SON DAKİKA

logo

Böcek ve Bahar kapışıyor mu ?

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar, dün yapılan meclis toplantısında yaptığı konuşmada Antalya’nın trafik sorununa dikkat çekti.

ERKİN ÖZGÜNSÜR- Başkan Ali Bahar,  meclis toplantısında yaptığı konuşmada “35. Grup (Taşımacılık) Meslek Komitesi Meclis üyesi Ayhan Yıldırım’ın kent trafiğinde artık kangren olmuş sorunları mayıs meclisinde dile getirdiğini kaydederek, “Komitemiz kararları doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanlığı ve Karayolları 13.Bölge müdürlüğüne gerekli yazıları yazılmıştır. Buna paralel birebir görüşmeler bizim tarafımızdan yapılmıştır” dedi.


BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN BU SIKINTIYLA İLGİLİ BİR PLANININ OLMADIĞINI ÖĞRENDİK

Başkan Ali Bahar, “bu sıkıntıyla ilgili büyükşehir belediyesinin maalesef hiçbir planının olmadığını, böyle bir sıkıntının gündeme dahi gelmediğini sözlü olarak öğrenmiş bulunmaktayız” derken bu konunun peşini bırakmayacaklarını söyledi.


MUHİTTİN BÖCEK’ NE DEDİ ?

Ulaşım konusunda yapılan ve yapılacak çalışmalarla ilgili düzenlediği basın toplantısı sonrasında Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e, ATSO Başkanı  Bahar’ın konuşmasını aktardım ve “Polemik  oluşmasın diye bu açıklamayı ve düşüncenizi basın toplantısında sormadım” ama şimdi bu açıklamaya karşı düşüncelerinizi merak ediyorum ? dedim.

Başkan Böcek, “Keşke sorsaydın, Ona güzel bir cevap verecektim” derken devamında, Başkan Bahar’ın bu açıklamasına “ASBAŞ’a yönetime giremediği için, ALDAŞ’a yönetime giremediği için” yorumunu yaptı ve  ATSO seçim sürecini hatırlattı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.21 15:32:34
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Depremzede çifte odunluktan çevrilme odayı 5 bin TL kiraya verip üzerine ikinci şoku yaşattılar

Kahramanmaraş merkezli depremde birçok yakınını kaybeden 3 çocuklu depremzede çift, deprem korkusu ile geldikleri Antalya’da ikinci hüsranı yaşadı. Çift, önce 5 bin TL ile kiraladıkları yerin odunluktan çevrilme olduğunu, ardından ise adresi kiraya veren kişinin evin sahibi olmadığını öğrendi. Ev sahibinin şikayeti üzerine 1 ay süre verilen çift bugün bir kez daha sokakta kalma ile karşı karşıya kaldı.
Kahramanmaraş merkezli depreme Hatay’ın Antakya ilçesinde yakalanan Sevcan Yıldırır ve Mehmet Yıldırır çifti, 3 çocukları ile birlikte depremden balkon kapısından çıkarak kurtuldu. Depremde evleri yıkılan ve enkaza dönen Sevcan Yıldırır, balkondan atladığı sırada ayağında çatlama meydan geldi. 3 gün deprem bölgesinde sığındıkları bir derme çatma yerde cenazeler ile birlikte kaldığını ifade eden çift, İstanbul’dan gelen yakınlarının kendilerini alması ile tedavi olmak için İstanbul’a gitti. Çocuklarının deprem korkusu ile psikolojisinin bozulduğunu belirten çift, 14 Mart’ta tekrar deprem korkusu ile güvenli gördükleri Antalya’ya taşındı. Çift, bir ilan sitesi üzerinden Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2308. Sokak üzerindeki ilanı gördü. Emlakçı ile iletişime geçen çift, 5 bin TL kira bedeli 5 bin TL’de emlakçı komisyonu göndererek evi kiraladı. Kiraladıkları alanın binaya ait odunluktan çevrilme olduğunu gören çift, tek göz odanın tadilatı için 15 bin TL’ye yakın masraf etti.
1 ay tek göz odada kalmaya devam eden çift, bu kez de adreslerine gelen tahliye tebligatı ile hüsran yaşadı. Adresin kendisinden habersiz kiraya verildiğini belirten ev sahibi çiftten evden çıkmalarını istedi. Ev sahibinin şikayeti üzerine 3 çocuklu aileye evden çıkması için 13 Nisan’a kadar süre verildi. Yaşadıkları karşısında depremden sonra bir kez daha sokakta kalma ile karşı karşıya kalan aile, kendilerine yardımcı olunmasını istedi.

