SON DAKİKA

Kepez Belediyesi’nde bayramlaşma töreni

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Kurban Bayramı öncesi personeliyle bayramlaşarak, sağlık, barış ve huzurlu bir bayram dileğinde bulundu.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, bayram sevincini ilk önce personeliyle paylaştı. Başkan Tütüncü, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlangıcı ola..

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Kurban Bayramı öncesi personeliyle bayramlaşarak, sağlık, barış ve huzurlu bir bayram dileğinde bulundu.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, bayram sevincini ilk önce personeliyle paylaştı. Başkan Tütüncü, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlangıcı olan son iş gününde belediye personeliyle bayramlaştı. Başkanlık makamındaki bayramlaşmaya, başkan yardımcıları, birim müdürleri ve belediye çalışanları katıldı. Başkan Tütüncü, belediye personelinin bayramlarının tek tek kutlayarak, aileleri ile beraber sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu. Başkan Tütüncü, bayramlaşmaya gelen personelin çocuklarına da oyuncak hediye etti.
"Manevi değerlerimiz"
Bayramların toplumda çok özel ve anlamlı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Tütüncü, “Milletimizi manevi iklimiyle saran, ortak bir ruhla kaynaştıran, özünde sevgi ve saygının, yardımlaşma ve dayanışmanın en yüce manasını bulduğu, millet olma şuurumuzu canlı tutan, birlik beraberlik ve kardeşlik duygularımızı pekiştiren ve asırlardır bizi birbirimize bağlayan manevi değerlerimizden olan bir Kurban Bayramı’nı daha hep birlikte karşılamanın mutluluğu ve heyecanı içindeyiz” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.23 13:48:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Uyku boşanmasının 5 faydası

Uyku boşanması yani daha iyi bir uyku için çiftlerin yataklarını ayırması, son yıllardaki gözde sağlıklı yaşam trendleri arasında dikkat çekiyor. Bu uygulamanın kalp sağlığına katkı sağlayabileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Uyku boşanması aslında çiftlerin daha iyi uyku ve daha sağlıklı bir yaşam için yataklarını ya da odalarını ayırması anlamına geliyor. Bu karar, ilk bakışta negatif bir çağrışım yapsa da uyku kalitesini iyileştirmesi ve ilişkideki gerilimi azaltması özellikleriyle popülerliğini artırıyor” dedi.

Özellikle farklı uyku alışkanlıklarına sahip çiftler arasında hızla yayılan bu trend pandemi döneminden bu yana adından sıklıkla bahsettiriyor. 2020’de ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, uyku boşanması uygulayan çiftlerin yüzde 59’unda uyku ve ilişki kalitesinin iyileştiğinden bahseden Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Aynı araştırmaya göre, partnerleriyle aynı yatağı paylaşan yetişkinlerin yüzde 75’i uyku kalitesinin düştüğünü belirtiyor. Örneğin, partnerlerden biri gece saatlerinde vakit geçirmeyi seviyorken diğeri sabah insanı olabilir. Ya da biri horluyorsa, diğeri uykusuz geceler geçirebilir. Bu nedenle her bireyin kendi uyku düzenini koruması kaliteli uykuyu, kaliteli uyku da beraberinde fiziksel ve ruhsal sağlığı getirir” dedi. 

 

Kalp sağlığını yakından ilgilendiriyor

Kaliteli uykunun sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Koylan, “Uyku ile kalp sağlığı arasında güçlü bir bağ var. Uykusuz kalındığında stres hormonları yükseliyor, tansiyon artıyor ve vücutta iltihaplanma ortaya çıkıyor. Bunların hepsi uzun vadede kalp hastalıkları riskini artırıyor. Uyku esnasında salgılanan bazı koruyucu maddeler ise bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Bu nedenle vücut direncimizi koruyabilmek için kaliteli bir uyku düzenine ihtiyacımız var. Ayrıca uykusuzluk, insülin direncine yol açıp Tip 2 diyabet riskini yükseltebiliyor, bu da unutmamak gerekir ki kalp hastalıklarının en önemli nedenlerinden biri. Uyku boşanması yani çiftlerin farklı yataklarda uyumayı tercih etmesi, daha kesintisiz ve derin uykuyu mümkün kılarak bu riskleri önemli ölçüde azaltabiliyor” şeklinde konuştu.

 

Prof. Dr. Nevrez Koylan, uyku boşanması uygulamasının genel sağlığa katkılarını sıraladı:

 

  1. Horlama, sürekli dönüp durma ya da farklı saatlerde yatma gibi partnerler arasındaki farklılıklar ortadan kalkar, kişilerin uykusu bölünmez.
  2. Kesintisiz ve kaliteli bir uyku, kalp-damar sağlığından bağışıklık sistemine, metabolizmadan zihinsel iyiliğe kadar vücudun birçok sistemine iyi gelir.
  3. Herkesin zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. Ayrı uyumak kişisel aran yaratır, çiftler arasında huzuru artırmaya yardımcı olur.
  4. İyi uyku, sabah daha dinç uyanmayı sağlayarak günün enerjik ve verimli geçmesini sağlar.
  5. Uykusuzluk yüzünden çıkan küçük tartışmalar azalır, ilişkideki gerginlik seviyesi düşer.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.08.18 10:25:23
Son Düzenlenme Tarihi :





Ramazan Sonrası Hazımsızlığa Dikkat!

Ramazan süresince yavaşlayan metabolizmanın, bayramda aşırı besin yüklemesine maruz kalması midede hazımsızlık, şişkinlik gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Uzman Diyetisyen Ebru Çağıl, bu rahatsızlıkların önüne geçmek için bayramda doğru beslenme yöntemlerini uygulamak ve özellikle zencefil ve zerdeçal içeren fitoterapötik takviyelerden destek almak gerektiğini vurguladı.

