SON DAKİKA

logo

Türkiye’nin ilk turistik denizaltısı 18 bin turisti denizin altına indirecek

Antalya’da 6 yıl önce hizmete giren Türkiye’nin ilk turistik denizaltısının 1942 yılında batırılan Fransız savaş gemisi St. Didier batığına dalışları devam ediyor. Denizaltına dalışlara en çok Romanya ve Almanya’dan gelen turistler ilgi gösterirken, bu yıl 18 bin turistin Akdeniz’in derinliklerine..

Antalya’da 6 yıl önce hizmete giren Türkiye’nin ilk turistik denizaltısının 1942 yılında batırılan Fransız savaş gemisi St. Didier batığına dalışları devam ediyor. Denizaltına dalışlara en çok Romanya ve Almanya’dan gelen turistler ilgi gösterirken, bu yıl 18 bin turistin Akdeniz’in derinliklerine inmesi hedefleniyor.
2017 yılında hizmete giren turistik denizaltı, Kaleiçi Yat Limanı’ndan yerli ve yabancı turistleri Akdeniz’in derinliklerine indirmeye devam ediyor. Kaleiçi açıklarında 35 metre derinlikte bulunan 1942 yılında batırılan Fransız savaş gemisi St. Didier batığına dalışlar nisan ayı itibarıyla başladı. Her seferde azami 44 yolcu ile günde ortalama 4-5 dalış yapan ve her seferde yaklaşık 1 saat suyun altında kalan denizaltının seferlerine ilgi yoğun oldu. Diğer taraftan denizaltı ile birlikte derinliğe dalan 2 dalgıç, turistlere rehberlik ediyor. Bir yandan St. Didier batığını yakından gören, diğer taraftan dalgıçları gören turistler cep telefonlarıyla o anları görüntüledi. Diğer taraftan dalgıçların batık geminin üzerinde bulunan silahlarla turistlere gösteri de yaptı.
Nemo Primero, bu yıl 16 bin ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyor. Denizaltı ile dalışlara en çok Romanya ve Almanya’dan gelen turistler ilgi gösteriyor.

"30 metre derinlikte bulunuyor, 20 dakika denizaltında kalıyoruz"
Denizaltının 2015 yılında Türkiye’ye getirildiğini belirten kaptan Aycan Zağra, “2017 yılından bu yana turistik denizaltı dalışlarını gerçekleştiriyoruz. Gün içerisinde birçok dalışımız oluyor. Kapasitesi 44 kişidir, 2 tane de kaptan olarak görev yapıyoruz. Kaleiçi bölgesinden saat başlarında çıkarak 350 metre açıkta bulunan St. Didier batığına gidiyoruz. Sonra 20 metre dalıyoruz. Bizimle beraber 2 dalgıç gelerek yolcularımıza animasyonlar yapıyor. Batık gemi 110 metre uzunluğu var. 30 metre derinlikte bulunuyor, 20 dakika denizaltında kalıyoruz” dedi.

"Ekim ayı sonuna kadar dalışlarımız devam ediyor”
Bir seferin 45 dakika sürdüğünü belirten Zağra, “Bu yıl Almanya ve Romanya vatandaşlarının ağırlıklı olarak istekleri var. Bu yıl geçen yıllara oranla daha fazla kişiyi Akdeniz’in derinlikleri ile buluşturmak istiyoruz. Hedefimiz 18 bin kişidir. Nisan ayının başından Ekim ayı sonuna kadar dalışlarımız devam ediyor” diye konuştu.
Antalya’ya balayına gelen ve ilk kez denizaltına bindiğini belirten Eren Sağlam ise şu sözlere yer verdi:
“Gayet güzeldi, batığı da gördüm. Herkesin gelmesini görmesini tavsiye ederim, çok keyif aldım.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.22 16:40:22
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 11:10:06
Son Düzenlenme Tarihi :





Ojeli tırnaklarıyla oto yıkamacı oldu, hedefi daha çok kadın istihdamı

Antalya’da yaşayan Burçin Başol, 7 yıl önce arkadaşının tavsiyesiyle korku içinde devraldığı oto yıkama işini başarıyla yapıyor. Ojeli tırnaklarıyla oto yıkama, oto kuaför ve pasta cila işi yapan Başol’un en büyük hedefi ise iş yerini büyüterek daha fazla kadına istihdam sağlamak.
Muratpaşa il..

