SON DAKİKA

logo

Temizlik işçileri karıştıkları kaza yerinde bile görevlerini ihmal etmedi

Antalya’nın Serik ilçesinde çöp kamyonu ve iki otomobilin karıştığı kazada 1 kişi yaralandı. Belediyeye ait çöp kamyonunda görevli temizlik işçileri geçirdikleri kaza sonrası olay yerini temizleyerek oluşabilecek kazaya karşı kumlama çalışması yaptı.
Kaza, Serik ilçesi D-400 Karayolu üzerinde ..

Antalya’nın Serik ilçesinde çöp kamyonu ve iki otomobilin karıştığı kazada 1 kişi yaralandı. Belediyeye ait çöp kamyonunda görevli temizlik işçileri geçirdikleri kaza sonrası olay yerini temizleyerek oluşabilecek kazaya karşı kumlama çalışması yaptı.
Kaza, Serik ilçesi D-400 Karayolu üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Ali Ş.’nin kullandığı otomobil, seyir halindeki Selami S.’nin kullandığı 07 Y 0828 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden Selami S.’nin aracı çöp kamyonuna arkadan çarptı. Kaza sonrası ihbar üzerine olay yerine 112 sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan sürücü Selami S. itfaiye ekiplerinin yardımıyla sıkıştığı yerden kurtarılırken, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kaza geçiren temizlik işçileri ise yine mesaiye devam ederek kaza alanını temizleyip, yola dökülen akaryakıt üzerine kum döküp muhtemel bir tehlikeye karşı önlem aldı. Kaza sonrası polis ekipleri inceleme başlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.08 11:30:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Aşırı tuz tüketimi sağlığı tehdit ediyor

Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "14-20 Mart Tuza Dikkat Haftası" nedeniyle açıklama yaptı. Çelik, aşırı kullanılan tuzun hipertansiyon ve ölümcül hastalıklara neden olduğuna dikkat çekti.

Geylani Topaloğlu
ANTALYA (İHA) - Dünya Sağlık Örgütünün günlük kişi başı tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini dile getiren Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "Bu miktar bir tepeleme bir çay kaşığına (silme bir tatlı kaşığına) denk gelmektedir. Günlük olarak tüketilmesi önerilen bu miktar; gün içinde tüm besinlerimizle aldığımız tuzu (sodyumu) da şumul. Tuz, besinlerin doğal şumul bulunduğu gibi, deniz tuzu (deniz suyunun buharlaştırılması ile elde edilir) ve kaya tuzu (halite, göl yataklarından veya toprak altından elde edilir, kurutulur) olarak da elde edilir. Genel olarak tuz sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum klorür içeriği tüm tuzlarda (kaya, deniz, sofra tuzu) yaklaşık olarak aynıdır. Bu nedenle sağlık etkileri de aynı olmaktadır" dedi.

"Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edin"
Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Çelik, "Diyetimizdeki çok fazla tuzun, kan basıncını artırarak (hipertansiyon) inme ve kalp hastalığı riskini yükselttiğini biliyoruz. İnme ve kalp hastalıkları da dünya çapında en önemli ölüm ve sakatlık nedenlerinden ikisi olarak gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre; aşırı tuz (sodyum) tüketimi; kardiyovasküler hastalıklar, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir. Tuz tüketimi 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır. Sağlık Bakanlığının Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması, 2017 çalışmasına göre günlük kişi başı tuz tüketiminin 10,2 gram/gün olduğu bu değer, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği günlük tüketim miktarının iki katıdır.

Aşırı tuz içeren besinler uzak durulmalı
Aşırı tuz içeren besinleri sıralayan Çelik, "Hazır soslar, atıştırmalık ürünler, tuzlanmış kuru yemişler, turşu ve salamura besinler, aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan gazlı/gazsız mineralli içecekler, geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası gibi besinler aşırı tuz içerir. Bu ürünlerin tüketilirken aşırı tuz içerdiğini unutmamak gerekir" diye konuştu.

"Tuzlukları masadan uzak tutun"
Aşırı tuz tüketimini azaltmak için önerilerini sıralayan Çelik, "Bir kişinin günlük olarak kullandığı tuz miktarı 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalıdır. Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu sentezlerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır. Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin sentezlerin sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir. Masada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve masadan tuzluk kaldırılmalıdır. Yukarıda saydığımız aşırı tuz içeren besin ve ürünleri az tüketilmelidir. Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir. Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir. Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir. Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir. Tuz yerine doğal lezzet artırıcılar olan soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber ürünler kullanılmalıdır" şeklinde konuştu.