"Cenazeler ile birlikte 3 gün aynı yerde kaldım”
Depreme uykuda yakalandıklarını belirten Sevcan Yıldırır, “Sarsıntı ile uyandık. Kaçamadık, ilk sarsıntıda yatağı siper aldık. Evin ön tarafı ve merdivenler ilk sarsıntıda yıkıldı. Merdiven boşluğunda birçok komşumuzu kaybettik. 3 çocuğum ile birlikte yatak odamda mahsur kaldım. Evin büyük bir kısmı yıkılmıştı, bizim sığındığımız kısım tam anlamıyla çökmemişti. Hemen yanımızda bulunan balkon kapısından atlayarak kurtulduk. Atladığım sırada benim ayağım çatladı. 3 gün dışarıda kaldık, yağmur yağıyordu, soğuk bir geceydi. Sonra sığındığımız yere cenazeler gelmeye başladı, cenazeler ile birlikte 3 gün aynı yerde kaldım” dedi.

"5 bin TL kira 5 bin TL de emlakçı komisyonu olarak ödeme yaptık"
Etraftan buldukları naylonları üzerlerine giyerek yağmurdan korunduklarını belirten Yıldırır, “Çocuklarım hayatlarında ilk defa ceset gördü, çok üzgünüz. Unutamıyoruz, o anlar sürekli rüyamıza giriyor. Bir süre sonra kardeşlerim gelerek beni İstanbul’a götürdü. Depremden iki gün önce hesaplarımda bulunan parayı çekmiştim, enkazda kaldı. Bir daha da bulamadım. 1 ay kadar İstanbul’da tedavi için kaldım. Depremden sonra çocuklarımın psikolojisi bozuldu, ben de deprem korkusu ile Antalya’ya taşınmaya karar verdim. Burada internette ilan sitesinde bu adresi gördüm. Emlakçı ile görüşerek anlaştık, çok güzel değildi ama geçici olarak barınabileceğimiz bir yerdi. Banka havalesi ile emlakçıya 10 bin TL para gönderdik. 5 bin TL kira 5 bin TL de emlakçı komisyonu olarak ödeme yaptık. 6 bin 500 TL’ye de nakliye parası vererek hayırseverlerin verdiği eşyaları getirdim” sözlerine yer verdi.

"Israrla çıkmamızı istedi, bir gün bile süre vermedi"
Evin içerisine tadilat için para harcadığını belirten Yıldırır, “Kapısını, lavabosunu, elektrik tesisatını yaptırdım. Eşyaların nakli de dâhil 30 bin TL masraf ettim. 1 ay olmadan evin boşaltılması yönünde tebligat gönderildi. Evi bir an önce boşatmamızı istiyorlar. Biz olayı araştırdık. Öğrendik ki kira kontratında ismi yazan kişi buranın sahibi değilmiş. Başvurularımıza hiçbir sonuç alamadık. Evin sahibine de ulaştık, biz indirim de talep etmiyoruz. Kirası neyse verelim, başka yer bulana kadar kalalım dedik ama kabul etmedi. Israrla çıkmamızı istedi, bir gün bile süre vermedi. Bu bizim burada son günümüz. Eşyalarımın tamamı muhtemele çöpe gidecek. Eşyalarımızı koyabilecek bir yerim yok. Ben 3 çocuğum ve eşimle parkta kalacağız. Hiçbir şekilde gidebilecek yerim yok” diye konuştu.

