 MW’lık GES yatırımımızı birlikte açmıştık. Bugün 1,2 MW’lık daha açıyoruz. Bununla birlikte 6,8 MW oluyor. 1 MW’de ISBAŞ Fabrikamızın üzerine kurmuştuk. Oradan gelir etme elde etmeye başladık. Toplam 7,8 MW oldu. Burada 7,2 MW’lık GES kurmak için de hafriyat çalışmalarımızı tamamladık. Orayı da Kasım ayında tamamlamayı hedefliyoruz. Kasım ayında Isparta Belediyesi 15 MW Güneş Enerjisi Santraline ulaşmış olacak. Türkiye’ye örnek bir yatırım. Isparta’mız hayırlı olsun” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti İl Başkanı Serkan Keskin ve davetlilerle birlikte 1,2 MW’lık GES’in hizmete girmesi için butona bastı ve elektrik üretimini başlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.20 19:04:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Temizlik işçisi buldu, arkadaşı astı

Konyaaltı Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çöpten çıkardığı Türk Bayrağı, belediye personelinin balkonunda dalgalanıyor.

Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Pınarbaşı Mahallesi 739 Sokak’ta konteynerlerdeki çöpleri topladığı esnası çöpe atılmışTürk Bayrağı buldu. Turan Sağlam, Adnan Alagöz ve Mehmet Ali Koral’dan oluşan temizlik ekibi, çöp kamyonundan çıkardığı ay yıldızlı bayrağı alarak kamyona koydu. Bayrağı evini götürüp yıkayan işçilerden Adnan Alagöz, “Rutin çöp toplarken Türk Bayrağı’nın atılmış olduğunu gördük. Bayrağı öyle görünce çok üzüldük. Bu şekilde atılması canımızı çok sıktı, hepimiz onun altında yaşıyoruz. Bayrağı evime götürüp yıkadım. Ekip arkadaşım da evine asmak için bayrağı aldı” dedi.

İşçilerden Turan Sağlam, ay yıldızlı bayrağı evinin balkonuna astı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.05 10:06:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Sürdürülebilir Beslenme Sağlık Veriyor ve İsrafı Önlüyor

