SON DAKİKA

logo

Antalya’da akü hırsızları balıkçı esnafını canından bezdirdi

Antalya’nın Serik ilçesinde balıkçı barınağındaki teknelerden çalınan aküler, balıkçı esnafını canından bezdirdi. Her gün akülerini araçlarında taşıyan esnaf, son çare zincirle demir kaynatarak hırsızlık olaylarına önlem almaya çalışıyor. Teknedeki yakıtları da boşaltan hırsızlar, hortumdaki yakıt..

Antalya’nın Serik ilçesinde balıkçı barınağındaki teknelerden çalınan aküler, balıkçı esnafını canından bezdirdi. Her gün akülerini araçlarında taşıyan esnaf, son çare zincirle demir kaynatarak hırsızlık olaylarına önlem almaya çalışıyor. Teknedeki yakıtları da boşaltan hırsızlar, hortumdaki yakıtla açılan balıkçıları denizin ortasında mahsur kalma riskiyle de karşı karşıya bırakıyor.
Serik ilçesine bağlı Boğazkent balıkçı barınağında yaşanan akü hırsızlığı ile başa çıkamayan esnaf, gün sonunda aküleri söküp eve götürmeye başladı. Bütün gün balıkçı barınağında çalışan balıkçılar, akşam olup ağları topladıktan sonra akülerini araçlarına koyup öyle evin yolunu tutuyor. Teknelerde aküyle birlikte yakıt depolarını bile boşaltan hırsızlardan bıktıklarını söyleyen Mustafa Çiçek, "Teknemizdeki akülerimizi, yakıt depolarımıza varıncaya kadar mazotumuzu boşaltmışlar. Bu arada biz depolarımızı kontrol etmeden denize çıkmış olsak, hortumda kalan mazotla biz ancak boğazı geçerdik ve denizin ortasında kalabilirdik ve hayati tehlikemiz olabilirdi" dedi.
Yaşanan hırsızlık olaylarının dayanılmaz hale geldiğini ve geceleri dahi teknelerini kontrol etmeye geldiklerini belirten Çiçek, "Yakın günde kardeşimi kaybettim. Bu sırada gelemeyeceğimizi bildikleri için teknemizdeki akülerimizi, yakıt depolarımıza varıncaya kadar mazotumuzu boşaltmışlar. Bu arada biz depolarımızı kontrol etmeden denize çıkmış olsak, hortumda kalan mazotla biz ancak boğazı geçerdik ve denizin ortasında kalabilirdik ve hayati tehlikemiz olabilirdi. Artık her gün yanımızda akü getirip götürmekten yıldık. Zincirlerle motor kısmını kilitledik ama onu da kırıp açtılar. Şimdi de aküyü tahtaya sabitledik ve etrafına demir kaynattık. Bir de bu şekilde deneyeceğiz. Geceleri de gelip arada kontrol etmeye devam edeceğiz. Çünkü bu olay dayanılmaz bir duruma geldi. Çünkü birkaç gün arayla bu hırsızlık olayları devam ediyor" şeklinde konuştu.
Balıkçı eşine destek verip yardımcı olmak için eşiyle balıkçılığa başladığını belirten Kamile Çiçek, "Eşime yardımcı oluyorum bu işte. Bu bölgeye bir kamera takılsa kimin gelip gelmediği belli olur. Burada herkes ekmek davası için geliyor. Herkes mücadele ediyor. Bu aküyü kimse bedava alıp takmıyor. Buraya güvenlik kameraları takılmasını istiyoruz. Ben eşime destek olmak için çocuklarımı bırakıp buraya geliyorum. Zaten acımız vardı, bir de bu olayı duyunca şok geçirdik. Biz acımıza ağlarken, bir de bize aküler çalınmış dediler, bunu da yaşattılar bize, çok üzüldük" diye konuştu.
Bir başka balıkçı esnafı Salih Tosun, "Yaklaşık 15 gün önce sabah saat 04.30’da ben gittikten sonra çalınmış akümüz. Bu olaydan bir hafta sonra 4 akü daha çalındı. Daha önce kışında çalınmıştı gittik emniyete ifade verdik, bir şey çıkmadı. Artık bir önlem alınması şart. Yaklaşık 7 kişinin aküsü çalındı. Kamera taktıralım diyoruz ama ne derece faydalı olur bilemiyoruz. Gündüz arabama alıyorum aküyü çalmasınlar diye hiç güven kalmadı" şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 13:44:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bakan Çavuşoğlu: “Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta terör koridoru kurulmayacak”

Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Moskova’daki Türkiye, Rusya, İran ve Suriye dışişleri bakanlarıyla yapılan dörtlü toplantıya ilişkin, “Türkiye-Suriye ilişkilerinin ilerletilmesi için bir yol haritası hazırlanmasına karar verdik. Yakında Dışişleri Bakan Yardımcıları başkanlığında bir komite kurulacak ve bu süreç işleyecek. Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta o terör koridoru kurulmayacak" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Antalya’da sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Çavuşoğlu, programda yaptığı konuşmada, “Antalya’dan deprem bölgesine adeta bir sevgi seli gibi yardım aktı. Bu desteğin ne kadar hayra geçtiğine, deprem bölgesini sık sık ziyaret eden ve çalışmaları yerinde takip eden bir Bakan olarak şahidim. Yıkılan evlerin yerine daha iyisini yapıyoruz. Çağlar boyunca her millete kucak açmış bir medeniyet beşiğidir Antalya. Şehrimizin eski ismi Pamfiliya da bütün insanları bir araya getiren anlamına geliyor. Antalyamız’da işte bu uyumu yaşıyor; yaşarken de milletimiz için hayırlı işlere, mesailere imza atıyoruz. Dünyamızın da Antalyamızdaki bu huzura ihtiyacı var” dedi.

“Halbuki salgınlar, afetler, enerji krizi, kıtlık, kuraklık gibi sorunlar sınır dinlemiyor”
Dünyamızda krizler ve çatışmalar arttığını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Üstelik bunların yüzde 60’ı çevremizde yaşanıyor. Bir yanda savaş, bir yanda açlık sorunu. Bir yanda enerji krizi, bir yanda atık sorunu. Bir yanda düzensiz göç, bir yanda terör. Bu durum karşısında devletler iki tür refleks veriyor. Birinci refleks, içe kapanma. ‘Azıcık aşım, ağrısız başım’ diyerek, kendi refah alanında rahat ve güvenli bir şekilde yaşayabileceğini farz etme. Halbuki salgınlar, afetler, enerji krizi, kıtlık, kuraklık gibi sorunlar sınır dinlemiyor; ülkeye girmek için vize istemiyor. Hem de bu sorunların gerçek etkisini en gelişmiş ülkeler değil; en az gelişmişler, en yoksullar hissediyor. Dünya nüfusunun yüzde 10’unun, bütün ekonomik gelirin yüzde 52’sine hakim olduğu bir dünya düzeni bu” ifadelerine yer verdi.

“Çünkü o binada dalgalanan ay yıldız, al bayrak, İslam dünyasının da sancağı”
Bakan Çavuşoğlu konuşmasını şu sözlerle devam ettirdi:
“İkinci refleks, daha ilkel. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı şeklinde vücut buluyor. Bunlar arasında İslam düşmanlığı ve Türk karşıtlığı öne çıkıyor. İşte Kuran-ı Kerim’e ve bayrağımıza yapılan alçaklıkları görüyorsunuz. Sapığın birisi çıkıyor; Büyükelçiliklerimizin önüne gelip, kitabımızı, bayrağımızı yakacağım diyor. Peki bunu neden başkasının değil de bizim temsilciliklerimizde yapmaya kalkıyorlar? Çünkü o binada dalgalanan ay yıldız, al bayrak, İslam dünyasının da sancağı. Biz Türkiye olarak, değerli kardeşlerim, bu bahsettiğim iki refleksi katiyetle reddediyoruz. Krizler arasında sıkışıp kalmış insanlığa, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘daha adil bir dünya mümkün’ diyoruz. Sorunlara, krizlere, çatışmalara hayır; barışa, normalleşmeye evet diyoruz.”