"Onlar şu an çok kara geçti, biz evin bütün eksiklerini tamamladık"
Emlakçıdan şikayetçi olduğunu belirten Yıldırır, “Şikayetimizi geri almamız durumunda 9 bin 800 TL geri ödeme yapacağını söyledi. Ama ben eve çok fazla masraf ettim. Onlar şu an çok kara geçti, biz evin eksiklerini tamamladık. Her şeyi bir sonraki kiradan düşeriz diye yaptırdılar, biz burayı yaşam alanı haline getirdik. Tuvaletin kapısı yoktu, mahrem alan yoktu. Burası zaten bir odadan oluşuyor. Bir mahremiyet yok. Kendi cebimizden para harcayarak eksiklerini tamamladık. Lavabo altında bir gider bile yoktu. Biz dolandırıldık, paramızı vermiyorlar. Çocuklarım ile birlikte parka yatacağız. Burası binanın odunluğu olarak yapılmış, burasının bir iskanı da yok. Kendine ait bir elektrik su saati de yok. Odunluğu boyamışlar, ev diye kiraya vermişler” açıklamasına yer verdi.

"Ben çocuklarımı Hatay’da sokakta yatırdım, bir daha yatırmak istemiyorum"
Yardımseverlerden çocukları için destek isteyen acılı anne Yıldırır, ”Ben çocuklarımı Hatay’da sokakta yatırdım, bir daha yatırmak istemiyorum. Burada başımıza gelmeyen kalmadı. Konteyner çıkarsa kendi memleketime gitmek istiyorum, orası kalkınırken ben de dokunmak istiyorum. Orada bir çiçek diksem kendi şehrim için faydadır, ayağa kalkacaksa bizim de elimiz değsin” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.14 12:09:02
Son Düzenlenme Tarihi :





“Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu”

