İnşaat işçisi babasının yanında işe başlayan genç sıcak çarpmasıyla komalık oldu
Antalya’da inşaat işçisi babasının yanında çalışarak para biriktirmek isteyen 21 yaşındaki üniversite öğrencisi, sıcak çarpması sonucu komalık oldu. Gazetecilik bölümü okuyan genç adam yoğun bakımdaki tedavisiyle yaşama tutunduktan sonra, “Haber yapmak nasip olmadı, haber olduk” dedi. 30 yıldır in..
Olay, Kemer ilçesinde 21 Temmuz Cuma günü meydana geldi. 19 Mayıs Üniversitesi Gazetecilik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Okan İğden (21), okul bitimi sonrası iş kurabilmek için inşaat işiyle uğraşan babası Arif İğden’in yanında çalışmaya başladı. İlk üç gün sıcak hava etkisiyle mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma şikayetleri yaşadı. Dördüncü gün ise yine aynı şikayetlere şuur kaybı eklendi ve İğden baygınlık geçirdi. Kemer Devlet Hastanesi aciline kaldırılan İğden, ardından Memorial Antalya Hastanesine sevk edildi. Burada yoğun bakıma alınan genç adam, tedavisinin ardından yaşama tutundu.
“Eşyalarla konuşup kavga ediyordum”
Normal servise alınan Okan İğden, başında geçenleri şu sözlerle anlattı:
“Geçici olarak inşaat şantiyesinde çalışıyordum. Şapka ve onun altına atletimi korumalık yapmıştım. İlk gün işe başladığımda kusma durumu yaşadım. Öğle molasından klimalı odaya geçince biraz rahatladım. Ardından saat 16.00’ya kadar çalıştım. İkinci günde de sendeleyerek çalıştım. Dördüncü gün baygınlık geçirmişim. O sırada etrafımdaki eşyalarla konuşup kavga ediyordum. Haber yapmak nasip olmadı, haber olduk.”
“30 yıldır çalışıyorum, böyle bir şey görmedim”
Gencin babası Arif İğden de, oğlunun 4 gün boyunca sıkıntı yaşadığını ancak bunun farkına sonradan vardığını söyledi. İğden, “Mezun olduktan sonra beraber gazete bürosu gibi bir yer açmayı düşünüyorduk. 4-5 ay beraber çalışıp bu parayı ayarlarız diye düşündük. Yanımda çalışmaya başladı. Üçüncü gün başını tutmaya başlayınca, ‘Hasta mısın oğlum’ deyince ‘Yok baba biraz güneş etkiledi’ dedi. Dördüncü gün ise çok istifra etmeye başladı. Sonradan dinlendiği sırada şuuru yerinde olmadığını gördüm. 30 yıldır bu işte çalışıyorum, böyle bir şey görmedim. Aşırı sıcaklıktan dolayı olmuş. ‘Ben dayanıyorsam, oğlum da dayanabilir’ diye bencillik yapılmayacağını gördüm. ‘Bu olayı yaşayınca çocuğumu bu sıcağa niye getirdim’ diye pişman oldum. Allah doktorlarımızdan razı olsun. Çocuğumun başını bırakmadılar” ifadelerine yer verdi.
“Vücudu kendini soğutamadığı için dokularında bu olumsuz durum meydana gelmiş”
Vakanın kendilerine ulaştığına komada olduğunu belirten Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, ilk başta epilepsi, zehirlenme, kafa tramvası veya beyin damar tıkanıklığı yönünde düşünceleri olduğunu ancak muayene ve labarotuvar bulgularına bakılınca sıcak çarpması teşhisini koyduklarını bildirdi. Uzun süre sıcağa maruz kalmanın, vücut ısı dengesini bozarak dokulara ağır hasar verdiğine vurgu yapan Gencer, “Kan akışkanlığını bozuyor, beyin ödemine neden olabiliyor. Küçük damarlarda tıkanıklık ya da kanamaya yatkınlık gösterebiliyor. Başlarda kendini terleme sorunu, garip ve anlamsız konuşmalar olarak gösteriyor. Hastada baş dönmesi, bulantı, kusma ve baş ağrısı olabiliyor. Daha sonra şuur bozukluğu komaya kadar gidebiliyor. Ardından beyin ödemine bağlı epileptik nöbetler ortaya çıkabiliyor. Biz de hastayı bu tabloda yakaladık. Açık alanda çalışmış ve 42-44 derece güneşe maruz kalmış. Vücudu kendini soğutamadığı için dokularında bu olumsuz durum meydana gelmiş. Asit-baz dengesi bozulmuş ve nöbeti devam ediyordu. Karaciğer ve böbrek değerleri, hem kalp atışı hem solunum sayısı sorunluydu. Ağır yoğun bakım hastası durumundaydı. Bunun uzaması kalıcı hasarı arttırır, beyin ödemi daha tehlikeli hale gelir, kandaki damar tıkanıklık ve kanamaya yatkınlık daha ağır hale gelir, kalp krizi geçirebilir ve ölüme neden olabilirdi” ifadelerini kullandı.