Antalya’da yaşayan Burçin Başol, 7 yıl önce arkadaşının tavsiyesiyle korku içinde devraldığı oto yıkama işini başarıyla yapıyor. Ojeli tırnaklarıyla oto yıkama, oto kuaför ve pasta cila işi yapan Başol’un en büyük hedefi ise iş yerini büyüterek daha fazla kadına istihdam sağlamak.
Muratpaşa ilçesinde 7 yıldır oto yıkamacı işleten 37 yaşındaki Burçin Başol, erkeklerin ağırlıklı olarak yaptığı oto yıkama, oto kuaför, pasta cila işini başarıyla yapıyor. Öğrenim hayatını yarıda bıraktıktan sonra çeşitli işlerde çalışan ve işletmecilik hakkında tecrübe sahibi olan Başol’a, 7 yıl önce bir arkadaşından oto yıkama işletmesini devir alması yönünde teklif geldi. Hiçbir bilgisi olmaması nedeniyle korka korka bu alana giren Başol, kendini geliştirdi ve işi öğrendi. ’Herkes arabasını yıkatıyor’ sloganı çerçevesinde 7 yıldır ojeli parmaklarıyla oto yıkama, oto kuaför ve pasta cila işi yapan Başol, girişimcilik yapmak isteyen kadınlara da örnek oluyor. Evdeki kadının temizliğini araçlara yansıtan Başol’un en büyük hedefi ise iş yerini büyüterek birçok kadına istihdam sağlayabilmek. Başol, ücretsiz vale sistemi ile de sektöre farlılık katıyor.

"Kendini geliştirdi"
Burçin Başol, eğitim hayatını yarıda bıraktığını ve küçük yaşlardan itibaren iş hayatına atıldığını söyledi. 7 sene önce bir arkadaşının tavsiyesi üzerine oto yıkama işletmesini korka korka devraldığını anlatan Başol, “Arkadaşım işletemediği için bana, ‘sen yaparsın’ diyerek devretti. Ben de ilk başlarda çok korktum, makineyi bilmiyorum, elektrik çarpar mı diye düşündüm. Ama hepsinin tekniğini öğrendim. 7 sene oldu vazgeçemedim. Kendimi bu alanda geliştirdim, sadece yıkama işine bağımlı kalmadım. Otomobillerin parlatılması, pasta seramik, folyo kaplama eğitimleri alıyorum. İşimi severek yapıyorum. İlk bu işi yapamayacağım diye içimde bir korku vardı. Çocukluğumdan beri arabalara ilgiliydim.7 sene içinde kendimi geliştirdim” dedi.

"Yıkadığıma inanamıyorlar"
Bugüne kadar yaptığı işlerin içinde kendisini en mutlu edenin oto yıkama sektörü olduğunu dile getiren Başol, “Gelen misafirlerimizin hepsi, ’Bu işletmenin sahibi siz misiniz, siz mi yıkıyorsunuz, inanamıyoruz’ diye güzel sözler söylüyorlar. Ben de doğru yolda olduğuma inanıyorum. Güzel olumlu tepkiler alıyorum. Bütün kadınlarımıza da tavsiye ediyorum. Zaten temizlik işi kadınlarındır. ‘Biz yapamayız, edemeyiz’ diye bir şey yok. Görüldüğü gibi tazyik tutabiliyorum, içi zaten ev temizliği gibi. Evi nasıl süpürüyorsak, arabanın içini o şekilde süpürüyoruz. Kadınların bu anlamda daha titiz olduğunu düşünüyorum. Kadınların bu işi yapmasını çok isterim. İşi kendiniz bilmiyorsanız zor bir iş. O nedenle ben kendim öğrendim. Sıkıntı olduğu zaman veya işler arttığı zaman yıkama yapıyorum. İki personelimiz var, benimle 3 kişiyiz. Patron olsam da çalışıyorum” diye konuştu.

"Daha çok kadına iş sağlamak istiyor"
En büyük hedefinin iş yerini daha da büyüterek sadece kadınların çalıştığı bir yer haline getirmek olduğunun altını çizen Başol, “Kadınlara özellikle aileleri, ‘Oto yıkamada çalışma, erkek işi o’ gibi şeyler söylüyorlar. Kadınların bu işi yapabileceğini göstermek istiyorum. Sloganım’ Herkes arabasını yıkatıyor’. Kadın müşterilerim çok mutlu oluyorlar. Geliyorlar, çay kahve içiyorlar, kadın olduğum için ekstra bir güven var. Bir kadının araçlarını yıkıyor olması çok hoşlarına gidiyor. Benim elimin değmediği arabaları bile müşteriye teslim edilmeden önce son kontrolünü yapıyorum” ifadelerine yer verdi.
Başol, vale sistemiyle iş yerlerinden kişinin aracını aldığı geriye ücretsiz şekilde bıraktıklarını sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 10:44:36
Son Düzenlenme Tarihi :