Hem­şi­re­lik Fa­kül­te­sin­de Dünya İş Sağ­lı­ğı Günü do­la­yı­sıy­la “Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu” ele alın­dı.
Ak­de­niz Üni­ver­si­te­si Hem­şi­re­lik Fa­kül­te­sin­de Dünya İş Sağ­lı­ğı Gü­ven­li­ği Günü do­la­yı­sıy­la her yıl ge­le­nek­sel hale gelen bir far­kın­da­lık We­bi­na­rı dü­zen­len­di. Bu yıl Ulus­la­ra­ra­sı Ça­lış­ma Ör­gü­tü’nün be­lir­le­di­ği ‘Sağ­lık­lı ve gü­ven­li bir ça­lış­ma or­ta­mı temel bir hak­tır’ te­ma­sı­nın ele alın­dı­ğı top­lan­tı­nın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü Prof. Dr. Selma Öncel ya­par­ken Kum­lu­ca Sağ­lık Bi­lim­le­ri Fa­kül­te­sin­den Öğr. Gör. Seda Cansu Ye­ni­ğün “Hem­şi­re­li­ğin Gö­rün­me­yen Yönü: Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu” ko­nu­lu su­nu­mu­nu ger­çek­leş­tir­di.
İŞ YA­ŞA­MIN­DAKİ MOTİVAS­YON FAK­TÖR­LERİ
Her mes­lek­te tüm ça­lı­şan­lar açı­sın­dan ekip ar­ka­daş­la­rı­nın des­te­ği­nin ve ekip iş bir­li­ği­nin çok önem­li ol­du­ğu­nu be­lir­ten Prof. Dr. Selma Öncel bunun bi­rey­ler­de ça­lış­ma mo­ti­vas­yo­nu­nu ar­tır­dı­ğı­nı söy­le­di. İnsan­la­rın bir­lik­te ça­lış­tık­la­rı ki­şi­le­ri olum­lu veya olum­suz et­ki­le­me­si­nin bir­çok ne­de­ni ol­du­ğu­na vurgu yapan Prof. Dr. Öncel, bun­la­rın ba­şın­da de­ne­yim­siz­lik, kül­tü­rel fark­lı­lık­lar, ki­şi­lik özel­lik­le­ri, cin­si­yet fark­lı­lık­la­rı, yaş farkı, ast üst iliş­ki­le­ri, terfi alma şekli, eko­no­mik kay­gı­lar, li­ya­kat­sız ata­ma­lar, ça­lış­ma şart­la­rı­nın eşit şart­lar­da ol­ma­ma­sı gibi bir­çok fak­tö­rün gel­di­ği­ni ifade etti. Mes­lek has­ta­lık­la­rı açı­sın­dan bir ki­şi­den anam­nez alır­ken so­rul­ma­sı ge­re­ken ön­ce­lik­li so­ru­lar ol­du­ğu­nu be­lir­ten Prof. Dr. Öncel bu so­ru­la­rın ce­va­bı­nın ki­şi­de­ki dep­res­yon, stres, ank­si­ye­te, kaygı, öfke, yal­nız­lık, tü­ken­miş­lik, düşük ben­lik say­gı­sı vb. gibi du­rum­lar­da ne­le­re odak­lan­mak ge­rek­ti­ği­ni gös­ter­di­ği­ni söy­le­di.
NE­DEN­LER KO­NU­ŞUL­DU
Açı­lış ko­nuş­ma­sı­nın ar­dın­dan Kum­lu­ca Sağ­lık Bi­lim­le­ri Fa­kül­te­sin­den Öğr. Gör. Seda Cansu Ye­ni­ğün sunum baş­lı­ğı­nın an­la­mı­nı açık­la­ya­rak; Yen­geç Se­pe­ti kav­ra­mı­nın ilk kez Yazar Ni­notch­ka Rosca ta­ra­fın­dan dile ge­ti­ril­di­ği­ni, Fi­li­pin­ler’de yay­gın ola­rak kul­la­nıl­dı­ğı­nı ve kav­ra­mın “ben ya­pa­mı­yor­sam sen de ya­pa­maz­sın, ben ba­şa­ra­mı­yor­sam, sen de ba­şa­ra­maz­sın” an­la­mı­na gel­di­ği­ni ifade etti. Yen­geç Se­pe­ti Send­ro­mu­nun bi­rey­sel ve ör­güt­sel ne­den­le­ri­nin ol­du­ğu­nu söy­le­yen Ye­ni­ğün bi­rey­sel ne­den­le­ri­nin ba­şın­da kıs­kanç­lık, ha­set­lik, ben­lik, öz­gü­ven, korku ve kay­gı­nın gel­di­ği­ne ör­güt­sel ne­den­le­rin başın ise örgüt kül­tü­rü, örgüt ya­pı­sı, yö­ne­ti­ci tutum ve dav­ra­nı­şı­nın önem­li ol­du­ğu­na vurgu yaptı.
EKİP ÇA­LIŞ­MA­SI­NA VURGU
Ka­tı­lım­cı­la­rın ça­lış­ma or­ta­mın­da yen­geç se­pe­ti send­ro­mu ya­şa­ma du­ru­mu­nu sor­gu­la­ma­la­rı­nı sağ­la­yan Ye­ni­ğün bir­den çok yen­ge­cin bu­lun­du­ğu ko­va­dan kaç­ma­ya ça­lı­şa­nı yu­ka­rı itmek ye­ri­ne aşağı çeken yen­geç­ler­den ol­ma­mak ge­rek­ti­ği­ni, ilk adı­mın alan değil veren olmak ol­du­ğu­nu, şük­ran duy­ma­nın, olum­lu dü­şün­me­nin, kıs­kanç ol­ma­ma­nın, kar­şı­laş­tır­ma yap­ma­ma­nın, yar­gı­la­yı­cı ol­ma­ma­nın önem­li dav­ra­nış bi­çim­le­ri ol­du­ğu­na değdi. Ye­ni­ğün, o ko­va­dan bir kez çık­tı­ğı­nız­da, açık de­ni­zi keş­fet­me­niz sizin eli­niz­de, çev­re­niz­de­ki­le­ri yar­gı­la­ma­yın içi­niz­de­ki ateşi tu­tuş­tu­ran bir ışık ve ilham kay­na­ğı ola­rak görün di­ye­rek su­nu­mu­nu son­lan­dır­dı.
Fa­kül­te De­ka­nı Prof. Dr. Zey­nep Özer Seda Cansu Ye­ni­ğün’e ve ka­tı­lım­cı­la­ra te­şek­kür ede­rek bir­lik­te ekip üye­le­ri­nin sevgi, saygı, hoş­gö­rü için­de ça­lış­ma­sı­nın iten değil çeken ol­ma­sı­nın ger­çek ba­şa­rı­yı ya­ka­la­ma­da önem­li ol­du­ğu­nu söy­le­di. Daha sonra Ye­ni­gün’e te­şek­kür bel­ge­si tak­dim edil­di. -HBR.MRK.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.09 12:15:43
Son Düzenlenme Tarihi :