“Bedenleri soğutacak şekilde güvenli ortamlara geçmeleri ve bol su içmeleri gerekiyor”
Güneş çarpması ile sıcak çarpmasının farklı şeyler olduğunun altını çizen Gencer, özellikle risk gurubundaki çocuklar, ileri yaş hastalar, tansiyon ve kalp ilacı kullananların dikkatli olması gerektiğini söyledi. Gencer, “Güneşte kalmasalar bile aşırı ısıya maruz kalırlarsa böyle tehlikeli durumla karşılaşabilirler. Aşırı sıcak ortamında bulunanların bedenleri soğutacak şekilde güvenli ortamlara geçmeleri ve bol su içmeleri gerekiyor” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.25 11:25:11
Son Düzenlenme Tarihi :
Başkan Uysal: Bir şehrin kalitesi, havalı binalarıyla ölçülmez
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin olağan meclis toplantısının açılışında,“Bir şehrin kalitesi, havalı binalarıyla ölçülmez. Dubai modeliyle şehirlerimizin gelişmişliğini ölçemeyiz. En alt grupların, en çok ayrımcılığa uğrayanların, en çok yardıma muhtaç olan durumunu yükseltmeden kentlerin kalitesinin yükseltilemeyiz” diye konuştu.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 36’ncı olağan meclis
toplantısı Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Birlik
meclis toplantısına, Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir
Belediye Başkanı Alinur Aktaş, birlik üyesi belediyelerin başkan ve
başkanvekilleri katıldı. Muratpaşa Kaymakamı Orhan Burhanda meclisin açılışında
yer aldı.
DUBAİ MODEL DEĞİL
Meclisin açılış oturumunda konuşan ev sahibi belediye başkanı Ümit Uysal, ‘sağlıklı kent’başlığının kentlerin yollarından sokaklarına, sosyalleşme olanaklarına, pozitif ayrımcılığa tabi olması gereken grupların yaşamlarına ve kentin ticaretine kadar geniş bir içeriğe sahip olduğunu dile getirdi. Başkan Uysal, “Bence bir şehrin kalitesi, bizim gelenek ve kültürümüze de en uygun olan,havalı binalarıyla ölçülmez.Dubai modeliyle şehirlerimizin gelişmişliğini ölçemeyiz” dedi.
Şehirlerde en alt grupların, en çok ayrımcılığa uğrayanların, en çok yardıma muhtaç olan durumunu yükseltmeden kentlerin kalitesinin yükseltilemeyeceğine dikkat çeken Başkan Uysal, “Bizim temel bakış açımız budur. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin de bu eksende çalışmasını temenni ediyorum” dedi.
OTİZM ÖN TANI MERKEZLERİ
Konuşmasında pandeminin sağlıklı kentlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Başkan Uysal, bu süreçte uzun süre evde kalmaya bağlı olarak obezite ve otizmin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini kaydetti. Bu noktada, genel kamunun tedaviye yönelik hizmetleri yanında belediyelerin önleyici sağlık hizmetleri kapsamında sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Başkan Uysal, otizm ön tanı merkezlerinin kurulmasını önerdi.
ANNELERLE SAĞLIKLI NESİLLER
Muratpaşa Belediyesi olarak yükselen obeziteyle mücadele etmek için Sağlıklı Muratpaşa Hareketini başlattıklarını da aktaran Başkan Uysal, “Anneler üzerinden toplum sağlığını ve mutfağın menüsünü düzeltebilir miyiz? Gelecek kuşaklara sirayet edecek bir sağlıklanma süreci başlatabilir miyiz” sorusu üzerinden projenin şekillendiğini söyledi.