"Tuz alışkanlığımızı değiştirmeliyiz"
"Tuz alışkanlığımızı değiştirelim" diyerek açıklamasına devam eden Çelik, "Bireylerin her gün yediği tuzun dörtte üçü zaten paketlenmiş ve hazırlanmış gıdalardadır. Bu tüketici tarafından ortadan kaldırılamaz, bu nedenle insanlara daha az tuz yemelerini söylemek, besin içerikleri tuz ile kaplıyken çok da etkin bir önleme yöntemi olmamaktadır. Bu nedenle özellikle gıda endüstrisinin tuz azaltma politikaları önem taşımaktadır. Bakanlığımızca yapılan protokoller gereği paketli gıda endüstrisi ve lokantacılar tedrici olarak tuz azaltmayı hedef olarak belirlemişlerdir. Bu yıl, hepimizin daha uzun ve daha sağlıklı yaşayabilmemiz için tüm yiyecek endüstrisinden yüksek tuz kullanım alışkanlıklarını bırakmalarını istemeyi, takip etmeyi tüm toplum ve politika düzenleyiciler olarak görev haline getirmeliyiz" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.19 06:50:27
Son Düzenlenme Tarihi :





Hasan Aydın'dan, Elmalı güreşlerinin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı iddiası

AK Parti Büyükşehir ve Elmalı Belediye Meclis Üyesi İsmail Demir'in "Hasan Aydın Federasyon yönetiminde olsaydı, Elmalı bu lige girecek miydi?" sorusu üzerine söz alan Hasan Aydın,  "Aralığın ilk haftası, Balıkesir'de toplantı vardı. Ben yönetim kurulu üyesiyim. Orada, İbrahim Türkiş başkanımız bana dedi ki, "Hasan sen ne düşünüyorsun bu lig hakkında?". Salonda 500 kişi vardı. "Başkanım Kırkpınar girmiyorsa bu lige biz de girmiyoruz" dedim. Yönetim kurulu üyesiydim bunu söylediğimde.  671.sini yapacağız, Gaziantep Şahinbey Belediyesi tarihinde ilk kez güreş yapacak. Şahinbey Belediyesi'ne 10 puan verecekmiş, Elmalı Belediyesi'ne 20 puan verecekmiş, beni ilgilendirmiyor. Tarihinde ilk defa güreş yapan belediye ile 670 yıldır yapan belediye aynı anılmasın, burası Elmalı Güreşleri. Ben güreşin içinden geliyorum, benim derdim güreş. Ben siyasetmiş, şuymuş buymuş uğraşmıyorum. Son yıllarda, Elmalı Güreşi kötü gidiyor diyen adam varsa alnını karışlarım. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz." dedi.

                Boy atlamanın kaldırıldığını da ifade eden Hasan Aydın, "Elmalı'da ilk ikiye giren çocuklar, başaltı hariç bir üst kategoriye gider. Biz yönetime geldik, dedim ki İbrahim Abiye," sen başkansın, ben de yönetim kurulu üyesiyim. Bir ayrıcalığımız olsun. Elmalı'da başaltı birinciliği, başa çıksın" dedik. Daha kalite gelir dedik, "doğru söylüyorsun" dedi. "Güreşe yakın bunun kararını alalım" dedi. Biz lige girmiyoruz deyince bizim baş altı birinciliği da gitti, çocukların boy atlaması da gitti. Yani burada Elmalılı isek Elmalıcılık yapacaksak hep beraber olacağız, Elmalı güreşleri nasıl daha kaliteli yapılacaksa onu düşüneceğiz. Boy kaldırma Elmalı'ya hizmet mi oluyor? Biz, 8-9-10 eylülde yapalım dedik. O tarihe aldık, Kurtdere Güreşleri bu yıl herhalde 45 ya da 50.sini yapıyor olmalı. 30 yıldır güreşin içerisindeyim, Kurtdere güreşlerini hep Ağustos'un ilk haftası yapar. Şİmdi Kurtdere Güreşleri Elmalı'nın bir hafta önüne alındı. Bu ne demek? Elmalı Güreşi'ni itibarsızlaştırılmak demek. Neden ağustosta yapılan güreş, eylülde yapılıyor? Elmalı Güreşinde maksat sıkı güreş olmasın. Ama biz onu da aşacağız. Sadece boy atlama için buradan başkanımıza sesleniyorum. Eylüle kadar zamanımız var, boy atlamayı burada kaldırmasını istemiyorum. Hepimiz elmalılıyız, bu sokaklarda gezeceğiz. " ifadelerini kullandı. * Salih ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.05.10 14:15:07
Son Düzenlenme Tarihi :