“Kim desteklerse desteklesin o terör koridoru kurulmayacak”
Moskova ziyaretini anlatan Bakan Çavuşoğlu, “İşte dün Moskova’daydık. Terör tehdidini yok etmek, sığınmacıların onurlu ve güvenli geri dönüşlerini sağlamak, Suriye’deki siyasi süreci canlandırmak için Rus, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlarıyla dörtlü toplantı yaptık. Türkiye-Suriye ilişkilerinin ilerletilmesi için bir yol haritası hazırlanmasına karar verdik. Yakında Dışişleri Bakan Yardımcıları başkanlığında bir komite kurulacak ve bu süreç işleyecek. Kim desteklerse desteklesin Suriye’de ve Irak’ta o terör koridoru kurulmayacak. Tarihindeki en önemli seçime 4 gün kala, hangi devlet, hangi lider bütün dünyayı ilgilendiren bir konuda böylesine kritik bir adım atabilir? Bizim kaybedecek bir dakikamız bile yok. Bu kararlı duruşu her alanda gösteriyor ve sonuç alıyoruz. İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecindeki dirayetli niyetimiz buna bir örnek. Bizim temel derdimiz, biliyorsunuz bu ülkelerde, ama özellikle İsveç’te, FETÖ’den PKK’ya birçok terör örgütünün serbestçe faaliyet göstermesi; eleman devşirmesi ve para toplamasıydı. Finlandiya sağduyulu davrandı; gerekli düzenlemeleri yaptı; biz de kabul ettik. NATO’ya üye oldu. İsveç ise üçlü anlaşmadaki taahhütleri yerine tam anlamıyla getiremedi. Şimdi olumlu adımlar atıyorlar. Başbakanları açıkladı; 1 Haziran’da yeni bir terör yasası uygulamaya geçiyor. Bakacağız; uygulamaya göre karar vereceğiz” dedi.

“Aslında bu politika bizi saygın bir ülke haline getirdi”
Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş hakkında konuşan Bakan Çavuşoğlu, “Biz Kırım’ın yasadışı ilhakında nasıl ilkeli bir tavır ortaya koyduysak, bugün de öyle davranıyoruz. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini reddediyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve iç uzlaşısına tam destek veriyoruz. Bunu yaparken, samimi ve yapıcı bir şekilde her iki tarafla da konuşarak; barışa davet ediyoruz. Bu ilkeli tavrı gösterebilen kaç ülke, kaç lider var? Çünkü çağlar boyunca insanlık tarihi bize şunu öğretti: Savaşın kazananı, adil bir barışın da kaybedeni olmaz. Şimdi bakıyorsunuz; ‘bu politika yanlış; değiştireceğiz’ diyenler var. Aslında bu politika bizi saygın bir ülke haline getirdi. Esas yumuşak gücünüzle adaletli davranırsanız, Tahıl Anlaşması gibi adımlarla katkı sağlarsanız o zaman size saygı duyarlar. Dünya 5’ten büyüktür diyerek adım atarsanız, bu sistemin yetersizliğinden şikayet ederseniz herkes size saygı duyar. Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” ilkesinden vaz mı geçiyoruz? Bir de Rusya’ya karşı yaptırımlara katılmamız gerekir diyenler var” ifadelerine yer verdi.

“Zamanında kapatılan sondajlarda petrol buluyoruz”
Kılıdaroğlu’nun Rusya konusundaki sözlerini eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Biz kendi gemilerimizi almasaydık gaz da bulamazdık petrol da bulamazdık. Zamanında kapatılan sondajlarda petrol buluyoruz. Biz kimi memnun edeceğiz? Bunu bile bile; sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı esnafım kaybedecek. Sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı çiftçim ürününü satamayacak. Kime yaranacağız? Benim önceliğim ülkemin menfaatidir. Sen yaptırım uygulayacaksın, benim Antalyalı turizmcim kaybedecek. Türkiye’nin bugün izlediği politika aklın yoludur. Sağduyunun yoludur. Barışın yoludur. Kırım Tatarını ve Ahıska Türkünü korumanın yoludur. Yani Türk’ün yoludur. Türk’ün yolu demişken açıklığa kavuşturalım: Türk’ün Yolu, Türk Devletleri Teşkilatından geçer. Türk’ün Yolu, Orta Koridor’dan geçer. Türk’ün Yolu, Zengezur’dan, Karabağ’dan geçer. Can Azerbaycan’ı baypas edersen, Tırlarımızı günlerce sınırlarda bekletirsen, o yol çıkmaz yoldur” açıklamasına yer verdi.

“Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı rüyasını gerçeğe çeviren bir Türkiye”
Türkiye’nin, büyük Türk dünyasını birleştiren bir ülke olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Bugün üzülerek gördüm Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev sitem ediyor; ‘bizden ne istiyorsunuz bizi neden dışlıyorsunuz’ diyor. Sayın Kılıçdaroğlu’na soruyor. Nezaketinden isim vermemiş, ne istiyorsunuz Azerbaycan’dan, biz Azerbaycan Karabağ geri alırken her turlu desteği verdik, siz maalesef ‘Türkiye Azerbaycan’a destek verdi’ dediniz. Biz Azerbaycan’a destek vermeyip Ermenistan’a mı destek verseydik. Azerbaycan kendi topraklarını geri almak için sahaya indi, Ermenistan topraklarına saldırmadı ki. Bugün Türk’ün gücü var, namerde muhtaç değiliz, ne istiyorsunuz Azerbaycan’dan. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı rüyasını gerçeğe çeviren bir Türkiye! Bugün Türkiye, Balkan Türklerinden Ahıska Türklerine, Irak Türkmenlerinden Uygur Türklerine bütün soydaşlarına sahip çıkan bir Türkiye! Ramazan Ayı’nda Bulgaristan’daydım. Şumnu’da 280 yıllık ecdat yadigarı Şerif Halil Paşa Camii gölgesinde soydaşlarımızla iftar yaptık. Bir kardeşimizin şu sözlerine bakın: ‘Türkiye kanatlarını açmış, üzerimizde uçan koca bir şahin gibidir. Biz ancak onun gölgesinde rahat ederiz.’ İşte o koca şahinin, Türkiye’mizin liderliğinde, Cumhuriyetimizin ikinci asrı, büyük Türk Dünyasının asrı olacak! Türk’ün asrı olacak. Tabii herkes bundan memnun değil” sözlerine yer verdi.

“Bu topraklarda kararı milletimiz verir”
Avrupa ve ABD basınındaki “Erdoğan gitmeli” manşetlerini eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar. Çünkü Bayraktar’ımız, Altay’ımız, Kızılelmamız, Atak-2’miz, Gökbey’imiz, Hürjet’imiz, Kaan’ımız, TCG Anadolu’muz Erdoğan imzası taşıyor. Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar; çünkü Akdeniz’de, Ege’de, Kıbrıs’ta Türk’ün bekasını koruyor. Onlar Erdoğan gitsin istiyorlar çünkü Karadeniz’de doğalgazla, Cudi’de petrolle bağımsızlık meşalesini yakıyor. Bırakın, ne yazarsa yazsınlar. İlk defa yapmıyorlar bunu. Bu topraklarda kararı milletimiz verir. Daha önce de böyle hayal gücü yüksek yazılarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi hedef almışlardı. Umdukları gibi olmadı. Hatta bir yöremiz atasözündeki gibi, uma uma döndüler muma” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.11 18:34:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Fransız insani yardım kuruluşunda MAG’a destek

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, 32 bin gönüllüsüyle insani yardım konularında uzmanlaşmış 65 yıllık Fransız sivil toplum kuruluşu Protection Civilie ile yakında eğitimleri başlayacak Muratpaşa Mahalle Afet Gönüllüsü (MAG) programını değerlendirdi. 
Muratpaşa Belediyesi ve Haiti’den Ukrayna’ya dünyanın birçok noktasında afetlerde ve savaşlarda çalışmalar yürüten Fransız sivil toplum kuruluşu Protection Civilie ile 6 Şubat’ta Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin ardından çalışmaya başladı. 
Kuruluş, yaklaşık 40 bin Euro tutarında ve içinde tekerlekli sandalye, hijyen kitleri ve hazır gıdanın bulunduğu insani yardım malzemesini Muratpaşa Belediyesi’yle deprem bölgesin ulaştırdı. Fransız kuruluşun yöneticileri Alain Lascombes, François-Xavier, Zelie Peaumier ve gönüllü tercüman Safye Şimşek hafta başında deprem bölgesine gelerek Muratpaşa Belediyesi’nin devam eden çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ekip, bölgedeki temaslarının ardından Antalya’ya geçerek Muratpaşa Belediyesi yetkilileriyle iş birliği olanaklarını değerlendirdi. 
Bu çerçevede, Muratpaşa Belediyesi’nin Mahalle Afet Gönüllüsü (MAG) programı ele alındı. Toplantıda deneyim paylaşımı, eğitici eğitimi, malzeme desteği gibi konular gündeme geldi. Muratpaşa Belediyesi’nin MAG programında mayıs ayında eğitimler başlayacak. MAG olmak için Muratpaşa’nın 55 mahallesinden bin 27 kişi başvuruda bulundu. En çok başvuru 108 başvuruyla Güzeloba Mahallesi’nden geldi.  -bld.bsn.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.27 11:18:09
Son Düzenlenme Tarihi :