Dünya nüfusu 2000 yılından bu yana sürekli artıyor ve 2050 yılında da büyük bir artış öngörülüyor. Türkiye'nin nüfusunun da 2050 yılında 100 milyonu aşması bekleniyor. Bu hızlı nüfus artışı, insanları besleme, su temini, enerji sağlama gibi temel ihtiyaçların karşılanması konusunda büyük zorluklara neden oluyor. Artan insan nüfusunun tükettiği enerji gerek besinlere gerekse iklimlere zarar verebiliyor. Sürdürülebilir beslenme ile nüfusun artan gıda talebi karşılanabiliyor. 
Akdeniz beslenme biçimi, Nordik diyeti, Çift piramit diyeti, vegan ve vejeteryan diyetlerle sürdürülebilir beslenme biçimleri karbon ve su ayak izini düşürmeye katkı sağlıyor. 
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, sürdürülebilir beslenmenin faydalarını ve yöntemlerini anlattı.
Artan nüfus gıda talebini artırıyor
Artan insan nüfusu, gıda talebini artırmakta ve gıda endüstrisini daha verimli olmaya yönlendirmektedir. Son 10 yılda gıda endüstrisindeki yenilikler ve gelişen teknolojiler, daha fazla gıda üretimi ve sürdürülebilirlik için önemli adımlar atılmıştır. Gıda endüstrisindeki yenilikler ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, artan nüfusun beslenmesini karşılamak ve çevresel etkileri azaltmak için önemli adımlardır. Ancak, daha fazla çalışma ve yatırım gerekmektedir, çünkü nüfus artışıyla birlikte gıda güvencesi ve sürdürülebilirlik konularında hala önemli zorluklar vardır. Artan insan nüfusunun iklim ve çevreye etkisi oldukça büyük bir endişe kaynağıdır. Nüfus artışı, daha fazla enerji, su ve gıda talebi demektir, bu da doğal kaynakların aşırı kullanımına ve çevresel baskılara yol açmaktadır. Bu durum ekosistem hizmetlerinin azalmasına ve doğal kaynakların tükenmesine neden olabilir.
Sürdürülebilir beslenmenin farklı çeşitleri bulunuyor
Artan insan nüfusuyla birlikte iklim değişikliği, çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi gibi sorunlarla mücadele etmek için sürdürülebilirlik odaklı politikalar ve çözümler gerekmektedir. Bu çözümlerden biri de sürdürülebilir beslenme çeşitleri olabilmektedir.
Sürdürülebilir beslenme çeşitleri;
Akdeniz beslenme tipi; taze gıdalar ve doymamış yağlar tüketilir. İşlenmiş ve paketli gıdaları tüketim oranı düşüktür. Ülkemiz için en uygun seçenek Akdeniz beslenme modeli olarak belirlenmiştir. Sürdürülebilir diyetlere çok kültürlü bir yaklaşım ile yerli veya yerel gıda sistemlerini anlayarak, gıdalar ve diyetlerle ilgili kültürel bilgideki çeşitliliği korumak için de fırsatlar sunabilmektedir. Aynı zamanda, yemek ve kültüre ilişkin geleneksel bilginin korunmasının önemini de gündeme getirmektedir. 
Ekolojik ayak izi bakımından beslenme modelleri incelendiğinde, Akdeniz diyetinin diğerlerine göre azot, karbon, su ve enerji ayak izinin daha küçük olması, dünyamızın sağlığına daha az olumsuz etki gösteren sürdürülebilir bir beslenme modeli olarak görülmektedir.
Nordik diyeti; İskandinav ülkeleri olan Danimarka, Finlandiya, Norveç, İzlanda, İsveç gibi ülkelerdeki geleneksel yeme biçimi Nordik diyetine dayanmaktadır. Akdeniz diyeti ile benzerlik göstermektedir. Zeytinyağı yerine kanola yağı kullanılması Akdeniz diyetinden en önemli farkıdır.
Çift piramit diyeti; klasik besin piramidinin yani Akdeniz beslenmesinin yanına besinlerin ekolojik ayak izleri sınıflandırılmaktadır. Hem bireysel hem de ekosistem açısından yeterli olacak besinleri göstermektedir.
Vegan ve Vejetaryen diyetler; kırmızı et, tavuk, balık veya peynir gibi hayvansal kaynaklı besinlerin elimine edildiği diyetlerdir.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yürütülen “Live Well Plate for Low Impact Food in Europe” (LIFE) projesi’ne göre; sürdürülebilir bir diyetin 6 temel ilkesi bulunmaktadır.
- Sebze ve meyve tüketimini artırmak
- Besin çeşitliliğini sağlamak
- Et tüketimini makul seviyelere indirmek
- Gıda israfını önlemek
- Sertifikalı gıda satın almak
- Şeker, şekerli içecekler, yağ, tuz ve tuz içeriği yüksek gıdaların tüketimini azaltmak.
Meyve sebze tüketiminde her zaman mevsiminde olanları tercih etmek, mümkünse pazarlardan alışveriş yapmak önem kazanmakta.
Her gün mor, kırmızı, turuncu, sarı, koyu yeşil, açık yeşil, beyaz olmak üzere 7 farklı renkte sebze ve meyve her gün tüketilmelidir.  6 yumruk sebze ve 2 yumruk kadar meyve günlük minimum tüketim olmalıdır.
Günde 1-2 su bardağı yoğurt veya kefir, haftada 1 kez kırmızı et, haftada 1 kez balık veya haftada 1 kez tavuk ana yemek olarak tercih edilebilir. Diğer günlerde protein ihtiyacı bezelye, barbunya, nohut, kuru fasulye veya börülce gibi bitkisel proteinlerden gelebilir ve sebzeler de haftada en az 2 gün ana yemek olabilir.
Bu temel ilkeler uygulandığında karbon ayak izi düşürülmekte ve sürdürülebilir bir beslenme şekliyle hem sağlığa hem de doğaya faydalı olunabilmekte.
* MEMORİAL BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 15:42:28
Son Düzenlenme Tarihi :