Ramazan ayı boyunca öğün sayısının daha az olması ve sindirim sisteminin günün belirli saatlerinde dinlendirilmesi sonucunda beslenme alışkanlıklarında değişiklikler meydana gelir. Bayramın gelişi ile bu beslenme alışkanlıkları eski düzene uyum sağlamaya çalışır. Özellikle oruç dönemini geride bırakırken bayram sofralarında yediklerimizin içerikleri yoğunlaşabiliyor.
Hamur işleri, tatlılar, yüksek yağlı besinler, meşrubat veya çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekler gün boyu misafirler eşliğinde tükettiklerimiz listesinde yerini alıyor. 

Uzman Diyetisyen Ebru Çağıl, Ramazan süresince dinlenen metabolizmamız zengin bayram sofralarında hızlı ve yoğun porsiyonlara maruz kaldığı için çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabildiğimizi söyledi. Hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim şikâyetlerinin en sık karşılaştığımız sorunlar olduğunu ifade eden Çağıl, “Bu rahatsızlıkların önüne geçmek için doğru beslenme modelini bulmak, hareket halinde olmak ve gerektiğinde tamamen bitkisel desteklerden faydalanmak gerekir” dedi.  

Beden sağlığının korunabilmesi için Ramazan sonrasında basit tedbirlerin yeterli olduğunu dile getiren Çağıl, şu önerilerde bulundu:

8 adımda doğru beslenme modeli
Oruç döneminden sonra gün içindeki öğün sayısını birden değil, kademeli olarak artırmakta fayda var. 
Bayramda sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlanmalı. 
2-3 ana öğün yapılabilir fakat öğünler tatlı, börek gibi bayramlık ikramlarla geçiştirilmemelidir. Gün içindeki tatlı, çerez gibi atıştırmalıklar sınırlı olmalıdır. 
Çay ve kahve ile kafein alımının en çok arttığı zamanlar bayram günleridir. Bunlar mutlaka şekersiz içilmeli ve sınırlı tüketilmelidir. Aksi takdirde mide yanması, mide ekşimesi gibi durumlar yaşanabilir. 
Bayramda bol su tüketilerek hem porsiyon kontrolü sağlanabilir hem de kafeinli içeceklerin alınması önlenebilir. Gündüz içilemeyen su tüketim alışkanlığı böylece tekrar kazandırılmış olur. 
Bayramın adından da anlaşılacağı gibi ‘’şeker’’ tüketimi normale göre fazla olabileceği için porsiyon kontrolü özellikle önem taşımaktadır. Tatlı seçimleri şerbetli tatlılardan yana değil, sütlü tatlılardan yana olmalıdır. 
Olabildiğince hareketli olmak, asansör yerine merdiven kullanmak, yürüyüş gibi aktiviteler metabolizma hızını artırmak ve daha sağlıklı sindirim düzeni için önemlidir. 
Özellikle ramazan sonrasında yiyeceklerin daha rahat sindirimi için çiğneme süresi artırılmalıdır.

Bayramda sindirim problemi yaşayanlar için doğal destekler
Uzm. Dyt. Ebru Çağıl, özellikle bayramda mideye fazla yüklenmekten kaynaklanan hazımsızlık, şişkinlik gibi şikayetleri önlemek için doğru beslendikten sonra bitkisel desteklerden de yararlanmak gerektiğini vurguladı. 
Bu bitkisel desteklerin en başında Zencefil ve Zerdeçal’ın geldiğini belirten Çağıl, “Zencefil; şişkinlik ve hazımsızlığı önlemesi, ağrı hafifletici olması, inflamasyonu önlemesi gibi özellikleri sayesinde sindirim kanalında tedavi edici özelliğe sahip en güçlü bitkilerden biridir. Mide yüzeyinde ‘gerçek mide koruyucu’ özellik sağlar ve midedeki besinlerin daha kısa sürede bağırsağa geçişini sağlayarak midenin rahatlamasına destek olur. Zencefilin sadece besin olarak tüketimi içerisindeki Gingerol ve uçucu yağların tam olarak emilmemesine sebep olabilir. Bu yüzden özel olarak ekstrakte edilmiş takviye formunda kullanılması gerekmektedir” dedi. 

Zerdeçalın ise karın ağrısı, gaz sancısı, besinleri iyi hazmedememe ve karın bölgesinde şişkinlik halini önleyen bir diğer doğal kaynak olduğuna dikkat çeken Çağıl, “Aynı zamanda zerdeçal sindirim kanalında inflamasyonu ve mide ülserini önleyici etkinliğe sahiptir.  Safra asidi salgısını da düzenleyerek hazımsızlık şikayetlerinin önlenmesine yardımcı olur. Yaygın olarak baharat formunda tüketilen zerdeçalın emilimi tek başına oldukça zordur. Bu sebeple tek başına besin olarak tüketmek yerine, emilim düzeyi yüksek formülasyonları tercih etmek hazımsızlık şikayetlerinde en doğru seçenek olacaktır” diyerek sözlerine devam etti.

Zerdeçal ve zencefilin sofra kültüründeki tüketimi ile fitoaktif olarak alımında büyük farklar olduğunu vurgulayan Çağıl, etkinliği klinik çalışmalarla test edilen bitki temelli fitoaktif içeriklerin daha etkili olduğunu, emilim düzeyleri de göz önünde bulundurularak standardize bitkisel takviyelerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Bu iki fitoaktifin bir arada olduğu sinerjistik kombinasyonların en doğru bilgisi için eczacınıza danışabilirsiniz.


-FASELİS BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 10:21:55
Son Düzenlenme Tarihi :